T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/223 Esas
KARAR NO:2025/177
DAVA:Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:28/03/2023
KARAR TARİHİ:11/03/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket ile "Kargo Gönderisi Taşıma Sözleşmesi" akdedildiğini, müvekkilinin bu sözleşme kapsamında müşterilerinden dava dışı ... ...'na gönderilmek üzere yüzlerce gönderiyi davalı şirkete teslim ettiğini, dava dışı müşteri ile yapılan yıl sonu hesap mutabakatlarında 8 adet gönderinin dava dışı müşteriye teslim edilmediğinin tespit edildiğini, bunun üzerine müvekkilinin sistemde gönderinin teslim edildiğinin gözükmekte olduğunu ancak dava dışı müşterinin gönderileri teslim almadığını bildirdiğini, bu nedenle uğradığı zararın tazmin edilmesi talebiyle davalıya başvurduğunu, davalının 2 adet gönderilerinin kendi hatalarından kaynaklı olarak teslim edilmediğini kabul ettiğini, ancak diğer 6 adet kargo gönderisinin teslim edildiğini ileri sürerek müvekkilinin zararını tazmini talebini reddettiğini, dava dışı müşteriye sevk edilmek üzere davalıya teslim edilen gönderiler hiçbir şekilde kimlik tespiti yapılmadan ve SMS onayı alınmadan alıcı yerine kimliği belirsiz kişilere teslim edildiğini ya da taşıma sırasında kaybolduğunu, davalının özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ve ağır kusuru neticesinde davacı müvekkilinin zarara uğradığını, davanın HMK m. 107 uyarınca açılan belirsiz alacak davası olduğu dikkate alınarak kabulü ile şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere müvekkilinin uğradığı zarar miktarı belirlenerek bu tutarın dava tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu edilen 8 adet gönderinin tarafı, taşıma faturası kayıtlarından da görüleceği üzere "... ....Ve Tic.A.Ş." ve "... ..." olduğunu, davaya konu gönderilerin hiçbir tarafında davacının olmadığını ve bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacı davasını belirsiz alacak davası olarak açmış olup hukuki yararı bulunmadığından davanın esasa girilmeksizin reddi gerektiğini, ...'ın göndermiş olduğu ürünlerin, müşterilerine ibraz ettikleri ürünlerle örtüşmediğini, dolayısıyla sorun kargoların teslimatında değil ... firmasının deposundan müşterisine yapmış olduğu ürün çıkışlarında olduğunu, davaya konu edilen gönderi içerikleri müvekkili şirket kayıtların koli ve paket olarak kayıtlı görünmekte herhangi bir detay veri ya da ürün adedi hakkında bilgi bulunmadığını, aynı zamanda davacı tarafça sunulan irsaliyeler de taşıma faturasına kayıtlı olmadığı gibi teslim edilmediği iddia edilen faturaların da kaydı bulunmadığını, öncelikle davanın esasa girilmeksizin reddini, mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde ise arz ve izah olunan nedenlerle davanın esastan reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taşıma sözleşmesi kapsamında teslim edilmeyen emtialardan kaynaklı uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde her ne kadar davalı ile 8 adet gönderi taşıtılması işi gerçekleştirilmiş ise de işbu davaya toplam 6 adet gönderinin teslim edilmemesinden kaynaklı uğranılan zararın tahsilinin talep edildiği beyanı ile genel bir dava değerinin belirtilmiş olduğu ve aynı zamanda davanın belirsiz alacak olarak açıldığının beyan edilmiş olduğu görülmekle davacının uğramış olduğu zararın basiretli tacir olan davacı tarafından bilinebilir mahiyette olduğundan davacı vekiline her bir taşıma bakımından dava değerini belirli hale getirmek ve bu kapsamda beyanda bulunmak üzere verilen süre içerisinde davacı vekili tarafından talep sonucu netleştirilerek ayrıştırılmıştır. Buna göre;
Varış Birimi ... olan ... gönderi numaralı, 06.07.2022 gönderi tarihli kargo içeriği aşağıda ayrıca belirttiğimiz, 05.07.2022 tarihinde kesilen ... numaralı faturadaki ilaç ve sağlık ürünleridir: ... 60 Kapsül (5 adet), ... Tip 1-2 Sıvı Kolajen (8 adet), ... ...Vitamin Tip 2 Sıvı Kollajeni (6 adet) = Toplam Değeri : %1 KDV dahil 6.913,17 TL'dir.
Varış Birimi ... olan ... gönderi numaralı, 06.07.2022 gönderi tarihli kargo içeriği aşağıda ayrıca belirttiğimiz, 05.07.2022 tarihinde kesilen ... numaralı faturadaki ilaç ve sağlık ürünleridir: ... 60 Kapsül (30 Adet) = Toplam Değeri : %1 KDV dahil 9.466,93 TL'dir.
Varış Birimi ... olan ... gönderi numaralı, 05.07.2022 gönderi tarihli kargo içeriği aşağıda ayrıca belirttiğimiz, 05.07.2022 tarihinde kesilen ... numaralı faturadaki ilaç ve sağlık ürünleridir: ... 30 Tablet (10 adet), ... 60 Kapsül (10 adet), ... Tip 1-2 Sıvı Kolajen (8 adet), ... 30 Kapsül (10 adet) = Toplam Değeri : %1 KDV dahil 11.358,76 TL'dir.
Varış Birimi ... olan ... gönderi numaralı, 06.07.2022 gönderi tarihli kargo içeriği aşağıda ayrıca belirttiğimiz, 05.07.2022 tarihinde kesilen ... numaralı faturadaki ilaç ve sağlık ürünleridir: ... 60 Tablet (20 adet), ... 30 Tablet (50 adet), ... 60 Kapsül (5 adet), ... 30 Tablet (50 adet), ... 15 FLK Vitamin Tip 2 Sıvı Kollajeni (10 adet), ... 30 FLK Vitamin Tip 2 Sıvı Kollajeni (6 adet), 7. ... 30 Kapsül (10 adet) = Toplam Değeri : %1 KDV dahil 33.580,45 TL'dir.
Varış Birimi ... olan ... gönderi numaralı, 06.07.2022 gönderi tarihli kargo içeriği aşağıda ayrıca belirttiğimiz, 05.07.2022 tarihinde kesilen ... numaralı faturadaki ilaç ve sağlık ürünleridir: ... 60 Tablet (10 adet), ... 60 Kapsül (5 Adet), ... Tip 1-2 Sıvı Kolajen (16 adet), ... 30 Kapsül (8 adet)
= Toplam Değeri : %1 KDV dahil 11.294,73 TL'dir.
Varış Birimi ... olan ... gönderi numaralı, 05.07.2022 gönderi tarihli kargo içeriği aşağıda ayrıca belirttiğimiz, 05.07.2022 tarihinde kesilen ... numaralı faturadaki ilaç ve sağlık ürünleridir: ... 60 Tablet (20 adet), ... 30 Tablet (15 adet), ... 60 Kapsül (5 Adet), ... 30 Kapsül (50 adet), ... 30 FLK Vitamin Tip 2 Sıvı Kollajeni (6 adet)= Toplam Değeri : %1 KDV dahil 26.149,88 TL'dir.
Şeklindeki beyanı ile birlikte şimdilik 98.763,92 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş olduğu görülmüştür.
Yargılama esnasında taşınan ürünlerin ilaç olması sebebiyle 1 eczacı ve 1 taşıma hukuku alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişilerden davalının sistemleri de incelenerek davaya konu edilmiş olan her bir taşıma bakımından ayrı ayrı rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup bilirkişiler tarafından hazırlanan raporda özetle;
- Dosya kapsamına sunulan belgeler incelendiğinde; davaya konu uyuşmazlığın Davacı yanca Davalı Taşımacıya taşınması için verilen 8 adet gönderiden 2 adet gönderiyle ilgili ... ....Ve Tic.A.Ş. ile ("...") uzlaşma sağlanarak tazmin ödemesi yapıldığı, geri kalan 6 adet gönderinin taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu olduğunun görüldüğü;
- 6 taşımanın tamamının göndericisinin dava dışı ... ... Hizm. İth. İhr. San. Ve Tic. A.Ş., alıcısının ise ... ... olduğu, deponun farklı yerlerdeki adreslerine sevkıyat sağlandığı, ürün içerik, kıymet bilgisinin ve irsaliye bilgisinin bulunmadığının mahkememize bildirilmiş olduğu görülmüştür.
Davalının davacı ile aralarında taşıma ilişkisi bulunmadığını beyanla akdi ilişkiyi reddetmiş olması sebebiyle alınan bilirkişi raporu ile birlikte davacı vekiline söz konusu taşımaların davalıya teslimine ilişkin uhdelerinde bulunan teslim belgelerini, taşıma kapsamında davalıya ödenen taşıma ücretlerine ait fatura ve ödeme dekontlarını ibraz etmek üzere verilen süre içerisinde sunulan beyan dilekçesinde; "... davacı müvekkil şirket ile dava dışı ... İlaç şirketi grup şirketleri olup, davalı kargo firmasına her iki şirket de aynı depodan taşınmak üzere kargolarını teslim etmişlerdir. O dönemde davalı kargo kayıtlarını dava dışı ... İlaç şirketi üzerinden göstermiştir. Bu sebeple de söz konusu taşıma faturası ... şirketine kesilmiş ve her iki şirket grup şirketleri olduğu için ödeme ... tarafından yapılmıştır. Ekim 2022 tarihinden itibaren ise davacı Müvekkil ... adına taşıma faturası düzenlenmiş ve ödemeler müvekkil tarafından yapılmıştır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sıfat, dava konusu kılınan sübjektif hakla davanın tarafları arasındaki ilişkiyi ifade eder ve dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilmiş kişilerin maddi hukuk bakımından gerçekten hak sahibi veya yükümlü konumunda bulunup bulunmadığına ilişkin bir kavramdır (Tanrıver, Süha: Medeni Usul Hukuku, C. I, Ankara 2016, s. 512). Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat, dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re’sen göz önünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davacı ya da davalı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def’î de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur (Kuru, Baki: Medeni Usul Hukuku El Kitabı, C. I, Ankara 2020, s. 331 vd.; Yargıtay HGK, 24/06/2021, E. 2017/1-1270, K. 2021/846 , §§16-17).
4721 sayılı TMK’nun 6. maddesinde kanunda aksine hüküm bulunmadıkça herkesin iddiasını ispatla yükümlü olduğu, 6100 sayılı HMK’nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, 189. maddesinde ise tarafların kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir.
Kural olarak taşıma sözleşmesi, zorunlu şekil şartına bağlı değildir. Ancak akdi ilişki inkar edildiğinde akdi ilişkinin kurulduğunu ispat külfeti davacıda yani taraflara arasında akdi ilişki bulunduğunu iddia eden taraf üzerinde kalmaktadır. Sözleşme ilişkisi inkar edildiği takdirde yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesi gerekir. 6100 sayılı HMK'nın 200.maddeye göre davacının akdi ilişkiyi miktar ve değer dikkate alınarak senetle ispat etmesi gerekir. Bu sebeple davacının tanık dinletme talepleri yargılama esnasında reddedilmiştir.
Davacı vekilinin beyan dilekçeleri, dosya kapsamında bulunan belge ve bilirkişi raporları göz önünde bulundurulduğunda davacının davalı ile taşıma sözleşmesinin / herhangi bir akdi ilişkinin tarafı olmadığı, davacının buna ilişkin herhangi bir belge ibraz edemediği gibi açıkça taşıma ilişkisinde faturaların dava dışı grup şirket ... ....Ve Tic.A.Ş. Adına düzenlenmiş olduğu, taşıma sözleşmesi kapsamında ödemelerin yine bu şirket tarafından yapılmış olduğu, davacının gönderilerin alıcısı konumunda dahi olmadığı; nitekim davaya konu edilmeyen diğer 2 gönderi bakımından da davalı ile dava dışı ... ....Ve Tic.A.Ş. Arasında uzlaşma sağlanmış olduğu hususları bir bütün olarak incelendiğinde davacının taşıma sözleşmesinin tarafı olmaması sebebiyle aktif husumetinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili tarafından yemin teklifine dayanılmış olup bu kapsamda taraflarına verilen süre içerisinde "Öncelikle davalının; ... şirketi ile çalışıp çalışmadığı, davacı ... şirketine ait ürünleri taşıyıp taşımadığı, davacı müvekkilin kargo taşıma işlerini yapıp yapmadığı, davacı şirketin dava dışı ... İlaç ile aynı depoyu kullanıp kullanmadığı, bu depodan her iki firmanın gönderilerinin teslim alınıp alınmadığı, bu gönderi faturalarının tamamının dava dışı ... İlaç tarafından ödenip ödenmediği, sonrasında ... gönderilerinin ... üzerinden çıkışının yapılması için taraflar arasında Taşıma Hizmeti Sözleşmesi düzenlenip düzenlenmediği, dava konusu 8 adet gönderiye ait fatura içeriğindeki ürünleri davacının müşterisi ... ...'na gönderilmek üzere 05.07.2022 ve 06.07.2022 gönderi tarihlerinde fatura belgeleri ile birlikte davacıdan teslim alıp almadığı, kargo sevkiyat işlemleri sırasında ürünlerin irsaliyelerinin kargolarla birlikte teslim edilip edilmediği, bu ürünleri alıcısı olan ... ...'na teslim edip etmediği hususlarında yemin edilmesini talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuş olduğu, yemin teklif edilen hususun akdi ilişkinin varlığını tek başına ispata yarar olmadığı, davacı vekili tarafından her ne kadar gerek tanık delili gerekse yemin delili ile birlikte davacı ile dava dışı ... İlaç ile aynı deponun kullanılıp kullanılmadığı ispatlanmaya çalışılmış ise de bu hususun ticaret sicil kayıtları ile de ortaya çıkabildiği; ancak bu hususun davacının davaya konu edilen 6 adet taşımanın taşıtanı olarak sözleşme ilişkisinin tarafı konumunda olduğunu ispata yarar olmadığı; zira davacının kendi beyanından da anlaşıldığı üzere davalının taşımadan kaynaklı faturaları dava dışı ... İlaç firması adına düzenlediği ve ödemelerin de davacı dışı firma tarafından yapılmış olması sebebiyle yemin delilinin dosyamıza herhangi bir katkısının olmadığı; davalının temsilci sayısının fazlalığı da göz önünde bulunduğunda yargılamayı uzatır mahiyette ve fazla masrafa sebep olduğu; zira şirketin genel temsilcilerinin yapılan herhangi bir taşımanın tarafını bilme ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmakla yemin teklifi reddedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1- Davacının davasının aktif husumet yokluğundan REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL karar ilam harcının dava açılırken başlangıçta peşin alınan 1.866,55-TL'den mahsubu ile artan 1.251,15-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca dava değeri göz önünde bulundurularak hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00-TL'nin yargılamaya sebebiyet verdiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır