T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/233 Esas
KARAR NO : 2025/676
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 03/04/2023
KARAR TARİHİ : 09/10/2025
DAVA : Davacı vekilinin mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde ; müvekkili ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... Yatırım ve Dış Ticaret A.Ş. arasında, davalının Türkmenistan'da bulunan inşaat işlerinin yapımı için (izolasyon vs.) birden fazla eser sözleşmesi yapıldığını, bu kapsamda taraflar arasında yıllar boyu gelmiş olan ticari ilişki mevcut olduğunu, müvekkili şirketin akdetmiş olduğu sözleşmeler uyarınca üzerine düşen inşaat işlerine ilişkin yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde ifa ettiğini, müvekkili şirketin yapmış olduğu tüm inşaat işlerine ilişkin olarak davalı ve davalının sözleşme akdetmiş olduğu kurumlar tarafından bütün geçici ve kesin kabullerin yapıldığını, bu hususların tutanak altına alındığını, bu doğrultuda kesin hesaplar yapıldığını, mutabık kalınan kesin hesap meblağı üzerinden davalı yana faturalar tanzim edildiğini, tanzim edilen faturalara davalı tarafından itiraz edilmediğini, davalı yanın göndermiş olduğu mutabakat mektuplarının müvekkili şirket tarafından imza edilerek tekrar davalı yana iletiltiğini, aradan geçen süreçte müvekkili şirket tarafından gerek şifahen gerekse e-mail yolu ile davalı yandan defalarca ödeme talep edildiğini ancak davalı yanın müvekkilini oyalayarak borcunu ödemekten imtina ettiğini, bunun üzerine davalı şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine haksız bir şekilde itiraz edildiğini belirterek dilekçesinin sonuç kısmında davanın kabulü ile birlikte davalının .... İcra Müdürlüğünün 2022/... E. Sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin 77.079,23-USD asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihi olan 14/03/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4-a maddesi uyarınca Devlet bankalarınca döviz cinsinden mevduata bir yıl için uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekilince cevap dilekçesinde özetle, taraflar arasında 3 adet yüklenicilik sözleşmesinin imzalandığını , bu sözleşmelerin tarih ve konularına ilişkin cevap dilekçesinde açıklama yaptıklarını, bu sözleşmelerin 10/A maddesinde teminat kesintisi başlığı ile "aylık hakedişlerden %6 oranında teminat kesintisi yapılıp , işin kesin kabulünü takiben (garanti süresi sonunda) herhangi bir sorun söz konusu olmadığının tespiti ile ödenecektir" denildiğini, yine sözleşmenin 26.maddesinde işçi hakları başlığı altında "yüklenici çalıştırdığı işçilerin gündelik , aylık ve götürü haklarını aynı zamanda ödemeye zorunludur, işçilerin ihbar , kıdem tazminatı , fazla mesai , yıllık ücret ve izin , bayram ve genel tatil ücretleri vb Mahalli İş Kanunu'ndan ve meri mevzuattan doğan haklarını yüklenici tediye ile mükelleftir" denildiğini, bu hükümlerden açıkça anlaşılacağı üzere işçilerin ihbar , kıdem tazminatı gibi İş Kanunu'ndan kaynaklanan tüm haklarından yüklenicinin yani davacının sorumlu olduğunu, sözleşmenin 10/A maddesinde de "herhangi bir sorun olmadığında" ödeneceğinin açıkça belirtildiğini, hem müvekkili şirket hemde davacı aleyhine açılmış işçilik alacaklı talepli davalar bulunduğunu bunun listesinin cevap dilekçesinde verildiğini, taraflar arasındaki sözleşme maddeleri uyarınca yapılan teminat kesintisinin , işçilerin ücret ve tazminatlarının ödenmediği yani davalar devam ettiği sürece müvekkilinin uhdesinde tutmakta haklı olduğunu, söz konusu dosyalardan talep edilen alacak miktarı ve faizlerin tutulan teminat miktarından bile fazla olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :Dava, eser sözleşmesi kapsamında iş veren tarafından yüklenicinin hakedişlerinden yapılan kesintilerin iade edilmesi amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Deliller ; Taraflar arasında akdedilen sözleşmeler, işçi alacakları için açılan davalar, tarafların ticari defter ve belgeleri , .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. Sayılı dosyası, bilirkişi incelemesi.
Uyuşmazlık noktaları; davacının davalı eser sözleşmesi kapsamında alacağı olup olmadığı varsa miktarinin tespiti noktalarında toplanmaktadır.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. Sayılı dosyası alınıp incelendiğinde, alacaklısının ... ....Ltd Şti olduğu , borçlusunun ... ... Aş olduğu, 08/03/2022 faturalar/cari hesap ekstresi alacağı açıklaması ile borçlu hakkında 77.079,23USD tutarında takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu tarafa 27/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilince ise 29/03/2022 tarihinde başlatılan icra takibine itiraz edilerek takibin durdurulduğu görüldü.
Davacı vekilinin davacının alacağını, hangi sözleşmelere dayandırdığını açıklaması için süre verilmiş, davacı vekilince dosyaya sunulan 12/10/2023 tarihli dilekçe incelendiğinde, müvekkilinin davalının Türkemenistan'da bulunan projeleri ile ilgili birçok eser sözleşmesinde yüklenici olarak imzasının bulunduğunu, sözleşme sayısının fazla olması nedeniyle hangi sözleşmeden ne kadar alacaklarının bulunduğunu tespitinin mümkün olmadığını bunun ancak bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceğini, davalı tarafın müvekkilince yapılan işleri kabul ettiğini sadece İş Mahkemelerindeki dosyaları nedeniyle teminat kesintisi yapıldığına dair defi sunulduğunu, cari hesap ekstresi incelendiğinde davalı yanın müvekkilinin teminat adı altındaki hakedişlerini cari hesapta serbest bıraktığını bu kapsamda müvekkilinin 270.852,53USD alacağı bulunduğunun görüldüğünü, bu alacağın 193.773,30USD'lik kısmı için davalı tarafından 2 adet çek verilerek bu kısmın ifa edildiğini, ödenmemiş geriye 77.079,23USD kaldığını, bu miktarın tahsili için icra takibi başlattıklarını belirtmiş, 13/02/2025 tarihli duruşmada da davaya konu 3 sözleşmede tamamlanarak davalıya teslim edildiğini, müvekkilinin geçici ve kesin kabul tutanaklarını kayıp ettiğini bildirmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmeler incelendiğinde 14/07/2014 tarihli olan 2 adet farklı yüklenici sözleşmesinin "teminat kesintisi başlıklı 10/A maddesinde "aylık hakedişlerden %6 oranında teminat kesintisi yapılıp , işin kesin kabulünü takiben (garanti süresi sonunda) herhangi bir sorun söz konusu olmadığının tespiti ile ödenecektir" denildiği, 21/11/2019 tarihli yüklenici sözleşmesinin 10/A maddesinde ise "teminat kesintisi başlıklı 10/A maddesinde "aylık hakedişlerden %6 oranında teminat kesintisi yapılıp , işin geçiçi kabulünü takiben herhangi bir sorun söz konusu olmadığının tespiti ile ödenecektir" denildiği görülmüştür. Yine aynı sözleşmenin 26.maddesinin işçi hakları başlığı altında "yüklenici çalıştırdığı işçilerin gündelik , aylık ve götürü haklarını aynı zamanda ödemeye zorunludur, işçilerin ihbar , kıdem tazminatı , fazla mesai , yıllık ücret ve izin , bayram ve genel tatil ücretleri vb Mahalli İş Kanunu'ndan ve meri mevzuattan doğan haklarını yüklenici tediye ile mükelleftir" denildiği görülmüştür.
Cevap dilekçesinde bildirilen İş Mahkemelerine yazı yazılarak dosyalar UYAP üzerinden istenilmiş incelendiğinde, işçiler tarafından davacı şirket ile davalı şirket hakkında işçilik alacaklarından kaynaklı davalar açıldığı, bazı dosyalarda karar verildiği, akabinde icra takibine geçildiği, bazı iş mahkemesine ait dosyaların ise derdest olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 15/02/2025 tarihli duruşmasında alınan 1 nolu ara kararı ile ;
"Davacı ve davalıya ait geçmişe yönelik 5 yıllık ticari defter ve belgeleri üzerinde mahkememizce resen seçilecek bir mali müşavir, bir eser hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı, bir inşaat mühendisi (aynı zamanda kesin hesaptanda anlayan ) bilirkişi vasıtası ile ticari defter ve belgeler HMK 218 maddesine göre yerinde incelenerek davacının davalıdan alacağının olup olmadığı, davalının cevap dilekçesinde belirttiği sözleşmenin 10.A ve 26.maddeleri kapsamında (dosyaya istenilen iş mahkemesine ait ilamlarda incelenerek) teminatları tutma hakkı olup olmadığı varsa ne kadar miktarı tutma hakkı olduğu ve ne kadarının davacıya iadesi gerektiği ayrıca davacının USD cinsinden talepte bulunduğu görülmekle, taraflar arasındaki sözleşme, faturalar, hakedişler , davalı tarafından yapılan ödemeler incelenerek taraflar arasındaki ticari ilişkinin USD cinsinden olup olmadığı, davacının USD cinsinden talepte bulunma hakkının olup olmadığı yönünde gerekçeli ve denetime el verişli rapor tanzim edilmesi" ne karar verilerek dosya mahkememizce resen seçilen bir mali müşavir, bir eser hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı, bir inşaat mühendisi (aynı zamanda kesin hesaptanda anlayan ) bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Bilirkişiler tarafından mahkememize ibraz edilen rapor incelendiğinde ;
"Davacı tarafın ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun olarak tutulmuş olup,
Davacı Şirketin ticari defterlerinde yapılan tespitler Davacı Şirketin incelenen 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerinde davalı ile ticari ilişkisinin mevcut olduğu görülmüştür. Muavin dökümü raporun 6 ve 7.sayfalarında sunulmuştur.
Davacının incelenen ticari defterlerinde tespit edilenler ; Davacı Şirketin, davalı ile olan cari münasebetini 120.10.1053 no.lu alıcılar alt hesap kodunda takip ettiği, dosyaya konu olan Eser sözleşmelerinden kaynaklı faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının incelenen kendi ticari defterlerinde takip tarihi 08.03.2022 itibariyle davalı yandan 356.599,86 TL USD olarak 56.261,64 USD alacaklı olduğu, 01.10.2022 tarihi itibariyle ise 77.079,23 USD alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davalının Ticari Defteri Üzerinde Yapılan İnceleme ve Tespitler Davalı şirkete gerek mail yolu ile gerekse telefon ile aranarak ticari defterlerin incelenmesi gerektiği yönünde bilgilendirmeler yapılmış olup davalı tarafından tarafımıza gönderilen 29.07.2024 tarihli mailde “...Yılmaz İnşaat Türkmenistan şubemizle çalışmaktadır. Yurt dışı şube kayıtları, merkez ofiste girilmediğinden, e-defter kayıtlarında yoktur. ... A.Ş. İstanbul beratlarını ekte paylaşıyoruz denmek suretiyle davacı ile ilgili sadece İstanbul kayıtlarını tarafımıza iletmişlerdir. Davalı Şirketin incelenen İstanbul şubesindeki 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerinde davalı ile ticari ilişkisinin mevcut olduğu görülmüştür. Muavin dökümü raporun 9,10,11,12,13 ve 14. Sayfalarında sunulmuştur.
Davalının incelenen ticari defterlerinde tespit edilenler ; Davalı Şirketin, davacı ile olan İstanbul şubesindeki cari münasebetini ... no.lu satıcılar alt hesap kodunda takip ettiği, dosyaya konu olan Eser sözleşmelerinden kaynaklı faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının alacağını oluşturan 77.091,17 USD tutar davalı kayıtlarında 27.08.2019 tarihinde “Çek ödemesinden Bloke Tutar” olarak kayıtlı olduğu görülmüştür.
.... İcra Dairesi 2022/... E. Sayılı dosyası Üzerinde Yapılan İncelemeler .... İcra Müdürlüğü 2022/... E. sayılı takip dosyası ile; Alacaklı Tasfiye Halinde ... San. Tic. Ltd. Şti vekili tarafından, borçlu ... Yatırım Ve Dış Ticaret A.Ş. aleyhine 08.03.2022 takip talebi tarihinde başlatılan 7 no.lu örnek ödeme Emirli icra takibinde, 77.079,23 USD Toplam asıl alacak tutarındaki alacağın icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek USD - KAMU Bankalarınca Uyg. Azami Faiz (?6 2,25 Yıllık) ve değişen oranlardaki faizi ile tahsili, kısmi ödemelerde BK.100'e göre yapılmasını talep etmiştir. Borçlu şirket yetkilisinin 09.01.2023 tarihli itiraz dilekçesiyle; “...Asıl Alacağa, Faize ve tüm ferilerine...” itirazı üzerine durmuş ve alacaklı vekili tarafından 1 yıllık yasal süre içinde eldeki İtirazın İptali davasının açıldığı görülmüştür.
Taraflar Arasındaki Cari İlişkinin Mali Olarak İncelenmesi ve Değerlendirilmesi ; Dosyaya konu olan Eser sözleşmelerinden kaynaklı faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirketin ise İstanbul kayıtları tarafımıza iletildiğinden bu faturaların davalı kayıtlarında yer almadığı görüldüğü, davalı yan “...Yılmaz İnşaat Türkmenistan şubemizle çalışmaktadır. Yurt dışı şube kayıtları, merkez ofiste olduğu...” bilgisi verildiğinden davalının yurt dışı kayıtlarında üzerinde inceleme yapılamadığı, davacının alacağını oluşturan 77.091,17 USD tutar davalı kayıtlarında 27.08.2019 tarihinde “Çek ödemesinden Bloke Tutar” olarak kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Bu noktada alacağın Mahkemece kabul edilmesi halinde, Taraflar arasında ticari ilişki USD cinsinden olduğu ve davacının USD cinsinden talepte bulunma hakkının mevcut olduğu kanaati edinilmektedir." denilerek raporun sonuç kısmında borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde:
Davacı tarafından 08.03.2022 tarihinde davalı aleyhine T.C. .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/.... sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığı, 77.079,23USD.lik asıl alacağın ödenmesinin talep edildiği, “borcun sebebi”nin de “08.03.2022 faturalarlcari hesap ekstresi alacağı” şeklinde gösterildiği,
Taraflar arasında 14.07.2014 tarihinde ... Okul Merkezi Projesi için adi yazılı şekilde kurulmuş ...-ILM-... numaralı sözleşmede yer alan irade açıklamaları incelendiğinde sözleşmenin TBK m. 470 hükmü gereğince eser sözleşmesi olduğu; buna göre davacının yüklenici, davalının da işsahibi sıfatını haiz olduğu,
Taraflar arasında 21.11.2009 tarihinde Göz Hastalıkları Hastanesi için adi yazılı şekilde kurulmuş ... numaralı sözleşmede yer alan irade açıklamaları incelendiğinde sözleşmenin TBK m. 470 hükmü gereğince eser sözleşmesi olduğu; buna göre davacının yüklenici, davalının da işsahibi sıfatına haiz olduğu,
Taraflar arasında 14.07.2014 tarihinde Kardiyoloji Hastalıkları Hastanesi için adi yazılı şekilde kurulmuş ... numaralı sözleşmede yer alan irade açıklamaları incelendiğinde sözleşmenin TBK m. 470 hükmü gereğince eser sözleşmesi olduğu; buna göre davacının yüklenici, davalının da işsahibi sıfatına haiz olduğu,
Sözleşmelerin “Teminat Kesintisi” başlıklı 10A maddesinin “Aylık hakedişlerden %6 oranında teminat kesintisi yapılıp işin kesin kabulünü takiben (garanti süresi sonunda) herhangi bir sorun söz konusu olmadığının tespiti ile ödenecektir.”; sözleşmelerin 26.maddesinde “Yüklenici, çalıştırdığı işçilerin gündelik, aylık ve götürü haklarını aynı zamanda ödemeye zorunludur. İşçilerin ihbar, kıdem tazminatları, fazla mesai, yıllık ücretli izin, bayram ve genel tatil ücretleri vb. mahalli iş kanunundan ve meri'i maddesi mevzuattan doğan haklarını yükleniciye tevdi ile mükelleftir.” şeklinde olduğu, “davalının cevap dilekçesinde belirti sözleşmenin 10.A ve 26.maddeleri kapsamında teminatları tutma hakkı olup olmadığı, varsa ne kadar miktarı tutma hakkı olduğu ve ne kadarının davacıya iadesi gerektiği” hususunda: Dosya kapsamı incelendiğinde dava dışı kişiler tarafından iş mahkemesinde açılmış davaların olduğu; hal böyle olmakla yüklenici davacının sözleşmenin 26. maddesi uyarınca işçilikle ilgili borçlardan sorumlu olduğu; sözleşmenin “Teminat Kesintisi” başlıklı 10.A maddesi gereğince de teminat kesintilerinin talep edilmesi için “...işin kesin kabulünü takiben (garanti süresi sonunda) herhangi bir sorun söz konusu olmadığının tespiti ile ödenecektir.” şeklinde kararlaştırılan koşulun/şartın gerçekleşmediği ve davacının teminat kesintisini talep etme yönündeki alacak hakkının muaccel hale gelmediği kanaatine varıldığı,
İnşaat yönünden yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde:
a. Teknik yönden yapılan incelemelerde, davacı şirket davalı ile akdetmiş olduğu sözleşme konusu inşaat işlerini eksiksiz bir şekilde ifa ettiği ve bu doğrultuda kesin hesaplamalar yapıldığı, tutanaklar düzenlendiği ve buna istinaden faturaların düzenlendiğinin dosya içeresindeki belge ve verilerden tespit edildiği,
b. “davacının davalıdan alacağının olup olmadığı, davalının cevap dilekçesinde belirttiği sözleşmenin 10. A ve 26. maddeleri kapsamında teminatları tutma hakkı olup olmadığı varsa ne kadar miktarı tutma hakkı olduğu ve ne kadarının davacıya iadesi gerektiği” hususunda; Sözleşmenin maddel0a: teminat kesintisi, madde26:isçi hakları” başlıklı maddelerin hükümlerinden de açıkça anlaşılacağı üzere çalışan işçilerin ihbar, kıdem tazminatı, fazla mesai, yıllık ücretli izin, bayram ve genel tatil ücretleri ve iş kanunundan kaynaklanan tüm haklarından yüklenicinin, yani davacı sorumlu olduğu, yine sözleşme kapsamında teminat kesintilerinin ancak herhangi bir sorun olmadığında ödeneceği açıkça belirtildiği, hem davalı şirketin hem de davacının aleyhine açılmış işçilik alacağı talepli davalar bulunduğu anlaşıldığından davalının teminattın tamamını tutma hakkı olduğu kanaatine varıldığı,
Mali yönden yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde:
Davacıya ait incelenen 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022 yıllarına ait Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin açılış ve Yevmiye Defterinin kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, bu itibarla HMK 222 md. Ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince mevcut haliyle davacının 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tasdik ettirildiği,
Davacı Şirketin, davalı ile olan cari münasebetini 120.10.1053 nolu alıcılar alt hesap kodunda takip ettiği, dosyaya konu olan Eser sözleşmelerinden kaynaklı faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının incelenen kendi ticari defterlerinde takip tarihi 08.03.2022 itibariyle davalı yandan 356.599,86 TL USD olarak 56.261,64 USD alacaklı olduğu, 01.10.2022 tarihi itibariyle ise 77.079,23 USD alacaklı olduğu,
Davalı şirkete gerek mail yolu ile gerekse telefon ile aranarak ticari defterlerin incelenmesi gerektiği yönünde bilgilendirmeler yapılmış olup davalı tarafından tarafımıza gönderilen 29.07.2024 tarihli mailde şubemizle çalışmaktadır. Yurt dışı şube kayıtları, merkez ofiste girilmediğinden, e-defter ... kayıtlarında yoktur. ... A.Ş. İstanbul beratlarını ekte paylaşıyoruz...” denmek suretiyle davacı ile ilgili sadece İstanbul kayıtlarını taraflarına iletildiği,
Davalı Şirketin, davacı ile olan İstanbul şubesindeki cari münasebetini ... nolu satıcılar alt hesap kodunda takip ettiği, dosyaya konu olan Eser sözleşmelerinden kaynaklı faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının alacağını oluşturan 77.091,17 USD tutar davalı kayıtlarında 27.08.2019 tarihinde “Çek ödemesinden Bloke Tutar” olarak kayıtlı olduğu, . “davacının USD cinsinden talepte bulunduğu görülmekle taraflar arasındaki sözleşme, faturalar, hakedişler, davalı tarafından yapılan ödemeler incelenerek taraflar arasındaki ticari ilişkinin USD cinsinden olup olmadığı, davacının USD cinsinden talepte bulunma hakkının olup olmadığı” hususunda; Taraflar arasında ticari ilişki USD cinsinden olup, alacağın mahkememizce kabul edilmesi halinde, davacının USD cinsinden talepte bulunma hakkının mevcut olduğu yönünde görüş bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporuna karşı davalı vekilince beyan dilekçesi, davacı vekilince ise itiraz dilekçesi sunulmuş ve mahkememizce ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetine mahkememize ibraz edilen ek rapor incelendiğinde, ;
" İnşaat yönünden yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde:
a. Teknik yönden yapılan incelemelerde, davacı şirketin davalı ile akdetmiş olduğu sözleşme konusu inşaat işlerini eksiksiz bir şekilde ifa ettiği ve bu doğrultuda kesin hesaplamalar yapıldığı, tutanaklar düzenlendiği ve buna istinaden faturaların düzenlendiğinin dosya içeresindeki belge ve verilerden tespit edildiği,
b. “davacının davalıdan alacağının olup olmadığı, davalının cevap dilekçesinde belirttiği sözleşmenin 10. A ve 26. maddeleri kapsamında teminatları tutma hakkı olup olmadığı, varsa ne kadar miktarı tutma hakkı olduğu, ne kadarının davacıya iadesi gerektiği” hususunda: Sözleşmenin maddel0a: “teminat kesintisi”, madde26 “işçi hakları” başlıklı maddelerin hükümlerinden de açıkça anlaşılacağı üzere çalışan işçilerin ihbar, kıdem tazminatı, fazla mesai, yıllık ücretli izin, bayram ve genel tatil ücretleri ve iş kanunundan kaynaklanan tüm haklarından yüklenicinin, yani davacının sorumlu olduğu, yine sözleşme kapsamında teminat kesintilerinin ancak herhangi bir sorun olmadığında ödeneceğinin açıkça belirtildiği, hem davalı şirketin hem de davacının aleyhine açılmış işçilik alacağı talepli davalar bulunduğu anlaşıldığından davalının teminatın tamamını tutma hakkı olduğu kanaatine varıldığı, Her ne kadar itiraz dilekçesinde “hangi icra dosyasına kim tarafından ne kadar teminat yatırıldığı, ödeme yapıldığı, davalı şirketin bu dosyalar kapsamında riskinin ne kadar olduğu saptanması ” gerektiği belirtilmiş olsa da bu hususların tespitinin mümkün olmadığı, Mali yönden yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde: Kök rapordaki görüşümüze aynen katılıp, kök raporda vardığımız Mali sonuçta bir değişiklik olmadı.
Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde:
a. “davalının cevap dilekçesinde belirttiği sözleşmenin 10.A ve 26.maddeleri kapsamında teminatları tutma hakkı olup olmadığı, varsa ne kadar miktarı tutma hakkı olduğu ve ne kadarının davacıya iadesi gerektiği” hususunda: Dosya kapsamı incelendiğinde dava dışı kişiler tarafından iş mahkemesinde açılmış davaların olduğu; hal böyle olmakla yüklenici davacının sözleşmenin 26. maddesi uyarınca işçilikle ilgili borçlardan sorumlu olduğu; sözleşmenin “Teminat Kesintisi” başlıklı 10.A maddesi uyarınca ise teminat kesintilerinin talep edilmesi için “...işin kesin kabulünü takiben (garanti süresi sonunda) herhangi bir sorun söz konusu olmadığının tespiti ile ödenecektir.” şeklinde kararlaştırılan “koşulun/şartın” gerçekleşmediği; davacının teminat kesintisini talep etme yönündeki alacak hakkının muaccel hale gelmediği kanaatine varıldığı; bu hususa itiraz edilmiş olsa da söz konusu iki sözleşme hükmü yeniden incelendiğinde kök rapordaki görüşte değişiklik olmadığı; takdirin elbette TMK m. 4 ve HMK hükümleri gereğince Mahkeme'ye ait olduğu,
b. “davacının USD cinsinden talepte bulunma hakkının olup olmadığı” hususunda: Sözleşme hükümleri incelendiğinde eser bedelinin USD cinsinden ödeneceğine ilişkin bir hükme rastlanmadığı; bununla birlikte yedek hukuk hükmü niteliğindeki TBK m. 99/1 hükmünün ise “Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir.” şeklinde olduğu, davacının alacağının hesaplanmasının ise uzmanlık alanımın dışında kaldığı" şeklinde görüş bildirdikleri görülmüştür.
Taraflar arasında birden fazla sayıda sözleşme imzalanmış olup, davacı taraf sözleşme bazında alacağını detaylandıramayacağını, tüm sözleşmeler nedeniyle aralarında cari hesap ilişkisi bulunduğunu belirterek ticari defter ve belgelere göre durumun tespit edilebileceğini belirtmiş, ayrıca geçici ve kesin kabul tutanaklarını kaybettiğini bildirmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının hakedişlerinden yapılan teminat kesintilerinin iade koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda toplanmaktadır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin 10/A ve 26.maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, teminat kesintisinin kesin kabul yapıldıktan ve herhangi bir sorun çıkmadığının tespiti halinde ödeneceği düzenlenmiş olup, sözleşmenin 26.maddesinde de yüklenicinin çalıştırdığı tüm işçilerin işçilik haklarından yüklenicinin sorumlu olduğu kararlaştırılmış olup, işçiler tarafından, davacının alt işveren , davalının ise üst işveren olması nedeniyle kanunen işçilik haklarından müteselsil sorumlu olmaları nedeniyle hem davacı hemde davalı hakkında işçilik alacakları için dava açtıkları, açılan davaların bir kısmının derdest olduğu, bir kısmının kesinleştiği ve icra takibi aşamasında olduğu tespit edilmiş olup sözleşmenin 26.maddesi gereğince işçilik alacaklarından yüklenici-davacı sorumlu olduğundan, alt işveren ve üst işverene birlikte açılan davalar neticesinde üst işveren olan davalı tarafından ödeme yapılması halinde davacıya rücu edilmesi gündeme geleceğinden, sözleşmenin 10/A ve 26.maddeleri gereğince teminatın iadesi koşulunun oluşmadığı davacının alacağının henüz muaccel olmadığı, bir kısım işçilik alacağı ile ilgili dosyanın derdest olması nedeniyle mahkemece verilecek kararda alacak miktarı ve ödeme aşamasına kadar işleyecek faiz henüz belli olmadığından , kesilen teminat miktarından arta kalan miktar olup olmadığı şu aşamada belli olmadığından, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 18/02/2022 tarihli 2019/5 esas 2022/1 karar sayılı ilamda dikkate alınarak, davacının davasının alacağın henüz muaccel olmaması nedeniyle dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve dava usulden red edildiği için davalı lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmiştir.
HÜKÜM ;Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davacının davasının, alacağın henüz muaccel olmaması nedeniyle dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürlüğünce resen ilgilisine iadesine,
5-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Bu dava sebebiyle 615,40TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan 19.765,24TL'den mahsubu ile kalan 19.149,84TL harcın , karar kesinleştiğinde istek halinde davacı tarafa iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.09/10/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır