T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/275 Esas
KARAR NO :2025/604
DAVA:Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:19/04/2025
KARAR TARİHİ:23/09/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında "..." adresinde bulunan "33*54 ölçülerinde 1.782 m2 Doğal Çim Zemini Futbol Sahası'nın 2'li Makas Çelik Konstrüksiyon Üst Çatı Kapama" işinin yapılması adına 06/12/2022 tarihinde sözleşme imzalandığını, taraflar arasında imza altına alınan sözleşme kapsamında davalı şirketin ... içerisinde yer alan dıştan dışa 32,00 mt x 53,00 mt ebadında 2'li Makas Çelik Konstrüksiyon Üst Çatı Kapama işini kullanılacak tüm sarf malzemeleri ve işçilik dahil olmak üzere yapmayı üstlendiğini, davalı şirketin sözleşme konusu işi belirlenen tarihte teslim etmediğini, müvekkili şirket tarafından sözleşme ile belirlenmiş olan 2.500.000,00 TL + KDV tutarındaki bedelin davalıya ödendiğini, dava konusu işin, ... A.Ş. İle müvekkili şirket arasında yapılan 06/12/2022 tarihli ana sözleşme uyarınca müvekkili şirket tarafından yüklenildiğini ve davalı ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne yine 06/12/2022 tarihli sözleşme ile taşere edildiğini, üst işveren dava dışı ... A.Ş. tarafından müvekkili şirkete verilen; ... Bankası ... ... Şubesi'ne ait 5 adet çekin müvekkili şirket tarafından ciro edilerek davalı şirkete sözleşme bedeli olarak verildiğini, davalı tarafın sözleşme koşullarına aykırı hareket edildiğini ve bu nedenle müvekkili şirket tarafından sözleşmenin feshedildiğini, davalı şirkete ... Noterliği ... Keşide Numaralı 20.03.2023 tarihli ihtarname keşide edildiğini ve 30.01.2023 tarihine kadar sözleşmede kararlaştırılan şekilde işin teslim edilmediğini ve teslim süresi geçmiş olmasına rağmen kısmen yapılmış bulunan çelik konstrüksiyonların 17.03.2023 tarihinde saha içerisine çöktüğünü bu nedenle sözleşme uyarınca belirlenen süre içerisinde yüklenici/davalı şirketin sorumluluğunu yerine getirmemesi halinde müvekkili tarafından sözleşmenin feshedileceği ihtar edildiğini, davalı tarafa gönderilen ihtarname ile sözleşmede belirlenmiş olduğu üzere 48 saat mehil verildiğini fakat belirlenen süre içerisinde davalı tarafından sözleşmede yüklenilmiş olan taahhütler yerine getirmediğini, aynı ihtarname ile vadesi gelmemiş olan ... Bankası ... İstanbul Şubesi'ne ait ... nolu ve ... Bankası ... İstanbul Şubesi'ne ait ... nolu çek yaprak asıllarının da müvekkili şirkete teslim edilmediğini, sözleşme konusu işi sözleşmeye uygun olarak gereği gibi teslim alamayan ve bu sebeple iş sahibi asıl işverene karşı sorumluluğu doğmuş olan müvekkili şirket mağdur olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesini ve müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan eser sözleşmesi kapsamında davalı yüklenici tarafından edimin ifa edilmediğinden bahisle davacı iş sahibi tarafından davalı yükleniciye verilen çekten kaynaklı olarak davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Somut olayda; Taraflar arasında "..." adresinde bulunan "33*54 ölçülerinde 1.782 m2 Doğal Çim Zemini Futbol Sahası'nın 2'li Makas Çelik Konstrüksiyon Üst Çatı Kapama" işinin yapılması adına 06/12/2022 tarihinde akdedilmiş olan sözleşme kapsamında davalının edimini yerine getirmediği iddiasıyla feshedilen sözleşme uyarınca davacı tarafından davalıya ciro edilmiş olan ... Bankası ... ... Şubesi'ne ait ... nolu 30.04.2023 tarihli 471.000,00 TL bedelli çek bakımından davacı şirketin davalıya borçlu olmadığının tespiti istemiyle işbu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.
Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir. Menfi tespit davaları bir süreye tabi olmadığı gibi, icra takibine itiraz edilmemesi veya takibin kesinleşmesi de menfi tespit davası açılmasına engel değildir.
Eser sözleşmeleri karşılıklı borç doğuran sözleşmelerdir. Eser sözleşmelerinde, yüklenicinin öncelikli edimi, eseri, sözleşmesine, fen ve sanat kurallarına uygun olarak ifa etmektir. TBK'nın 97. maddesi uyarınca, karşılıklı edimleri içeren sözleşmelerde bir tarafın, diğer tarafın edimini yerine getirmesini isteyebilmesi için önce kendi edimini ifa etmesi gerekir.
Yargılama esnasında taraflara ticari defter ve belgelerini ibraz etmek üzere verilen süre akabinde öncelikle talimat mahkemesi aracılığı ile davacının defterleri incelenerek rapor tanzim edilmesi istenilmiş, sonrasında ise dosyanın yargı çevremiz içerisinde bulunan 1 inşaat mühendisi, 1 borçlar hukuku - ticaret hukuku alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişisine tevdine karar verilmiş olup bu kapsamda hazırlanan bilirkişi raporunda özetle;
Davacı işveren sıfatıyla “... Yapı ve Dış Ticaret Ltd. Şti.” ve davalı yüklenici sıfatıyla “... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti” dava dosyasında bir kopyası mübrez olan 8 (sekiz) sayfa ve 14 (ondört) maddeden oluşan 06/12/2022 tarihli iş yapım sözleşmesi düzenlendiği görüldü.
İş bu sözleşme “Madde 5 - İŞE BAŞLAMA VE İŞ TARİHİ” göre; “İş bu sözleşmenin imzalanmasına takiben işveren (davacı) tarafından yer tesliminin yapılması ile yüklenici (davalı) tarafından derhal işe başlanacaktır.” düzenlemesine göre iş bu sözleşmenin taraflar arasında imza altına alındığı tarih 06/12/2022 tarihi İŞE BAŞLAMA TARİHİ olduğu tespit edilmiştir.
Yer teslimi saha imalatlarının üst çatı kapama imalatına hazır olması ile yapılacaktır. Yüklenici (davalı) işin; imalat süresi olan, yer tesliminden itibaren 30 Ocak 2023 tarihine kadar hazır hale getirilmesini ve hazır halde İşveren'e teslimini sağlayacaktır.” düzenlemesine göre 30/01/2023 tarihinin İŞİN BİTİŞ TARİHİ olduğu tespit edilmiştir. Buna göre davalı tarafın dosyada mübrez fotoğraflardan da görüleceği üzere işe başladığı, ancak sözleşmede yazılı olan 30/01/2023 tarihinde işi teslim edemediği görülmektedir.
İş bu sözleşme “Madde 8 - YÜKLENİCİ SORUMLULUKLARI” alt bendi 8.13'e göre; “yüklenici taahhüt ettiği sürede kullanıma elverişli şekilde tam ve eksiksiz olarak yerine getirecek ve işveren'e (davacı)iş teslim süresine uygun şekilde teslim edecektir.” düzenlemesine göre yüklenici (davalı taraf) isi taahhüt ettiği sürede teslim edemediği tespit edilmiştir.
İş bu sözleşme “Madde 10 - FESİH HAKKI” alt bendi 10.1'e göre; “Yüklenici, sözleşmede belirtilen görev ve sorumluluklarından bir kısmını veya tamamını yerine getirmediği takdirde, işveren (davacı), yüklenici (davalı)'ya ait e-posta adresi vasıtasıyla yapacağı bir ihtarla yükleniciye görev sorumluklarını yerine getirmesi için 3(üç) gün süre verir. Ancak, yerine getirilmeyen aykırılığın, işveren açısından telafi edilmeyecek bir zarar oluşturması durumuna ilişkin olması halide bu süre 48 saattir. Bu sürenin içerisinde yüklenici görev ve sorumluklarını yerine getirmezse işveren sözleşmeyi haklı ve tek taraflı olarak, derhal ve tazminatsız feshedebilir.” düzenlemesine göre işveren (davacı), işin varım bırakılmasına istinaden 20/03/2023 tarihli ihtarnameyi yükleniciye (davalı) tebliğ ederek tek taraflı olarak sözleşmeyi feshettiği tespit edilmiştir.
Davalı yüklenici tarafından, yukarıda madde d. kapsamında tanımlanan ve kısmi ifa olarak gerçekleştirilen işin, bir süre sonra bölgedeki hava koşullarının etkisiyle kullanılamaz hale geldiği, Ek-1'de yer alan fotoğraflardan da açıkça görülebileceği üzere, tüm sistemin yıkıldığı (çöktüğü, devrildiği) tespit edilmiştir. Bu durum, ifa edilen işin sözleşme ile öngörülen dayanıklılık ve sağlamlık kriterlerini karşılamadığını ve imalatın ayıplı mal hükmü kapsamında değerlendirilebileceğini açıkça göstermektedir.
Buna göre, davalı yüklenici tarafından madde d. tanımı yapılan, “kısmi ifa” olarak gerçekleşen iş kaleminin rapor tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarına göre gerçekleştirilecek her türlü yatay- düşey taşıma, malzeme ve işçilik bedeli -2.100.000,0TL + KDV olarak hesap edilmiştir. Hesap edilen toplam bedel TÜİK'in 12 aylık ortalaması Yİ-ÜFE ile 18/04/2023 dava tarihine uyarlama (indirgeme) yapıldığında her türlü yatay-düşey taşıma, malzeme ve işçilik bedeli 1.280.370,0TL + KDV olarak hesap edilmiştir. Bu tutar, iş kalemlerinin yapılması için gerekli olan tüm maliyetleri içermektedir.
Davacı ... ile Davalı ... Ltd.Şti. 2022 yılı Muavin Defter ( Ek-2) Faturaların , Alınan çeklerin yasal defterlere usulüne uygun kaydedildiği anlaşılmıştır. Yapılan ödemelerle ilgili faturalar karşılaştırıldığında , Davacı ... Yapı ve Dış Ticaret Ltd.Şti. “nin Davalı ... Ltd.Şti. 'nden 2.007.883,97 TL bakiye alacağı olduğu tespit edilmiştir.
Şeklinde hazırlanan rapor mahkememize ibraz edilmiştir.
Alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor kapsamında taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme kapsamında işin yapım maliyetinin 2.500.000,00 TL + KDV olarak hesaplandığı, bu kapsamda davalının yapmış olduğu işin bedelinin 1.280.370,0TL + KDV olarak hesap edilmiş olması ve davaya konu çek haricinde davacı tarafından davalıya verilmiş olan 471.000,00 TL bedelli 4 adet çekin bankaya ibraz edilmesi akabinde bedelinin ödenmiş olması, ödenen bedellerin davalının yapmış olduğu işin bedelini karşılamış olması sebebiyle iş kapsamında davacı tarafından davalıya keşide edilen ve geriye kalan dava konusu ... Bankası ... İstanbul Şubesi'ne ait ... nolu 30.04.2023 tarihli 471.000,00 TL bedelli çek bakımından davacı şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ ile; ... Bankası ... İstanbul Şubesi'ne ait, keşidecisi ... Şirketi, lehtarı davacı ... Yapı ve Dış Tic. Ltd. Şti. olan ... nolu 30.04.2023 tarihli, 471.000,00 TL bedelli çek bakımından davacı şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine
2-Mahkememizin 20/04/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına,
3-Alınması gerekli olan 32.174,01-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 8.043,51-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 24.130,50-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 8.249,01-TL (başvurma, vekalet harçları, peşin harç) davetiye, posta gideri: 859,00-TL, bilirkişi ücreti: 7.500,00-TL olmak üzere toplam: 16.608,01-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 74.650,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır