T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/306 Esas
KARAR NO :2026/541
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:05/05/2023
KARAR TARİHİ:08/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uluslararası taşımacılık işi ile ilgilendiğini, müvekkilinin ... Hizmetleri Tic. A.Ş isimli şirketi ile 01/06/2022 tarihinde fatura düzenleyerek navlun taşıma işi yapılması yönüyle 2.900,00 Euro üzerinden anlaşma sağlandığını, müvekkili şirketin tüm edimlerini yerine getirdiğini, karşı tarafın edimlerini yerine getirmediğini, ödenmesi gereken fatura bedelinin bir kısmının ödenmediğini, kalan bakiye 770 Euro üzerinden İstanbul ... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçtiklerini, borçlunun icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabulucuğa başvurulduğunu anlaşmaya varılamadığını, ihtiyati haciz taleplerinin olduğunu belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ve ... Tic. A.Ş. ile birleşerek ...Tic. A.Ş.'nin terkin edildiğini, davacının iddialarının yersiz olduğunu, davacının ağır kusurundan dolayı emtiaların çalındığını, mallardaki zayi nedeniyle navlun ücretinden mahsup edilmek suretiyle ücretin ödendiğini, ... plakalı araç üzerindeki mührün koparılması ile malların çalındığını, dava konusu alacağın likit olmadığını, yargılamayı gerektirdiğini belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasının 27/03/2024 tarihli celsesinin 1 ve 2 nolu ara kararları uyarınca davacı tanığının dinlenilmesi için gerekli işlemlerin yapılmasına karar verilmiş olup, ... Talimat sayılı dosyasının 11/07/2024 tarihli celsesinde dinlenilen ...'in beyanında:" Davacı şirket yetkilisi Şenol ... amcam olur, davacı şirket dava dışı ... ... ile ticari ilişkileri bulunmaktadır, davacı şirket davalı şirkete taşıma hizmeti vermiştir, davalı şirkete ait mallar davacıya ait araçla taşınmış, varış yerinde boşaltma sırası bekler iken antropo alanı yoğun olduğu için araç antropo alanı dışında güvenli olduğu yerde park edilmiş ve sırasının gelmesini bekler iken gece vakti dorsenin bazı noktalarından kesilerek içindeki mallar çalınmıştır, bu nedenle davalı şirket davacının alacağına bloke koymuştur, bloke konulan alacaklar daha önce yapılan taşınma bedelleridir, benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti talep etmiyorum." dediği görüldü.
Yine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyasının 13/06/2024 tarihli celsesinde dinlenilen Burcu Arslanata'nın beyanında:" Ben davacı ... Nakliyat Şirketinde operasyon sorumlusu olarak 2017 yılından beri çalışmaktayım, halen burada çalışmaktayım, ... ... ile davacı şirket arasında iş ilişkisi mevcuttur, çalıştığım şirket ... ... isimli şirkete taşıma hizmeti vermektedir, muhasebe biriminde çalışmadığım için alacak miktarının ne kadar olduğunu şuan bilmiyorum, bildiklerim bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum." dediği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 22/01/2025 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca davacı vekilinin talebi üzerin ıslah dilekçesini sunmak üzere 1 hafta süre verildiği, davacı vekilinin verilen süre içerisinde ıslah dilekçesi ve yeni dava dilekçeli ile eklerinin sunulduğu görüldü.
Davacı vekilinin ıslah sonrasındaki yeni dava dilekçesi ile ihtiyati haciz talep ettiği, talebin mahkememiz dosyasının 14/02/2025 tarihli ara kararı ile reddine karar verildiği, davacı vekilinin ara kararı istinaf ettiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2025/647 esas, 2025/549 karar sayılı ve 10/04/2025 tarihli kararı ile istinaf talebinin reddine karar verildiği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 14/05/2025 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, davacı vekilinin ticari defter ve belgelerinin ... ilinde olması nedeniyle mahkememiz dosyasının 03/06/2025 tarihli ara kararı ile ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup, 30/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" 523 sıra Nolu VUK Genel Tebliği ile 396 sıra No.lu Tebliğde değişiklik yapılmış ve mal ve hizmet alımlarının Form Ba ve Form Bs ile bildirilmesine ilişkin esaslarda değişiklik yapılmıştır. Bu değişik ile Vergi Usul Kanunu kapsamında elektronik olarak düzenlenen belgeler, 2021 yılının Temmuz ayına ilişkin dönemden itibaren Form Ba ve Form Bs bildirimlerine dâhil edilmeyecektir. Bu nedenle Şirket E-Fatura mükellefi olup e-fatura inden dolayı BA-BS formları bulunmamaktadır.
Davacının Ticari defterleri incelenmiş ... ... Nakliye ve Lojistik Hiz. Tic. Ltd. Şti. ile ... Hizmetleri Tic. A.Ş nin alış-satış faturaları ve ödemelerinin sisteme kayıt edildiği görülmüştür.
Muavin kayıtlarından da görüleceği üzere hem ... Hizmetleri Tic. A.Ş nin ve hem de ... Tic.Ltd.Şti ile davacı şirket arasında ticari ilişki bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacının 01/08/2022 tarihinde ... NL.fatura ile navlun bedeli olarak 2.900,00 Euro (53.159,03 TL )düzenlemiş olduğu faturanın davalıya tebliği GİB PORTAL üzerinden olmuştur. Davacı bu faturaya herhangi bir itirazda bulunmamıştır. 7 gün içerisinde itirazda bulunulmayan fatura kabul edilmiş sayılır.
Davalı tarafından faturalara itiraz edilmemiş, iade faturası düzenlenmemiştir.
Fatura davacının defterinde kayıtlıdır. davaya konu edilen taşıma faturasından kaynaklı taşıma hizmeti verilmiştir.
İcra takip tarihi itibari ile davacı davalıdan alacaklıdır.Defter kayıtlarına göre 51.168,38 TL alacağı bulunmaktadır. Davacı bu alacağa karşılık 18.608,53 TL para talep etmektedir. Bu aradaki fark ise Fiili ödemelerin muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmediğinin bir sonucudur." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Yine mahkememiz dosyasının 03/06/2025 tarihli ara kararı ile davacı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenip talimat yoluyla rapor alınmasına mütekaip davalı defterleri üzerinde inceleme yapılarak rapor alınmasına karar verilmiş olup, 17/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Tarafların BA-BS formları, ticari defterleri, davacının sistem kayıtları, taşımaya ilişkin belgeler de birlikte değerlendirilmek sureti ile davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki irdelenerek ve dosyaya sunulmuş olan ıslah ve ıslaha beyan dilekçeleri birlikte değerlendirilerek, davacının düzenlemiş olduğu davaya ve icra takibine konu faturanın davalıya tebliğ edilip edilmediği, davalının defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davalı tarafından faturalara itiraz edilerek iade faturasının düzenlenip düzenlenmediği, varsa davacının defterinde kayıtlı olup olmadığı, davaya konu edilen taşıma faturasından kaynaklı taşıma hizmetinin verilip verilmediği, davalı tarafça taşımaya konu emtianın kaybedildiği iddiasında bulunulduğundan bu hususun davacının ağır kusurunu oluşturup oluşturmayacağı, kusur durumuna ilişkin değerlendirme yapılmakla davacının taşıma bedeline hak kazanıp kazanmadığı, icra takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne kadar alacağının bulunduğu, hususlarında verilen görevlendirme çerçevesine göre;
Takip konusu faturanın iki tarafın da kabulünde olduğu belirlenen vakıada ayrıca ba-bs formlarının irdelenmesine gerek görülmediği,
Talimatla aldırılan Bilirkişi raporunun sonuç bölümünde;
Davacının 01/08/2022 tarihinde ... NL. fatura ile navlun bedeli olarak 2.900,00 Euro (53.159,03 TL ) düzenlemiş olduğu faturanın davalıya tebliği GİB PORTAL üzerinden olmuştur.
Davacı bu faturaya herhangi bir itirazda bulunmamıştır. 7 gün içerisinde itirazda bulunulmayan fatura kabul edilmiş sayılır. Davalı tarafından faturalara itiraz edilmemiş, iade faturası düzenlenmemiştir. Fatura davacının defterinde kayıtlıdır. davaya konu edilen taşıma faturasından kaynaklı taşıma hizmeti verilmiştir.
İcra takip tarihi itibari ile davacı davalıdan alacaklıdır. Defter kayıtlarına göre 51.168,38 TL alacağı bulunmaktadır. Davacı bu alacağa karşılık 18.608,53 TL para talep etmektedir. Bu aradaki ödemelerin muhasebe kayıtlarına intikal ettirmediğinin bir sonucudur.
Şeklinde görüş bildirildiği,
Davalı şirkete ait, 2022 ve 2023 Yılı Ticari defterlerin TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile tutulduğu, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri onaylarının yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, bu nedenlerle davalı şirkete ait; 2022 ve 2023 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği,
Davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; davalı şirketin davacı şirkete takip konusu ... nolu faturadan kalan 770,00.-EUR borcu olduğu 23.12.2022 tarihinde bu tutarı çalınan ürünlerden dolayı mahsup ederek borcunu kapattığı,
Davaya konu taşımacılığın, Avrupa ile Türkiye arasında gerçekleşen bir karayolu taşımacılığı olduğu, CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan bir taşımacılık olduğu, bu nedenle; taşıma esnasında meydana gelen hasar ve zıyam öncelikli olarak CMR Konvansiyonunda (Karayoluyla Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesine İlişkin Anlaşma) hükümleri ile çözülmesi gerektiği,
Halit Kaya yönetimindeki ... / ... plaka sayılı araçla yapılan sevkiyat evraklarına yükleme sırasında, üründe yüklemeden kaynaklı oluşabilecek uygunsuzlukla ilgili bir not düşülmediğinden ürünlerin taşıyıcıya tam ve sağlam teslim edildiği anlaşılmakta olup CMR Konvansiyonunun ilgili maddeleri gereği varma yerinde teslimat sırasında fark edilen eksik emtiada davacı taşıyıcının kusuru/sorumluluğu olduğu kanaatine varıldığı,
Halit Kaya yönetimindeki ... / ... plaka sayılı araçla yapılan taşımacılıkta meydana gelen hırsızlık olayında eksik olan emtia için kayıp ihbarının, CMR Konvansiyonu hükümlerine göre süresi içinde ve usulüne uygun yapıldığı kanaatine varıldığı,
Halit Kaya yönetimindeki ... / ... plaka sayılı araçla yapılan taşımacılıkta: meydana gelen hırsızlık olayında eksik olan emtia için davalı tarafın, CMR Konvansiyonu madde 23/4 hükmü gereği kaybedilen emtianın taşıma bedelini davalı taraftan talep edebileceğinin hüküm altına alındığı,
Sayın Mahkemenin, davalı firmanın kayıp olan 70,70 kg ağırlığındaki emtia için taşıma bedelini ödememesini taktir etmesi durumunda davalı tarafın davacı taraftan talep edebileceği en yüksek tazminat tutarının 49,49 EUR olarak tespit edildiği,
Taşımacılık faaliyetinde meydana gelen hırsızlık olayından dolayı davalı firmanın taşıma bedelini talep eden bir dava açıp açmadığının dava dosyasına sunulmadığı, dava tarihi itibari ile Halit Kaya yönetimindeki ... / ... plaka sayılı araçta meydana gelen hırsızlık olayından dolayı davalı firmanın davacı firmadan tazminat talep hakkının zaman aşımına uğradığı kanaatine varıldığı,
Sayın Mahkemenin, Halit Kaya yönetimindeki .../... plaka sayılı araçta meydana gelen hırsızlık olayını taşıyıcının ağır kusuru olarak taktir etmesi durumunda davalı tarafın taşıma bedeli talep etmek için dava açma süresinin üç yıl olacağı, bu durumda; davalı firmanın davacı firmadan tazminat talep hakkının zaman aşımına uğramayacağı kanaatine varıldığı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 28/01/2026 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup, 20/04/2026 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle;" Tarafların itirazlarının değerlendirmesi noktasında ek rapor alınmasının istenilmesine ayrıca davalı tarafça taşımaya ilişkin toplam fatura bedelinin 2900 euro olduğu bilirkişiler tarafından ise toplam fatura bedeli 770 Euro gibi algılanarak hesaplama yapıldığı gönünde itirazda bulunulduğu görüldüğünden bu husustaki itirazın da değerlendirilmesi hususlarında verilen görevlendirme çerçevesine göre:
... sigorta Anonim şirketi 09.02.2026 yazısına ekli Poliçenin; davacı ... VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ adına tanzim edilmiş, 1.000,000,00.-TL nakliye aracılık sorumluluğu teminatlı, ... / O numaralı, 30.01.2023 - 30.01.2024 tarih aralığını kapsayan Nakliye aracılığı sorumluluk sigortası olduğu ve bu poliçe kapsamında sigorta nezdinde hasar dosya ve başvuru bulunulmadığı, poliçe kapsamında davacı itirazlarının hukuki mesele olduğu ve bu konudaki takdirin Yüce Mahkemenize ait olacağı,
Davacı Taşıyıcının Ödeyeceği Tazminat Miktarı Yönünden Dosyanın İncelenmesi:
CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan karayolu taşımacılıklarında taşıma faaliyeti sırasında hasar, kayıp veya geç teslim olması durumunda taşıyıcının ödeyeceği tazminat hüküm altına alınmıştır.
Taşımacılık esnasında kayıp olduğu taraflarca beyan edilen .../... ürün kodlu sıhhi su pompası cinsi niteliğinde emtianın ürün değeri konusunda davalının bir talebi olmayıp davalı tarafın kaybedilen emtianın taşıma bedelini ödemek istemediği belirtilmiştir.
CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan karayolu taşımacılıklarında taşıma faaliyeti sırasında emtianın kayıp olması durumunda taşıyıcının emtia bedeli dışında ödeyeceği tazminat hüküm altına alınmıştır.
CMR Konvansiyonu - IV. Bölüm-Taşımacının Sorumluluğu
Madde 23
4. Yükün taşınması dolayısıyla ödenen taşıma ücreti, gümrük resimleri ve diğer ödemelerde, malın tamamen kaybedilmesi halinde tamamen ödenir. Kısmen kaybolma halinde ise karşılaşılan zarar oranında ödeme yapılır. Bunlar dışında başka tazminat ödenmez.
Davalı tarafın, CMR Konvansiyonu madde 23/4 hükmü gereği kaybedilen emtianın taşıma bedelini ödemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Davalı ... Ticaret Limited. Şirketi tarafından 18.02.2026 tarihinde dava dosyasına sunulan “... taşımanın özelliklerine yönelik ayrıntılı müzekkere yazılması talebidir” beyan dilekçesi ekinde davaya konu taşımacılık için düzenlenen CMR 165 numaralı CMR Taşıma Senedinin dava dosyasına sunulduğu tespit edilmiştir.
Dava dosyasına sunulan CMR 165 numaralı CMR Taşıma Senedi incelendiğinde; CMR Taşıma Senedinin dava konusu taşımacılığa ait olduğu kanaatine varılmıştır.
CMR 165 numaralı CMR Taşıma Senedinde 10 kap emtianın 868 kg olduğu tespit edilmiştir.
Taşımayı gerçekleştiren Halit Kaya yönetimindeki ... / ... plaka sayılı aracında davalı (...A.Ş.) firmaya ait toplam 10 kap 868 Kg malın nakledildiği, hırsızlık olayında çalındığı kayıt altına alınan | parça 70,70 kg ağırlığındaki yükün taşıma bedelinin davaya konu 2900. EUR/868 Kg = kg başına 3,34.-EUR olarak hesaplandığı,
Sayın Mahkemenin, davalı firmanın kayıp olan 70,70 kg ağırlığındaki emtia için taşıma bedelini ödememesini taktir etmesi durumunda davalı tarafın davacı taraftan talep edebileceği tazminat tutarının kg taşıma birim ücreti üzerinden 70,70x3,34 = 236.14.-EUR olarak tespit edildiği,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; davacı ile davalı şirket ile birleşmesine karar verildiği bildirilen ... Hizmetleri A.Ş. Arasında yapılan taşıma sözleşmesi nedeniyle başlatılan takipte yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu icra takibindeki takip talebi incelendiğinde; alacak kısmında "770,00 EUR Takip tarihi ekte sunulan faturadan kalan bakiye alacağına binayen başlatılan haciz yolu" olarak belirtildiği görülmüştür.
İİK'nın 58/3 maddesine göre, icra takibinde, alacağın Türk parası ile tutarının, alacak yabancı para ise hangi tarihteki kur üzerinden alacağın talep edildiğinin gösterilmesi gerekir. Ancak uygulamada yabancı para alacağını gösteren ve ayrıca Türk Parası karşılığını belirten takip talepleri de geçerli kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla Yargıtay alacaklının yabancı para alacağını takip talebinde gösterdikten sonra tahsil tarihindeki kur üzerinden Türk Parası karşılığını talep etmesinin mümkün olduğu, harca esas miktarın belirlenmesi için takip talebinde Türk Parası karşılığının gösterilmesi gerektiği görüşündedir. Görüldüğü gibi Yargıtay yabancı para üzerinden takibin devamına karar verilebileceğini kabul etmektedir. Ancak yabancı paranın aynen ödenmesini içeren ödeme emri İİK'nın 58/3 maddesine uygun olmadığından böyle bir takibin devamına karar verilmez (A. Değnekli, S. Kısa, İtirazın İptali Davaları, 2. Baskı, sh.165).
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3. fıkrasında; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanunun 60. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir.
Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nun 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E. - 99/301 K. sayılı kararı). Nitekim Yargıtay 12. HD'nin 2023/1645 Esas, 2023/2312 Karar ve 2022/1249Esas, 2023/1307 Karar sayılı kararlarında hem takip talebinde hem de ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmemesinin kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle takibin iptaline karar verilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.
Emsal mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. H.D. Nin 2022/2113 E., 2022/1788 K. Sayılı kararında " Somut olayda davacı tarafından davalılar aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2121/... E sayılı takip dosyasında, takip talebinde 12.000 USD asıl alacak, 1.445,67 USD işlemiş faiz olarak toplam 13.445,67 USD alacağın faizi ile tahsili için takip başlatılmıştır.
İİK'nın 58/3, BK'nın 83/son (6098 sayılı TBK m. 99/son) maddelerine aykırı şekilde yabancı para alacağı üzerinden takibin yapıldığı, ancak vade veya fiili ödeme günündeki TL karşılığının gösterilmemesi nedeniyle yasaya uygun takip yapılmadığının saptandığı gerekçeleriyle, yasaya uygun yapılmayan takip nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli olup, aksi yöndeki davacı vekili istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Somut olayda, hem takip talebinde hem de ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmediği anlaşılmaktadır. Takip talebi ve ödeme emrinde 770,00 EUR yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden, usulüne uygun bir icra takibi başlatıldığından söz edilemez. İtirazın iptali talebi hakkında değerlendirme yapılabilmesi için usulüne uygun bir icra takibinin bulunması ön koşul niteliğindedir. Bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usulüne uygun bir icra takibinin olmaması nedeniyle HMK 114/2 , HMK 115/2 maddesi gereğince, davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 413,15 TL harcın ( 240,33 TL dava açılırken + 172,82 TL ıslah harcı olmak üzere ) mahsubu ile bakiye 318,85 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 28.728,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
6-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.200,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, davacı vekili (e duruşma ile) ve davalı vekilinin (e duruşma ile) yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/07/2026
Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)