T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/339 Esas
KARAR NO: 2024/141
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 28/12/2022
KARAR TARİHİ: 27/02/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin ... 4.Asliye Ticaret Mahkemesine sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından, davalıya kesilen 31.12.2021 tarihli ... numaralı KDV dahil 24.780,00 - TL tutarındaki fatura, 31.01.2022 tarih ... numaralı KDV dahil 23.895,00 - TL tutarındaki fatura ve 28.02.2022 tarihli ... numaralı 7.080,00 - TL tutarındaki fatura davalı tarafca ödenmediğini, faturalara süresi içinde itiraz edilmemesine rağmen davalı tarafça ödeme olmadığı için müvekkili tarafından davalıya ... 59. Noterliği aracılığı ile,... tarih ... yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini, işbu ihtarname ile fatura bedellerinin ödenmesi aksi takdirde dava açma ve diğer yasal hakları kullanma yoluna gidileceği ihtar edildiğini, davalı tarafından bu ihtarname sonrasında da herhangi bir ödeme yapılmadığından, fatura bedellerinin tahsili amacıyla ... 7. İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek; itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin ... 4.Asliye Ticaret Mahkemesine sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu takibe dayanak faturalar müvekkili şirkete ilk kez ödeme emrinin ekinde gönderildiğini, davacı taraf müvekkili şirket ile akdedilen personel taşıma sözleşmesinin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı tarafından açılmış ve görülmekte olan haksız ve kötü niyetli davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Somut olayda davacı vekili tarafından ... Asliye Ticaret Mahkemesine hitaben sunulan dava dilekçesinde özetle davacı tarafından, davalıya kesilen 31.12.2021 tarihli ... numaralı kdv dahil 24.780,00 - TL tutarındaki fatura, 31.01.2022 tarih ... numaralı kdv dahil 23.895,00 - TL tutarındaki fatura ve 28.02.2022 tarihli ... numaralı 7.080,00 - TL tutarındaki faturaların davalı tarafça ödenmemesi üzerine davalı aleyhine ... 7. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı icra takip dosyasından başlatılmış olan takibe davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğundan bahisle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu, dosyanın ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esasına kaydının yapılmış olduğu, davalının sunmuş olduğu cevap dilekçesinde yetkisizlik ilk itirazında bulunulması üzerine mahkemesince "Bu açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tarafların tacir olduğu ve aralarında yapılan sözleşmenin 33.maddesinde dava konusu sözleşmeden doğacak ihtilaflarda İstanbul (Çağlayan) Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı ve maddede aksine bir hususun yer almadığı ve bu Mahkeme ve İcra Daireleri'nin artık kesin yetkili hale gediği anlaşılmakla Mahkememizin yetkisizliğine, yetkili Mahkemenin İstanbul (Çağlayan) Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verilerek " yetkisizlik kararı verilmekle dosyanın mahkememizin işbu esasına kaydının yapılmış olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nın 6/1. maddesinin "(1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bu yetki kuralı kesin olmadığından HMK'nın 19. maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesi; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz" hükmünü içermektedir. Yine, 116/1-a maddesinde Kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazını "ilk itiraz" olarak düzenlemektedir. 117/1. madde ise "İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez." hükmünü içermektedir.
HMK 17.maddesi “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” hükmünü haiz olup işbu hüküm de kesin yetki mahiyetinde olmayıp davalı tarafça cevap süresi içerisinde ileri sürülmesi gerekmekte olup mahkememizce yapılan kontrolde dava dilekçesinin davalıya 06.02.2023 tarihinde fiziki olarak tebliğ edilmiş olduğu, cevap verme süresinin son gününün 20.02.2023 tarihine denk geldiği, mahkemesinde cevap verme süresinin uzatılması üzerine davalının cevap süresi içerisinde yetki ilk itirazında bulunduğu, işbu hali ile mahkememizin yetkili hale geldiği görülmekle yargılamaya devam olunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taşıma sözleşmesi kapsamında tahakkuk ettirilmiş olan faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasında akdedilmiş olan taşıma sözleşmesi kapsamında davacının davalıya ait personelleri taşıma edimi , davalının ise bunun karşılığında bedel ödeme borcunu üstlenmiş olduğu, davacı tarafından davalıya kesilen 31.12.2021 tarihli ... numaralı kdv dahil 24.780,00 - TL tutarındaki fatura, 31.01.2022 tarih ... numaralı kdv dahil 23.895,00-TL tutarındaki fatura ve 28.02.2022 tarihli ... numaralı 7.080,00-TL tutarındaki faturanın davalı tarafça ödenmemesi üzerine ... 7. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasından toplam 55.755,00 TL alacak istemi ile takibe girişmiş olduğu, davalının itirazı üzerine takibin durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu, davalı tarafından ibraz edilmiş olan cevap dilekçesinde davacının üstlenmiş olduğu edimini gereği gibi yerine getirmediği, söz konusu faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini beyanla davanın reddini talep etmiş olduğu görülmüştür.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Yargılama esnasında celp edilmiş olan BA- BS formları, icra dosyası tarafların beyan ve delilleri bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle inceleme yapılması için dosyanın 1 mali müşavir bilirkişisine tevdine karar vermiş olup bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilmiş raporda özetle;
Davacı ve davalı şirkete ait 2021-2022 Yıllarına ait ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği,
Davacı yan tarafından, davalı şirket adına düzenlenen tüm faturaların e- arşiv faturası olduğu, davalı şirket tarafından ... Vergi Dairesine verilen 2021 ve 2022 Yılı BA formunda; - davacı yanın düzenlediği - faturaların eksiksiz bildirdiği, ödeme emri konusu faturaların davalı şirket ticari defterlerine kaydedildiği, ödeme emri ve davadan önce davalı şirketin TTK 21/2 gereği bu faturalara ilişkin herhangi bir girişimde bulunmadığı, tüm bu nedenlerle davacı yanın davalı şirkete düzenlediği faturaların davalı şirkete tebliğ ettiği ve fatura içeriği mal/hizmeti davalı şirkete verdiğinin kabulünün gerektiği,
Taraflara ait Ticari defterler üzerinde yapılan incelemelerde; taraflar arasındaki ticaretin 2021 Ağustos ayında başladığı ve 28.02.2022 tarihinde sona erdiği,
Davacı yan ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; ödeme emri tarihinde, davacının davalı şirketten 55.755,00.-TL alacağının olduğu,
Davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; ödeme emri tarihinde, davacının davalı şirketten 55.755,00.-TL alacağının olduğu,
Taraflara ait ticari defterlerin birbiriyle örtüştüğü, defterler arasında aykırı bir kayıt olmadığı, tüm bu nedenlerle;
Davalı şirket tarafından; ... 7. İcra Dairesi ... Esas dosyasına edilen itirazın 55.755,00.-TL asıl alacak üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün yüce mahkemenize ait olduğu,
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir (Bknz. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2020/297 Esas, 2020/327 Karar Sayılı, 04/06/2020 Tarihli İlamı).
Benzer mahiyette bulunan Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarihli 2019/3926 E. 2020/2954 K. sayılı ilamında; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.
... Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. ... bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." şeklindeki ilamı bir bütün olarak incelendiğinde somut olayda her ne kadar cevap dilekçesi ile birlikte davacının sözleşme kapsamındaki edimlerini gereği gibi yerine getirmediği iddia edilmiş ise de bu kapsamda davacı tarafça düzenlenmiş faturalara itiraz edilmediği, iade faturasının düzenlenmediği, davacı tarafından davalı yana keşide edilmiş olan Bakırköy ...Noterliğinin 04.04.2022 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile birlikte davaya konu faturaların usulüne uygun olarak davalı tarafa tebliğ edilmiş olduğu ve davalı tarafça ticari defterlerine işlenmiş olduğu, davacının hizmet verildiğini ispatlamış olduğu kanaatine varılarak ispat külfeti işbu kez yer değiştirmiş olup davalı tarafça ödeme olgusunun yahut hizmet verilmediğinin yazılı deliller ile ispatlanması gerekirken bu kapsamda herhangi bir delilin dosyaya ibraz edilmemiş edilmemiş olduğu görülmekle davacının davasında haklı olduğu, icra takip tutarındaki miktar bakımından davalıdan alacak isteminde bulunabileceği kanaatine varılmakla davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle icra dosyasında asıl alacak tutarı olan 55.755,00 TL 'nin %20'si oranında olan 11.151,00 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının DAVASININ KABULÜ ile; davalının ... 7. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takip dosyasına vaki İTİRAZININ İPTALİ ile; takibin kaldığı yerden devamına,
2-Davalının haksız itirazları nedeniyle asıl alacak tutarı olan 55.755,00 TL 'nin %20'si oranında olan 11.151,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli olan 3.808,62-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 673,38-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 3.135,24-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 765,58-TL ( başvurma, vekalet harcı ve peşin harç) davetiye, posta gideri: 401,25-TL, bilirkişi ücreti: 2.500,00TL olmak üzere toplam: 3.666,83-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
TASHİH ŞERHİ
Mahkememizce gerekçeli kararı yazımı aşamasında yapılan kontrolde işbu hükmün 1 nolu fıkrasında davaya konu icra dosya numarasının ... 7. İcra Müdürlüğünün ...Esas olması sebebiyle bu dosya numarası yazılması gerekirken sehven dosya numarasının ... 7. İcra Müdürlüğünün... Esas olarak yazılmış olması sebebiyle söz konusu yazım hatasının HMK m.304 hükmü kapsamında maddi yazım hatası olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup kısa kararın hüküm fıkraları ile gerekçeli kararının hüküm fıkraları arasında çelişki yaratılmaması amacıyla işbu şekilde tashih şerhi düzenlenmesi gerekmiştir.
Gereği Düşünüldü:
1-Mahkememizin 27/02/2024 Tarihli hükmünün "Davacının DAVASININ KABULÜ ile; davalının ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki İTİRAZININ İPTALİ ile; takibin kaldığı yerden devamına," şeklindeki 1. Fıkrasının "Davacının DAVASININ KABULÜ ile; davalının ... 7. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki İTİRAZININ İPTALİ ile; takibin kaldığı yerden devamına," şeklinde tashihine,
2-İşbu tashih şerhinin kararın tüm suretlerine işlenmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın tebliği ile birlikte iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/03/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.