T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/362 Esas
KARAR NO :2025/482
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:29/05/2023
KARAR TARİHİ:11/07/2025
DAVA:Davacı vekilince mahkememize ibraz edilen dava dilekçesinde,...' adresinde bulunan müvekkiline ait Sinema Salonunun davalı Sigortacı'ya ... paket sigortası poliçesi ile son olarak 21/01/2023-21/01/2024 dönemi için sigorta ettirildiğini, 6 Şubat 2023 meydana gelen deprem hadisesi ile rizikonun gerçekleştiğini ve sinema salonu, demirbaşları ile birlikte bir kullanılmaz hale geldiğini, rizikonun davalı Sigortacı'ya bildirildiğini, ... no'lu hasar dosyası açıldığını, davalı sigortacının, ibra şartıyla 1.243.718,81 TL. tazminat ödemeyi kabul ettiğini ancak davalı sigortacı'nın ödeme ve ibralaşma önerdiği rakamın, meydana gelen ve sigorta ile temin edilen zararlarına nazaran oldukça düşük kaldığını, bu durumun davalı tarafa bildirildiğini fakat sigorta hesaplamanın doğru yapıldığının savunulduğunu ve taleplerinin kabul görmediğini, davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesini bizzat kendisinin düzenlediğini, pirim tahsilâtını yaptığını, hem de riziko gerçekleştiğinde temin ettiği tutarı bihakkın ödemekten kaçındığını, davalı tarafın sıradan bir tacir olmadığını, yaptığı işi Devletimiz'den izin almak suretiyle ve dahi kontrolü altına yapan 'ağırlaştırılmış basiret yükümü altında' olan bir tacir olduğunu, davalı sigorta şirketinin riziko gerçekleştiğinde sigorta poliçesi kapsamında meydana gelen zararı gidereceğinin meşru kabul ve beklentisi ile sigorta sözleşme akdedildiğini ve devam ettirildiğini, bildirdiği prim ne ise müvekkili tarafından ödendiğini, riziko gerçekleştikten sonra ileri sürülecek neden ne olursa olsun, ödemesi gereken tutardan berî olmayı gerektirir olarak-mazeret olarak kabul edilemeyeceğini, sigortacının yükümünü muaccel olduğu andan itibaren tazmin ile ifa etmesi gerektiğini,
TTK-Madde 1423 maddesine, TTK’nun “Sigorta sözleşmeleri hakkında uygulanacak hükümler” başlıklı 1451. Maddesi, TBK'nın 'Sözleşmelerin yorumu, muvazaalı işlemler' başlıklı 19. Maddesine atıfta bulunarak atıfta bulunarak dilekçesinin devamında, Prof. Dr. ..., .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin...E. sayılı dosyasına sunduğu hukuki mütalaasınında lehlerine görüş bildirdiğini, dilekçesinin sonuç kısmında ise davalı tarafın 1.243.718,81 TL. tazminat ödemeyi kabul ettiği dikkate alınarak bu meblağın taraflarına geçici ödeme olarak ödenmesine, davalı sigortacının sorumlu olduğu sigorta bedelinin tespitine, riziko gerçekleştiği ve müvekkiline ödenmesi gerektiği halde halen ödenmeyen -şimdilik- 1.243.718,81-TL'nin zarar tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı tarafından ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde, Davacının 1.243.718,71 TL olan talep sonucunu HMK’nın 308’inci maddesi uyarınca kabul ettiklerini, 06.02.2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremde davacının kiracı olarak faaliyet gösterdiği ...AVM içerisindeki sinema salonun da hasara uğradığını, hasarın ihbarı üzerine müvekkili tarafından görevlendirilen bağımsız Eksper Müh. ... ve Uzman İnş. Müh. ... tarafından hazırlanan 08.04.2023 tarihli Ekspertiz Raporu ile davacı sigortalıya ödenebilir hasar tutarının 1.243.718,81 TL olarak belirlendiğini, davacı yanca da bu rakam esas alınarak işbu huzurdaki dava açıldığını ve mahkemece bu tutarın %50’si yönünden geçici ödeme kararı oluşturulduğunu, geçici ödeme kararında hükmedilen tutarın .... İcra Dairesi 2023/... Esas nolu dosyası üzerinden davacı yana ödendiğini, bu aşamada -geçici ödeme kararına istinaden ödenen tutar dahil olmak üzere- davacının dava dilekçesindeki talep sonucu olan toplam 1.243.718,81 TL’yi kabul ettiklerini, dava konusu edilen tutar yönünden müvekkili şirketin işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, depremin meydana gelmesinin akabinde şirkete ihbarı üzerine bağımsız eksperlerin görevlendirildiğini, hasar tespit çalışmalarına başlandığını, yapılan incelemeler sonucunda meydana gelen ve poliçe kapsamında ödenebilir hasar miktarının 1.243.718,81TL olarak tespit edildiğini, söz konusu tutarın davacı tarafa ödeme yapılabilmesi için 5549 sayılı Suç Gelirinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun ve Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik uyarınca ve yönetmeliğin 7.maddesi gereğine gerekli olan bilgi ve belgelerin talep edildiğini, yapılan yazışmaları mail olarak dilekçe ekinde sunduğunu ancak davacı tarafça ilgili belge ve bilgileri müvekkili şirkete ibraz etmediğini bu nedenle davacı tarafın talep ettiği 1.243.718,81TL'nin ödenmediğini, HMK 'nun 312/2.maddesine atıfta bulunarak dilekçesinin devamında müvekkili sigorta şirketinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini, davacının belirlenen hasar miktarının eksik hesaplandığına dair iddialarının yerinde olmadığını, söz konusu deprem nedeniyle davaya ait iş yerinde dekorasyon ve demirbaş/e-cihaz hasarı meydana geldiği davacı yanca beyan edilmiş ve tam hasar kapsamında bu zararların karşılanmasının talep edildiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında düzenlenen sigorta poliçesinde dekorasyon kıymetleri 1.500.000,00TL bedelle , demirbaş/e-cihaz kıymetleri ise 300.000,00TL bedelle teminat altına alındığını, aynı zamanda poliçe teminatları arasında yıllık %70 enflasyon koruma teminatı ile birlikte birlikte her bir hasarın %20'si oranında sigortalının sorumlu olacağına dair koasürans kaydı ve %2 oranında muafiyet kaydı içerdiğini, bu kapsamda ekspertiz raporunda enflasyonlu sigorta bedelleri üzerinden dekorasyon ve demirbaş/e-cihaz teminatlarına konu kıymetlerin tam hasara uğradığı kabulü üzerinden cevap dilekçesinin 4 ve 5 sayfalarında tablo halinde göstermiş olduğu hasar hesabının yapıldığını ve 1.243.718,71TL olarak hesaplandığını, yapılan hesaplamanın detaylarının davacı taraf ile paylaşıldığını ve rapor içeriğine herhangi bir itirazda bulunmadığını, davacının yapılan hesaplamaya istinaden aksini ortaya koyabilecek herhangi bir itiraz ileri süremediğini, davacı tarafın , bilgilendirme yükümlülüğü ve poliçenin kötü niyetli olarak düzenlendiği yönündeki iddialarının değer verilmesinin mümkün olmadığının, TTK 1423.maddesi kapsamında aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiğini, davacı tarafın faiz oranı ve başlangıç tarihine ilişkin taleplerinin de yerinde olmadığını, TTK 'nun 1427.maddesi uyarınca sigorta tazminatı veya bedelinin rizikonun gerçekleşmesine müteakip ve riziko ile ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve herhalde TTK 1446.maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağını, davacının talep edilen bilgi ve belgeleri ibraz etmediğini dolayısı ile sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini ayrıca davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, deprem nedeniyle meydana gelen zararın ... paket sigorta poliçesini yapan davalıdan tazmini istemine ilişkindir.
Deliler ; sigorta poliçesi , hasar dosyası, ticari defter ve belgeler , bilirkişi incelemesi.
Davalı taraf zamanaşımı definde bulunmuş olup, hasar 06/02/2023 tarihinde meydana gelmiş , ihbar 07/02/2023 tarihinde yapılmış, dava 29/05/2023 tarihinde açılmış olup; TTK'nun 1420.maddesine göre sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağından, iş bu dava konusu talep zamanaşımına uğramadığından davalı tarafın zamanaşımı definin reddine karar vermek gerekmiştir.
... poliçe numaralı , ... paket sigorta poliçesi incelendiğinde, sigortalının ... Yapım San ve Tic Aş olduğu, riziko adresinin .....Yeşilyurt/... olduğu, poliçenin başlangıç tarihinin 21/01/2023 bitiş tarihinin 21/01/2024 olup sigortalanan yerin faaliyet konusu olarak " Sinema Salonu" bildirimi yapıldığı, poliçede bina deprem koasürans oranının sigortalı payının %20, muhtelif deprem koasürans oranının sigortalı payının %20 olarak belirtildiği, yine bina deprem muafiyeti olarak %2, muhtelif deprem muafiyeti olarak %2 muafiyet belirlendiği, sigorta teminatı bedeli kısmında ise emtia için 50.000 TL, demirbaş - elektronik cihaz için 300.000 TL, dekorasyon için 1.500.000 TL, makine tesisat için 2.000.000 TL teminat limitinin belinlendiği, poliçenin devamında dekorasyon, demirbaş, elektronik cihaz, emtia, makine tesisat tanımlarının yapıldığı, enflasyon klozu tanımında "yukarıda sigorta teminatı kısmında (*) ile gösterilen teminatlara ilişkin sigorta bedelleri hariç olmak üzere diğer poliçe sigorta bedelleri taraflar arasında mutabık kalınan ve poliçede gösterilen yıllık enflasyon oranına kadar korunmuştur. Mutabık kalınan oranın 365'e bölünerek bulunan günlük oran sigorta başlangıç tarihinden hasar tarihine kadar işleyen gün sayısı ile çarpılır ve hasar tarihinde geçerli olan sigorta bedeli enflasyon koruma oranı bulunur bu oran hiçbir şekilde aynı dönem için geçerli TÜİK artış oranını aşamaz" denildiği, elektronik cihaz tanımı kısmında "... Poliçede yazılı riziko adresinde bulunan ve sigortalının ticari faaliyeti içerisinde kullandığı elektronik parçalara sahip cihazlar dahil elektronik aksamlı tüm makine ve teçhizat, aygıt ve bilgi işlem sistemleridir" denildiği, makine tesisat tanımı kısmında "... Sigortalının ticari faaliyet içerisinde kullandığı ağırlıklı olarak mekanik aksamlı çalışan makineler dahil mekanik aksamlı tüm makine ve tesislerdir" denildiği, poliçenin devamında yangın teminatı ile ilgili ayrıntılara yer verildiği, enkaz kaldırma masrafının yangın teminatı kapsamında hükme bağlandığı daha sonra deprem sigortası ile ilgili ayrıntılara yer verildiği, deprem sigortasında da sigorta bedelinin %20'sinin sigortalı üzerinde kalacağını ayrıca sigortalanan her bir grubun %2'si üzerinden hesaplanacak muafiyet bedelinin düzenlendiği tespit edilmiştir.
Dosya içerisine sunulan belgelerden davacının sigorta şirketine müracaatta bulunarak 06 Şubat'ta Kahramanmaraş merkezli deprem nedeniyle ... AVM'de bulunan ... Sinemalarının ağır hasar aldığı belirtilerek "demirbaş" , "dekarosyon"ların tamamının içeri girilememesi nedeniyle poliçeden doğan haklarına dayanılarak hasarlarının tam zayi olarak değerlendirilerek ödenmesi yönünde talepte bulunulduğu ve dilekçe ekinde bir takım resimlerin sunulduğu, davalı sigorta şirketince ibraname başlıklı belge hazırlandığı, buna göre hasar miktarının 1.243.718,81TL olarak belirlendiği, belgenin devamında ".........tüm haklarımızdan feragat ettiğimizi......" denildiği ancak belgenin altının .......AŞ tarafından imzalanmadığı tespit edilmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesinde, davacının 1.243.718,71TL olan talebini kabul ettiklerini, müvekkili şirketin iş bu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini bu nedenle yargılama giderlerine mahkum edilmemeleri gerektiğini, hasar ihbarı üzerinde eksper tarafından çalışmalara başlanarak davacının hasarının 1.243.718,71TL olarak saptandığını bu bedelin zarara uğrayana ödenmesi için gerekli olan kimlik bilgilerinin mailine davacı taraftan istendiğini ancak davacı tarafın bu bilgileri vermediğini bu nedenle davacıya ödeme yapamadıklarını bu nedenle de dava açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini iddia etmiş, davacı vekili dosyaya sunduğu cevaba cevap dilekçesinde, müvekkilinin uğradığı zararın daha fazla olduğunu, davalı tarafın 1.243.718,71TL'yi ibra şartı ile ödemeyi kabul ettiğini, ibra şartı ile ödeme almayı kabul etmedikleri için de davalı tarafın ödeme yapmadığını, bu nedenle davalı tarafın hakkında dava açılmasına sebebiyet verdiğini, yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden davalının sorumlu olduğunu iddia etmiştir, cevap dilekçesi ekinde sunulan e posta yazışmaları incelendiğinde, davalı tarafından davacıya gönderilen 10 Nisan 2023 tarihli e posta da "ekte bulunan kimlik beyanı ve ibranın kaşelenip imzalanarak ilgili alanların doldurularak iadesi , aşağıda belirtildiği şeklide belgelerin eksiksiz tamamlanması gereklidir" denilerek ibra şartının bulunduğu belgenin imzalanmasının istenildiği görülmüştür.
Davalı vekili 04/01/2024 tarihli dilekçesinde , belirlenen hasar miktarı içerisinde enflasyon klozuna göre yapılan değerlendirmenin de bulunduğunu, enflasyon klozuna göre mutabık kalınan oranın 365'e bölünerek bulanacak günlük oranın sigorta başlangıç tarihinden hasar tarihine kadar işleyen gün sayısı ile çarpılacağı ve hasar tarihinde geçerli olan sigorta bedeli enflasyon koruma oranının bulunacağını, buna göre poliçe tarihi 21/01/2023 - riziko tarihi 06/02/2023 olup buna göre yapılan hesaplamada tefe oranının %1,6775 olarak saptandığını, dekorasyon bakımından sigorta bedelinin 1.500.000,00TL olup enflasyonlu bedelinin 1.525.162,50TL olarak dikkate alındığındı yine demirbaş - elektronik cihaz sigorta bedelinin 300.000,00TL olup enflasyonlu bedelin ise 305.032,50TL olarak tespit edilerek hesaplamaya dahil edildiğini, mahkemece verilen geçici ödeme doğrultusunda .... İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı dosyasına ödeme yaptıklarını açıklamıştır.
Hasarın ihbar edilmesi üzerine davalı sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde düzenlenen rapor incelendiğinde, hasar tarihinin 06/02/2023 , ihbar tarihinin 07/02/2023 , hasara konu emtiaların demirbaş ve dekorasyon olduğu , daha sonra ekspertiz bulgularının rapora geçirildiği, sinema dekorasyonu kapsamında lamine parke , alçıpan asma tavan, alçıpan duvar, halıfleks ve özel bordeks tavan kaplamaları ile montajlandığının ve bunların tamamen kullanılamaz şekilde hasara uğradığını yine demirbaş kapsamında optik okuyucuların , sinema perdelerinin ses sistemlerinin tamamen hasarlandığını, bu durumun çekilen fotoğraflar ile de saptandığını, sinema salonunun kullanılamaz durumda olduğunu, hasar bedelinin %20'sinin sigortalı üzerinde kalacağını ayrıca sigorta bedellerinin %2'si oranında muafiyet bulunduğu belirtilerek KDV'siz yapılan hesaplama neticesinde, dekorasyon hasarının 1.073.714,09TL , demirbaş /elektronik cihaz hasarının ise 170.004,72TL olmak üzere toplam hasar miktarının 1.243.718,71TL olarak belirlendiği tespit edilmiştir.
Davacı vekili 10/06/2024 tarihli dilekçesinde depremde zarara uğrayan sinema demirbaş listesi ve faturalarını dosyaya ibraz etmiştir. Yine davacı vekili, 25/04/2024 tarihli dilekçesinde taleplerinin demirbaş, dekorasyon zararına ilişkin olup, makine teçhizatında meydana gelen zararlarınında bulunduğunu dolayısıyla hesaplamaya makine tesisat limiti olan 2.000.000,00TL'nin de katılması gerektiğini yine enkaz kaldırma teminatının da ilave edilmesi gerektiğini iddia etmiştir. Bunun üzerine davalı tarafından dosyaya sunulan 02/07/2024 tarihli dilekçe de poliçe de makine tesisat tanımının yapıldığını buna göre "yangın sigortası genel şartlarının A.2.2.maddesinde belirtildiği üzere , poliçe üzerinde belirtilen riziko adresinde bulunan ve sigortalımızın ticari faaliyetleri içinde kullandığı ağırlıklı olarak mekanik aksamlı çalışan makinalar dahil mekanik aksamlı tüm makine ve tesislerdir" denildiğini, davacının sinema cihazlarının bu taminat kapsamında olmadığını, davacının ekipmanlarının teknolojik ve elektrik tesisatı ile çalışan cihazlar olup bunların demirbaş / elektronik cihaz kapsamında kaldığını nitekim davacının da sigorta şirketine başvururken sinema salonunda dekorasyon ve demirbaşlarının zarar gördüğünü bildirdiğini, makine tesisatı tanımı içine giren herhangi bir eşyanın hasarlandığına yönelik bilgi belge sunmadığı gibi bu tip tesisatın varlığını da ispat edemediğini, iddianın genişletilmesine muvafakat etmediklerini beyan etmiştir.
Mahkememizin 04/07/2024 tarihli duruşmasında " Dosyanın mahkememizce belirlenecek bir mali müşavir, bir makine mühendisi, bir iç mimar, bir sinema salonu işletmecisi, bir de sigorta hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek tüm doysa kapsamı, sigorta poliçesi, hasar dosyası, doysa içerisindeki CD (Cd'nin bilirkişilerce izlenerek) davacı vekilinin 26/04/2024 tarihli dilekçesi, davalı vekilinin 02/07/2024 tarihli dilekçesi, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları incelenerek davacının demirbaş, dekorasyon, makine (davalı tarafın 02/07/2024 tarihli dilekçesine göre makine kapsamına girip girmediği tartışılarak) ve enkaz kaldırma kapsamında davalıdan talepte bulunup bulunulamayacağı, talepte bulunabilecek ise olay tarihi olan 06/02/2023 tarihindeki rayiç değerinin (ekipmanların edinildiği ve hasarın oluştuğu tarih itibariyle yıpranma payı düşülüp düşülemeyeceği-ikinci el olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin tartışılarak) tespit edilmesinin istenilmesine ayrıca poliçedeki enflasyon ve muafiyet hükümlerinin de raporda irdelenmesinin istenilmesine, " karar verilmiştir.
Dosyaya sunulan bilirkişi heyet raporu incelendiğinde, davacı şirketin ticari defter ve belgelerinin incelendiği, sinema salonundaki tesis, cihazlar ve demirbaşların pert olduğu, ekspertiz raporunda da dekorasyon ile sinema salonu içindeki optik okuycuların, sinema perdelerinin , ses sistemlerinin tamamen kullanılmayacak derecede hasarlandığının tespit edildiğini, poliçe de dekorasyon limitinin 1.500.000,00TL, demirbaş/e.cihaz limitinin 300.000,00TL olduğu, dekorasyon hasarları kapsamında yapılan hesaplamada enflasyon klozuda dikkate alınarak teminat limitinin 1.525.162,06TL olduğu, eski yeni tenzilatı kapsamında %10 düşüldüğünde hasar tutarının 1.372.645,85TL olduğunu, bundan da %2'lik muafiyet düşüldüğünde 1.345.193,33TL'lik bir miktar çıktığını bu bedelin %80'inin sigorta şirketince ödenmesi gerektiğini bu miktarın da 1.076.154,66TL olarak hesaplandığını, demirbaş/elektronik cihaz bedelinin 300.000,00TL olup enflasyon klozlu miktarının 385.032,50TL olduğunu bundan %15 oranında eskime bedeli düşüldüğünde 259.277,63TL hesaplandığını bu miktardan %2 oranında muafiyet düşüldüğünde kalan miktarın 254.092,07TL olup çıkan bu miktarın %80'nin sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğunu, bu miktarında 203.273,66TL olarak hesaplandığını, toplam zarar miktarının (1.076.154,66TL + 203.273,66TL =) 1.279.428,32TL olarak saptandığı görülmüştür.
Verilen rapora karşı davalı sigorta şirketince itiraz edilmiş, itirazında muafiyet bedeli ve kuasürans oranı hesaplanırken ekspertiz raporunda olduğu gibi tüm teminat limitine göre hesaplanması gerektiği iddia edilmiş ise de poliçe ve özel şartlar incelendiğinde her bir teminat limiti açısından teminat limitinin miktarına göre %80 kuasüroasyon ve %2 oranında muafiyet bedeli saptanması gerektiği ve bu kapsamda bilirkişi raporunun doğru olduğu sonucuna varılmıştır.
Verilen rapora karşı davacı taraf itiraz dilekçesinde, makina tesisat kapsamında değerlendirme yapılmadığını ayrıca enkaz kaldırma klozununda uygulanmadığını iddia etmiş ise de, davacı tarafça yapılan tazminat ödenmesine ilişkin dilekçe de, sinema salonundaki dekarasyon ve demirbaşların zarar gördüğünün bildirildiği , makine tesisat kapsamında talepte bulunulmadığı, kaldi ki tüm tanımların sigorta poliçesinde ayrıntılı olarak yapıldığı davacının sinema salonunda kullanmış olduğu ekipmanların mekanik aksamlı olmayıp elektronik parçalar olması nedeniyle davacının bu kapsamdaki zararların demirbaş/elektronik cihaz kapsamına girdiği, davacı tarafın mekanik aksamlarla ilgili zararlarını ispatlayamadığı tespit edilmiştir. Yine davacı taraf enkaz kaldırma hususunda da rapora itiraz etmiş ise de mahkememizce verilen süre sonunda dosyaya sunulan dilekçe de deprem nedeni ile enkaz kaldırmanın idari birimlerce yapıldığı müvekkilince yapılmadığı bildirilmiş olup, kaldı ki poliçe de enkaz kaldırma klozunun deprem klozu ekinde olmadığı, yangın sigorta poliçesi ekinde olduğu ayrıca enkaz kaldırmanın da davacı tarafça yapılmaması nedeniyle davacının bu itirazına da itibar edilmemiştir.
Dava dilekçesinde talep edilen 1.243.718,81TL miktarlı zararın oluştuğu, tüm toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile de subut bulmuştur.
Davacı vekili dava dilekçesinde, TBK.76 ve TTK 1427.maddesi kapsamında geçici ödeme talep etmiş, mahkememizce yapılan değerlerdirme neticesinde alınan 02/06/2023 tarihli geçici ödeme ara kararı ile dava dilekçesinde talep edilen miktarın yarısı olan 621.859,40TL'nin davalı tarafça davacıya geçici ödeme kapsamında ödenmesine karar verilmiş olup, söz konusu ara kararı doğrultusunda davacı tarafça .... İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı dosyası ile takip başlattığı, takip talebi ve icra emri incelendiğinde, davacı tarafın hem 621.859,40TL'yi hemde ara karar tarihi ile takip tarihi arasında geçen zaman için yasal faizden hesapladığı 613,34TL işlemiş faizin tahsilini talep ettiği, takip tarihinin 06/06/2023 olduğu daha sonra icra müdürlüğünce 16/06/2023 tarihinde kapak hesabı yapıldığı, takip talebindeki asıl alacak ile işlemiş faiz toplamı olan 622.472,74TL'nin takipte kesinleşen miktar olduğu, kapak hesabının yapıldığı tarihe kadar asıl alacağa işleyen faiz miktarının 1.533,35TL olduğu, davalı tarafın söz konusu bedeli 16/06/2023 tarihinde icra dairesine ödediği tespit edilmiştir. BK 76.maddesine göre davalının yaptığı geçici ödemelerin hükmedilen tazminattan mahsup edilmesi gerekmektedir. Davacı taraf takip talebinde işlemiş faiz talep ettiği ayrıca icra müdürlüğünce de kapak hesabı yapıldığı tarihe kadar yine işlemiş faiz hesaplanması nedeniyle mahsup edilecek tutarın (621.859,40TL + 613,34TL + 1.533,35TL =) 624.006,09TL olduğu, davacının talebinin kabulüne karar verilen kısım yönünden temerrüd tarihinden itibaren faiz işletileceğinden geçici ödeme kararı verilen meblağa iki kere faiz işletilmemesi açısından , icra dosyasında ki işlemiş faizlerinde eklenerek mahsup yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davalı taraf davacının talep etmiş olduğu 1.243.718,81TL zararın ekspertiz raporu ile de ortaya çıktığını, bu miktarın davacı tarafa ödemek istediklerini ancak davacı tarafın kimlik bilgileri ile ilgili detayı vermemesi nedeniyle ödemeyi yapamadıklarını bu nedenle de dava açılmasına sebebiyet vermediklerini iddia ederek müvekkili aleyhine yargılama gideri yüklenmemesi gerektiğini iddia etmiş ise de, davacı tarafça belirtildiği üzere, e posta yazışmalarında davalı tarafın, ibraname başlıklı belgeyi imzalamasını istediği , davalı tarafça hazırlanan iddianame başlıklı belgede de davacı tarafın bu belgeyi imzalamakla başkaca tazminat taleplerinden vazgeçeceği şeklinde ibare bulunduğu dikkate alınarak davalı tarafın dava açılmasına sebebiyet vermedikleri yönündeki savunmasına itibar edilmemiştir. Ancak davalı taraf cevap dilekçesi ile birlikte dava dilekçesindeki miktarı kabul ettiğini bildirmesi nedeniyle harç ve vekalet ücreti hesabında ön incelemesi duruşmasından önce davanın kabul edilmesi ile ilgili düşümlerin yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davadan feragat, davayı kabul veya sulh başlıklı Harçlar Kanunu 22.maddesinde ; "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır." denilmiştir.
Davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret başlıklı A.A.Ü.T.'nin 6.maddesinde " Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz." denilmiştir.
Toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre , dava dilekçesinde talep edilen miktarın davalıdan tahsili gerektiği, geçici ödeme kapsamında davalı tarafça ödenen miktarın mahsubu gerektiği, davalı tarafın davayı ön inceleme duruşmasından önce cevap dilekçesi ile birlikte kabul etmesi nedeniyle HK 22.maddesine göre hesaplanacak karar ve ilam harcının 1/3'ünü , A.A.Ü.T.'nin 6.maddesine göre hesaplanacak vekalet ücretinin yarısını ödemesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davacının davasının kabulü ile, 1.243.718,81TL'nin 25/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (mahkememizin BK'nun 76.maddesi kapsamında geçici ödeme ara kararı uyarınca davalı tarafça dava tarihinden sonra 16/06/2023 tarihinde ödenen (621.859,40TL + 613,34TL + 1.533,35TL =) 624.006,09TL 'nin , işlemiş faiz ile bulanacak toplam tazminat tutarından mahsubuna, bu hususun infazda nazara alınmasına.)
2-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'nin 6.maddesi gereğince hesaplanan 93.060,31TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 21.239,61TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 205,50TL ilk masraf, 25.000,00TL bilirkişi ücreti, 1.818,25TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 27.023,75TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürlüğünce ilgilisine resen iadesine,
6-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Bu dava sebebiyle H.K.'nu 22.maddesi de dikkate alınarak 1/3 oranında belirlenen alınması gerekli 28.319,47TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 21.239,61TL'nin mahsubu ile kalan 7.079,86TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 11/07/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır