T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/385 Esas
KARAR NO:2025/372
BİRLEŞEN DOSYA
ASIL VE BİRLEŞEN DAVA:Kooparatife kayyım atanması.
ASIL DAVA TARİHİ:06/06/2023
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ:12/02/2024
KARAR TARİHİ :22/05/2025
ASIL DAVA : Davacı vekilinin mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, müvekkilinin halen üyesi olduğu, ...nin 1978 yılında ortaklarının konut ihtiyacını karşılamak için kurulduğunu, 2004 yılından itibaren genel kurul toplantısı yapılmadığı gibi kooperatife ilişkin hiçbir işlem yapılmadığını, Ticaret Kanunu ek madde 7 ve diğer maddeler uyarınca münfesih sayılması gerekse bile davalıya karşı açılmış .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas numaralı dava olduğundan sicil kaydı terkin edilmediğini, kooperatif kaydı üzerinde takyidat da bulunduğundan kooperatifin halen tasfiye halinde ve faal göründüğünü, bu nedenle kooperatifi canlandırabilmek ve tasfiyeden dönebilmek için ihya davası açılmadığını, kayyum atanması talep edilen bu davanın açılması mecburiyetinin doğduğunu, kooperatifin ticaret sicilde kayıtlı olağan genel kurul toplantı tutanakları incelendiğinde görüleceği üzere 1991 yılında 164 ortaklı bir kooperatif iken 1992 yılının hazirun cetveline bakıldığında yalnızca 10 ortak kaldığını, bir yıl içerisindeki bu değişimle ilgili ve ortakların neden ortaklıktan çıkarıldığı ile ilgili bir kayıt taraflarınca bulunamadığını, daha sonraları bu ortak sayısı yine neden belirtilmeden düşmeye devam ettiğini ve son toplantının yapıldığı 2005 yılında sadece 7 ortak kaldığının görüldüğünü, bilindiği kadarıyla bu ortaklardan da üçü vefat ettiğini, kooperatifin amacının ... ... Mah. Sosyal Sokak’ta bulunan ... Sitesi adı altında ortaklar için daire yapmak ve bu dairlere ait tapuları almak olduğunu, plana aykırı katlar ve daireler bulunduğundan, bu amacının, binaların yapıldığı 1991 yılından bu güne kadar gerçekleştiremediğini, kooperatif hala faal olduğundan ve tapuları dağıtmayı başaramadığından İstanbul ili ... ilçesi ... ... Mahallesi ... Köprüsü Mevkii 7 Pafta 9636 - 9637 sayılı Parsellerde bulunan arsanın hala kooperatifin üzerine göründüğünü, bu gün hala arsanın üzerinde bulunan 164 bağımsız bölümün hiçbir şekilde kat irtifakına ve mülkiyetine geçemediğini ve hala arsa olarak göründüğünü, 2005 yılında yapılan son toplantıya kadar kooperatifte birçok tasfiye memuru değiştiğini, ancak yukarıda belirtildiği üzere amacına ulaşıp fesih olmayı başaramadığını, 18.01.2005 tarihli 2003-2004 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde 5. Maddede görüleceği üzere önceki tasfiye memurları olan ve ticaret sicilde halen gözüken ... ve ...’ün yerine yönetim kurulu üyeleri olan ..., ... ve ...'nin seçildiğini, başka hiçbir toplantı tutanağı bulunmaması sebebiyle kooperatifin 3 yıl için seçilmiş ve bilinen son Yönetim Kurulu üyelerinden ... ve ... vefat ettiğini, tasfiye halinde bulunan işbu kooperatifin organlarında eksiklik olduğunu, organlarının eksikliğini gidermek için gerekli olan karar defteri ve diğer defterlerin ise bulunamadığını, bilindiği kadarıyla en son defterler vefat eden ...'de bulunduğunu, defterlerin kaybı halinde açılacak dava için 15 günlük zamanaşımı süresi ise çokça gecik olduğundan ve kooperatif genel kurulunun 2005 ten bu yana toplanamadığından organların tekrar oluşturulabilmesi ve kooperatifin işler hale gelip ortaklar için belirlenen amacın sağlanabilmesi için kayyum atanması gerektiğini, yukarıda açıklandığı üzere davalı kooperatifin tasfiye halinde bulunmakta olup ancak ne yönetim kurulunun mevcut olduğunu ve ne de karar defteri dahil hiçbir defteri bulunmadığını, bu durumda arsa üzerinde bulunan yapının ve 164 bağımsız bölümde yaşayan insanların mağdur olmaması için Tasfiye Halinde .... ... ... Kooperatifinin ortaklar için belirlenen amacını gerçekleştirebilmesi için kooperatif için gerekli organların oluşturulabilmesi, eksik defter ve belgelerin yeniden oluşturulabilmesi için kayyum atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı tarafça dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
07/12/2023 tarihli duruşmada , dava dilekçesinden davanın dayanağının ne olduğu ve davacının isteminin net olarak anlaşılmadığı, sicil kaydında tasfiye memurlarının isimlerinin yer aldığı ve davalı kooparatifinde tasfiyeye girdiği görüldü. TTK 410 maddesine göre tasfiye memurlarının görevleri ile ilgili konularda genel kurulu toplantıya çağırabileceklerinin yazılı olduğu, TTK 410/2 "Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir." şeklinde hüküm bulunduğu, davacının talebinin TTK 412 maddesine göre genel kurul yapılması için kayyım atanması mı olduğu, sona ermesi ve tasfiye hallerinin TTK 529 maddesinde düzenlendiği, TTK 530 maddesine göre müeyyidesinin fesih olduğu, davacının talebinin TTK 537/2 fıkrasınamı dayandığı, TTK 537/2 fıkrasına dayalı ise tasfiye memurlarının davalı gösterilmesinin gerekip gerekmediği hususları davacı vekilinden sorulmuş, davacı vekili 28/12/2023 tarihli açıklama dilekçesinde her ne kadar dava dilekçesinde davalı kooperatife kayyım atanması talepleri bulunsa da mevcut durumda tasfiye memurları halen görevde görüldüklerini ancak fiilen görevlerini yerine getirmediklerini 2005 yılında yapılan toplantıdan bu yana kooperatif ile ilgili hiçbir işlem yapılmadığı dikkate alındığında tasfiye memurlarının görevlerini yerine getirmediğinin açık olduğunu bu nedenle TTK 537/2 maddesi gereğince tasfiye memurlarının görevden alınarak yerine yeni tasfiye memurlarının atanması amacıyla iş bu davayı açtıklarını açıklamıştır.
Davacı vekilinin 28/12/2023 tarihli dileçede ki açıklaması üzerine, 01/02/2024 tarihli duruşmada alınan ara kararı ile HMK'nda dahili dava sistemi mevcut olmadığından ve uygulama ile getirilen zorunlu/yasal hasım durumu da iş bu davada söz konusu olmadığından, davacı vekiline halen görevde olup görevden alınmasını istediği tasfiye memurları hakkında Asliye Ticaret Mahkemesinde mahkememiz dosyası ile birleştirilmek üzere dava açmak için süre verilmiştir.
Mahkememizce verilen ara kararı doğrultusunda davacı tarafça ... ATM'nin ... esas sayılı dosyası ile davacı ... tarafından davalılar Tasfiye Halinde ... , ... ve ... hakkında dava açarak TTK 537/2 maddesi gereğince davalı tasfiye memurlarının görevden alınarak yerine yeni tasfiye memurlarının atanması talep edilmiş ve açılan bu dosya mahkememize ait asıl dosya ile birleştirilmiştir.
Davalı ... ve ...'a usulüne uygun şekilde tebligat yapılmış ancak cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Duruşmaya katılan ... duruşmadaki beyanında " ben davalı kooperatifin üyesi değilim ben mali müşavirim kooperatif kendi kendine beni ve ...'ü tasfiye memuru atamış ...'te kooperatif üyesi değildir avukattır, kendi kendine bizi nasıl tasfiye memuru atamış onu da bilmiyoruz, ben tasfiye memuru olarak atandığımı 2019 yılında öğrendim ,kooperatifin yönetim kurulu üyesi olan ...'yi tanıdığım için kendisi ile görüşerek kooperatifin defter ve belgelerini istedim, ...'de bana kooperatifin belgelerini Beylikdüzüne taşıdığını orada da birileri ile çatışmaya girdiğini, çatıştığı kişilerin kooperatife ait bütün defter ve belgeleri alıp götürdüğünü söyledi, 2020 yılında da ... vefat etti, ben ticaret odasından araştırma yaptım , 164 üyesi var iken kooperatif üye sayısının 7 ye düştüğünü öğrendim , bununda ne şekilde gerçekleştiğini tespit edemedim, karar defterleri ve diğer defterler olmadığından tasfiye memurunun bu aşamada hiçbir işlem yapması mümkün değildir, benim kooperatifin tasfiye memurluğunu bu şartlarda yapmam mümkün değildir, mahkemece yeni tasfiye memuru atansın " şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, TTK 537/2.maddesi gereğince tasfiye memurlarının görevden alınarak yeni tasfiye memurları atanmasına ilişkindir.
Deliller ; kooperatifin son sicil kaydı, sicil dosyası, tapu kaydı, yapılan yazışmalar, yasal mevzuat.
Kooperatifin son sicil kaydı alınıp incelendiğinde, son sicil kaydında tasfiye memuru olarak ... ve ...'ın adının geçtiği, yöneticisi olarak ise ... , ...'nin isimlerinin bulunduğu tespit edilmiştir.
Dava dilekçesinde belirtilen tapu kaydı alınıp incelendiğinde, kooperatif adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
Davacı vekili, 27/02/2025 tarihli duruşmada mahkememizce sorulması üzerine müvekkilinin kooperatife tasfiye memuru olmayı kabul etmediğini, tasfiye memuru olmayı kabul eden başkaca kooperatif ortağı da bulunmadığını, kooperatifin ticari defter ve belgelerinin de nerede olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
Mahkememizce İTSM'ye ve Çevre Şehircilik İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne ayrı ayrı müzekkere yazılarak ...-0 sicil nolu Tasfiye Halinde ... Kooperatifinin son sicil kaydında en son işlem tarihi 18/01/2005 olup, ... ile ... isimli kişiler tasfiye memuru olarak görülmekte ise de, bu kişiler kooperatif ortağı olmadıklarını 2019 yılında kendilerine tasfiye memuru oldukları yönünde haber geldiğini, tasfiye memuru olmayı kabul etmediklerini bildirmeleri nedeniyle, bu kişilerin kooperatife tasfiye memuru olarak atanmasına ilişkin alınan kararın varsa mahkeme kararının mahkememize gönderilmesi istenilmiş 07/03/2025 tarihli Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne ait cevabi yazı incelendiğinde, kayıtlar üzerinde yapılan araştırmada, kooperatifin son genel kurulunun 18/01/2005 tarihinde yapıldığını ve yazı ekinde gönderilen genel kurul toplantı tutanağına göre ... ile ...'ın tasfiye memuru olarak seçilenler arasında bulunmadığını, bu kişilerin hazirun cetvelindeki ortaklar arasında da isimlerinin bulunmadığını, kooperatife mahkemelerce tasfiye memuru atandığına ilişkin herhangi bir kararda bulunmadığı bildirilmiş, ekindeki 18/01/2005 tarihli genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde, daha önce yönetim kuruluna seçilen ... , ...'nin aynı zamanda tasfiye memuru olarak da atanmasına karar verildiği görülmüştür.
İTSM'ye yazı yazılarak ...-0 sicil nolu ...'nin son sicil kaydında ... ve ...'ın tasfiye memuru olarak atandığı yazılı olup, kooperatifin sicil dosyası içerisinden bu kişilerin hangi tarihte tasfiye memuru olarak atandığı tespit edilerek ilgili kararın mahkememize gönderilmesi istenilmiş cevabi yazıda 18/01/2005 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağının 5 nolu gündem maddesinde tasfiye memurları ile ilgili bilgiler olduğu bildirilerek bu genel kurult toplantı tutanağı gönderilmiş ancak sicil tarafından gönderilen kooperatifin son sicil kaydında 18/01/2005 tarihinde tasfiye memuru olarak seçilenlerin isimleri değil ... ve ...'ın tasfiye memuru olarak isminin geçtiği tespit edilmiştir.
Davacı vekiline ... ve ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına ilişkin kararı dosyaya sunması için süre verilmiş, davacı vekilince 18/03/2025 tarihli dilekçe ekinde kooperatifin 22 Haziran 2002 tarihli 2001 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağı sunulmuş incelendiğinde, bu toplantının 5 nolu gündem maddesinde alınan karar ile mali müşavir ... ve Av....'ün tasfiye memuru olarak atandığı tespit edilmiştir.
Kooperatifin en son genel kurulunu yapmış olduğu 18/01/2005 tarihli genel kurulda, hali hazırda kooperatifin yönetim kurulu üyesi olan ... , ... ve ...'nin tasfiye memuru olarak atandığı ancak daha önceki tasfiye memurları olan ... ve ...'ın görevlerinin sona erdiğine ilişkin bir karar alınmadığı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen son sicil kaydında daha önceki tasfiye memurları olan ... ve ...'ın isimlerinin geçtiği tespit edilmiştir. Yönetim kurulu üyelerinin/tasfiye memuralarının nüfus kayıtları alınarak dosyaya bırakılmış, ... ve ...'nin vefat ettiği, ...'ün ise sağ olduğu tespit edilmiştir.
Duruşmada beyanda bulunan ... kendisini ve ...'ün kooperatif üyesi olmadığını, kooperatifin kendilerini nasıl tasfiye memuru atadıklarını bilemediklerini, tasfiye memurları olarak atandıklarını 2019 yılında öğrendiklerini, tüm araştırmalara rağmen ticari defter ve belgeleri de bulamadıklarını, bu şartlarda tasfiye memurluğu yapamayacağını mahkemece yeni bir tasfiye memuru atanmasını istemiştir.
Toplanan delillerden ... ve ...'ün 2002 tarihli genel kurulda tasfiye memuru olarak atandığı ancak 2005 tarihli genel kurulda tasfiye memuru olarak ...'nin atandığı, alınan karar ile daha önceki tasfiye memurlarının görevlerinin sonlandırılması ibaresi geçmediği için halen sicil kayıtlarında ... ve ...'ün tasfiye memuru olarak isimlerinin geçtiği, bu kişilerin kooperatif üyesi olmadığı, 2002 yılında atanmalarına rağmen 2019 yılında atandıklarını öğrendikleri ve hiçbir işlem yapılmadığı hususu da dikkate alınarak zaten yenisi seçilen tasfiye memurlarından ...'ün sağ olduğu hususu da dikkate alınarak (birleşen dava taraf teşkilinin sağlanması amacıyla mahkememizce verilen ara kararı üzerine açıldığından, hüküm verilirken asıl dava ve birleşen dava ayrımı yapılmasına gerek bulunmadığından ) davalı kooperatifin 18/01/2005 tarihli olağan genel kurul toplantısı ile tasfiye memurları seçiminin yapıldığı, seçilenlerin içerisinde ... ve ...'ün isimlerinin bulunmadığı anlaşılmakla, davalı kooperatifin son sicil kayıtlarında tasfiye memuru olarak kayıtlı görünen ... ve ...'ün tasfiye memurluğu görevinin sona erdirilmesine, tasfiye memurunun 18/01/2005 tarihli olağan genel kurulu toplantı tutanağının 5 nolu gündem maddesi gereğince ... olduğunun tespitine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davalı kooperatifin 18/01/2005 tarihli olağan genel kurul toplantısı ile tasfiye memurları seçiminin yapıldığı, seçilenlerin içerisinde ... ve ...'ün isimlerinin bulunmadığı anlaşılmakla, davalı kooperatifin son sicil kayıtlarında tasfiye memuru olarak kayıtlı görünen ... ve ...'ün tasfiye memurluğu görevinin sona erdirilmesine, tasfiye memurunun 18/01/2005 tarihli olağan genel kurulu toplantı tutanağının 5 nolu gündem maddesi gereğince ... olduğunun tespitine,
Karar kesinleştiğinde sicile tescil ve ilanı için yazı yazılmasına,
2-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 607,50 TL peşin karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 693,90 TL ilk masraf, 1.749,50TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 2.443,40TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen yazı işleri müdürlüğünce ilgilisine iadesine,
6-Bu dava sebebiyle 615,40TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan 607,50TL karar harcının mahsubu ile kalan 7,90TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
Davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.22/05/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır