T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/401 Esas
KARAR NO :2025/425
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:13/06/2023
KARAR TARİHİ :19/06/2025
DAVA:Davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, müvekkilinin, ödünç sözleşmesi gereği borçlulardan ...Dış Ticaret A.Ş'ye ticari hayatını sürdürebilmesi için ödünç para verdiğini, müvekkilinin borca karşılık keşidecisi ...A.Ş olan, lehtar ... (ayrıca ...A.Ş'nin sahibi) adına düzenlenen, 2.250.000 TL bedelli, düzenleme tarihi 28.12.2022 olan, avali ... olan çeki ciro yolu ile devraldığını, müvekkilinin borçlu ve borçlunun eşi olan aval ile samimi dostlukları olduğunu, borçlu ... ... ticari hayatı sekteye uğramaması saiki ile çeki süresinde bankaya ibraz etmediğini, borçluların ödemesini beklediğini, borçlu ve aval olan borçlunun eşi müvekkilini oyalayıp zaman kazandığını, böylece ibraz süresinin kaçırılmasının sağlandığını, borçlu ve aval ödeme yapmayınca ....İcra Müdürlüğü ... E. Numarası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, daha sonrasında her iki borçlunun da takibe itiraz ettiğini, borçluların her ikisi de itirazı yaparken ; icra takibinde yetkiye itiraz ettiğini, fakat yetkili icra dairesinin neresi olması gerektiğini belirtmediklerini, bu yüzden yaptıkları yetki itirazının hukuken geçersiz olduğunu, ayrıca borçlulardan ...'ın adresinin Eyüp'te bulunduğunu ve dava konusu çekin düzenleme yerinin İstanbul olduğundan dolayı İstanbul Çağlayan Mahkemelerinde icra takibi başlatıldığını, borçlular itirazı yaparken sadece borca itiraz ettiklerini, çekte var olan imzalara açıkça itiraz etmediklerini, bu sebeple imzayı kabul ettiklerini, müvekkilinin farklı zamanlarda borçlu ... ... sahibi ...'ın şahsi hesabına ve şirket hesabına ödünç paralar gönderdiğini, bu bakiyelerin hepsinin dekontunun mevcut olduğunu, daha sonra dosyaya sunacaklarını, müvekkilince banka üzerinden gönderilen borca istinaden davalılar tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, borçluların kambiyo vasfına haiz olmayan çek üzerindeki imzalarını inkar etmediklerini bundan dolayı , ilgili çekin adi yazılı belge olduğunu, davalı borçluların çek nedeniyle müvekkiline borçlarının olmadığını yazılı delil ile ispatlamaları gerektiğini belirterek 19. Hukuk Dairesi 2018/2332 E. , 2018/6301 K. ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2015/7177 E 2015/16420 K sayılı kararlarına atıfta bulunarak dilekçesinin sonuç kısmında davalı borçluların, haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlular aleyhine %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... vekilince mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde ; müvekkiline usulüne uygun şekilde tebligat yapılmadığını, müvekkiline yöneltilen davanın Türk Borçlar Kanunu kapsamında açıldığını ve kambiyo senedi vasfına haiz olmayıp ortada kambiyo senedine dayalı ticari bir dava da bulunmadığını, bu nedenle ticaret mahkemesinin görevli olmadığını, asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, Yargıtay 19.Hukuk Dairesi, E. 2014/ 17110 E, K.2015 / 2257, 19.02.2015 K.T ve Yargıtay 19.Hukuk Dairesi, E. 2015/ 18271, K. 2016 / 9293, 24.05.2016 K.T ilamlarına atıfta yaparak cevap dilekçesinin devamında, davaya konu alacağın varlığına itiraz ettiklerini ve ayrıca alacağın zaman aşımına uğradığını, süresinde ibraz edilmeyen çekin kambiyo senedi vasfını yitirdiğini, avaliste de başvuru hakkının bulunmadığını, davaya ve icra takibine konu olan çekin süresinde bankaya ibraz edilmediğini, kambiyo senedi vasfına haiz bulunmadığını, çekin süresinde bankaya ibraz edilmemesi nedeniyle müvekkilinin avalist olmaktan kaynaklanan sorumluluğunun kalmadığını, bu nedenle müvekkilinin hem icra takibinde hem de davada taraf olarak gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın husumet bakımından reddinin gerektiğini, taraflar arasındaki temel ilişkinin mevcudiyetini ve bu temel ilişkiden dolayı alacaklı olduğunu davacının ispat yükü altında bulunduğunu, davacı tarafın hukuki ilişkiyi ispat edebilecek herhangi bir belgeyi dosyaya ibraz edemediğini, davacı tarafın senetle ispat kuralını aşan nitelikteki taleplerini herhangi bir yazılı belgeye dayandıramadığını, davacının davaya konu icra takibinde kambiyo senedi vasfına haiz olmayan senetten kaynaklanan alacak olarak 2.250.000-TL'yi takibe koyduğunu, öncelikle davacı ile müvekkili arasında herhangi bir temel ilişki mevcut bulunmadığını, davacının diğer davalı Şirket'e 2.250.000-TL ödünç para vermiş olduğu ve senedin temelde ödünç sözleşmesine dayandığına ilişkin iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının dilekçesine eklemiş olduğu belgeye ilişkin görüntülerde ise ciro silsilesi uyarınca davacı birine ödünç para vermişse bu kişinin ... olması gerektiğini, ayrıca ödünç veren olduğunu iddia eden davacının, belgenin emrine düzenlendiği lehtar da olmadığını, belge bedeli kadar diğer davalı şirket'in davacıdan ödünç aldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, diğer davalı şirket ile ... arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, müvekkilinin hamile yönelik herhangi bir ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, dava dışı ...'ın , tapuda kendi adına kayıtlı olan İstanbul İli, Beylikdüzü İlçesi, ... Mahallesi, 1651 Ada 3 Parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki 9 numaralı bağımsız bölümünü davacıya tapuda düşük bir satış bedeli göstermek suretiyle devrettiğini, bu taşınmazın mevcut piyasa değerinin yaklaşık 3.000.000-TL olduğunu , gerek diğer davalı şirket'e iletilen ödemeler, gerekse de ...'a iletilen ödemelerin tümünün karşılığı olarak bu taşınmazın devredildiğini ve davacının hiçbir alacağının kalmadığını, elindeki belgeyi iade etmeyen davacının onu da icraya koymak suretiyle kötüniyetli ve sebepsiz zenginleşme gayesi ile hareket ettiğini, davacının hem kambiyo senedi vasfına haiz olmayan çeke karşılık taşınmazın kendisine devrini kabul ettiğini, hem de diğer davalı şirket'in ısrarlı taleplerine rağmen senedi iade etmediğini ve akabinde bedelsiz senedi takibe koyarak mükerrer tahsilat yollarına giriştiğini bu sebeple müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Dış Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde, müvekkiline usulüne uygun şekilde tebligat yapılmadığını, müvekkiline yöneltilen davanın Türk Borçlar Kanunu kapsamında açıldığını ve kambiyo senedi vasfına haiz olmayıp ortada kambiyo senedine dayalı ticari bir dava da bulunmadığını, bu nedenle ticaret mahkemesinin görevli olmadığını, asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, Yargıtay 19.Hukuk Dairesi, E. 2014/ 17110 E, K.2015 / 2257, 19.02.2015 K.T ve Yargıtay 19.Hukuk Dairesi, E. 2015/ 18271, K. 2016 / 9293, 24.05.2016 K.T ilamlarına atıfta yaparak cevap dilekçesinin devamında, davaya konu alacağın varlığına itiraz ettiklerini ve ayrıca alacağın zaman aşımına uğradığını, davacının davaya konu icra takibinde kambiyo senedi vasfına haiz olmayan senetten kaynaklanan alacak olarak 2.250.000-TL'yi takibe koyduğunu, ancak davacının Müvekkili Şirket'e 2.250.000-TL ödünç para vermiş olduğu ve senedin temelde ödünç sözleşmesine dayandığına ilişkin iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının dilekçesine eklemiş olduğu belgeye ilişkin görüntülerde ise ciro silsilesi uyarınca eğer davacı birine ödünç para vermişse bu kişinin ... olması gerektiğini, ayrıca ödünç veren olduğunu iddia eden davacının, belgenin emrine düzenlendiği lehtar da olmadığını, belge bedeli kadar müvekkili şirket'in davacıdan ödünç aldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirket ile ... arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, müvekkili şirketin hamile yönelik herhangi bir ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, dava dışı ... 'ın tapuda kendi adına kayıtlı olan ... kayıtlı taşınmaz üzerindeki 9 numaralı bağımsız bölümünü davacıya tapuda düşük bir satış bedeli göstermek suretiyle devrettiğini, bu taşınmazın mevcut piyasa değerinin yaklaşık 3.000.000-TL olduğunu, müvekkili şirkete iletilen ödemelerin, ...'a iletilen ödemelerin tümünün karşılığı olarak bu taşınmazın devredildiğini ve davacının hiçbir alacağının kalmadığını, buna mukabil elindeki belgeyi iade etmeyen davacının onu da icraya koymak suretiyle kötüniyetli ve sebepsiz zenginleşme gayesi ile hareket ettiğini, davacının hem kambiyo senedi vasfına haiz olmayan çeke karşılık taşınmazın kendisine tapuda düşük bir bedel gösterilmek suretiyle devrini kabul ettiğini hem de müvekkili şirketin ısrarlı taleplerine rağmen senedi iade etmediğini, akabinde bedelsiz senedi takibe koyarak mükerrer tahsilat yollarına giriştiğini, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının icra takibi açmakta haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, süresinde ibraz edilmeyen çekin ilamsız icra takibine konu edilmesi üzerine, borçlular tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Deliller ; .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya, banka dekontları, bilirkişi incelemesi.
Uyuşmazlık noktaları; davacının davalı ..... AŞ ye ödünç verip vermediği, süresinde ibraz edilmeyen çekin davacıya ödünç vermesi karşılığında verilip verilmediği, yazılı delil başlangıcı niteliğine dönüşen çek nedeniyle davacının temel ilişkiye dayandığını belirtmesi nedeniyle çekte avalist konumunda olan ...'a karşı dava açılmasının mümkün olup olmadığı, davacının çeki ciro yolu ile Volkan Ataman'dan alması nedeniyle temel ilişki iddiasının davalı ..... Aş ve ...'a karşı ileri sürülmesinin mümkün olup olmadığı, davacı tarafından yapılan ödemeler karşılığında dava dışı ...'a ait taşınmazın davacıya devir edilip edilmediği hususlarının tespiti noktalarında toplanmaktadır.
.... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası alınıp incelendiğinde, 31/03/2023 tarihinde ... Çek Seri Numaralı, düzenleme yeri İstanbul olan, tarih 28.12.2022 olan, keşidecisi ...Dış Ticaret A.Ş, avali ... olan 2.250.000 TL bedelli çek dayanak gösterilerek , alacaklısı ...tarafından borçlular ... ve ...Dış Ticaret A.Ş aleyhine ilamsız takip başlatıldığı, borçlu ...'a ödeme emrinin 12/04/2023 tarihinde tebliğ olduğu, diğer davalı ...Dış Ticaret A.Ş'ye ise 09/04/2023 tarihinde ödeme emrinin tebliğ olduğu, borçlular tarafından 12/04/2023 tarihinde borca itiraz edilerek icra takibinin durdurulduğu görülmüştür.
Davanın temelinin süresinde ibraz edilmeyen kambiyo senedinin yazılı delil başlangıcına dönüştüğü iddiası ile açılması nedeniyle, kambiyo senedinin geçerliliğini yitirip yitirmediği gibi hususların değerlendirilmesi, mahkememizin görevi kapsamında (mutlak ticari dava) kalması nedeniyle davalılar tarafından ileri sürülen görev itirazı red edilmiştir. (Yargıtay 19 H.D.'nin 2015/18271 esas 2016/9293 karar sayılı ilamı ve İstanbul BAM 44 H.D'nin 2020/1854 esas 2023/593 karar sayılı ilamı yine Yargıtay 11 H.D.'nin 2021/3339 esas 2022/7612 karar )
Davalılardan ...'ın adresinin ........ olması nedeniyle HMK 7.maddesine göre mahkememiz görevli olduğundan , davalı ...... Aş tarafından ileri sürülen yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Davanın ödünç-temel ilişkiye dayalı olması nedeniyle, çekin ibraz süresinin bitim tarihi, icra takibinin başlangıç tarihi dikkate alındığında 10 yıllık zaman aşımı süresi dolmadığından davalılar tarafından zamanaşımı defi red edilmiştir.
Mahkememizin 25/01/2024 tarihli duruşma zaptında da belirtildiği üzere ;
Davacı tarafından cevaba cevap dilekçesi ekinde sunulan banka dekont örnekleri incelendiğinde ; ...tarafından dava dışı ...'a yapılan ödünç konulu ödemeler toplamının 1.158.000,00TL ,
Aysel Sami tarafından ...'a yapılan ödünç konulu ödeme miktarının 285.000,00TL ,
...tarafından ... .. Aş'ye yapılan ödünç konulu ödemeler toplamının 770.000,00TL ,
Dava dışı ... tarafından ..... Aş'nin ödünç konulu ödeme miktarının 75.000,00TL ,
...tarafından dava dışı Volkan Ataman'a nedeni yazılmayan ödeme tutarının 40.000,00TL olduğu tespit edilmiştir.
Yine davacı tarafından aynı dilekçe ekinde sunulan banka dekont örnekleri incelendiğinde ; 20/01/2023 tarihinde ...tarafından ... ... Aş'nin , ...'a ait daire için gönderilen ödeme denilerek 200.000,00TL, aynı tarihte aynı şekilde aynı nedene dayalı olarak 145.000,00TL, 23/01/2023 tarihinde davacı tarafından ... Aş'nin yine ...'a ait daire için ödeme denilerek 145.000,00TL, 25/01/2023 tarihinde aynı kişi tarafından davalı tarafa aynı nedenle 130.000,00TL olmak üzere toplam 620.000,00TL ödeme yapıldığı tespit edilmiştir.
... Tapu Sicil Müdürlüğüne yazı yazılarak, 1651 ada 3 nolu parselde kain 9 nolu bağımsız bölümün kimden kime geçtiğini gösterir ayrıca üzerindeki takyidatlarla birlikte tapu kaydının gönderilmesi yine ...'ye devri ile ilgili akit tablosunun ve üzerindeki ipotek ile ilgili ipotek akit tablosunun gönderilmesi istenilmiştir.
Davacı tarafından dosyaya sunulan 25/09/2023 tarihli dilekçe incelendiğinde, müvekkilinin , dava konusu olmayan ...'a ait taşınmazın satım alımı için 4 parça halinde 620.000,00TL nakit para ile , ...'dan olan alacağına karşılık almış olduğu 1.000.000,00TL'lik ipoteğide işlevsiz hale getirerek satın aldığını, satın alım bedelinin değerlendirilirken üzerinde ipotek bulunduğunun da dikkate alınması gerektiğini bildirmiştir.
Davaya konu çek incelendiğinde keşidecisinin ...... AŞ olduğu, ...'ın avalist olarak imza attığı, çekin lehtarının ... olduğu, çekin keşide tarihinin 28/12/2022 olup bedelinin 2.250.000,00TL olduğu, çekin sırası ile ..., ...'ın cirosu ile ...'ye geçtiği tespit edilmiştir.
Davalılar vekili tarafından dosyaya ibraz edilen Görüşme Notları başlıklı 26/12/2022 tarihli belge incelendiğinde belgenin giriş kısmında " ...'ye olan tüm borçlar 13/01/2023 tarihinde (en geç) olumlu veya olumsuz bir şekilde sonuçlandırılacaktır." denilerek devamında bu kapsamında denilerek bir takım tarihler, ödeme yöntemleri ve ödeme miktarlarının yazılı olduğu, belgenin altında ... , ... ve ...'ın imzalarının bulunduğu görülmüştür.
Davacı vekili çeki kendisine ciro eden ayrıca "görüşme notları " belgede isim ve imzası bulunan ...'ın tanık olarak dinlenmesini istemiş olup, Mahkememizin 28/11/2024 tarihli duruşmasında davacı tanığı ...'ın vermiş olduğu ifade de " Ben pandemi döneminde 2022'ye kadar yaklaşık bir buçuk ya da iki yıl kadar davalı ... ... çalıştım, ben davalı şirketten evrak işleri ile ilgilenen bölümde çalışıyordum. Göstermiş olduğunuz dekontu inceledim ben ... ... evrak işlerine bakmam nedeniyle ödemelerini alıyordum ve davalı şirkete almış olduğum ödemeleri iade ediyordum, bu türlü işlemleri bir kaç kez yaptım. Bana göstermiş olduğunuz dekonttaki 40.000 TL lik ödemeyi de çalışmış olduğum ... ... adına aldım ve aldığım parayı ... ... verdim , almış olduğum parayı ...'a ödedim, yukarıda ki beyanlarımı şu şekilde düzeltiyorum ben almış olduğum parayı şirket hesabına değil ... ın şahsi hesabına verdim, yukarıdaki beyanlarımı bu şekilde düzeltiyorum, aalmış olduğum parayı ...'a ödedim, yukarıda ki beyanlarımı şu şekilde düzeltiyorum ben almış olduğum parayı şirket hesabına değil ... ın şahsi hesabına verdim, yukarıdaki beyanlarımı bu şekilde düzeltiyorum, ... ...'den ödünç para alıyordu, ( görüşme notları başlıklı fotokopi evrak tanığa gösterildi), göstermiş olduğunuz belgedeki imza bana aittir ... ...'den almış olduğu ödünç paralar karşılığında bu belgeyi hazırlamıştır" şeklinde beyanda bulunmuştur. .
Davalı vekili 14/05/2024 tarihli dilekçede, "......zira davaya konu kambiyo vasfını yitirmiş olan çek, davacıya dava dışı ... tarafından 22/01/2023 tarihli dilekçe ekindeki belgelerde yen alan borç ilişkisine istinaden teminat amacıyla verilmiştir. Nitekim 22/08/2023 tarihli dilekçe ekindeki belgelerdeki borç miktarına karşılık , dava dışı ... tarafından davacıya tüm borçlarınında üzerinde değere sahip olan İstanbul Beylikdüzü İlçesindeki 1651 ada 3 parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki 9 nolu bağımsız bölümü devir etmiştir...... ...'ın borçlarını istinaden teminat amaçlı verdiği ve daha sonra davaya konu çekin teminat aldığı borçların tamamının kapatılmasına rağmen davacı ...dava dışı ...'a çeki iade etmimiştir. " şeklinde beyanda bulunmuş olup, davalılar vekili daha önce sunmuş olduğu dilekçelerinde dava konusu çekin dava dışı ... tarafından davacıya ciro edildiği, dolayısı ile davacı tarafın ödünç vermiş ise bu kişinin ... olması gerektiği ve ...'a karşı açılması gerektiği iddia edilmiş ise de, ...'ın duruşmada alınan beyanı, "görüşme notları " başlıklı belgedeki davacı - dava dışı ... tarafından imzalanan belgede , ...'ında imzasının bulunması ayrıca daha sonra davalı vekili tarafından 14/05/2024 tarihli dilekçe de, davaya konu çekin ... tarafından - davacıya olan borçları nedeniyle davacıya teminat olarak verdiğini kabul ettiği akabinde de yine ...'ın davacıya olan borçları nedeniyle taşınmaz devri yapıldığı, taşınmaz bedelinin borç miktarını karşıladığı bu nedenle davacının ...'dan herhangi bir alacağı kalmamasına rağmen teminat olarak aldığı çeki iade etmediğini açıkça ikrar etmesi nedeniyle söz konusu çekin davalı şirketin yetkili temsilcisi olan ... tarafından davacıya verildiği subut bulmuştur.
19/09/2024 tarihli duruşmada davacı ve davalı şirkete ait 2020-2023 yıllarına ait ticari defter ve belgelerin mahkememize sunulması kapsamlı ise yerinde inceleme talep edilmesi hususunda taraf vekillerine kesin mehil verilmiştir. Davalı tarafça verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve belgleer sunulmadığı gibi yerinde inceleme de talep edilmemiştir. Davacı vekili dosyaya sunduğu 12/12/2024 tarihli dilekçe de ve 13/03/2025 tarihli duruşmada ki beyanında, davanın konusunun ...'nin şahsı ile ilgili olduğunu, "..." isimli ticari işletme ile ilgisinin olmadığını bu nedenle işletmenin ticari defter ve belgelerinin sunulmayacağını bildirdiği görülmüştür. Dolayısı ile her iki tarafta ticari defter ve belgelerinde sunmamıştır.
Mahkememizin 13/03/2025 tarihli duruşmasında alınan ara kararı ile ;
"2-İspat yükünün davalı tarafta olması nedeniyle davalı şirkete (e-tebligat adresi olması nedeniyle) meşruhatlı e-tebligat çıkartılarak, davacı tarafından davalı şirkete ve ...'a gönderilen ödemeler karşılığında 1651 ada 3 nolu parseldeki 9 nolu bağımsız bölümün devredildiğini ancak teminat amacıyla verilen çekin iade edilmediği iddiasıyla ilgili olarak, davacı tarafa yemin teklif edip etmediklerini, tebligatın alındığı tarihten itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde yazılı olarak mahkememize bildirilmesine, bildirilmediği taktirde yemin delilinden vazgeçmiş sayılacağı husunun ihtar edilmesine," şeklinde karar verilmiştir.
Davalı şirkete 13/03/2025 tarihli 2 nolu ara kararı kapsamında tebligatın yapıldığı, davalı tarafça yemin deliline müracaat edildiği ve yemin metninin de sunulduğu, davacı asile usulüne uygun tebligat yapıldığı 24/04/2025 tarihli celsede davacı asil ...'nin hazır bulunduğu yapılan yoklamada tespit edilerek, HMK 233'üncü maddesi gereğince davacı tarafından davalı şirkete ve ...'a gönderilen ödemeler karşılığında 1651 ada 3 nolu parseldeki 9 nolu bağımsız bölümün devredildiğini ancak teminat amacıyla verilen çekin iade edilmediği iddiasıyla ilgili olarak yemin yöneltileceği, yalan yere yemin edilmesi halinde bu durumun suç teşkil edeceği hususu hatırlatılarak beyanı alınmış olup, Selami Söz vermiş olduğu beyanında ; "Ben dava dilekçesinde belirtmiş olduğum şeklide davalı şirkete ve ...'a borç kapsamında ödemeler yaptım, 1651 ada 3 nolu parseldeki 9 nolu bağımsız bölümün devredilmesiyle dava konusu çekin bir ilgisi yoktur, ben davalı tarafa dava dilekçesinde belirtilen ödemeleri borç olarak verdim, davalı tarafta tarafımca verilen borçlara karşılık dava konusu çeki teminat olarak verdi, çek üzerinde eşinin aval olması da bu durumu kanıtlamaktadır, ben taşınmaz bedelini davalı tarafa ayrıca ödedim buna ilişkin ödemelerin dekontlarını dosyaya sundum, dekontlardan taşınmazın satın alım bedeli bellidir, aradan uzun zaman geçtiği için taşınmazın satım bedelini hatırlamıyorum , taşınmazın bedeli ödediğim dekontlarda gösterilen bedeller kadardır, taşınmazla ilgili ödemeye ilişkin dekontlar ayrı dekontlardır, taşınmaz ödemesine ilişkin olduğu dekontlar üzerinde yazılıdır, sunduğum dekontlar dışında yani taşınmaz ödemesi amacıyla sunulan dekontlar dışında ayrıca bir bedel taşınmaz bedeli olarak ödenmemiştir, " şeklinde ifade de bulunduğu devamında akabinde mahkeme heyetince HMK 238. Maddesi uyarınca davacı tarafından yapılan beyan yüksek sesle okunarak, beyanında ısrar edip etmediği tekrar davacıdan sorulmuş ve davacı ... " yukarıda vermiş olduğum beyan doğrudur, beyanımda ve yeminimde ısrar ediyorum" demiştir.
Toplanan tüm deliller ve yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında, davalı şirket vekilinin 14/05/2024 tarihli dilekçesinde de belirtildiği üzere davaya konu çekin, davacıya dava dışı ... tarafından 22/08/2023 tarihindeki dilekçe ekindeki belgelerde yer alan borç ilişkisine istinaden teminat amacıyla verildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili aynı dilekçe de söz konusu alınan borçlara karşılık olarak ...'a ait taşınmazı davacıya devir edildiğini böylelikli ...'ın herhangi bir borcunun kalmamasına rağmen teminat amacıyla verilen çekin iade edilmediği iddia edilmiş ise de taraflarca sunulan belgeler incelendiğinde, davacı tarafından gönderilen ödeme dekontlarının bazılarında "...'a ait daire için gönderilen ödeme" denilerek ödeme yapıldığı, daire için gönderilen paraların miktarının 620.000,00TL olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca söz konusu taşınmaz üzerinde ipotek bulunduğu ve ipotek miktarı dikkate alınarak, taşınmaz satım bedelinin belirlendiği iddia edilmiştir. Davacı tarafından sunulan dekontlarda davacı tarafından ... AŞ'ye yapılan "ödünç" açıklamalı ödemeler toplamının 770.000,00TL olduğu, yine 25/01/2024 tarihli duruşma zaptında "ödünç" açıklamalı gönderilen para miktarları incelendiğinde " ...tarafından dava dışı ...'a yapılan ödünç konulu ödemeler toplamının 1.158.000,00TL , Aysel Sami tarafından ...'a yapılan ödünç konulu ödeme miktarının 285.000,00TL , ...tarafından ... .. Aş'ye yapılan ödünç konulu ödemeler toplamının 770.000,00TL , Dava dışı ... tarafından ..... Aş'nin ödünç konulu ödeme miktarının 75.000,00TL , ...tarafından dava dışı ...'a nedeni yazılmayan ödeme tutarının 40.000,00TL olduğu " tespit edilmiştir.
Davacı tarafından davalı şirkete ve dava şirketin yetkili temsilcisi olan ...'a "ödünç" açıklamalı para verdiği, alınan paralara karşılık olarak söz konusu çekin davacıya ciro edildiği, davalının iddia ettiği daire ödemelerinin ayrıca yapıldığı, davacının süresinde ibraz edilmeyen ve yazılı delil başlangıcına dönüşen çek nedeniyle alacağı olduğu yapılan yargılama neticesinde anlaşıldığından davacının davalı şirkete karşı açmış olduğu itirazın iptali davasının kabulü gerekmiştir. Davalı şirket yönünden alacak likit , itirazda haksız olduğundan icra inkar tazminatını da hükmedilmiştir. Davacı taraf yazılı delil başlangıcına dönüşen süresinde ibraz edilmeyen çekte avalist konumunda bulunan ...'a karşı da dava açmış ise de, Yargıtay 11. H.D.'nin 2015/2789 esas 2015/4515 karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere , süresinde ibraz edilmeyen çek kambiyo senedi vasfında sayılmadığından TTK 614/2.maddesi uyarınca avalistin söz konusu belge nedeniyle sorumluluğu bulunmadığından davacının ... hakkında açmış olduğu davasının ise reddine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davacının davalı şirkete açmış olduğu itirazın iptali davasının kabulü ile; .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına davalı şirket tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin;
2.250.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranında yasal faiz uygulanmasına,
450.000,00 TL icra inkar tazminatının davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının davalı ... hakkında açtığı davanın reddine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge
2-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 307.500,00 TL vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden 307.500,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
4-Davacı tarafından mahkememiz dosyasına peşin yatırılan 27.174,90TL karar ve ilam harcının davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 205,50TL ilk masraf, 760,00TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 965,50TL yargılama giderinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı ... tarafından yapılan 122,50TL tebligat ve tezkere giderinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
7-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürlüğünce resen ilgilisine iadesine,
8-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00TL arabulucu ücretinin davalı şirketten alınarak hazineye irad kaydına,
9-Bu dava sebebiyle 153.697,50TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden (peşin alınan 179,90TL + tamamlama 26.995,00TL + 11.250,00TL icra da alınan ) peşin alınan 38.424,90 TL'nin mahsubu ile kalan 115.272,60TL karar ve ilam harcının davalı şirketten alınarak hazineye irad kaydına,
Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 19/06/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır