T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/42 Esas
KARAR NO: 2024/95
DAVA: Menfi Tespit- İstirdat
DAVA TARİHİ: 15/01/2023
KARAR TARİHİ: 08/02/2024
DAVA : Davacı vekili Mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, davalı firma ile müvekkili arasında 22/02/2018 tarihli 5 Yıl süreli Bayilik sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşmenin eki niteliğinde olan yine aynı tarihli ürün alım taahhütnamesinin taraflar arasında akdedildiğini, işbu sözleşme, davalı tarafından takribi 6 (altı) ay sonra ... Akaryakıta devredildiğini, işbu taahhütnamede, yıllık asgari 1.650 kg (Binaltıyüzelliton) beyaz ürün (Akaryakıt) satılacağını taahhüt ve beyan edildiğini, işbu yükümlülüğe aykırı davranılması halinde eksik kalan ton başına 60 USD ceza koşulu ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili tarafından işbu ceza koşuluna istinaden Davalı Firmaya, 16/02/2021 tarihinde bahsi geçen Bayilik Sözleşmesine teminat olarak sunulan 1.000.000,00 TL tutarlı Halk bankası teminat mektubunu, müvekkil Firma tarafından haksız ve kötü niyetli olarak nakde çevirdiğini, işbu durum, müvekkili firma açısından bayilik sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkını doğurduğunu, çünkü mezkur sözleşmenin bitimine henüz 2-3 yıl kadar süre var iken, davalı firma mezkur sözleşmenin bitmesini beklemeden ve müvekkili firmanın hiçbir muaccel borcu ve riski olmamasına rağmen mektubu nakde çevirmesinde hiçbir iyi niyet bulunmadığını ayrıca davalı firma, hakkın kötüye kullanılması suretiyle müvekkili firmayı telafisi zor zararlara uğrattığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) “Aşırı İfa Güçlüğü” başlıklı 138.maddesi aşağıdaki düzenlemeyi içerdiğini: “Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da
borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır." sözleşmeye bağlılık ilkesinin sözleşme hukukuna egemen olan temel kural olmasına karşın; karşılıklı taahhütler içeren sözleşmelerde, akdin kurulduğu anda karşılıklı edimler arasında var olan dengenin, sonradan sözleşme şartlarının öngörülemez ve olağanüstü değişmesiyle taraflardan biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulabileceğini, sözleşmenin edimleri arasındaki dengeyi bozan olağanüstü hallere harp, ekonomik krizler, aşırı enflasyon, devalüasyon örnek olarak gösterilebilecğini, bu durumda tarafların artık o akitle bağlı tutulmasının adaletsizliğe yol açacağını ve sözleşmeye Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 2. maddesindeki dürüstlük kuralının bir gereği olarak hakimin müdahalesinin istenebileceği TBK m.138 ile düzenlendiğini, uyarlama noktasında vurgulanması gereken önemli bir husus, uyarlama için ilgilinin mahkemeye müracaat etmesi gerektiği ve uyarlamanın hakimden talep edileceği olduğunu, o halde, aşırı ifa güçlüğü hali, sözleşmenin akdedildiği anda taraflarca öngörülemeyecek nitelikteki olağanüstü bir halin borçlunun etki alanından doğmayan bir sebeple meydana gelmesi sonucu, sözleşmenin yapılması sırasındaki mevcut olguların borçludan borcun aynen ifasını beklemenin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edecek olması olduğunu, aşırı ifa güçlüğü, ahde vefa ilkesinin bir istisnası olduğunu, yukarıda bulunan açıklamalar ışığında, Müvekkili ile Davalı Firma arasında akdedilen bayilik sözleşmesinde; Müvekkilinin, belli bir asgari satım taahhüdünde bulunmuş ise de Sözleşme akdedildikten 2 sene kadar sonra, Ülkemiz başta olmak üzere tüm dünyayı esir almış, Tarihin en büyük salgın hastalıklarından biri olan COVİD-19 hastalığının ülkemizde yayılması neticesinde, devletimiz tarafından alınan önlemler sonucunda İnsanların evlerine kapandığın, çok uzun süreli sokağa çıkma yasakları uygulandığını, bu durumun meydana gelmesinde Müvekkili için öngörülemeyen ve öngörülmesi mümkün olmayan olağanüstü bir durum olduğunu, işbu salgın hastalık sebebiyle alınan önlemler ve işbu salgın hastalığın sebep olduğu Ekonomik Kriz sonucu Mezkur Sözleşmede üstlenilen edimlerinin Müvekkilden istenmesinin dürüstlük kurallarına aykırı düşecek şekilde müvekkili aleyhinde değişmiş olduğunun aşikar olduğunu, bu durum müvekkili açısından öngörülemezlik unsuru bulunduğunu ve Müvekkilinin ediminin mücbir sebep nedeniyle yerine getiremediğinin ortada olduğunu, tüm bu hususular ışığında davalı firma, Müvekkili tarafından sunulan Teminat mektubunu nakde çevirerek, hukuk düzenince kendisine tanınmış olan bir hakkı objektif iyi niyet kurallarına aykırı olarak haksız bir şekilde nakde çevirdiğini, hakkın kötüye kullanıldığını kabul için; bir hukuk düzenince tanınmış bir hak bulunması gerektiğini, bu hak objektif iyi niyet kurallarına aykırı şekilde (amacı dışında) kullanılması gerektiğini, bu hakkın kullanılması sonucunda başkalarının zarar görmesi gerektiğini ve kendi sağladığı yarar ile zarar arasında açık nispetsizlik bulunması gerektiğini, hakkın kötüye kullanıldığının kabulü için hak sahibinin kusurlu olması veya zarar verme kastı ile hareket etmesinin de gerekmediğini, teminat mektubunun paraya çevrilmesi talebinin dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde kullanılmasının yeterli olduğunu, Yargıtayın bazı kararlarında, teminat konusu borç mücbir sebeplerin etkisi ile ihlal edilmiş ise, paraya çevirme talebinin hakkın kötüye kullanılması oluşturup oluşturmadığına atıfta bulunmadan teminat mektubunun tazmininin haksız olduğuna karar verdiğini, Yargıtay kararına konu bir olayda, Rusya’dan kömür ithal etmek için bir sözleşme yapan şirketin, edimin ifasını güvence altına almak için teminat mektubu verdiğini, Mücbir sebepler nedeni ile bu borç ifa edilemeyince teminat mektubu paraya çevrilmek istendiğini, Yargıtay söz konusu şirketin mücbir sebep nedeni ile ediminin imkansız hale geldiğini belirttiğini, lehtarın teminat mektubunun iadesi istemini haklı bulduğunu, Yargıtay kararına konu bir olayda, bir akaryakıt bayisi akaryakıt ve madeni yağ satışı ile ilgili asgari satım taahhüdünde bulunduğunu, sözleşmede bu taahhüt cezai şarta bağlandığı gibi, teminat mektubu da verildiğini, asıl davada, asgari satım taahhüdüne uymayan bayiden cezai şart talep edildiğini; birleşen davada bayi, teminat mektubunun haksız olarak paraya çevrildiği gerekçesi ile bedelinin iadesini talep ettiğini, Mahkeme asgari satım taahhüdünün bayinin bulunduğu karayolunun trafiğe kapalı olduğu dönemde mücbir sebeplerin etkisi ile yerine getirilememesine dayanarak bayiden cezai şart talebi içeren asıl davayı reddettiğini, bayinin teminat mektubu bedeli ile başkaca zararları talep ettiği birleşen davayı kısmen kabul ettiğini, 3. Hukuk Dairesi’nin 05.12.2017 tarih, 15056/17040 E/K. sayılı kararında, cezai şartın borçlunun ekonomik olarak sarsılmasına, çöküntüye uğramasına sebep olacak ise, tacir de olsa indirim isteyebileceğinin kabul edilmesi gerektiği belirtildiğini, Yargıtay’ın bu görüşünden yola çıkarak tacir de olsa, cezai şartın ekonomik anlamda tacirin mahvına sebep olabilecek derecede fahiş olması durumunda mahkeme tarafından indirim yapılabileceğini söylemenin gerektiğini, ayrıca, 01/08/2022 tarihinde Müvekkili tarafından İstanbul Arabuluculuk Bürosuna başvuruda bulunulduğunu, uzlaşma sağlanamadığını belirterek davaya konu sözleşme sebebiyle her türlü tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı Aleyhine açılan menfi tespit davamızın kabulüne, davalı tarafa, Müvekkili firma nam ve hesabına yapılmış olan 1.000.000,00 TL tutarlı ödemenin fazlaya ilişkin talep ve haklar saklı kalmak kaydı ile HMK md 109 uyarınca şimdilik 10.000,00 TL'nin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, aynı konuda, aynı taraflar arasında açılmış ve henüz kesinleşmemiş İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin... E. Sayılı bir dava daha bulunduğunu, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin, dünya enerji ve petrol piyasasının en önemli oyuncularından biri olarak ...markası altında ülkemizde faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin faaliyetlerini ayni ve nakdi destek sunarak yönlendirdiği bayileri aracılığıyla sürdürdüğünü, müvekkili ve grup şirketleri ile Davacı... Petrol arasında, "Siirt ili, Merkez ilçesi, Evren Mahallesi, ...mevkinde kain ve tapuda ...-... Ada, ...parsel" adresinde bulunan gayrimenkul üzerindeki akaryakıt satış ve servis istasyonunda, münhasıran müvekkilinden satın alınacak akaryakıt, LPG, madeni yağ vb. ürünlerin satışı için çeşitli sözleşmeler akdedildiğini, 22.02.2018 tarihinde dava dışı ... trol A.Ş. ile... Petrol arasında 5 yıl süreli, Standart Bayilik Sözleşmesi, Çerçeve Protokol , Ürün Alım Taahhütnamesi , ...Belgesi , ve Ticari Koşullar isimli sözleşmeler akdedildiğini, Çerçeve Protokol'ün 10. Maddesinde... Petrol, standart bayilik anlaşmaları ve sair taahhütler çerçevesinde ürün alımlarına, iade yatırım bedellerine ilişkin her türlü borç ile cezai şart, kar mahrumiyeti ve sair her türlü borç ve taahhüdün garantisini teşkil etmek üzere dava dışı...A.Ş.'ye 1.000.000,00 TL (birmilyontürklirası) bedelli banka teminat mektubu sunduğunu, 22.02.2018 tarihli Ürün Alım Taahhütnamesi ile... Petrol, yıllık asgari 1.650 ton (binaltıyüzelli), anlaşma süresi boyunca toplam 8.250 ton (sekizbinikiyüzelli) ürün almayı kabul beyan ve taahhüt ettiğini, anlaşma süresinin hitamında hesaplanacak eksik kalan miktar üzerinden ton başına 60-USD (altmışAmerikandoları) kar mahrumiyeti ödemeyi kabul ettiğini, 14.06.2018 tarihinde davacı... Petrol'ün onay ve bilgisi doğrultusunda taraflar arasındaki sözleşmelerden doğan tüm hak ve yükümlülükler, dava dışı ...A.Ş. tarafından tüm borç ve alacakları ile birlikte Müvekkili ... A.Ş.'ye devredildiğini, müvekkilinin sözleşme süresi içerisinde, davacı'nın sürekli hale gelen eksik ürün alımlarından kaynaklanan kar mahrumiyeti alacağına ilişkin hak ve alacaklarını saklı tuttuğuna dair... Petrol'e gerekli ihtarnameleri gönderdiğini ve bildirim yaptığını, ihtarnamelerin , Beşiktaş ... Noterliği 25.02.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile "22.02.2018-21.02.2019 tarihleri arasındaki sözleşme yılında 1.017,004 ton miktarında eksik ürün alımı yapıldığı ve Müvekkilimizin buna ilişkin haklarını saklı tuttuğu" bildirildiğini, Beşiktaş...Noterliği 07.05.2020 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarname ile "22.02.2019-21.02.2020 tarihleri arasındaki sözleşme yılında 1.349,435 ton eksik ürün alımı yapıldığı ve Müvekkilimizin buna ilişkin haklarını saklı tuttuğu" bildirildiğini, Beşiktaş ...Noterliği 25.01.2021 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile "Sözleşmenin başından bu yana... Petrol'ün, toplamda 2.366,44 ton eksik ürün alımında bulunduğu ve muhatap bayinin eksik ürün alımları nedeniyle Müvekkilimiz şirkete olan ve muaccel halde bulunan cezai şart tutarının 141.986,34 USD olduğu, Müvekkilimiz şirketin içinde bulunduğumuz ve henüz sona ermemiş olan sözleşme yılı ve sözleşmenin sonuna kadar geçen sürede ortaya çıkacak eksik ürün alımlarından kaynaklı cezai şart alacaklarına ilişkin haklarını saklı tuttuğu" bildirildiğini, Davacı... Petrol, Siirt ... Noterliği'nin 08.02.2021 tarih...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile "Akaryakıt istasyonunun bulunduğu konum, pandemi, hesaplanan fahiş fiyatlar ve düşük kar marjı nedeniyle taahhüt ettiği yıllık asgari 1.650 ton ürün alımını gerçekleştiremeyeceğini, sözleşmeye devam etmesi için Bayilik Sözleşmesi'nin eki niteliğinde olan Ürün Alım Taahhütnamesi'nin uygulanmamasını aksi takdirde sözleşmenin feshi için tarafına dönüş yapılmasını" bildirildiğini, 12.02.2021 tarihli Temlik Sözleşmesi ile Müvekkilimiz ..., borçlu... Petrol'ün eksik ürün alım taahhüdüne istinaden toplam 1.000.000,00 TL tutarındaki alacağını dava dışı... Petrol A.Ş.'ye devrettiğini, müvekkili şirketin, Beşiktaş ...Noterliği 23.02.2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı'nın fesih ihtarnamesine cevap verilmiş ve "Muhatabın ileri sürdüğü gerekçelerin Bayilik sözleşmesi veya onun herhangi bir ekinin uygulanmasını engelleyen gerekçeler olmadığı, Müvekkilimiz şirketin sözleşmelere olan bağlılığı sürdürmeye ve yükümlülüklerini yerine getirmeye devam ettiği, muhatabın iddialarının gerçeği yansıtmadığı, aynı pandemi ve salgın koşullarının Müvekkilimiz şirket için de geçerli olduğu ancak Müvekkilimiz şirketin Türkiye genelinde bulunan akaryakıt istasyonlarının tamamına ürün tedarik etmeye ve bayilerin de ürün sipariş etmeye devam ettiği" bildirildiğinini, davacı, Siirt ... Noterliği 24.02.2021 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmeyi haksız olarak fesih ettiğini, müvekkili şirket, Beşiktaş ... Noterliği'nin 17.03.2021 tarih, ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile... Petrol'ün sözleşmeyi haksız feshi dolayısıyla muaccel hale gelen alacak miktarlarımızı ve işbu alacakların ödenmesi gerektiğini, muhatap bayi... Petrol'e ihtar ettiğini, davaya konu banka teminat mektubu, Davacı... Petrol tarafından, 22.02.2018 tarihli bayilik sözleşmesi ve eklerinden doğan ve doğacak borçların teminatı olarak dava dışı...Eurasia Petrol A.Ş lehine verildiğini, teminat mektuplarını nakde çeviren müvekkili ... olmadığından davada taraf sıfatınında bulunmadığını, davacı'nın iddiasının banka teminat mektuplarının haksız ve kötü niyetle nakde çevrildiği olduğunu, böyle bir durumda davacı'nın muhatabının müvekkili ... değil lehine teminat mektubu verilen ve teminat mektuplarını nakde çeviren dava dışı ... Eurasia Petrol A.Ş olacağını. davanın taraf yokluğu sebebiyle usulden reddedilmesi gerektiğini, Davacı... Petrol, Müvekkilimiz ...'e borçlu olmadığını ve 1.000.000,00 TL (birmilyontürklirası) bedelli banka teminat mektuplarının haksız olarak nakde çevrildiğini iddia etmesine rağmen davasını 1.000 TL (bintürklirası) gibi cüzi bir bedel üzerinden kısmi olarak açtığını, konusu menfi tespit, istirdat ve maddi tazminat talepli davaların kısmi dava olarak açılması mümkün olmadığını, davacı'nın davasını kısmi olarak açmasının taraflarınca kabul edilmeyeceğini bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddini talep ettiklerini, davacı müvekkiline karşı üstlendiği sorumlulukları yerine getirmeyen bir borçlu olduğunu, davacı... Petrol, Ürün Alım Taahhütnamesi'ne aykırı davranarak müvekkili şirkete borçlandığını, davacı... Petrol yıllık asgari 1.650 ton, anlaşma süresi boyunca ise toplam 8.250 ton beyaz ürün almayı kabul ve taahhüt ettiğini ve anlaşma süresinin hitamında hesaplanacak eksik kalan miktar üzerinden ton başına 60-USD kar mahrumiyeti ödemeyi kabul ettiğini, davacı... Petrol, Beşiktaş ...Noterliği 25.02.2019 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamede belirtildiği üzere; 22.02.2018-21.02.2019 tarihleri arasındaki sözleşme yılında 1.017,004 ton, Beşiktaş ... Noterliği 07.05.2020 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamede belirtildiği üzere 22.02.2019-21.02.2020 tarihleri arasındaki sözleşme yılında 1.349,435 ton eksik ürün alımı yaparak 2018-2020 yılları içerisinde toplam 2.366,44 ton eksik ürün alımında bulunduğunu, sözleşmede belirtilen cezai şart tutarları uyarınca, Davacı... Petrol'ün 2018-2020 yıllarına ait eksik ürün alımından kaynaklı toplam 141.986,34 USD bedelli borcu bulunduğunu, ihtarnamelerde belirtilen ve davacı'ya bildirilen işbu 141.986,34 USD bedelli kar mahrumiyeti alacağını tahsil edemeyen Müvekkilimiz şirket, bir kısım alacağını dava dışı ...'e temlik edildiğini, davacı Siirt Noterliği 08.02.2021 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesinde ".....taahhüt etmiş olduğumuz yıllık asgari 1.650 ton ürün alımı gerçekleştiremeyeceğimizi...." beyanları ile üstlendiğini, taahhütleri yerine getirmediğini bizzat kendisinin kabul ettiğini, Beşiktaş ...Noterliği'nin 17.03.2021 tarih, ...yevmiye numaralı ihtarnamesinde belirtildiği üzere Davacı... Petrol'ün; taahhüt etmiş olduğu halde yerine getirmediği ve sözleşmenin feshiyle birlikte muaccel hale gelen 22.02.2020-22.02.2023 tarihleri arasındaki sözleşme dönemine ilişkin taahhütleri nedeniyle müvekkilim şirketin uğradığı kar mahrumiyeti alacağı olarak 287.315,52 USD, taraflar arasında imzalanan Bayilik Sözleşmesinin eki olan Çerçeve Protokol'ün "Protokol Hükümlerinin İhlali" başlığını taşıyan maddesinde düzenlendiğini, sözleşmenin süresinden önce feshedilmiş olması nedeniyle 100.000 USD cezai şart, davacı'ya, Bayilik Sözleşmesi'nin 5 yıl süreci inancıyla ödenen yatırım katılım bedelinin sözleşmenin süresinden önce sona ermesi sebebiyle işlememiş süreye tekabül eden ve iade edilmesi gereken kısmı olarak 549.724,27 TL, sözleşmenin 5 yıl süreceği düşüncesiyle ödenen kira şerhi bedelinin sözleşmenin süresinden önce sona ermesi sebebiyle işlememiş süresine tekabül eden ve iade edilmesi gereken kısmı olarak 31.416,12 TL Müvekkili şirket ve grup şirketlerine muaccel borcunun bulunduğunu, müvekkili şirketin borçlu bayi... Petrol nezdinde doğduğunu ve muaccel hale geldiğini, alacaklarının söz konusu olduğunu, alacakları açısından taraflarınca arabuluculuk başvurusu yapıldığını, davacının fesih ihtarnamesinde ileri sürdüğü gerekçelerin , taraflar arasında akdedilen Bayilik Sözleşmesi ya da onun herhangi bir ekinin uygulanmasını engeleyecek nitelikte nedenler olmadığını, sözleşmenin feshinin haksız nedene dayandığını, Davacı... Petrol, Siirt ...Noterliği'nin 08.02.2021 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde, "Akaryakıt istasyonunun bulunduğu konum, Pandemi salgını, Dağıtıcı şirket tarafından hesaplanan fahiş fiyatlar ve Litre başına düzenlenen düşük kar marjını" gerekçe göstererek, asgari ürün alım taahhüdünü yerine getiremediğini belirtmiş ve sözleşmeye devam etmesi için Ürün Alım Taahhütnamesi'nin uygulanmamasını aksi halde sözleşmenin feshi için 30 gün içinde tarafına dönüş yapılmasını talep ettiğini, davacı'nın feshini dayandırdığını gerekçelerin hiç biri taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin veya sözleşme eklerinin uygulanmamasını gerektirecek nitelikte olmadığını, davacı... Petrol, yıllardır petrol piyasasında faaliyet gösteren deneyimli bir tacir olduğunu, tamamen kendi özgür ve hür iradesi ile sözleşme serbestisi ilkesi kapsamında sözleşme akdettiğini, sözleşme hükümleri çerçevesinde belli başlı haklar kazandığını, yükümlülükler altına da girdiğini, yükümlülük ve Davacı'nın fesih gerekçelerinin, 22.02.2018 tarihinde Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve ekleri imzalanırken de mevcut olup öngörülebilir nitelikte olduğunu, davacı... Petrol, müvekkili şirket bayisi olarak ticari faaliyetine devam etme kararı alırken, istasyonunun konumunu, tarafların kararlaştırdığı fiyatları ve litre başı kararlaştırılan kar marjını bilerek, kendi hür iradesi ile müvekkili şirket bayisi olmayı tercih ettiğini ve sözleşmelere bu bilinçle imza attığını, davacı'nın akaryakıt bayilik ilişkisi kurulmasından yaklaşık 3 yıl sonra, önceden belirlenen ve her iki tarafın mutabık kaldığı hususları gerekçe göstererek, sözleşmenin feshini talep etmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Pandemi yönünden ise Beyoğlu ... Noterliği 23.02.2021 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamede belirtildiği şekilde müvekkili şirket aynı pandemi-salgın koşulları altında sözleşme ile olan bağlılığını koruduğunu, ürün ikmali başta olmak üzere tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmeye devam ettiğini, yaşanan salgın döneminde müvekkili şirketin Türkiye genelinde yaygın halde bulunan akaryakıt istasyonlarının tamamına ürün tedarik etiğini ve müvekkili şirketin diğer bayileri de ürün siparişi vermeye devam ettiğini, davacı'nın aynı koşullarda çalışan ve salgından aynı derecede etkilenen diğer bayilerden ayrı tutulmasını gerektirecek haklı ve özel bir sebebinin söz konusu olmadığını davacı, yıllardır petrol piyasası içerisinde faaliyet gösteren basiretli bir tacir olduğunu, tacirlerin mevzuat hükümleri ve ticari teamüller gereği bazı sorumlulukları olduğunu, TTK madde 20/2 hükmüne göre her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, davacı, akdettiği sözleşmeler ile üstlendiği yükümlülüklerin farkında olabilecek deneyimli bir tacir olduğunu, müvekkili şirket davacı... Petrol'e karşı üstlendiği bütün yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, gerekli tedbirleri almadan sözleşme yaparak borç altına giren davacı tacirin, basiretli davranıp gereken tedbirleri alması halinde önleyebileceği bir ödeme güçlüğünü mücbir sebep olarak göstererek sözleşmenin feshini talep etmesinin hukuk düzeninin kabul edeceği bir durum olmadığı gibi hakkaniyete de aykırı olduğunu, davacı... Petrol, iddiaları doğrultusunda teminat mektuplarının iade edilmesi gerektiğinin gerekçesi olarak TBK'nın 117. Maddesini öne sürdüğünü, TBK madde 117 'borçlu temerrüdü'nün koşullarını düzenlemekte olduğunu ve eminat mektubunun iadesinin gerekçesiyle alakası olmadığını, davacı... Petrol'ün kar mahrumiyeti, erken fesih nedeniyle cezai şart, yatırım katılım bedeli gibi sözleşmeden doğan borçlarına ilişkin ihtarnameler ile bildirimde bulunulduğunu, davacı'nın 'borçlunun temerrüdü' hükmü uyarınca, teminat mektuplarının iadesini talep etmesi ve işbu talebini mücbir sebebe dayandırması tarafımızca anlaşılamadığını, geçerli bir hukuki nedene de dayanmadığını, davaya konu teminat mektubu müvekkili ... lehine düzenlenmediğini ve ...'e verilmediğini, herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, haricen öğrenilen bilgiye göre Davacı... Petrol teminat mektubunun süresini belli aralıklarla uzatmış olduğunu en son 11.12.2020 tarihinde mektup süresinin uzatıldığını, davacı... Petrol'ün borçlarının bilincinde ve kötü niyetli olduğunu, ticari ilişkiye devam etme gayesiyle hareket etmesine rağmen huzurdaki dava ile aksini iddia ettiğini kanıtladığını, TBK madde 117, Davacı'nın iddialarının aksine teminat mektuplarının iadesi hususuna ilişkin haklı bir gerekçe olmadığını, madde, teminat mektuplarının iadesi ile alakasız olduğunu , borçlu bayi... Petrol'ün temerrüde düştüğünü ve müvekkilinin haklılığını kanıtlar nitelikte olduğunu, davacı'nın beyan ve taleplerinin çelişkili, kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunun anlaşıldığını, davacı'nın iddialarının aksine, müvekkilim ... tarafından davaya konu teminat mektubu nakde çevrilmediğini, müvekkilli ... tarafından hakkın kötüye kullanılması gibi bir durum söz konusu olmadığını, davacı... Petrol, hem sözleşmeler ile üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmediğini hem de müvekkili şirket aleyhine huzurdaki haksız davayı ikame ederek müvekkili şirketi ekonomik kayba uğrattığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin tamamı başta Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu olmak üzere yasal mevzuata uygun, yerleşik uygulamalar ile kabul edildiğini beyan ederek, davanın öncelikle usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise haklı savunmalarımızın dikkate alınarak davanın reddine, haksız ve kötü niyetle açılan bu dava sebebiyle karşı tarafa dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, tonaj taahhüdüne uyulmadığı iddiasıyla bayi tarafından teminat mektubunun nakde çevrilmesi nedeniyle, davacının tonaj taahhüdü nedeniyle davalıya borçlu olmadığı, iddiasıyla nakde çevrilen teminat mektubunun bedelinin istirdadı istemine ilişkindir.
DELİLLER: Bayilik sözleşmesi, ürün alım taahhütnamesi, İhtarnameler, davacının fesih bildirimi, alacağın temliki sözleşmesi, bayilik devrine ilişkin evrak, tarafların ticari defter ve belgeleri, arabuluculuk son oturum tutanağı ,banka dekontları, teminat mektubu, bilirkişi incelemesi.
Uyuşmazlık; davalının pasif husumet ehliyetinin olup olmadığı, davalının husumet ehliyeti var ise davacının asgari alım taahhüdüne uyup uymadığı, sözleşmenin yürüklükte kaldığı 3 yıll boyunca ne kadar ürün alınmadığı, sözleşmeye göre her yıl uygulanması gereken cezai şart miktarının ne olduğu, davalı tarafça her yıl için usulüne uygun şekilde ve süresinde eksik alım ile ilgili ihtirazi kayıt konulup konulmadığı, davacı için hesaplanacak cezai şartın davacının ekenomik mahfına neden olup olmayacağı sonuç itibari ile teminat mektubunun tamamının paraya çevrilmesinde davalı tarafın haklı olup olmadığı, davacının paraya çeverilen teminat mektubu nedeniyle alacağının ve miktarının tespiti noktalarında toplanmaktadır.
Taraflar arasında imzalanan 22/02/2018 tarihli bayilik sözleşmesi incelendiğinde, dağıtıcı ...A.Ş ile bayi... Petrol arasında 5 yıl süre ile akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığı görülmüştür.
Taraflar arasında imzalanan 22/02/2018 tarihli Ürün Alım Taahhütnamesi incelendiğinde, ...A.Ş ile... Petrol arasında akdedilen Standart Bayilik Sözleşmesi ve eki niteliğindeki diğer sözleşmeler ile anılan sözleşmelerde ...A.Ş tarafından gerçekleştirilen yatırım ile sair ticari şartlar çerçevesinde, birinci yıldan başlamak üzere anılan sözleşmelerin yürürlüğü süresince geçerli olmak üzere ...A.Ş ile... Petrol arasında akdedilen Ticari Koşullar sözleşmesi kapsamında mühasıran dağıtım karının aylık 137,5 tona kadar %75 bayide- %25 ...A.Ş'de kalacağı şekilde paylaşım modeli ile satın alınan ürünleri kapsamak ve münhasıran kanopi altında satılmak üzere (toptan satışlar için alınan ürünler işbu taahhütnameye dahil değildir), yıllık asgari 1.650 ton sözleşme süresince toplam 8.250 ton beyaz ürünü (benzin ve motorin türleri) münhasıran ...A.Ş'den veya ...A.Ş'nin yazılı olarak göstereceği ikmal kaynaklarından satın almayı kabul ve taahhüt ettikleri, yukarıda beyan edilen satın alma taahhüdünü her bir yıllık anlaşma dönemine ilişkin olarak yerine getiremedikleri takdirde sözleşme süresinin hitamında ve/veya her bir yıllık sözleşme süresinin sonunda hesaplanacak eksik kalan miktar üzerinden ton başına 60 USD tutarının ödeme gününde uygulanmakta olan T.C Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığında kar mahrumiyetini ödemeyi kararlaştırdıkları görülmüştür.
14/06/2018 tarihli devir mutabakatı incelendiğinde, ...A.Ş ile bayi olan... Petrol Sanayi İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti arasında akdedilmiş olan 22/02/2018 tarihli bayilik sözleşmesinin, ...A.Ş tarafından tüm hak, yükümlülükleri ve borçları ile birlikte ... A.Ş'ne devredildiği görülmüştür.
12/02/2021 tarihli alacağın temlik sözleşmesi incelendiğinde, temlik edenin ... A.Ş, temellük edenin ...A.Ş olduğu, temlik sözleşmesinin 3. Maddesinde, temlik eden, borçludan eksik ürün alım taahüdüne istinaden toplam 1.000.000 TL tutarındaki alacağını TBK 183 ve devamı maddelerine uygun olarak alacağın devri işlemi kapsamında temellük edene devir ve temlik ettiğini, temellük eden de söz konusu alacağı devraldığını ve temellük ettiğini, borçlu, temlik ve devir işlemi sonrasında borcunu, temellük edenin borçlarından mahsup etmek suretiyle temellük edene ödeme hakkının haiz olduğunu, temlik sözleşmesinin 4. Maddesinde; temlik eden, iş bu sözleşmeyi imzaladığı tarihte üçüncü maddede belirtilen tutar kadar borçludan alacağı bulunduğunu ve bunu dahi önce hiçbir gerçek ya da tüzel kişiye temlik etmediğini kabul, beyan ve taahhüt eder denildiği ve söz konusu temlik sözleşmesinin ... ile ...arasında imzalandığı görülmüştür. Temellük eden ...A.Ş 15/02/2021 tarihinde ... Bankasına müracaat ederek...Ltd. Şti ile imzalanan anlaşma hükümlerini yerine getirilmemesi nedeniyle 1.000.000 TL bedelli teminat mektubunun paraya çevrilmesi istenilmiş ve bankaca söz konusu tutar ...A.Ş'ne 16/02/2021 tarihinde ödenmiştir. Bayilik sözleşmesinin 14/06/2018 tarihinde ...'e devredildiği, ...'in de tonaj taahhüdü nedeniyle bayiden 1.000.000 TL alacağı olduğunu iddia ederek söz konusu alacağın...'e temlik ettiği, Lukoil'in de söz konusu teminat mektubunu çözdürerek tahsil etmesi nedeniyle davanın, davacı bayi...'dan 1.000.000 TL tonaj taahhüdü nedeniyle alacağı olduğunu iddia ederek bu alacağını temlik eden ve bayilik sözleşmesini devir suretiyle alan ...'e karşı açılması yerine olup ...'in pasif husumet ehliyeti bulunmaktadır.
Davacı... tarafından .......A.Ş'ne gönderilen 08/02/2021 tarihli ihtarname incelendiğinde, taraflar arasında 22/02/2018 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığını, bayilik sözleşmesinin eki olan taahhütnamede yıllık 1.650 kg beyaz ürün alınacağının taahhüt edildiğini, eksik kalan miktar için de ton başına 60 USD ceza koşulu ödeneceğinin kararlaştırıldığını, akaryakıt istasyonunun bulunduğu konum, pandemi- salgın nedeniyle bu miktar kadar ürün alamayacaklarını, sözleşmeye devam etmeleri için bayilik sözleşmesinin eki olan ürün alım taahhütnamesinin uygulanmamasını aksi takdirde sözleşmenin feshi için taraflarına 30 gün içinde dönüş yapılmasının talep edildiği görülmüştür. ... tarafından Beşiktaş ... Noterliğinin 23/02/2021 tarih ...yevmiye nolu ihtarnamesi ile gönderilen cevabi ihtarnamede... tarafından ileri sürülen gerekçelerin taraflar arasında imzalı durumda bulunan bayilik sözleşmesi ya da bunun herhangi bir ekinin uygulanmasını engelleyen gerekçeler olmadığını, müvekkilinin ürün ikmali hususundaki yükümlülüklerini yerine getirdiğini, müvekkili şirket tarafından fahiş fiyatlar hesaplandığı yönündeki iddiaların doğru olmadığını, uygulanan fiyat ve belirlenen kar marjlarının EPDK kurul kararları ve taraflar arasındaki imzalı sözleşmelere uygun olduğunu, salgın döneminde enerjinin temin ve sürekliliği konusuna dikkat edildiğini, bu konuda sokağa çıkma kısıtlamalarında dahi enerji sektörüne ve daha özelde akaryakıt istasyonlarına geniş muafiyetler tanındığını, yaşanan salgın döneminde müvekkili şirketin Türkiye genelinde yaygın halde bulunan akaryakıt istasyonlarının tamamının ürün tedarik etmeye devam ettiği belirtilerek tonaj taahhüdüne uyulmasını istenildiği görülmüştür.
Davacı tarafından davalıya gönderilen 24/02/2021 tarih ... yevmiye nolu ihtarname incelendiğinde, 08/02/2021 tarihli ihtarname ile mücbir sebepler nedeniyle ürün alam taahhütnamesinin uygulanmamasının talep ettiklerini ancak ...'in firmalarına ait 1.000.000 TL teminat tutarının haksız olarak nakde çevirdikleri belirtilerek sözleşmenin kendileri tarafından feshedildiğinin bildirdikleri tespit edilmiştir.
... A.Ş tarafından... Petrol Sanayi İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti'ne Beşiktaş ...Noterliği tarafından gönderilen 25/02/2019 tarih ... yevmiye sayılı ihtarname ile, 22/02/2018 ile 21/02/2019 tarihleri arasındaki sözleşme yılında 1017,004 ton miktarında eksik ürün satın alındığı, aynı noterliğin 07/05/2020 tarih ...yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 22/02/2019 ile 21/02/2020 tarihleri arasındaki sözleşme yılında 1349,435 ton miktarında eksik ürün satın alındığı, yine aynı noterliğin 25/01/2021 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile; sözleşmenin başından bu yana ilk yıl için (22/02/2018- 22/02/2019) 1.017,004 ton, ikinci yıl için (22/02/2019- 22/02/2020) 1.349,435 ton olmak üzere toplam 2.366,44 ton eksik ürün alımında bulunduğunun, muhatap bayinin eksik ürün alımları nedeniyle müvekkili şirkete olan ve muaccel halde bulunan cezai şartları borcu tutarı 141.986,34 USD olarak hesaplandığı, müvekkili şirketin içinde bulunduğu ve henüz sona ermemiş olan sözleşme yılı ile sözleşmenin sonuna kadar geçecek sürede ortaya çıkacak olan eksik ürün alımlarından kaynaklanan cezai şart ve sair alacaklarına ilişin haklarının saklı olduğunun ihtar edildiği görülmüştür.
Dosya, mahkememizce resen belirlenecek bir finans uzmanı ile petrol/akaryakıt uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek; Davalı şirkete ait ayrıca davalının devir aldığı dava dışı ...e ait 2018-2021 yıllarına ait ticari defter ve belgeleri HMK 218 maddesi gereğince bilirkişilerce yerinde incelenerek eksik alım nedeniyle cezai şart miktarının, davacı tarafa ait bilanço ve sunulmuş ise 2022 yılına ait ticari defter ve belgelerinin mahkememiz kaleminde incelenerek belirlenen cezai şart miktarının davacı şirketin ekonomik mahfına neden olup olmayacağı hususlarında, bu celse mahkememizce belirlenen uyuşmazlık noktaları da dikkate alınarak 3 yıl için ayrı ayrı cezai şart miktarının ve fahiş olup olmadığı hususunda rapor ibraz edilmesi istenilmiştir. Bilirkişi heyeti 16/10/2023 tarihli raporunda "1- Dava konusu dayanağı olan ve 22/02/2018 tarihinde akdedilen “Ürün Alım Taahhütnamesi” ve “Bayilik Sözleşmesinin” tarafı olan ...A.Ş’nin sözleşme akdi sırasında Davalı ... şirketinin tüm paylarına sahip olduğu ve 27/12/2021 tarihli Birleşme ile ...’nin Davalı ...’in altına girdiği, 14/06/2018 tarihinde düzenlenmiş olan ve Davacı tarafından da imzalanan “Devir Mutabakatı” ile Bayilik Sözleşmesinin tüm hak ve yükümlülükleri, ekindeki tüm sözleşmeler ile birlikte Davalı ... Akaryakıt Dağıtım A.Ş şirketine devredildiği, 12/02/2021 tarihinde ... ile Davalı arasında imzalanan “Alacağın Temlik Sözleşmesi” nde Davacının Borçlu taraf olduğu dikkate alındığında, Davalının Pasif Husumetinin mevcut olduğu, 2- Sözleşme feshedilene kadar geçen ilk 3 yılda Davacının 1.904,969 Ton satın alım yaptığı, Taahütün yıllık 1.650 ton olması nedeniyle, 3.855,031 Ton eksik alım yapılmış olduğu, 3- Eksik alınan miktarlara sözleşmedeki 60 usd/Ton cezai şart hesaplandığında ilk 3 yıl için toplam 231.301,86 usd cezai şart tutarı hesaplanması gerektiği, cezanın fahiş olup olmadığı hususunun sayın mahkemenin takdirinde olduğu, 4- Sözleşmede taahhüt edilen tutarlara göre eksik alım tutarlarının Davalı tarafından Usulüne uygun olarak olarak Davacı tarafa ihtar edilmiş olduğunun anlaşıldığı, 5- Teminat Mektubunun Bayilik Sözleşmesinin cezai şartlarına karşılık alınmış olduğu ve bu gerekçe ile nakte çevrilmiş olduğu dikkate alındığında, Davalının Mektubu nakde çevirmekte haklı olduğu ancak Davacının 16/02/2021 tarihinde 1.000.000,00 TL olan Teminat Mektubu karşılığının , dolar bazlı cezai şartlardan mahsup edilmesinin hakkaniyetli olacağı, ve mahsuba esas olacak değerin 144.135,80 usd hesaplandığı, 6- Sözleşmenin yürürlükte kaldığı ilk 3 yıl için hesaplanan 231.301,86 usd Ceza tutarından, nakde çevrilen Teminat mektubunun dolar karşılığının 144.135,80 usd olarak indirilmesi ile ulaşılacak 87.166,06 usd Davalının cezai şarttan kalan alacak tutarı olarak hesaplanabileceği, 7- Üçüncü yılın cezai şart tutarı Davalının, Beşiktaş ... Noterliği'nin 17.03.2021 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi kapsamında olduğundan, 17/03/2021 tarihli Merkez Bankası USD Efektif satış kuru olan 7,5228 Usd/TL kuru esas alınacaksa 87.166,06 usd * 7,5228 TL = 655.732, 83 TL tutar, cezai şarttan kalan Davalının alacak tutarının TL değeri olarak dikkate alınabileceğinin sayın mahkemenin takdiri olduğu, 8- Cezai şarttan kalan alacağın 87.166,06 usd veya 655.732,83 TL’den hangisi esas alınırsa alınsın Davacı şirketçe ödenmesinin ekonomik mahvına sebep olmayacağı, Dava tarihi itibariyle Davacı şirketin Öz kaynaklarının 2.519.100,74 TL olarak hesaplanabileceğini,
" şeklinde görüş bildirdikleri görülmüştür.
Davalı ...'in, dava konusu ürün alım taahhütnamesi kapsamında davacıdan eksik ürün alımı nedeniyle cezai şart alacağı bulunup bulunmadığı davanın temel konusudur. Ürün taahhütnamesinde yıllık 1650 ton beyaz ürün alınması taahhüt edilmiş buna uyulmadığı takdirde ise ton başına 60 USD ceza koşulunun ödeneceği kararlaştırılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme 22/02/2018 tarihli olup birer yıllık dönemler halinde değerlendirme yapıldığında, 22/02/2018 - 21/02/2019 tarihli birinci yıl dilimi için davalı tarafın sözleşme süresinin bitimini müteakip hemen 25/02/2019 tarihinde ihtarname çekerek davacı tarafın eksik ürün aldığı ve eksik ürün nedeniyle haklarını saklı tuttukları belirtilerek bu hususta ihtirazı kaydın konulduğu tespit edilmiştir. Sözleşmenin 2. Yıl dilimi olan 22/02/2019 - 21/02/2020 dönemi için çekilen ihtarname tarihine bakıldığında 07/05/2020 olduğu, sözleşmenin yıl sonu bitim tarihi olan 21/02/2020 tarihinden sonra ihtarnamenin yaklaşık 1,5 ay sonra gönderildiği anlaşılmıştır. Sözleşmenin 3. Yıl dilimi ve aynı zamanda sözleşmenin feshi yılı olan 21/02/2020 - 21/02/2021 döneminde ise davalı tarafça gönderilen ihtarnamenin henüz sözleşme süresinin bitiminden önce 25/01/2021 tarihinde gönderildiği anlaşılmıştır . Bir sureti dosya içerisine bırakılan İstanbul BAM 13. HD'nin 2019/744 Esas 2021/182 Karar nolu ilamında "Akaryakıt bayilik sözleşmelerinde (veya sözleşme eki taahhütnamelerde) yer alan "yıllık asgari alım taahhüdüne uymama halinde öngörülen ceza koşulu (cezai şart) hükümleri TBK'nun 179/II. (BK. maddesi 158/II) maddesindeki ifaya ekli ceza koşulu (cezai şart) niteliğinde olup, TBK.'nun 179/II. maddesine göre, alacaklı, eğer ceza koşulunu isteme hakkından açıkça vazgeçmişse veya çekince koymadan ifayı kabul etmiş ve sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmeye devam etmişse ceza koşulunu isteyemeyecektir.
Davacı-karşı davalı şirketin 23/09/2010-23/09/2011 dönemini içeren ihtarnameyi 22/10/2012 tarihinde gönderdiği, 23/09/2011-23/09/2012 dönemini içeren ihtarnameyi 23/01/2013 tarihinde gönderdiği, 02.08.2013 tarihli ihtarname ile bayilik sözleşmesinin başlangıcı olan 23.09.2012’den bugüne kadar sadece 1073 metreküp akaryakıt alındığı, taahhütlerin yerine getirilmemesi nedeniyle cezai şart alacağının ödenmesinin talep edildiği, 12.08.2015 tarihli ihtarnamede ise; 23.09.2013- 23.09.2014 tarihleri arasında eksik alım yapıldığı, bayilik sözleşmesinin 5. dönem başlangıcı olan 23.09.2014’ten ihtarname tarihine kadar da eksik alım yapıldığının bildirildiği, en son gönderilen 28/09/2015 tarihli ihtarnamede de; 23.09.2014- 23.09.2015 tarihleri arasındaki ve geçmiş tüm dönemlere yönelik eksik alım nedeniyle cezai şart alacağının ödenmesinin talep edildiği görülmektedir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere; davacı-karşı davalı şirketin 1. dönem (23/09/2010-23/09/2011) için ihtarnameyi 22/10/2012 tarihinde yani 1. yıl bittikten yaklaşık 1 yıl sonra, 2. dönem (23/09/2011-23/09/2012) için ihtarnameyi 23/01/2013 tarihinde yani 2. yıl bittikten yaklaşık 4 ay sonra gönderdiği, ayrıca bu ihtarnamede davacı tarafça "3. Dönemin başlangıcı olan 23/09/2012'den bugüne kadar ise sadece 567 m3 akaryakıt aldığınız tespit edilmiştir" ibaresinin yer aldığı görülmekle, 1. 2. dönemler için süresinde ihtirazı kayıt konulmaksızın edimlerin ifasına devam edilmesi nedeniyle, 3. dönem (23/09/2012-23/09/2013) için gönderilen ihtarnamenin henüz dönem sona ermeden gönderilmesi, 4. dönem (23/09/2013-23/09/2014) için dönem sonundan yaklaşık 11 ay sonra ihtarname gönderilmesi ve ihtirazi kayıt konulmadan ifaya devam edilmesi nedeniyle davacı-karşı davalının ilk 4 yıl için cezai şart talep edemeyeceği, ancak taraflar arasındaki sözleşmenin 23/09/2015 tarihinde sona erdiği hususunda ihtilaf bulunmadığından, son yıla ilişkin cezai şart isteminde bulunabileceği (Yargıtay 19. HD 2015/18494 Esas -2016/3582 Karar) gözönünde bulundurularak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, cezai şart istemi yönünden yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsizdir. " denildiği görülmekle bu ilamda da belirtilen yöntemle değerlendirme yapıldığında, davalının sözleşenin birinci yıl diliminden hemen sonra 25/02/2019 tarihli ihtarname ile eksik alım nedeniyle ihtirazı kayıt koyması nedeniyle, varsa bu yıl için tonaj taahhüdü nedeniyle cezai şart talep etmekte davalı taraf haklıdır. sözleşmenin ikinci yılında ise yukarıda belirtildiği üzere davalı taraf sözleşmenin ikinci yılının bitiminden bir buçuk ay sonra ihtarname göndermesi nedeniyle bu yıl için ihtirazı kayıt konulmadığının kabul edilmesi gerektiği saptanmıştır, dolayısıyla ikinci yıl için davalı tarafın cezai şart talebinde bulunmayacağı kanaatine varılmıştır. Sözleşmenin üçüncü yılında ise yukarıda da belirtildiği üzere henüz üçüncü yıl bitmeden 25/01/2021 tarihinde ihtarname çekilmiş ise de, üçüncü yılın sözleşmenin fesih yılı olması nedeniyle bu yıl için de davalı tarafın tonaj taahhüdü nedeniyle cezai şart isteminde haklı olduğu sonucuna varılmıştır. Alınan bilirkişi raporunda sözleşmenin birinci yılı için cezai şart miktarı 61.020,24 USD, sözleşmenin üçüncü yılında ise cezai şart miktarı 89.315,52 USD olarak belirlenmiştir, bu iki miktarın toplamı 150.335,76 USD yapmaktadır. Teminat mektubu 16/02/2021 tarihinde bozdurulduğundan bu tarihteki merkez bankası efektif satış kuru olan 6,9379 TL'den , 150.335,76 USD TL'ye çevrildiğinde tonaj taahhüdü nedeniyle cezai şart miktarının 1.043.014,46 TL yaptığı tespit edilmiştir. Davacı taraf göndermiş olduğu ihtarnamede pandemi nedeniyle tonaj taahhüdünün uygulanmamasını istemiş ise de, covid salgınının 11/03/2020 tarihinde başladığı, bu tarihin davacının sözleşmeyi feshinden önceki son döneme denk geldiği, davacının covid tarihinden önceki biricin ve ikinci sözleşme yıllarında da eksik alım yaptığı, kaldı ki pandemi dönemi boyunda akaryakıt istasyonlarının açık olup satışların yapıldığı dikkate alındığında davacının pandemi nedeniyle cezai şart koşulunun uygulanmaması gerektiği yönündeki iddiasına değer verilmemiştir. Davacı taraf cezai şartın fahiş olduğunu iddia etmesi nedeniyle davacı tarafın ticari defter ve belgeleri incelenerek belirlenecek cezai şartın davacı şirketin ekonomik mahfına neden olup olmayacağı, fahiş olup olmadığı hususunda da rapor istenmiş, bilirkişiler davacı tarafın ticari defter ve belgelerini inceleyerek belirlenen cezai şart miktarının fahiş olmadığı, davacı şirketin ekonomik mahfına neden olmayacağı şeklinde görüş bildirmiştir.
Toplanan tüm deliler, alınan bilirkişi raporu, tonaj taahhüdünün yer aldığı ürün alım taahhütnamesi birlikte değerlendirildiğinde davacının eksik alım yaptığı, davalı tarafın sözleşmenin birinci yılında, birinci yılının bitiminden hemen sonra gönderdiği ihtarname ile ihtirazı kayıt konulması, sözleşmenin üçüncü yıl diliminin ise fesih yılı olduğu dikkate alınarak, sözleşmenin birinci ve üçüncü yılları için tonaj taahhüdü nedeniyle cezai şart talep edilebileceği bilirkişilerin bu yıllar için eksik tonaj miktarını ve sözleşmeye göre cezai şart miktarını belirledikleri, birinci yıl için cezai şart miktarının 61.020,24 USD , üçüncü yıl için 89.315,52 USD olduğu, teminat mektubunun çözdürüldüğü tarih itibariyle bu miktarların TL'ye çevrilmesi halinde, çözdürülen 1.000.000 TL bedelli teminat mektubu bedelini aştığı, belirlenen cezai şart miktarının fahiş olmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine aşağıdaki şeklide karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacının davasının reddine,
2-Davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine,
3-Davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 140.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Gider avansından kullanılmayan kısman karar kesinleştiğinde resen yazı işleri müdürünce ilgilisine iadesine,
6-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Bu dava sebebiyle 427,60 TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan (başta 179,90 TL + tamamlama harcı 16.897,60 TL olmak üzere toplam=) 17.077,50 TL'den mahsubu ile fazla alınan 16.649,90 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 08/02/2024
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
¸