T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/422 Esas
KARAR NO :2025/689
DAVA İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:22/06/2023
KARAR TARİHİ:15/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ambalaj ve baskılı poşet imalatı faaliyetlerini gerçekleştirdiğini, Davalı ile 07.09.2022 tarihinde sözleşme imzalandığını, bu sözleşme gereği 173.212 TL'lik fatura kesildiğini, davalının bu faturaya itiraz etmediğini, malların teslim alınmasından sonra davalı tarafından 2552,1 TL tutarında iade faturası keşide edildiğini, davalıya ulaşılmaya çalışıldığını fakat cevap alınamadığını, bunun üzerine alacağın temini için .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını ve .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Değişik İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, ihtiyati haciz kararının infaz edildiği anda davalı tarafından 170.600,11 TL ödeme yapıldığını, icra takibi ve haciz masrafları, vekalet ücreti, tahsil harcı, takip öncesi işlemiş faiz, takip sonrası işlemiş faiz gibi borç kalemlerinin olduğu göz önüne alındığında davalının halen borçlu olduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek, davanın kabulünü, icra takibine yapılan itiraz iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılan sözleşmeye göre ay içinde satılan ürünlerin ödemesi, satıldığı ayın son günü vade kabul edilmekte ve bu tarihten 30 gün sonra, fakat sadece satılan ürünlerin ödemesi yapıldığını, davalı müvekkil tarafından yapılan ödeme, ürünün satılmasına bağlı olduğunu, yalnızca satılan ürünlerin ödemelerinin yapıldığını, satılmayan ürünlerin ödemesinin yapılmadığını, davacının yasaya ve sözleşmeye aykırı davrandığını, borç bulunmadığından icra takibine itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasının 03/04/2024 tarihli celsesinin 5 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 26/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" -.... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde 06.04.2023 tarihli davacı tarafından başlatılan ilamsız icra takibiyle talep edilen asıl alacak kaleminin 170.660,11 TL olduğu, 8.619,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam alacağın 179.279,61 TL olduğu, borcun sebebinin “Cari Hesap Dökümleri Ve 21/09/2022 Tarihli ... Nolu Fatura 170.660,11 TL” olarak yer aldığı,
-Davalı tarafından davacıya 17.05.2023 tarihinde 170.660,00 TL ödeme yapıldığı,
-Davalının ödeme yapmış olduğu 17.05.2023 tarihi göz önünde bulundurulduğunda davacının bakiye alacağının 50.139,74 TL olarak tespit edildiği,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 10/10/2024 tarihli ara kararı uyarınca ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 14/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" -.... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde 06.04.2023 tarihli davacı tarafından başlatılan ilamsız icra takibiyle talep edilen asıl alacak kaleminin 170.660,11 TL olduğu, 8.619,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam alacağın 179.279,61 TL olduğu, borcun sebebinin “Cari Hesap Dökümleri Ve 21/09/2022 Tarihli ... Nolu Fatura 170.660,11 TL” olarak yer aldığı,
-Davalı tarafından davacıya 17.05.2023 tarihinde 170.660,00 TL ödeme yapıldığı,
-Davalı tarafça yapılan bu ödemelerin mahsubunda icra takibinin açılmasından sonra yapılan ödemeler kapsamında olacağı, bu nedenle kısmi ödeme niteliğinde olacağı, TBK madde 100 madde uyarınca kısmi ödemenin mahsubunun gerçekleştirilmesi gerektiği,
-Mahsup işleminde kısmi ödemeden ilk olarak masraflar ve faizlerin mahsubu gerektiği, daha sonra ana paradan mahsup edilmesi gerektiği,
-İcra dosyasındaki 17.05.2023 tarihli kapak hesabı kapsamında alacak kalemleri toplamında; asıl alacağın ferilerinin toplamda 50.692,53 TL, takipte kesinleşen asıl alacak ise 179.279,61 TL olduğu, 17.05.2023 tarihinde toplamda 229.972,14 TL borç bulunduğu, davalı tarafından yapılan 170.660 TL'lik ödeme ile asıl alacağın ferisi niteliğindeki kalemler ve masraflar düşüldüğünde 59.312,14 TL asıl alacak yönünden borç devam ettiği,
-Bu kapsamda davalının davacıya 59.312,14 TL asıl alacak yönünden borçlu olduğunun görüldüğü...." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 28/05/2025 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 12/08/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" -.... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde 06.04.2023 tarihli davacı tarafından başlatılan ilamsız icra takibiyle talep edilen asıl alacak kaleminin 170.660,11 TL olduğu, 8.619,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam alacağın 179.279,61 TL olduğu, borcun sebebinin “Cari Hesap Dökümleri Ve 21/09/2022 Tarihli ... Nolu Fatura 170.660,11 TL” olarak yer aldığı,
-Davalı tarafından davacıya 17.05.2023 tarihinde 170.660,00 TL ödeme yapıldığı,
-Davalı tarafça yapılan bu ödemelerin mahsubunda icra takibinin açılmasından sonra yapılan ödemeler kapsamında olacağı, bu nedenle kısmi ödeme niteliğinde olacağı, TBK madde 100 madde uyarınca kısmi ödemenin mahsubunun gerçekleştirilmesi gerektiği,
-Mahsup işleminde kısmi ödemeden ilk olarak masraflar ve faizlerin mahsubu gerektiği, daha sonra ana paradan mahsup edilmesi gerektiği,
-İcra dosyasındaki 17.05.2023 tarihli kapak hesabı kapsamında alacak kalemleri toplamında; asıl alacağın ferilerinin toplamda 50.692,53 TL, takipte kesinleşen asıl alacak ise 179.279,61 TL olduğu, 17.05.2023 tarihinde toplamda 229.972,14 TL borç bulunduğu, davalı tarafından yapılan 170.660 TL'lik ödeme ile asıl alacağın ferisi niteliğindeki kalemler ve masraflar düşüldüğünde 59.312,14 TL asıl alacak yönünden borç devam ettiği,
-İcra dosyasındaki takip öncesi işlemiş faiz tarihi olan 17/05/2023 itibariyle kapak hesabı kapsamında Feri alacaklar toplamının 47.207,87 TL olduğu, Davalı tarafından yapılan 170.660 TL'lik ödeme ile asıl alacağın ferisi niteliğindeki tahsil harcı, icra vekalet ücreti, faiz ve masraf düşüldüğünde 47.207,87 TL asıl alacak yönünden borç devam etmektedir.
-İcra dosyasında ki takip öncesi işlemiş faiz hariç ödeme tarihi olan 22/06/2023 itibariyle kapak hesabı kapsamında Feri alacaklar toplamının 47.708,40 TL olduğu, Davalı tarafından yapılan 170.660 TL'lik ödeme ile asıl alacağın ferisi niteliğindeki tahsil harcı, icra vekalet ücreti, faiz ve masraf düşüldüğünde 47.708,40 TL asıl alacak yönünden borç devam etmektedir.
-Bu kapsamda davalının davacıya 59.312,14 TL asıl alacak yönünden borçlu olduğunun görüldüğü, Sair hususların mahkemenin takdir ve yargı alanında kaldığı sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasında davalının itirazının iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrol ile davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ilgili yazı cevapları celbedilmiş, ilgili icra dosyasına müzekkere yazılarak; dava tarihi olan 22/06/2023 tarihi itibari ile icra dosyası kapak hesabının dosyamız arasına gönderilmesinin istenilmesine ayrıca borçlunun takibe hangi tarihte itiraz ettiğinin ve dosyaya bir ödeme yapılıp yapılmadığının yapılmış ise hangi tarihte ne tutarda ödeme yapıldığının dosyaya bildirilmesinin istenilmesine karar verilmiş, davalının kısmi ödeme tarihi itibari ile gerekli kapak hesabı celbedelmiş, dosyanın icra dosyası kapak hesabından anlayan bir bilirkişiye tevdii ile takdiri mahkememize ait olmak üzere; davalının ödeme yaptığı tarih ve miktar dikkate alınarak davacının icra takip tarihi itibari ile davalıdan ne kadar alacaklı olduğu, davalı tarafından haricen yapılan ödeme sebebiyle icra dosyasından takibe geçilmiş olan faturadan kaynaklı olarak TBK'nın 100 ve devamı maddeleri de göz önünde bulundurularak ödeme yapılan tarih itibariyle yapılan ödemenin davacının alacaklı olduğu tutar bakımından takibe geçildiğinde söz konusu alacak miktarını karşılayıp karşılamadığı, ödemenin yetersiz olması halinde davacının bakiye ne kadar alacağının kalacağı hususunda tüm dosya kapsamı itibari ile rapor tanzim edilmesinin istenilmesine, ayrıca hesaplama yapılırken davacının icra takibinde talep edilen işlemiş faizi talep edilebileceği ve edemeyeceği şeklinde (takip çıktısının 179.279,61TL ve 170.660,11-TL olarak değerlendirildiği şeklinde) davacının bakiye alacağının tespiti noktasında ihtimalli olarak rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş bilirkişi kök ve ek raporu dosyaya kazandırılmıştır.
Bilirkişi tarafından hazırlanan ve hükme de esas alınan 13/08/2025 tarihli ek raporda ; "
V- SONUÇ VE KANAAT: Tüm delillerin ve hukuki durumun takdir ve değerlendirilmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;
i. .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde 06.04.2023 tarihli davacı tarafından başlatılan ilamsız icra takibiyle talep edilen asıl alacak kaleminin 170.660,11 TL olduğu, 8.619,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam alacağın 179.279,61 TL olduğu, borcun sebebinin “Cari Hesap Dökümleri Ve 21/09/2022 Tarihli ... Nolu Fatura 170.660,11 TL” olarak yer aldığı,
ii. Davalı tarafından davacıya 17.05.2023 tarihinde 170.660,00 TL ödeme yapıldığı,
iii. Davalı tarafça yapılan bu ödemelerin mahsubunda icra takibinin açılmasından sonra yapılan ödemeler kapsamında olacağı, bu nedenle kısmi ödeme niteliğinde olacağı, TBK madde 100 madde uyarınca kısmi ödemenin mahsubunun gerçekleştirilmesi gerektiği,
iv. Mahsup işleminde kısmi ödemeden ilk olarak masraflar ve faizlerin mahsubu gerektiği, daha sonra ana paradan mahsup edilmesi gerektiği,
v. İcra dosyasındaki 17.05.2023 tarihli kapak hesabı kapsamında alacak kalemleri toplamında; asıl alacağın ferilerinin toplamda 50.692,53 TL, takipte kesinleşen asıl alacak ise 179.279,61 TL olduğu, 17.05.2023 tarihinde toplamda 229.972,14 TL borç bulunduğu, davalı tarafından yapılan 170.660 TL’lik ödeme ile asıl alacağın ferisi niteliğindeki kalemler ve masraflar düşüldüğünde 59.312,14 TL asıl alacak yönünden borç devam ettiği,
vi. İcra dosyasında ki takip öncesi işlemiş faiz hariç ödeme tarihi olan 17/05/2023 itibariyle kapak hesabı kapsamında Feri alacaklar toplamının 47.207,87 TL olduğu, Davalı tarafından yapılan 170.660 TL’lik ödeme ile asıl alacağın ferisi niteliğindeki tahsil harcı, icra vekalet ücreti, faiz ve masraf düşüldüğünde 47.207,87 TL asıl alacak yönünden borç devam etmektedir.
vii. İcra dosyasında ki takip öncesi işlemiş faiz hariç ödeme tarihi olan 22/06/2023 itibariyle kapak hesabı kapsamında Feri alacaklar toplamının 47.708,40 TL olduğu, Davalı tarafından yapılan 170.660 TL’lik ödeme ile asıl alacağın ferisi niteliğindeki tahsil harcı, icra vekalet ücreti, faiz ve masraf düşüldüğünde 47.708,40 TL asıl alacak yönünden borç devam etmektedir.
viii. Bu kapsamda davalının davacıya 59.312,14 TL asıl alacak yönünden borçlu olduğunun görüldüğü, Sair hususların mahkemenin takdir ve yargı alanında kaldığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Öncelikle belirtilmelidir ki, itirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır.
Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamış iken, itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira, itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre, gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacaktır. Bunun gibi, takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da, ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukuki yararın mevcut olmayacağı kuşkusuzdur.
Sonuç itibariyle; icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması halinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla, takipten sonra, ancak dava açılmadan önce yapılmış olan ödemeler yönünden dava açılmasında, davacı tarafın hukuki yararı bulunmamaktadır.
Nitekim aynı ilke, Hukuk Genel Kurulunun 12.11.2003 gün ve E:2003/19-589, K:2003/645 sayılı ve E:2011/19-532,K:2011/640 sayılı ilamında da benimsenmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 100. Maddesinde " Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise , kısmen yapığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. " şeklinde düzenleme yaptığı görülmüştür. Davalı tarafından her ne kadar aşamalarda davalı tarafından huzurdaki dava açılmadan evvel asıl alacak tutarının ödendiği huzurdaki davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığı beyan edilmiş ise de , davalı tarafından ilgili icra dosyasında takibe geçildikten sonra ödeme yapılıp icra takibinin başlatılması ile temerrüt gerçekleşmiş olacağından ve davacı tarafça da yapılan ödemenin asıl alacağa mahsuben yapıldığına dair açık bir kabul bulunmadığından davalı tarafından huzurdaki dava açılmadan önce , takip tarihinden sonra yapılan ödemenin TBK 100.madde uyarınca değerlendirilmesi gerekeceği kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı hepbirlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafından takipten önce herhangi bir ödeme yapılmış değildir. Davalı tarafından takipten sonra dava tarihinden önce ise 17/05/2023 tarihinde 170.660,00-TL lik ödeme yapılmıştır. Söz konusu ödemenin BKnun 100 mad uyarınca öncelikle faiz ve ferilerinden düşüm yapılması gerekmektedir. Takip tarihi ile ödeme tarihi dikkate alındığında ve bu tarihe kadar mevcut bulunan işlemiş faizler, icra yargılama giderleri ve bu doğrultuda hazırlanan bilirkişi ek raporu göz önünde tutulduğunda, mahkememizce ; davacının takibe konu ettiği alacağının ödenmesi için takip tarihinden önce davalıya borcun ödenmesi için gönderdiği bir ihtarname bulunmadığından borçlu- davalının takip ile birlikte temerrüde düştüğü kabul edilmiş bu neden davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunamayacağı değerlendirilmiş bu kapsamda davacının takip talebinde gösterilen asıl alacak tutarınca alacaklı olduğu değerlendirilmekle ve davalı tarafından takipten sonra davadan önce yapılan söz konusu ödemenin mahsubu neticesinde davacının 47.207,98-TL asıl alacağının varlığını koruduğu anlaşılmış açıklanan nedenlerle davacının davasının bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada kısmi ödeme tarihine kadar faiz hesabı yapılıp, yapılan ödeme önce faiz ve masraflara mahsup edildiğinden mahkememizce kalan bakiye alacağa kısmi ödeme tarihinden tahsil tarihine kadar faiz işletilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının dava tarihi itibari ile 47.207,98-TL tutarında asıl alacağının devam ettiği anlaşıldığından ve alacak faturaya dayanıp likit ve belirlenebilir olduğundan bu miktarın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile;
1-Davalının .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın Kısmen iptali ile takibin 47.207,87- TL asıl alacak üzerinden kaldığı yerden devamına,
-Davacının fazlaya dair isteminin reddine,
-Takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 170.660,11-TL Asıl (toplam) alacak talep edebileceğinin kabulü ile icra müdürlüğünce kapak hesabının bu doğrultuda oluşturularak icra takibinden sonra işbu dava açılmadan önce davalı tarafından 17/05/2023 tarihinde yapılmış olan 170.660,00-TL ödemenin TBK m.100 hükmü uyarınca infaz aşamasında icra müdürlüğünce değerlendirilmesine,
-Bu doğrultuda bakiye 47.207,87 TL asıl alacağa 17/05/2023 tarihinden tahsil tarihine kadar takipte gösterilen faiz türünün işletilmesine,
2-İcra takibinden sonra ancak işbu dava açılmadan davalı tarafından yapılan ödemenin mahsubu akabinde 3.897,13 TL yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine,
3-Davacının davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteminin kabulü ile 47.207,87-TL asıl alacağın %20 si oranında olan 9.441,57-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 3.224,77 TL harçtan peşin alınan 872,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.352,02 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
5-Davacı tarafından yatırılan 872,75 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 3.897,13 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafça yapılan 140,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 205,50 TL ilk masraf (179,90 TL başvurma harcı + 25,60 TL vekalet harcı ) olmak üzere toplam 4.345,50 TL yargılama giderinin, davanın kabul red oranına göre hesaplanan 4.014,12 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
10-Suçüstü Ödeneğinden ödenen SORULACAK TL nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/10/2025
Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)