T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/43 Esas
KARAR NO: 2024/588
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/01/2023
KARAR TARİHİ: 17/09/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu, kazaya konu ... plakalı araçta meydana gelen zarar nedeniyle; HMK 109 maddesi gereği kısmi alacak davalarının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ileride yapılacak bilirkişi tespiti sonucu ortaya çıkacak zarardan kaynaklı tazminat talebi artırmak üzere; şimdilik 10,00 TL alacaklarının davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek hasarın tespiti için ekspere ödenen 350,00 TL ücretin yargılama giderinden sayılarak sigorta şirketi üzerine bırakılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde 30.07.2021 tanzim tarihli, 06.08.2021-06.08.2022 tarihleri arasında geçerli, ... numaralı poliçe ile ZMMS kapsamında sigortalı olduğunu, söz konusu poliçe teminat bedelinin 43.000,00TL olduğunu, müvekkili şirket nezdinde açılan hasar dosyası kapsamında 1.700,00TL hasar tazminatı, 860,20TL değer kaybı ödemesinin davacı taraf yapıldığını, ayrıca tahkim kararı gereğince 10,00TL hasar tazminatı, 403,98TL ve 608,76TL parça/işçilik ödemeleri tedarikçi şirketlere yapıldığını, dava konusu kazaya istinaden 3.582,94TL ödemenin müvekkili şirketçe yapıldığını, davacının ekspertiz ücreti talebinin müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, bu nedenle delil olarak ileri sürülen ekspertiz raporunun hükme esas alınmamasını, zarara ilişkin ikinci ödemenin sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, bu itibarla müvekkili şirketin mükerrer ödeme yapmasının önüne geçmek adına davacının kasko poliçesi olup olmadığının araştırılmasını, öncelikle işbu davaya konu talep bakımından tahkim yargılaması görülmüş ve sonuçlanmış olduğundan tahkime konu talepler bakımından taleplerin usulden reddini, her halükarda haksız davanın reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı bakiye hasar bedelinin davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı adına kayıtlı olan ... plakalı araç ile davalı şirket nezdinde ZMMS kapsamında sigortalanmış olan ... plakalı araç arasında 18.01.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak davacının aracında oluşan hasarın onarım bedeli için HMK m.109 hükmü uyarınca KISMİ DAVA olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL hasar bedelinin davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesi, davadan önce hasarın tespiti için ekspere ödenen 350,00 TL ücretin yargılama giderinden sayılarak sigorta şirketi üzerine bırakılması istemi ile 07.01.2023 tarihinde işbu davanın açılmış olduğu, dava dilekçesinde İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine hitaben yazılmasına rağmen sehven İstanbul Anadolu'da açılması sebebiyle .... Asliye ticaret Mahkemesinin 2023/... Esasına kaydının yapılmış olduğu, mahkemesince dosya üzerinden verilen gönderme kararı akabinde dosyanın mahkememizin işbu esasına kaydının yapılmış olduğu anlaşılmakla yargılama yapılmıştır.
Dava şartları bakımından yapılan incelemede; işbu dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine öncelikle 22.02.2022 tarihinde tazminat ödemesi istemi ile başvuru yapılmış olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından davacı asile 21.02.2022 tarihinde 1.700,00 TL ödeme yapılmış olduğu, dava dışı servis ve tedarik firmalarına ise 18.02.2022 tarihinde 403,98 TL, 21.02.2022 tarihinde ise 608,76 TL ödemenin yapılmış olduğu; bu hali ile hasara ilişkin olarak davalı sigorta şirketi tarafından yapılan toplam ödemenin 2.712,74 TL olduğu görülmüştür.
İşbu dava açılmadan önce davacı tarafından ... nezdinde 19.03.2022 aynı talep ve sonucuna ilişkin olarak aynı davalı aleyhine başvuru yapıldığı, ... sayılı dosya üzerinden yapılan incelemede esnasında alınan bilirkişi raporunda hasar bedelinin KDV dahil 6.445,38 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından tedarik dahil yapılan ödemeler toplam bedelinin 2.712,74 TL olması sebebiyle bu tutar mahsup edildiğinde bakiye hasar bedelinin 3.732,64 TL olduğu; davacı başvuru sahibine talebi ıslah etmek üzere verilen süre içerisinde ıslah yapılmamış olması sebebiyle 10,00 TL üzerinden taleplerinin kabulüne karar verilmiş olduğu; aynı zamanda davacının / başvuru sahibinin hasarın tespiti için ekspere ödenen 350,00 TL ücretin yargılama giderinden sayılması talebinin de kabulüne karar verilmiş olduğu; davalı tarafından kesin hükme yönelik olarak yapılan itiraz akabinde davacı vekili tarafından ibraz edilmiş olan 16.03.2023 tarihli beyan dilekçesinde işbu davadaki talebin Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde hüküm altına alınan 10,00 TL alacaklarına ilişkin olmadığı, fazlaya ilişkin hakları bakımından işbu davanın açıldığının beyan edilmiş olması sebebiyle eldeki davada kesin hüküm dava şartlarının koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla yargılamaya devam olunmuştur.
2918 sayılı KTK'nın 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa'nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre, hak düşürücü süre olup re'sen dikkate alınması gerekir ( Bknz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/4974 Esas, 2021/6943 Karar Sayılı, 18/10/2021 Tarihli ilamı). İşbu yasal düzenleme uyarınca somut olayda yapılan kontrolde davalı tarafından ödemenin 21.02.2022 tarihinde yapıldığı, işbu davanın ise 07.01.2023 tarihinde 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmekle yargılama yapılmıştır.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
Yargılama esnasında kazaya karışan araçların trafik tescil kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde tutulan kayıtları, hasar dosyası, ... nezdindeki kayıtları ve kazaya ilişkin tüm evraklar celp edilerek dosya trafik kazaları alanında uzman makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişiden dava konusu kazaya karışan tarafların kusur oranlarının belirlenerek davaya konu hasar bedeli bakımından her ne kadar rapor tanzim edilmesi istenilmiş ise de davacı, eldeki dava ile kısmi davada saklı tuttuğu bakiye kısmın davalıdan tahsilini istemiştir. Bir başka ifade ile eldeki dava, ek dava niteliğindedir. Bu sebeple mahkememizin işbu dosyasındaki usul bakımından benzer mahiyette olan Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2020/1614 Esas, 2020/3624 Karar Sayılı, 29/06/2020 Tarihli "Davacı, eldeki dava ile kısmi davada saklı tuttuğu bakiye kısmın davalıdan tahsilini istemiştir. Bir başka ifade ile eldeki dava, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan ek dava niteliğindedir.
... Hemen belirtmek gerekir ki her dava, kural olarak iki kısımdan; tespit ve eda kısımlarından oluşur. Davanın kısmi nitelikte olması halinde önceden açılan davada kesinleşen ilamın tespit kısmı, kalan kısım hakkında açılan ikinci davanın tespit kısmı için kesin hüküm oluşturur ve kuşkusuz bağlayıcıdır. Öğreti ve yargısal uygulamada; kısmi davanın redle sonuçlanması halinde tüm alacak hakkında kesin hüküm oluşacağı; kısmi dava kısmen kabul kısmen redle sonuçlanırsa her iki bölüm yönünden de kesin hüküm oluşacağı; kısmi dava tümüyle kabul edilirse de kararın tespit bölümünün açılan ek dava için kesin hüküm oluşturacağı kabul edilmiştir. Eş söyleyişle; kısmi dava sonunda davalının borcu ödemeye mahkum edilmesi veya kısmi davanın tamamen veya kısmen reddine karar verilmiş olması halinde taraflar arasındaki borç ilişkisinin varlığı ya da yokluğu da tespit edilmiş olur ki, bu tespit zorunlu olarak borç ilişkisinin tümünü kapsar. Bu nedenle kısmi dava sonunda verilen ve kesinleşen kararın tespite ilişkin bölümü sonradan açılan ek dava için kesin hüküm oluşturur.(Bkz. HGK.2007/15-126 E, 2007/210 K. 18.04.2007 tarih) Kısacası; ikinci davaya bakan mahkeme, kısmi davanın davalının sorumluluğuna ilişkin bu tespit bölümüyle bağlıdır. Burada davalının haksızlığı olgusu artık tartışılamaz hale gelmiştir. Zira, kesin hüküm bulunan bir konuda, mahkemenin bu yönün doğruluğunu yeniden araştırma ve inceleme konusu yapmasına olanak bulunmamaktadır. Bu yön kamu düzenine ilişkin olup, mahkemeler ve Yargıtay'ca res'en göz önünde tutulmalıdır. Açıklanan hususlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.02.1980 gün ve 1980/9-73 esas, 1980/186 karar sayılı; 02.06.1982 gün ve 1981/11-1130 esas, 1982/549 karar sayılı ve 09.11.1988 gün ve 1988/15-5/ esas, 1988/898 sayılı kararlarında da açıkça vurgulanmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davacı tarafından davalı aleyhine açılmış bulunan ve yukarıda ayrıntıları ile safahatı açıklanan kısmi dava taleple bağlı kalınarak sonuçlanmış; böylece davaya dayanak alınan hukuki ilişkinin varlığı saptanarak, davalının sorumluluğu da kesinleşen bu hükümle tespit edilmiştir.Kısmi davaya ilişkin hükmün Yargıtay incelemesinden geçerek veya geçmeden kesinleşmesi arasında bir fark yoktur. Kesinleşen bu kararın tespite ilişkin bölümünün sonradan açılan eldeki ek dava için kesin hüküm oluşturacağında kuşku bulunmamaktadır." şeklindeki hükmü uyarınca somut olay bakımından işbu dava açılmadan önce Sigorta Tahkim Komisyonunun ... sayılı dosyasında kazanın oluş şekli, tarafların kusur oranları ve tazminatın miktarı bakımından bir tespit yapılarak hüküm tesis edilmi,ş olduğu, davacı tarafından söz konusu hükmün ... İcra Dairesinin 2022/... Esas Sayılı takip dosyasından takibe konulmuş ve hükmedilen tutarların davalı taraftan tahsil edilmiş olduğu hususu da göz önünde bulundurulduğunda kesin hüküm uyarınca işbu kaza sebebiyle davacının davalıdan talep edebileceği toplam hasar bedeli tazminatının 6.445,38 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından tedarik dahil yapılan ödemeler toplam bedelinin 2.712,74 TL olması ve sigorta tahkim komisyonu kararı akabinde 10,00 TL daha hasar bedeli ödemesi yapılmış olması sebebiyle bu tutarlar (2.722,74 TL) mahsup edildiğinde talep edilebilecek bakiye hasar bedelinin 3.722,64 TL olabileceği kabul edilmekle bu tutar üzerinden davacının davasının kabulüne ( ıslah edilmiş olan 6.018,00 TL- 3.722,64 TL= 2.295,36 TL bakımından talebinin reddine) karar vermek gerekmiş; Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/4875 Esas, 2020/720 Karar Sayılı, 04/02/2020 Tarihli "... sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda temerrüt tarihi olan 07.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz (davacının gerçek kişi olması sebebiyle) ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili tarafından işbu dava açılmadan önce davacı tarafından alınan ekspertiz raporu kapsamında yapılan 350,00 TL'lik ödemenin yargılama giderlerine dahil edilmesi istenilmiş ise de söz konusu talep bakımından Sigorta Tahkim Komisyonunun ... sayılı dosyasında da aynı talepte bulunulmuş olduğu, işbu talebin kabulü ile yargılama giderleri bakımından hesaplama yapılarak karar tesis edilmiş olduğu, davacının işbu davadaki talebinin aynı alacağa ilişkin mükerrer talep olduğu görülmekle bu talebi bakımından talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 18.01.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak bakiye 3.722,64 TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 07.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Davacının fazlaya dair isteminin reddine,
2-Alınması gereken 427,60-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 179,90-TL ile ıslah harcı ve tamamlama harcı olarak alınan 206,00-TL'nin toplamı olan 385,90 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 41,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin harç ile ıslah harcı ve tamamlama harcı olarak alınan 206,00-TL'nin toplamı olan 385,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine
4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri : 205,50 TL ( başvurma harcı, vekalet harçları toplamı), davetiye, posta gideri: 686,75TL, bilirkişi ücreti: 1.800,00TL olmak üzere toplam: 2.692,25-TL yargılama giderinin %62 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 1.669,19-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerine bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 3.722,64 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 2.295,36 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00 TL'nin %62 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 967,20TL'sinin davalıdan, 592,80TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Davacının ekspertiz raporu ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesi talebinin reddine,
9-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/09/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.