T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/515 Esas
KARAR NO: 2024/645
DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/05/2019
KARAR TARİHİ: 30/09/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket işyerinde davalı ... tarafından borçlusu ... hakkında ihtiyati hacizde müvekkilinin işyeri merkezi adres gösterilerek ifa edildiğini, takip talebinde müvekkili adresinin ... adresi gibi gösterildiğini, İcra mahkemesinin takibin devamına karar verdiğini ve kararın infaz olduğunu, .... İcra Müdürlüğünün gönderilen ödeme emrinin borçlunun sicil adresinde tebliğe rağmen, haciz için kötü niyetli olarak müvekkilinin adresine gelindiğini, müvekkilinin 3. Şahıs istihkak iddiasında bulunduğunu, İcra md. 99 md. göre işlem yapılması gerekirken 97. Maddenin uygulandığını, Müvekkili şirket kuruluşundan beri Davutpaşa ve şimdiki adresinde olduğu Ticaret Sicil kayıtlarıyla sabit olduğunu, bu adreslerde Borçlu dava dışı ...in hiç bir zaman olmadığını, ortak adres kullanılmadığını, ortaklık bağıda olmadığını, Müvekkilinin adresinde haczedilen malların 2009-2010 yıllarından başlayarak alınan demirbaşlar olduğunu, defter kayıtlarında sabit olduğunu, borçlu ... ile ticari ilişkileri olduğunun açık olduğunu, aynı sektörde oldukları için karşılıklı ticari işlemler yapıldığını, zor duruma düşmesi sonucu ilişki sonlandırıldığını ve müvekkili şirkette alman belgeler muavin kayıtları ve ticari ilişkiye ait belgeler olduğunu, Müvekkili ortaklarından ... borçlu şirket ortaklarından ... ' ın ağabeyi olup kötü niyetle şirketten tahsil amaçlı haciz infaz edildiğini, bu nedenlerle 15.03.2019 tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte şimdilik 31.500 TL, 12.02.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle 4.725 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 36.225 TL nin davalıdan alınarak müvekkile verilmesine, mahkeme masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davasının muhatabının müvekkili değil borçlu olduğunu, Husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, Davacının borcu ödeyerek borcundan kurtulan ...den bu bedeli istemesi gerektiğini, Davacı ile borçlu şirket arasında organik bağ olduğunu, davacı iddialarının muvazaalı ve mal kaçırma amaçlı olduğunu, ... sitesi ... adresinde yapılan haciz işleminde ... barkod adına istihkak iddiasında bulunulduğunu, Haciz adresi borçlunun alacaklıları yanıltmak amacıyla ticari ve muhasebe faaliyetleri adresi talimat adresi olduğunu, İlk haciz işleminde şirket yetkilisi ... ilişkileri olduğunu önce kabul ettiğini ve sonra inkar ettiğini, Haciz mahallinde evrak araştırmasında borçlunun faaliyette bulunduğunu kanıtlayan evraklar bulunduğunu, Borçlu ile davacı şirket ortaklarının akrabalık ilişkisi olduğunu, sıkı bir organik bağ mevcut olduğunu, Haciz mahallinde haczedilen menkule ait fatura veya aidiyet belgesi sunulamadığını, davacının hacizde istihkak iddiasında bulunduğunu, ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2 adet takibin devamına karar verdiğini, somut olayda manevi tazminat şartları oluşmadığını, takip ve haciz yapmanın alacaklıya tanınan kanuni bir hak olduğunu, bu nedenlerle davanın husumetten reddine, kötü niyetli davacının % 20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; Davalının alacaklı olduğu borçlu ... A.Ş aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2019/... ve 2019/... esas sayılı dosyalarından ihtiyati haczin infaz edilmesi ve davacının menkul mallarının haczi nedeni ile açılan 31.500,00 TL 'lik maddi ve 4.725,00 TL manevi tazminat talepli davadır.
Mahkememizden verilen 16/03/2021 tarih ve 2019/... Esas 2021/... sayılı kararı ... Hukuk Dairesi'nin 21/06/2023 tarih ve 2021/... Esas 2023/... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapıldı.
İlamda özetle; "Somut olay incelendiğinde, maddi ve manevi tazminat talebiyle açılan davanın reddine karar verildiği ancak manevi tazminat talebiyle ilgili gerekçeli kararda bir değerlendirme yapılmadığı ve bu yönüyle ilk derece mahkemesi kararının gerekçeden yoksun olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan hususlar gereğince sair yönler incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf isteminin usulen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıdaki eksiklikler gereğince yargılama yapılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine
karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır." hükmü kurulmuştur.
Mahkememiz ara kararı gereği; ...İcra hukuk mahkemesine yazılan müzekkereye cevap verildiği, dosyanın İstinaftan döndüğü, 30/11/2021 tarihli ve 2021/... Karar sayılı İstihkak davasının reddine dair karar hakkında davacı tarafından yapılan İstinaf başvurusunun ... Bam ... Hukuk Dairesi 2022/... E ve 2024/... K sayılı 27/03/2024 tarihli İstinaf talebinin reddi kararı verilmiştir. Gerekçe olarak " Davacı 3. kişi şirket ile borçlu şirket yetkililerinin kardeş oldukları, borçlu şirketin yetkilisi olan ...'ın aynı zamanda 3. kişi şirketin eski ortağı olduğu, taraflar arasında ticari ilişkinin varlığının dosyadan aldırılan bilirkişi raporu ile tespit edildiği gibi tarafların da kabulünde olduğu, aynı anda açılan .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı diğer dosyasının ödenmesi hususunda taraflar arasında protokol düzenlenmiş olması birlikte dikkate alındığında mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, karinenin aksini ispat yükünün davacıya düştüğü, davacı tarafından dayanılan faturaların her zaman için düzenlenebileceği, karineni aksinin kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanamadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin vermiş olduğu kararın yerinde olduğu" hususları gösterilmiştir. Davacının istihkak davasının reddine dair karar kesinleşmekle ve hukuka uygun olmakla, haksız haciz ve haksız haciz baskısı altında bedeli tahsilatından bahsedilemeyeceğinden maddi temeli kalmayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Davanın reddine,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 618,64 TL 'den mahsubu ile artan 191,04 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca, Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL 'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair,Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/09/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır