T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/525 Esas
KARAR NO :2025/634
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:02/12/2015
KARAR TARİHİ:30/09/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili tarafından ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; 12/09/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkillerinin yaralandığını, kazaya karışan aracın davalı ... tarafından kullanıldığını, bu davalının kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu beyan ederek; davacı ... için fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla 500,00TL tedavi gideri, 1.000,00TL maluliyetten kaynaklı iş gücü kaybı ve 500,00TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 2.000,00TL maddi tazminat ve kendisi için 15.000,00TL manevi tazminata, müvekkili ...'in yaralanması nedeniyle 10.000,00TL manevi tazminata, müvekkili ... için kendisinin yaralanması nedeniyle 5.000,00TL çocuklarının yaralanması nedeniyle her bir çocuğu için 5.000,00TL olmak üzere toplam 20.000,00TL manevi tazminata ve çocuğu ...'in yaralanması nedeniyle 6 ay çalışamadığını, 6.000,00TL maddi tazminata, müvekkili ... ... için kendisinin yaralanması nedeniyle 5.000,00TL çocuklarının yaralanması nedeniyle her bir çocuğu için 5.000,00TL olmak üzere toplam 20.000,00TL manevi tazminata ve çocuğu ...'in yaralanması nedeniyle 3 ay çalışamadığını, 3.000,00TL maddi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle ... Sigorta AŞ'ye sigortalı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce, davalılar ... ve ... ... Nakl. İnş. Turz. Akary. San. Ve Tic. AŞ'ye dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun olarak tebliğ tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalılar tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalıların dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmalarına karar verilerek yargılama yapılmıştır.
İhbar olunan ... ... Sigorta Şirketi vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı araca müvekkili şirket tarafından 20/03/2014 - 2015 tarihleri arasında ... nolu trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin davaya taraf olmaması nedeniyle hakkında hüküm kurulmamasını beyan etmiştir.
Mahkememizce yapılan incelemede işbu davanın 02.12.2015 tarihinde açılmakla mahkememizin 2015/... Esasına kaydının yapılmış olduğu, yapılan yargılama sonucunda 01.09.2020 tarihinde verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2021/141 Esas, 2023/590 Karar Sayılı, 12.04.2023 Tarihli ilamı ile kaldırılmakla işbu esasına kaydının yapılmış olduğu görülmekle yargılamaya kalındığı yerden devam olunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda; 12.09.2014 tarihinde davalı sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacı sürücü ... ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak maddi ve manevi tazminat istemiyle işbu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
Davalı sigorta şirketi tarafından husumete ilişkin olarak sunulan itiraz kapsamında yapılan incelemede; davalı ...'nin sevk ve idaresindeki, diğer davalı ... Hazır Bet. Nak. İnş. Turz . Akary. San. Ve Tic. A.Ş.'ye ait olan ... plakalı aracın kaza tarihi olan 12/09/2014 tarihini de kapsar şekilde 20/03/2014-2015 tarihleri arasında ZMMS poliçesi kapsamında ihbar olunan ... Sigorta A.Ş. Nezdinde sigortalanmış olduğu, bu haliyle ...'nın davada pasif husumetinin bulunmadığı kanaatine varılmış olup mahkememizce bu davalı açısından davacıların maddi tazminat davalarının pasif husumet yokluğundan HMK 114/1-d ve HMK 115/2 madde hükümleri uyarınca usulden reddine karar verilmiş olması ve bu hususun istinaf denetiminden geçerek kesinleşmiş olması sebebiyle Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2014/4405 Esas, 2014/1058513 Karar Sayılı,13.05.2014 Tarihli "Davadaki taleplerden biri veya birkaçı hakkındaki kararın Yargıtay'ın bozma kararının kapsamı dışında kalması nedeniyle kesinleşmesi halinde mahkemenin kısmi bozma kararı üzerine yaptığı inceleme sonucu verdiği yeni kararında, infazda tereddüt oluşmaması açısından eski kararının kesinleşen bölümünün de aynen tekrarlanarak “bu konuda verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına” diye belirtilmek suretiyle yeni hükümde yer alması gerekmektedir." şeklindeki ilamı göz önünde bulundurulmakla hükümde bu şekilde belirtilmekle yetinilmiştir.
Nitekim davacı ...'in tedavi gideri talebi bakımından tedavi masraflarının SGK'ca karşılanmış olması nedeniyle tedavi masrafları da talep edemeyeceğine karar verilerek, bu talepler yönünden davacı ...'in davasının kısmen reddine karar verilmiş olup bu hüküm de istinaf denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Ayrıca davacılardan ... ve ... ...'in maddi tazminat istemlerinin de reddine dair verilen kararın istinaf denetiminden geçerek kesinleşmiş olması sebebiyle kararda bu hususlar ayrı ayrı belirtilmiş olup yeniden inceleme konusu yapılmamıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri sayılmış olup bu maddeye göre vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir.
Kaldırma ilamı öncesi 2015/... Esas sayılı dosyasından yapılan yargılama esnasında davacı asilin (...'in) tedavi evrakları celp edilerek ATK'dan davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığına ilişkin olarak rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup dosyaya ibraz edilen raporda özetle; meydana gelen kaza sebebiyle %19.0 (yüzdeondokuznoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde geçici veya sürekli olarak başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Alınan işbu rapor akabinde sigorta uzmanı, trafik kazaları alanında uzman makine mühendisi, aktüerya uzmanı ve doktordan oluşan bilirkişi heyetinden alınan rapor akabinde davacılar vekili tarafından 15/05/2019 tarihinde ibraz edilmiş olan ıslah dilekçesi ile davacı ... için 8.329,40 TL geçici iş göremezlik, 253.599,22 TL sürekli iş göremezlik ve 10.566,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 272.494,62-TL nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş olduğu görülmüştür.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2021/141 Esas, 2023/590 Karar Sayılı, 12.04.2023 Tarihli kaldırma ilamında belirtilmiş olan eksikliklerin giderilebilmesi amacıyla dosyanın ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalına tevdine, oluşturulacak olan heyetten davacı ...'in kaza akabinde uğramış olduğu maluliyet oranına ilişkin alınan dosya kapsamındaki ATK ...İhtisas Kurulu ile bilirkişi Dr. ...'un raporları arasındaki çelişkinin giderilebilmesi amacıyla dosya arasına celp edilmiş olan tedavi evrakları, önceki raporlar, ceza dosyası bir bütün olarak incelendiğinde davacının kazanın akabinde ne kadar süre içerisinde iyileşebileceği (geçici iş göremezlik süresi), söz konusu iyileşme süresi içerisinde başka birinin (bakıcının) yardımına ihtiyaç duyup duymayacağı, yardıma ihtiyaç duyacak ise söz konusu yardım süresinin ne kadar olabileceği; davacı ...'in hayatını sürdürebilmek için yaşıtlarına göre, daha fazla güç ve çaba harcayıp harcamayacağı, efor kaybının olup olmadığı, kaza anında davacı ...'in araç içerisinde oturduğu yer göz önünde bulundurulduğunda KTK'nun 78. maddesi ve Karayollari Trafik Yönetmeliği'nin anılan hükümleri gereği kullanılması gereken emniyet kemerinin (çocuk bağlama sistemi) takılması halinde de, kaza nedeniyle oluşan yaralanmaların, kırıkların oluşup oluşmayacağı ve emniyet kemeri (çocuk bağlama sistemi) takılmayışı ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda ilgili BAM kaldırma ilamı ve tüm dosya kapsamı itibari ile rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup bu kapsamda hazırlanan raporda özetle;
Kişinin 12/09/2014 tarihinde maruz kalmış olduğu trafik kazasına bağlı olarak sağ pariyetal çökme fraktürü ve epidural hematom meydana geldiği dikkate alındığında geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği ve bu süre zarfında kişinin %100 malul sayılması gerektiği,
Geçici iş göremezlik süresi içerisinde 2 (iki) ay süreyle başka birinin yardımına ihtiyaç duyabileceği,
Kişide meydana gelmiş olan pariyetal kemikte çökme kırığı, epidural hematom sonucu kranial kemiklerde defekt alanı (sağ parietal kemikte 3x2.5 cm boyutunda kraniektomi defekti) arızası dikkate alındığında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde, meslek grup numarası Grup 1(bir) alınarak: E cetveline (olay tarihindeki yaşına) göre %19.0 (yüzdeondokuznoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,
Başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı,
Sorulduğu üzere; emniyet kemeri takmanın veya takmamanın bir kaza anında meydana gelen yaralanmaların boyutunu ne ölçüde etkilediğini kesin olarak belirlemek, çarpışmanın şiddeti, aracın hızı, çarpışma açısı, araç içindeki diğer güvenlik önlemlerinin durumu ve bireysel fiziksel faktörler gibi birçok değişkenin etkisi altında olduğundan her durum için genel geçer bir sonuca ulaşmanın mümkün olmadığı dikkate alındığında kişide meydana gelmiş olan yaralanmada emniyet kemeri takılmamış olmasının yaralanma düzeyini ne oranda etkilediği hususunda kesin bir tıbbi yorum yapılamayacağı,
Kişide tarafımızdan saptanan geçici iş göremezlik süresi ve oranı, başkasının yardımına ihtiyaç olma süresi, meslekte kazanma gücü kaybı oranı ile 12/09/2014 tarihinde maruz kaldığı trafik kazası yaralanması arasında doğrudan illiyet (nedensellik) bağı bulunduğu
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Alınan işbu rapor akabinde davacı Enesi'in maddi tazminat talepleri bakımından hesaplama yapılabilmesi amacıyla 1 doktor ve 1 aktüerya uzmanı bilirkişisinden rapor alınmıştır. Her ne kadar heyetin çift sayıdan oluşamayacağı, tek sayıdan oluşması gerektiği gibi itirazlarda bulunulmuş ise de söz konusu alınan rapor ayrı uzmanlık alanlarına ilişkin olup normalde ayrı ayrı hazırlanması gereken ancak mahkememizce usul ekonomisi ilkesi ve yargılamanın kısa sürede bitirilmesi ilkesi uyarınca birlikte alınan bir rapordur. Zira tarafların kusur durumları kaldırma ilamı öncesinde netleşmiş ve bu husus istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş olduğundan bu hususta ayrıca bir bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiştir.
Bilirkişiler tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle;
BAM kararı özetle davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri zararı yönünden, davalı lehine ise müterafik kusur yönünden kaldırılmıştır. Sürekli iş göremezlik zararına ilişkin davacının istinafı bulunmamakta olup, sürekli iş göremezlik zarar hesabı yönünden kaldırma kararında bir husus yer almamaktadır.
Yargıtay'ın bu konuya ilişkin son içtihatlarında davacı tarafından herhangi bir bilirkişi hesap raporuna itiraz edilmemesi durumunda itiraz edilmeyen hesap raporunun tanzim tarihinden sonraki asgari ücret artışlarının dikkate alınamayacağı ve ayrıca ilk derece mahkemesi tarafından karar verildikten sonra, kararın herhangi bir nedenle davalı ya da davacı yararına bozulması durumlarında, daha sonra yapılacak “hesaplamada güncel yasal asgari ücret artışlarının dikkate alınamayacağı”, “işlemiş-bilinen dönemin ileriye çekilemeyeceği” ve karar davacı yararına bozulsa dahi bozma nedenlerinin dışına çıkılmaması; örneğin, bozmada ücret seviyesi hatalı bulunmuş ise değişen ücret seviyesi uygulanmakla yetinilmesi, maluliyet oranı hatalı bulunmuş ise değişen maluliyet oranı uygulanmakla yetinilmesi, kusur oranı hatalı bulunmuş ise değişen kusur oranı uygulanmakla yetinilmesi ve ilk derece mahkemesinin kararına esas alınan raporun düzenlendiği tarihteki veriler (ücret ya da yasal asgari ücretler) üzerinden hesaplama yapılması, işlemiş-bilinen dönemin ileriye çekilmemesi gerektiği belirtilmektedir.
Bu konudaki emsal Yargıtay kararları dikkate alındığında; ilk karara esas alınan 13.05.2019 tarihli hesap raporundaki 253.599,22 TL.lık sürekli iş göremezlik zarar miktarı taraflar bakımından usuli kazanılmış hak halini aldığından sürekli iş göremezlik zararı yönünden yeniden hesap yapılmasını gerektirecek bir durum bulunmamaktadır. Aksi durumda günümüze kadar bilinen asgari ücretlere göre yeniden hesap yapılması durumunda davacının maddi zararı söz konusu rapordaki tutarın çok üzerinde çıkacağından, bu durumda davalı lehine kaldırma kararı anlamsız hale gelecektir.
Bu hususa ilişkin nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; gereksiz yere karışıklığı neden olmamak ve tarafları yanlış yönlendirmemek adına sürekli iş göremezlik zararı yönünden değişen asgari ücretlere göre yeniden hesap yapılmaksızın kaldırma kararı dışında kalarak kesinleşen 253.599,22 TL. lık sürekli iş göremezlik zarar tutarı aynen esas alınarak işbu raporda sadece geçici iş göremezlik zararı ile bakıcı gideri Zararı yönünden hesaplama yapılarak takdire sunulacaktır.
Davacının bulunduğu araç kamyonet olup, tarafların beyanlarına göre davacının annesi ve diğer kardeşi ile birlikte aracın ön koltuğunda oturdukları ve kaza esnasında davacının kafasının ön cama çarptığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının emniyet kemerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Karayolları Trafik Yönetmeliğine göre davacının 150 cm'den kısa ve 36 kg'ın altında olması durumunda çocuk bağlama sistemini kullanması, 135 cm'den uzun olması durumunda ise ön koltukta oturmamak şartıyla emniyet kemeri takması gerekmektedir.
Somut olayda davacının ön koltukta oturması ve çocuk bağlama sistemi kullanmaması nedeniyle koruyucu tedbir kurallarına uygun seyahat etmediği anlaşılmakla müterafik kusur indirim koşulları gerçekleşmiş görünmektedir.
Yaralanma ile emniyet tedbirlerine uymama arasında illiyet bağının varlığı halinde maddi zarar tutarlarından %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerekmektedir.
İstanbul Tıp Fak. Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen raporda her durumun özelliğine göre değişiklik göstereceğinden genel geçer bir sonuca ulaşmanın mümkün olmadığı buna göre de davacının yaralanması ile emniyet kemeri takılmamış olmasının yaralanma düzeyini ne oranda etkilediği hususunda kesin bir tıbbi yorum yapılamayacağı belirtilmiştir.
Bu kaza sonucu davacının çarpmaya bağlı olarak kafası ve vücudunun çeşitli yerlerine kırıklar meydana gelmiştir. Kaza arkadan gelen aracın davacının bulunduğu araca arkadan çarpması sonucu davacının bulunduğu yerden fırlayarak ön cama çarpması şeklinde meydana gelmiştir. Davacının koruyucu emniyet tedbirlerini alması durumunda yerinden fırlayarak ön cama çarpması söz konusu olmayacağından, davacıda meydana gelen yaralanma ile koruyucu tedbirlerin alınmaması arasında illiyet bağının bulunmadığını kabul etmek mümkün gözükmemektedir. Buna göre de müterafik kusur indirimi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususundaki nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye aittir.
Adli Tıp Kurumu tarafından davacının iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin 9 aya kadar uzayabileceği belirlenmiştir.22.09.2006 doğumlu olan kazalı olay tarihinde 8 yaşındadır. Dosyada mevcut belgelere göre de davacının öğrenim gördüğü anlaşılmaktadır. Bu kapsamda geçici iş göremezlik talebi bakımından hesaplamalar kamu düzenine ilişkin bulunan yasal asgari ücretlere göre yapılacaktır. Ancak kazalının yaşının küçük olması ve hesaba esas alınan asgari ücretin ücretli bir çalışmaya dayanmaması nedeniyle asgari geçim indirimleri dikkate alınmayacaktır.
Sayın Mahkemece en son İstanbul Tıp Fak. Adli Tıp Anabilim Dalından alınan raporda davacının iyileşme döneminde 2 ay süre ile bakıcıya ihtiyaç duyacağı belirlenmiştir. Bu konudaki Yargıtay kararlarına göre kaza tarihinde geçerli olan brüt asgari ücret üzerinden 2 aylık dönem için bakıcı gideri zararı hesaplanmıştır.
Sayın Mahkemece verilen ilk kararda davacının tedavi gideri zararı talebi reddedilmiş ve bu husus BAM kaldırma kararı dışında kalarak kesinleşmiş olduğundan tedavi giderleri yönünden yeniden bir hesap ve değerlendirme yoluna gidilmemiştir.
Hukuki durumların ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 12.09.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalıların %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre ...'in yaralanması nedeniyle;
Davalı araç sürücüsü ve işleten bakımından temerrüdün 12.09.2014 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı,Davalı ... Holding A.Ş ile işbu kaza arasındaki ilişkinin dosya münderecatına göre belirlenemediği,Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.Alınan işbu rapora karşı yalnızca süresi içerisinde davalılardan ... ... A.Ş. Vekili tarafından itiraz edilmiştir.
Yargılama esnasında alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli raporlara karşı yapılan itirazların reddine karar vermek gerekmiş olup bu doğrultuda İstanbul Üniversitesinden alınan rapor uyarınca davacının bakıcı gideri talebinde bulunabileceği kanaatine varılmıştır.
Davacı ...'in sürekli iş göremezlik tazminatı talebi bakımından yapılan incelemede;
Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette bulunan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3435 Esas, 2024/3699 Karar Sayılı, 24.04.2024 Tarihli "... Mahkemenin bozma öncesi kararı davalı vekilinin temyiz istemi üzerine davalı lehine bozulmuştur. Bozma kapsamında Mahkemece yapılan yargılamada alınan 05.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda bozma uyarınca hesaplamaya ilişkin diğer hususlar bakımından usuli kazanılmış haklar gözetilmeden güncel asgari ücret verileri ile hesaplama yapılmıştır. Oysa sadece davalı vekili lehine ilk hükmün bozulduğu, bozma kapsamında belirtilen yön dışında 10.09.2020 tarihli kök rapordaki veriler yönünden (tazminata esas alınan gelir, esas alınan asgari ücret yılı, yaşam tablosu, işlemiş/işleyecek dönem tarihleri gibi) davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınması gerekirken davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal eden ek hesap raporu hükme esas almaya elverişli değildir." şeklindeki güncel ilamı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/10-796 Esas, 2023/625 Karar Sayılı, 14.06.2023 Tarihli "... Hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınması mahkemenin vereceği ilk hükümle ilgili olup bu hükmün yeniden rapor alınmasını gerektirmeyen bir nedenle bozulması hâlinde yeni verilecek hüküm tarihini esas alan bir hesaplama yapılması gerekmeyecek ancak bozma nedeni tazminat hesabı için yeniden rapor alınmasını gerektiriyor ise bu takdirde alınacak raporda sonradan değişen ücretler esas alınarak önceki rapordaki miktarlar itibarıyla varsa usuli kazanılmış hak oluşturan durumlarında dikkate alınacaktır. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik maddi tazminat hesabı noktasında temyiz itirazı bulunmadığı veya Yargıtay Hukuk Dairesince maddi tazminat hesabı yönünden bir aykırılık görülmediği takdirde bu raporun esas alınması gerektiği konusunda usuli kazanılmış hak oluşacağından farklı bir hesaplama içeren yeni rapora göre karar verilmesi usuli kazanılmış hakkın ihlâli sonucunu doğuracaktır." şeklindeki ilamı ve benzer mahiyetteki içtihatlar göz önünde bulundurularak davacının sürekli iş göremezlik talebi bakımından yeniden hesaplama yaptırılmamış olup kaldırma ilamı öncesinde tespit edilen 253.599022 TL zararın olduğu kabul edilmiştir.
Davacı ...'in geçici iş göremezlik tazminatı talebi bakımından yapılan incelemede;
Geçici iş göremezlik zararının; kazanç getiren bir işte çalışması yahut çalışma imkanı bulunmakla beraber, yaralanması nedeniyle iyileşme süresi içerisinde çalışamaması nedeniyle uğranılan zararlara karşı talep edilebileceği Yargıtay içtihatlarında kabul edilmiştir. Somut olayda davacının kaza tarihinde 18 yaşının altında olup çalışmadığı, gelirinin bulunmadığı sabittir. Haksız fiil sorumluluğunda zarar verenin sorumlu tutulabilmesi için fiil, zarar ve uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Zararın ise haksız fiiller yönünden TBK.nın 54. Maddesinde belirtildiği şekilde kazanç kaybı olabileceği gibi çalışma gücünün azalması veya yitirilmesi de bir zarar olarak kabul edilmiştir. İş gücü kaybı sebebiyle uğranacak tek kalem zarar, gelir kaybına ilişkin olan değildir. Dava konusu olayda da davacı her ne kadar 18 yaşın altında ve gelir getiren bir işte çalışmıyor olsa da geçici iş göremezlik tazminatı için onsekiz yaşın altında kalınan dönem için herhangi bir işte çalışmaması zararının olmadığı şeklinde yorumlanması haksız fiilin zarar ilkesi ile bağdaşmaz. Zarar gören bu dönem içinde günlük işlerini yerine getirememesi, öz bakımını sağlayamaması da bir zarardır. Bu dönem içinde küçüğün zararının bulunmadığı ve bu süre için tazminat hesabı yapılmaması zarar veren lehine olup zararın sadece maddi olarak gelir azalması ve kazanç kaybı olduğu sonucunu doğurur. Zarar hesabında pasif dönem için dayanak teşkil eden “efor kaybına” ilişkin görüş, küçüklerin sürekli iş göremezliğinin bulunması halinde kabul edildiği gibi eforun tamamen %100 oranında kaybedildiği geçici iş göremezlik süresi için de kabul edilmelidir. (Aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2013/9064 E- 2014/8672 K. Sayılı 29.5.2014 tarihli ilamı.)
Somut olayda davacı asil her ne kadar öğrenci olup gelir getiren bir işte çalışmasa da günlük hayattaki işlerini yapmak için yaşıtlarına göre daha fazla efor sarf etmiş olması sebebiyle iyileşme döneminde efor tazminatı kapsamında, geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Müterafik kusur yönünden yapılan incelemede ;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.
Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418)
Emniyet kemerinin takılmaması, kask kullanılmaması gibi koruyucu önlemlerin alınmaması; alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına binilmesi; ehliyetsiz sürücünün aracında seyahat edilmesi ve istihap haddi üzerinde yolcu taşınması gibi durumlar TBK 52 madde anlamında zararın doğmasında yada artmasında etkili davranışlar olarak kabul edildiğinden zarar görenin müterafik kusurunu oluşturur. Zarar görenin müterafik kusurunun olması durumunda yerleşik yargısal uygulamalara göre tazminat miktarından %20 oranında indirim uygulanması gerekir. Müterafik kusur indirimi sebebiyle yapılabilecek azami indirim oranı %20'dir. Birden fazla müterafik kusur oluşturan davranış bulunsa bile indirim oranı %20'yi aşamaz (17. Hukuk Dairesi 2014/21303- 2017/4354). Ayrıca, müterafik kusur sebebiyle indirim yapılması için davalının bu hususu savunma olarak ileri sürülmesi şart değildir. Dosya kapsamında hal ve şartlara göre tazminattan indirim yapılmasını gerektirir. Müterafik kusurun belirlenmesi halinde usulünce tenkis yapılması gerekir .
Somut olayda davacının çarpmaya bağlı olarak kafası ve vücudunun çeşitli yerlerine kırıklar meydana gelmiştir. Kaza arkadan gelen aracın davacının bulunduğu araca arkadan çarpması sonucu davacının bulunduğu yerden fırlayarak ön cama çarpması şeklinde meydana gelmiştir. Davacının koruyucu emniyet tedbirlerini alması durumunda yerinden fırlayarak ön cama çarpması söz konusu olmayacağından, davacıda meydana gelen yaralanma ile koruyucu tedbirlerin alınmaması arasında illiyet bağının bulunmadığını kabul etmek mümkün gözükmemektedir. Buna göre de müterafik kusur indirimi koşullarının oluştuğu kanaatine varılmakla %20 oranında kusur indirimi yapılarak hüküm tesis edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2017/2928 Esas, 2019/10602 Karar Sayılı, 13/11/2019 Tarihli "... yasal düzenlemeler gereği, TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği göz önüne alınması gerekirken davalı Güneş Sigorta A.Ş. yararına hatır taşıması ve müterafik kusur indirimlerinden dolayı reddedilen kısım için vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp" şeklindeki gerekçeli ilamı kapsamında müterafik kusur indirimi uyarınca reddedilen miktarlar bakımından davalılar lehine vekalet ücretine hükmolunmamıştır.
Davacıların manevi tazminat talepleri bakımından;
Manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinde bedensel bütünlüğünün iradesi dışında ihlali hallerinde meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir.
Anayasanın 5 12, 17, 20 ve 26 maddelerinde kişilik değerlerinin önemini esas alarak bunları ihlal edenlere karşı kişinin korunmasını garanti altına almıştır. Kanun koyucu manevi tazminat davası açılacak halleri MK 240/11, 25, 85 ve devamı maddeleri ile TBK 56 ve 58 maddelerinde düzenlenmiştir. Bilindiği üzere; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.
6098 sayılı TBK 56/1 maddesi gereği, haksız fiil sebebiyle bedensel zarar halinde, zarar gören manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. 6098 sayılı TBK 56/2 maddesi gereği, haksız fiil sebebiyle ağır bedensel zarar ya da ölüm halinde, zarar gören veya ölenin yakınları da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. Manevi tazminat talep hakkının doğrudan doğruya cismani zarara uğrayan kişiye ait olduğu, yansıma yoluyla aynı eylem nedeniyle manevi üzüntü duyanların kural olarak manevi tazminat talep edemeyeceği ancak kişinin zarara uğraması sonucu, anne, baba, eş, çocuk gibi çok yakınlarından birinin de olay sebebiyle ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğü ağır şekilde bozulmuşsa, onların da manevi tazminat talep edebilecekleri kabul edilmelidir (Yargıtay 17 HD 2014/12300 E-2016/10184 K sayılı ilam, Yargıtay 21 HD 2014/10693 E -2014/23947 K sayılı ilam).
İşbu dosyanın ilk esası olan 2015/... Esas sayılı dosyasından yapılan yargılama sonucunda 01/09/2020 Tarihinde kurulan hükümdeki manevi tazminat miktarlarının kesinleşmiş olması nedeniyle bu husus hükümde aynen belirtilmekle yetinilmiş, yeniden inceleme yapılmamıştır.
Yukarıda gerekçesi açıklanmış olduğu üzere vekalet ücreti hesaplanırken her ne kadar her bir davacının davasının ayrı bir dava olması davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunmaması sebebiyle ayrı ayrı her bir davacının maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından ayrı ayrı hüküm kurulması gerekmekte ise de önceki kararda hesaplanan vekalet ücreti ve tazminata ilişkin kesinleşen kısımlar bulunması sebebiyle bu kısımlar tekrar edilmekle yetinilmiş, yeniden hesaplama yapılamamıştır.
Mahkememizce kaldırma ilamı akabinde yapılan yargılama sonucunda davacı Eness'in maddi tazminat taleplerinin yeniden hesaplanmış olması sebebiyle vekalet ücreti ve yargılama gideri hesaplaması yapılırken ıslah ile birlikte artırılan miktarlar kapsamında;
-Davacının bakıcı gideri talebinin 10.556,00 TL olduğu, yeniden hesaplama yapıldığında talep edebileceği bedelin 2.268,00 TL olduğu, bu hali ile reddedilmesi gereken miktarın 8.288,00 TL olduğu, müterafik kusur kapsamında yapılan indirimin 453,00 TL olması sebebiyle 1.814,40 TL üzerinden hüküm kurulduğu,
-Davacının geçici iş göremezlik tazminat talebinin 8.329,40 TL olduğu, yeniden hesaplama yapıldığında talep edebileceği bedelin 7.556,90 TL olduğu, bu hali ile reddedilmesi gereken miktarın 772,50 TL olduğu, müterafik kusur kapsamında yapılan indirimin 1.511,38 TL olması sebebiyle 6.045,52 TL üzerinden hüküm kurulduğu,
-Davacının sürekli iş göremezlik tazminat talebinin 253.599,22 TL olduğu, yeniden hesaplama yapıldığında talep edebileceği bedelin aynı miktar olduğu, müterafik kusur kapsamında yapılan indirimin 50.719,84 TL olması sebebiyle 202.879,38 TL üzerinden hüküm kurulduğu,
-Davacının 500,00 TL tedavi gideri talebi bakımından talebin reddine yönelik tesis edilen önceki hükmün kesinleşmiş olması sebebiyle yeniden hesaplama yapılmadığı,
Neticeten davacının maddi tazminat taleplerinin miktar itibariyle toplam 272.994,62 TL olduğu, bu miktarın (500,00 TL + 8.288,00 TL + 772,50 TL=) 9.560,50 TL'sinin esastan reddine karar verilmiş olması, müterafik kusur indiriminin vekalet ücreti ve yargılama gideri hesaplamasında esas alınmayacak olması sebebiyle davalı ... ... Nakl. İnş. Turz. Akary. San. Ve Tic. A.Ş. Lehine 9.560,50 TL üzerinden vekalet ücreti takdir edilmiş olup yargılama gideri hesaplanırken bu kabul ve ret oranı esas alınarak hesaplama yapılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacı ...'in talepleri bakımından;
a-) 2015/... Esas, 01/09/2020 Tarihli "Davacı ...' in maddi tazminat talepli davalarının davalı ... Sigorta A.Ş yönünden HMK 114/1-d ve 115/2 madde hükümleri uyarınca usulden reddine," dair kurulan hüküm İstinaf denetiminden geçerek kesinleştiğinden YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
b-) 2015/... Esas, 01/09/2020 Tarihli "Davacı ...' in manevi tazminat talepli davasının kabulü ile 15.000,00-TL nin 12/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... ..... A.Ş. Den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...' e verilmesine," dair kurulan hüküm İstinaf denetiminden geçerek kesinleştiğinden YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
c-)Davacı ...'in maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü kısmen reddi ile; 202.879,38 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 6.045,52 TL geçici iş göremezlik dönemindeki efor kaybı tazminatı, 1.814,40 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 210.739,30 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 12/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... ..... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...' e verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,
d-)İşbu davacının davasının adli yardımlı olarak açılmış olması sebebiyle maddi - manevi tazminat talepleri bakımından (dava değeri =210.739,30 + 15.000,00 TL = 225.739,30 TL üzerinden) karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 15.420,25 TL karar ilam harcının davalılar ... ve ... ..... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
e-)Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 42,10- TL ( vekalet harcı), davetiye, posta gideri: 270,50-TL, olmak üzere toplam: 312,60- TL yargılama giderinin kabul/red oranı olan (%96,50) üzerinden hesaplanan 301,66 TL'sinin davalılar ... ve ... ..... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına
2-Davacı ...'in talepleri bakımından; 2015/... Esas, 01/09/2020 Tarihli "Davacı ...' in manevi tazminat talepli davasının Kısmen kabulü ile 2.000,00-TL nin 12/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... ..... A.Ş. Den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...' e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" dair kurulan hüküm İstinaf denetiminden geçerek kesinleştiğinden YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
-İşbu davacının davası bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 136,62 TL karar ilam harcının davalılar ... ve ... ..... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı ...'in talepleri bakımından;
a-) 2015/... Esas, 01/09/2020 Tarihli "Davacı ...' in maddi tazminat talepli davalarının davalı ... Sigorta A.Ş yönünden HMK 114/1-d ve 115/2 madde hükümleri uyarınca usulden reddine," dair kurulan hüküm İstinaf denetiminden geçerek kesinleştiğinden YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
b-) 2015/... Esas, 01/09/2020 Tarihli "-Davacı ... in kazanç kaybına yönelik maddi tazminat talepli davalarının, davalılar ... ve ... ..... A.Ş. Yönünden Esastan Reddine," dair kurulan hüküm İstinaf denetiminden geçerek kesinleştiğinden YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
c-)2015/... Esas, 01/09/2020 Tarihli "Davacı ...' in manevi tazminat talepli davasının Kısmen kabulü ile 7.000,00-TL nin 12/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... ..... A.Ş. Den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...' e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" dair kurulan hüküm İstinaf denetiminden geçerek kesinleştiğinden YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
d-)İşbu davacının davası bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 478,17 TL karar ilam harcının davalılar ... ve ... ..... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı ... ...'in talepleri bakımından;
a-) 2015/... Esas, 01/09/2020 Tarihli "Davacı ... ...' in maddi tazminat talepli davalarının davalı ... Sigorta A.Ş yönünden HMK 114/1-d ve 115/2 madde hükümleri uyarınca usulden reddine," dair kurulan hüküm İstinaf denetiminden geçerek kesinleştiğinden YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
b-) 2015/... Esas, 01/09/2020 Tarihli "-Davacı ... ... in kazanç kaybına yönelik maddi tazminat talepli davalarının, davalılar ... ve ... ..... A.Ş. Yönünden Esastan Reddine," dair kurulan hüküm İstinaf denetiminden geçerek kesinleştiğinden YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
c-)2015/... Esas, 01/09/2020 Tarihli "Davacı ... ...' in manevi tazminat talepli davasının Kısmen kabulü ile 7.000,00-TL nin 12/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... ..... A.Ş. Den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ...' e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," dair kurulan hüküm İstinaf denetiminden geçerek kesinleştiğinden YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
d-)İşbu davacının davası bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 478,17 TL karar ilam harcının davalılar ... ve ... ..... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacıların Maddi Tazminat Talepleri Bakımından;
Davacı ...'in kabul edilen maddi tazminat talebi bakımından yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 33.718,29 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ... Nakl. İnş. Turz. Akary. San. Ve Tic. AŞ müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
2015/... Esas, 01/09/2020 Tarihli "6-Davalı ... Sigorta AŞ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 3.400,00- TL vekalet ücretinin davacılar ..., ... ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ... Sigorta AŞ'ye verilmesine," dair kurulan hüküm İstinaf denetiminden geçerek kesinleştiğinden YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
Davacı ...'in reddedilen maddi tazminat talebi bakımından Davalı ... ... Nakl. İnş. Turz. Akary. San. Ve Tic. AŞ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 9.560,50- TL vekalet ücretinin davacı ...'ten alınarak davalı ... ... Nakl. İnş. Turz. Akary. San. Ve Tic. AŞ'ye verilmesine,
Davacı ... ...'in reddedilen maddi tazminat talebi bakımından 2015/... Esas, 01/09/2020 Tarihli "8-Davalı ... ... Nakl. İnş. Turz. Akary. San. Ve Tic. AŞ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT 13/2 uyarınca hesap ve takdir olunan 3.000,00- TL vekalet ücretinin davacılar ... ...'ten alınarak davalı ... ... Nakl. İnş. Turz. Akary. San. Ve Tic. AŞ'ye verilmesine," dair kurulan hüküm İstinaf denetiminden geçerek kesinleştiğinden YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
Davacı ...'in reddedilen maddi tazminat talebi bakımından 2015/... Esas, 01/09/2020 Tarihli "9-Davalı ... ... Nakl. İnş. Turz. Akary. San. Ve Tic. AŞ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 3.400,00- TL vekalet ücretinin davacılar ...'ten alınarak davalı ... ... Nakl. İnş. Turz. Akary. San. Ve Tic. AŞ'ye verilmesine," dair kurulan hüküm İstinaf denetiminden geçerek kesinleştiğinden YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden vekalet ücreti hususunda bu davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacıların Manevi Tazminat Talepleri Bakımından;
Davacı ...'in kabul edilen manevi tazminat talebi bakımından 2015/... Esas, 01/09/2020 Tarihli "11-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 3.400,00- TL vekalet ücretinin davalı ... ... Nakl. İnş. Turz. Akary. San. Ve Tic. AŞ'den alınarak davacı ...'e verilmesine," dair kurulan hüküm İstinaf denetiminden geçerek kesinleştiğinden YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
Davacı ...'in kabul edilen manevi tazminat talebi bakımından 2015/... Esas, 01/09/2020 Tarihli "12-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 2.000,00- TL vekalet ücretinin davalı ... ... Nakl. İnş. Turz. Akary. San. Ve Tic. AŞ'den alınarak davacı ...'e verilmesine," dair kurulan hüküm İstinaf denetiminden geçerek kesinleştiğinden YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
Davacı ...'in kabul edilen manevi tazminat talebi bakımından 2015/... Esas, 01/09/2020 Tarihli "13-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 3.400,00- TL vekalet ücretinin davalı ... ... Nakl. İnş. Turz. Akary. San. Ve Tic. AŞ'den alınarak davacı ...'e verilmesine," dair kurulan hüküm İstinaf denetiminden geçerek kesinleştiğinden YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
Davacı ... ...'in kabul edilen manevi tazminat talebi bakımından 2015/... Esas, 01/09/2020 Tarihli "14-Davacı ... ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 3.400,00- TL vekalet ücretinin davalı ... ... Nakl. İnş. Turz. Akary. San. Ve Tic. AŞ'den alınarak davacı ... ...'e verilmesine," dair kurulan hüküm İstinaf denetiminden geçerek kesinleştiğinden YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
Davacı ...'in reddedilen manevi tazminat talebi bakımından 2015/... Esas, 01/09/2020 Tarihli "15-Davalı ... ... Nakl. İnş. Turz. Akary. San. Ve Tic. AŞ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT 10/2 uyarınca hesap ve takdir olunan 2.000,00- TL vekalet ücretinin davacılar ...'ten alınarak davalı ... ... Nakl. İnş. Turz. Akary. San. Ve Tic. AŞ'ye verilmesine," dair kurulan hüküm İstinaf denetiminden geçerek kesinleştiğinden YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
Davacı ...'in reddedilen manevi tazminat talebi bakımından 2015/... Esas, 01/09/2020 Tarihli "16-Davalı ... ... Nakl. İnş. Turz. Akary. San. Ve Tic. AŞ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT 10/2 uyarınca hesap ve takdir olunan 3.400,00- TL vekalet ücretinin davacılar ...'ten alınarak davalı ... ... Nakl. İnş. Turz. Akary. San. Ve Tic. AŞ'ye verilmesine," dair kurulan hüküm İstinaf denetiminden geçerek kesinleştiğinden YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
Davacı ... ...'in reddedilen manevi tazminat talebi bakımından 2015/... Esas, 01/09/2020 Tarihli "17-Davalı ... ... Nakl. İnş. Turz. Akary. San. Ve Tic. AŞ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT 10/2 uyarınca hesap ve takdir olunan 3.400,00- TL vekalet ücretinin davacılar ... ...'ten alınarak davalı ... ... Nakl. İnş. Turz. Akary. San. Ve Tic. AŞ'ye verilmesine," dair kurulan hüküm İstinaf denetiminden geçerek kesinleştiğinden YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
2015/... Esas, 01/09/2020 Tarihli "18-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden vekalet ücreti hususunda bu davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına," dair kurulan hüküm İstinaf denetiminden geçerek kesinleştiğinden YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
7- Dava adli yardım talepli açıldığından, ileride haksız çıkacak taraftan karşılanmak üzere, kamu ödeneğinden karşılanan; bilirkişi ücreti: 12.400,00-TL, tebligat gideri: 1.189,00-TL, olmak üzere toplam: 13.589,00-TL yargılama giderinin kabul/red oranı olan (%96,50) üzerinden hesaplanan 13.113,38-TL'sinin davalılar ... ve ... ..... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, kalan 475,62 TL'sinin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-İşbu davanın adli yardımlı olarak açılmış olması sebebiyle yargılama esnasında alınmayan dava tarihinde alınması gereken 27,70 TL Başvurma harcının davalılar ... ve ... ..... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır