T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/554 Esas
KARAR NO : 2024/751
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 23/08/2023
KARAR TARİHİ : 01/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlular aleyhine ödenmeyen kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsili için ....İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosya kapsamında ilamsız icra takibi başlatıldığını, ....İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosyasının dayanağı olarak ... Seri Nolu 14.04.2023 Tarihli Kaçak /Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı ile bu tutanağa bağlı olarak düzenlenen 24.04.2020 son ödeme tarihli 38.726,00 TL. bedelli fatura düzenlendiğini, Kaçak elektrik sebebiyle düzenlenen tahakkuka rağmen herhangi bir ödeme olmaması sebebiyle icra takibi açıldığını ancak davalı–borçlunun icra takibinde talep edilen borca ve ferilerine ilişkin itirazda bulunduğunu beyanla itirazın iptaline ve Haksız ve mesnetsiz kötü niyetle takibe itiraz ederek takibi durduran borçlunun %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ... diğer davalı ... Tic.Ltd.Şti.'nin yetkilisi olduğunu, davaya konu kaçak elektrik bedeline ilişkin saatin müvekkili adına kayıtlı olmadığını, o adreste müvekkilinin şahsi adına kayıtlı bir elektirik sayacı olmadığını, yapılan icra takibine de bu gerekçelerle itiraz edildiğini ve takibin müvekkilleri açısından durduğunu, bu nedenle müvekkili ... ... adına kayıtlı bir elektrik sayacı bulunmadığından müvekkilinin şirket yetkilisi olarak borçtan sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkili açısından davanın husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, Müvekkilinin davacı şirkete karşı böyle bir borcu olmadığını, Müvekkilinin kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirilen fatura adresinde uzun yılladırdır ticarethanesi bulunduğunu, Müvekkili şirketin 2020 yılında kaçak elektrik bedeli adı altında kesilen faturaya itiraz ettiğini ancak bir sonuç alamadığını, aleyhine yapılan icra takibine de aynı gerekçe ile itiraz ettiğini, uzun yıllardır ticarethanesinin bulunduğu adreste kaçak elektirik kullanılmasının mümkün olmadığını, Müvekkili şirketin davaya konu kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirilen adreste yaklaşık 15 senedir market işlettiğini, müvekkili şirketin İstanbul sınırlarında bir değil bir kaç tane marketi bulunduğunu ve davacı elektrik firmasında birden fazla abonelikleri olduğunu, dönem dönem bu tarz kaçak elektrik bedeli adı altında kesilen faturaların müvekkili şirkete geldiğini ama her seferinde davacı şirketin merkezine itiraz edildiğini, huzurda görülen dava konusu fatura bedeline de aynı şekilde itiraz edildiğini ancak davacı firmanın gerekli incelemeyi yapmadığını, müvekkili firmanın halen aynı adreste faaliyet gösterdiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin 10/01/2024 tarihli duruşmasında Dosyanın 1 kaçak tüketim alanında uzman elektrik mühendisi bilirkişisine tevdine, Bilirkişiden takdiri mahkemeye ait olmak üzere davacı kurum yetkilileri tarafından davalı aleyhine tutulmuş olan kaçak / usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı uyarınca inceleme yapılarak davalının kullanımının tutanağa konu ve tüketimin gerçekleştiği tarih itibari ile kullanımın kaçak kullanım mı yoksa usulsüz kullanım mı olduğu, bu doğrultuda kullanım bedelinin ne kadar olabileceği, davacının söz konusu tüketimin artmasında müterafik kusurunun olup olmadığı, dava konusu faturanın usulüne uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği, davalıların kaçak tüketiminin bulunup bulunmadığı, kaçak tüketiminin bulunması halinde davacı tarafından davalılara ne kadar tüketimin tahakkuk edilebileceği, davacının dava konusu fatura sebebiyle davalılardan alacaklı olup olmadığı, alacaklı olması halinde söz konusu fatura alacağının ne kadar olması gerektiği, icra takip tarihi itibari ile davacının davalılardan ne kadar alacak isteminde bulunabileceği hususlarında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup 18/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Dosyada yer alan tüm bilgi, belge ve yukarıda yer alan değerlendirmeler sonucunda:
Davacı kurum tarafından, davalı tüketici adına, sözleşmesiz elektrik kullanımına dayalı
yapılan işlemin (mevcut bilgi ve belgeler kapsamında) isabetli olduğu,
Bu kapsamda, 38.726,00 TL’lik asıl alacak üzerinden, 2.912,20 TL işlemiş gecikme faizi
ve 524,20 TL gecikme faizinin KDV si olmak üzere, toplamda, 42.162,40 TL’lik İcra
takibinin uygun olduğu,
Davalı tarafın itirazının yerinde olmadığı,
Kanaatinde olduğumuzu(tüm takdir sayın mahkemenizde olmak üzere) saygılarımızla
bilgilerinize arz ederiz." şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava kaçak tüketim tutanağından kaynaklı başlatılan icra takiplerine vaki itirazların iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İcra dosyasında yapılan kontrolde borçluların süresi içerisinde icra dosyalarına yapmış olduğu itirazların alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Yargılama esnasında ilgili kurumlara müzekkereler yazılarak tahakkuk kullanım detayları, tutanağa konu adrese ilişkin tutulmuş kaçak tüketim tutanakları, abonelik sözleşmeleri celp edilerek dosya kaçak tüketim alanında uzman 1 elektrik mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek rapor tanzim edilmesine karar verilmiştir.
Dosyaya sunulan 20/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle "Dosyada yer alan tüm bilgi, belge ve yukarıda yer alan değerlendirmeler sonucunda: Davacı kurum tarafından, davalı tüketici adına, sözleşmesiz elektrik kullanımına dayalı yapılan işlemin (mevcut bilgi ve belgeler kapsamında) isabetli olduğu, Bu kapsamda, 38.726,00 TL’lik asıl alacak üzerinden, 2.912,20 TL işlemiş gecikme faizi ve 524,20 TL gecikme faizinin KDV si olmak üzere, toplamda, 42.162,40 TL’lik İcra takibinin uygun olduğu, Davalı tarafın itirazının yerinde olmadığı, " kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Buna göre; tüzel kişinin ve organlarının sorumluluk türünün Borçlar Kanunu'nun 51. maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur.
Dosya kapsamında ... ..Ltd. Şti.'nin sicil kayıtları celp edilip incelendiğinde şirketince yetkilisinin ... ... olduğu, bu hali ile şirketin "haksız fiil" niteliğindeki kaçak elektrik kullanımı nedeniyle şirketin yöneticisi/temsilcisi durumundaki ... 'ün şirketle birlikte ve şirket gibi-müteselsilen ve müştereken sorumlu olduğu tartışmasızdır. ( ... Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2023/3614 E., 2024/1042 K. Sayılı emsal mahiyetteki ilamı)
Açıklanan gerekçelerle: mahkememizce bilirkişi raporu, tutanağın düzenlendiği tarihteki yönetmeliğinin ilgili maddeleri uyarınca ve dosya kapsamı itibari ile usul ve yasaya uygun bulunmuş , somut olayda davalının kaçak elektrik tüketim gerçekleştirmiş olduğunun bilirkişi tarafından da tespit edilmiş olduğu, diğer davalı şirket yetkilisinin de kaçak elektrik kullanımı nedeniyle şirketle birlikte ve şirket gibi-müteselsilen ve müştereken sorumlu olduğu kanaatine varılmakla bilirkişi raporunda belirtilen tutarlar da dikkate alınarak takibin devamına ve davanın da açıklanan gerekçelerle kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İtirazın iptali davalarında; davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda dava konusu alacak miktarı haksız fiile ilişkin olup alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
HÜKÜM:
1-Davacının davasının KABULÜ İLE, davalıların ... . İcra Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin ; 38.726,00-TL asıl alacak, 2.912,20-TL işlemiş faiz ve 524,20-TL işlemiş faizin KDV si olmak üzere toplam 42.162,40-TL alacak üzerinden takip talebinde belirtilen koşullarla takibin devamına,
2- Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 2.880,11 TL harçtan peşin alınan 509,22 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.370,89 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına.
4-Davacı tarafından yatırılan 509,22 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 308,25 TL ilk masraf (başvuru + vekalet harcı), 677,25 TL müzekkere ve tebligat gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.985,50 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
8-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, hazır bulunanların (e duruşma ile) yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/11/2024
Katip ...
(e-imza)
Hakim ...
(e-imza)