T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/608 Esas
KARAR NO :2025/889
DAVA:Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:14/09/2023
KARAR TARİHİ:16/12/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirkete ait ... plakalı araca davalı sigorta şirketi tarafından 19/04/2023 başlangıç ve ... sayılı poliçe ile Genişletilmiş IMM sigortası yapıldığıı, müvekkili şirketin aracının 02/05/2023 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle hasarlandığını, şirket yetkilisinin evinin garajına girerken kaza yaptığını ve tek taraflı maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, aynı gün sigorta işlemini yapan aracı kuruma bildirildiğini, aracı kurum da hasara ... Sigorta A.Ş'ye bildirdiğini, sigorta genel merkezi ile yapılan görüşmede hasarın özel bir serviste tadil edilebilecğinin müvekkili şirket yetkilisine söylendiğini, aracın özel bir servise götürüldüğünü ancak davalı sigorta şirketinin bu defa teminat kapsamında olması gereken bu tamirata onay vermediğini, tamirat onayının verilmesi için .... Noterliği'nin 24/05/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı çekildiğini ancak davalı taraftan bir cevap alınamadığını, davalı tarafın tamirata onay vermediği gibi bu süreçte müvekkili şirkete ikame araçta temin etmediğini, bunun üzerine müvekkili şirketin hasarlanan aracı kendi olanakları ile tamir ettirdiğini, müvekkili şirketin aracın tamiri süresinde kullanılmak üzere kendi olanaklarıyla araç kiraladığını, 19/06/2023-26/06/2023 tarihleri arasını kapsayan 19.234,00 TL tutarlı kiralık faturası düzenlendiğini, müvekkili şirketin zararının karşılanması için 26/06/2023 tairhli başvuru dilekçesi ile sigorta şirketine başvurduğunu, ancak davalı tarafça başvuruya bir cevap verilmediğini, yapılan arabuluculuk görüşmelerinde de bir anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle ... plakalı araçta meydana gelen zarara karşılık olarak şimdilik 10.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınap davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde talep edilen tazminat türlerinin ve talep miktarlarının ayrıştırılmasının gerektiğini, başvuruya konu hasara ilişkin olarak KTK Sigorta genel ve özel şartlarda belirlenen zamanaşımı süresi ve hak düşürücü süre zarfında başvuru yapılmadığınan davanın reddi gerektiğini, kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacı tarafın davaya konu trafik kazasının gerçekte meydana gelip gelmediğine, kazanın nasıl, nerede ve kimin tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin hiçbir somut delili ileri sürmediğini, olayda kaza tespit tutanağının da mevcut olmadığını, kaza ile hasarın uyumsuz olduğunu, TTK, KSGŞ ve Yargıtay kararları gereğince davaya konu hasar ve zararın teminat dışı olduğunu, kazanın trafik amirliğine ihbar edilmemesi, trafik tespit tutanağı düzenlenmemesi ve alkol raporu alınmaması hallerinin TTK, Poliçe Genel ve Özel Şartlarına aykırı olduğunu, doğru ihbar yükümlülüğüne ve dürüstlük kurallarına aykırı hareket edildiğinden müvekkili sigorta şirketinin zararı tazmin sorumluluğunun bulunmadığını, haksız ve yersiz olarak açılan davanın zamanaşımından, usulden ve esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, tek taraflı trafik kazasından kaynaklı davacının aracında meydana gelen hasarın ve bu süreçte kiralanan araç bedelinin kasko poliçesi kapsamında davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize sunulmuş olan dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ... plakalı araca davalı sigorta şirketi tarafından 19.04.2023 başlangıç tarihli ... sayılı poliçe ile GENİŞLETİLMİŞ İMM sigortası yapıldığını, 02.05.2023 tarihinde davacı şirket yetkilisinin işbu araçla ... adresinde bulunan evinin garajına girerken kaza yapması sebebiyle tek taraflı maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, hasar bedelinin davalı tarafça karşılanmadığından bahisle hasar sebebiyle uğranılan zararın davalıdan tahsili istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
Taraflar arasında görülen davada; davacıya ait ticari aracın davalı sigorta şirketi nezdinde genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalı olduğu ve kazanın poliçenin yürürlük süresi içerisinde gerçekleştiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık 02/05/2023 tarihinde meydana geldiği kabul edilen rizikonun poliçenin teminatı kapsamında olup olmadığı ve oluşan rizikonun poliçenin teminatı kapsamında olduğunu ispat yükünün hangi tarafta bulunduğuna ilişkindir.
Yargılama esnasında makine mühendisi bilirkişisinden alınan kök ve ek raporda özetle;
Dava konusu olaya ilişkin olarak düzenlenen bir maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı bulunmamaktadır.
Dava konusu olaya ilişkin olarak 02/05/2023 tarihinde ... plakalı aracı ile ... adresinde bulunan evinin garajına girerken maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği beyan edilmiştir.
Dosyada bulunan ve dava konusu aracın hasarlı halini gösteren fotoğrafların incelenmesinden, aracın ön motor kaputunda, sağ ön far kısmında, ön panjur kısmında ve sağ yan ön çamurluğunda sürtmeye bağlı hasar izleri olduğu görülmektedir.
Dava dilekçesinde bu hasarların evin otomatik kapısına çarpma sonucu oluştuğu belirtilmişse de, kapının genişliğinin aracın genişliğinden daha fazla olacağı dikkate alındığında, kapıdan geçen bir aracın kapıya sürtmesi mümkün değildir. Ayrıca kapının kapanırken araca çarpması halinde hem ön hem de sağ yan kısmında hasar oluşturması da mümkün değildir. Dolayısıyla araçtaki hasarlarla kazanın oluş şekline dair beyanların uyumsuz olduğu, araçtaki hasarların beyan edilen yer ve koşullarda meydana gelemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Davacıya ait araçtaki hasarların beyan edilen yer ve koşullarda meydana gelmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacının davalı şirketten kasko sigorta poliçesi kapsamında bir maddi alacağının olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacının ihbar yükümlülüğünün doğru yerine getirilmediği ve sorumluluk şekli, kazanın teminat kapsamında kalıp kalmadığına yönelik itirazları mahkememizce hüküm aşamasında değerlendirilmek kaydıyla yapılan hesaplama uyarınca;
-Dava konusu araçtaki hasar yönünden yapılan incelemede, aracın hasarlı halini gösteren fotoğraflara göre araçtaki hasar hasar miktarının KDV dahil 150.000,00 TL olduğu,
-Dava konusu ... plakalı ... marka ... tipi 2010 model araçtaki hasarın ağırlığı, markası ve modeli, ayrıca ticari otomobil olarak kullanıldığı dikkate alındığında, hasarın makul tamir süresinin 5 gün olacağı tespit edilmiştir.
-Aynı marka ve muadil model bir aracın kaza tarihi itibariyle günlük kira bedeli, yapılan piyasa araştırmasına göre ortalama 1.850,00 TLdir. Dolayısıyla 5 günlük araç kiralama bedeli 9.250,00 TLdir.
-5 günlük araç kiralama boyunca davacının kendi aracını kullanmaması nedeniyle sağlayacağı amortisman, sabit giderler, gelir vergisi vb. kazançları toplamı olarak takdiren 250,00 TL'nin araç kiralama bedelinden düşülmesi gerekir. Buna göre davacının gerçek araç mahrumiyet zararı 9.000,00 TL'dir.
Şeklinde yapılan hesaplama mahkememize bildirilmiştir.
Alınan işbu kök ve ek raporlar akabinde 28/11/2025 tarihinde davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesinde özetle ; "Davamızın KABULÜ ile ... plakalı araçta meydana gelen zarara karşılık olarak 150.000,00-TL ile 9.000,00-TL araç mahrumiyet bedelinin, kaza tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine," şeklinde talepte bulunulmuş olduğu görülmüştür.
Kasko Sigorta Poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A.1 maddesine göre gerek kullananın iradesi dışında araca ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötü niyetli muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların tümünün sigortanın teminatı kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Bundan ayrı TTK'nın 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre de; kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise; bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinde sayılan teminat dışında olan hallerden olması ve sigortalının rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ancak o durumda ispat yükü yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını kanıtlama yükü sigortalıya geçer.
Kaza tarihinde yürürlükte olan ve 01/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarına göre; teminat dışı kalan haller A.5 maddesinde sayılmıştır. A.5.10 bendinde de zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb.) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 bentlerindeki ihlaller nedeniyle sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek veya alkollü sevki gizlemek için kaza yerinden ayrılma halini teminat dışı olarak düzenlemiştir.
TTK'nın 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409/2 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. Ancak sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.(HGK 10.12.1997 gün ve 1997/11-772-1043; HGK 16.12.1998 gün ve 1998/11-872-905; HGK 22.12.2010 gün ve 2010/17-655-688 sayılı ilâmları)
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının B.1.5. maddesi ve 6102 sayılı TTK'nın 1446/2. maddesi uyarınca ispat külfetinin yer değiştirebilmesi için sigortalının doğru ihbar yükümlülüğünü kasten veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde yerine getirmemesi gerekmektedir. Tek başına doğru ihbar yükümlülüğünün kasten yerine getirilmemesi de ispat külfetinin yer değiştirmesi için yeterli olmayıp bunun yanında sigortacının ayrıca olayda, teminat dışında kalan bir husus olduğunu da kanıtlaması gerekmektedir.
Somut olayda riskin gerçekleştiği sabit olup bu riskin farklı şekillerde gerçekleştiği iddiasını davalı sigortacı ispat etmek zorundadır. Davalının hasarın teminat kapsamında olmadığı, olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil, iddia ettikleri şekilde gerçekleştiğini ve bu oluş şeklinin teminat dışında kalan hallerden olduğunu somut delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Bu kapsamda yapılan incelemede davalı sigorta şirketi tarafından davacının ihbar yükümlülüğüne uymadığı, olayın teminat dışında kalan hallerden olduğunu somut deliller ile birlikte kanıtlayamadığı kanaatine varılmış olup davacının araç mahrumiyet zararının poliçe kapsamında teminat altına alınmamış olması, söz konusu zararın dolaylı zarar olması sebebiyle davacının talebinin Hasar bedeli üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; 150.000,00-TL hasar onarım bedelinin kaza tarihi olan 02.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Davacının fazlaya dair isteminin reddine,
2-Alınması gerekli olan 10.246,50-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 269,85-TL, ıslah harcı olarak alınan 2.600,00-TL harcın toplamı olan 2.869,85-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 7.376,65-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken başlangıçta peşin olarak yatırılmış olan 269,85-TL harç ile ıslah harcı olarak alınan 2.600,00-TL harcın toplamı olan 2.869,85-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 308,25-TL (başvurma, vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 509,75-TL, bilirkişi ücreti: 8.000,00-TL olmak üzere toplam: 8.818,00-TL yargılama giderinin %94,3 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 8.315,37-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerine bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 9.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00TL'nin %94,3 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 2.942,16-TL'sinin davalıdan alınarak, 177,84TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/12/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır