T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/679 Esas
KARAR NO:2025/747
DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:16/10/2023
KARAR TARİHİ:31/10/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin son yıllarda ekonomi dünyasında adından çokça söz ettiren kripto para ve blockhain teknolojisi konularında konferanslar düzenleyen dünyanın en önde gelen şirketlerinden biri olduğunu, müvekkili şirket tarafindan 71 ülkeden katılımcının bulunduğu “... ... düzenlendiğini, etkinliğe dünyanın çok çeşitli ülkelerinden alanlarında öncü kişiler katılım sağlandığını ve başarılı bir organizasyon gerçekleştirildiğini, müvekkili şirket tarafindan düzenlenen etkinlik biletli bir etkinlik olup biletler hamiline bilet şeklinde değil; nama yazılı bilet şeklinde olduğunu, diğer bir ifadeyle bilet şahsa kesilmekte ve sistemde şahısla eşleştirildiğini, bilet alıp gelmeyen bir şahsın etkinliğe katılmaması halinde bileti yanmakta, biletin başkasına teslimi ile etkinliğe katılım hakkı devredilemediğini, organizasyona sponsor olan şirketlerin de bilet kesme veya satma yetkisi bulunmadığını, bu hak münhasıran müvekkil şirkete ait bir hak olduğunu, İstanbul 1 Nolu Barosu'nda ... sicil no ile avukatlık mesleğini icra eden; aynı zamanda müvekkil şirket ile aynı sektörde etkinlikler düzenleyen ve çeşitli girişimleri olan davalı müvekkil şirketin 10.05.2023 tarihinde düzenlediği etkinliğe biletsiz olarak katılım sağlamak istediğini, bu talebi karşılanmayan davalı personele yüksek sesle konuştuğunu, güvenlik ekibinin nazik tavrına rağmen benzer şekilde yüksek sesle konuşup olay çıkarttığını, müvekkili şirketin diğer misafirlerine de rahatsızlık verdiğini, davalı bağırarak kendisinin kripto para/blockchain dünyasında etkin biri olduğunu, organizasyonu sosyal medyada karalayacağını ve “kara liste”ye aldıracağını ifade ettiğini, davalı İstanbul 1 Nolu Barosu'na ... sicil numarası ile kayıtlı bir avukat olup, aynı zamanda ... isimli kripto para ve blockchain topluluğunun kurucusu (davalınin ... hesabi: @... / topluluğun ... hesabi: @... ) ve müvekkili şirket ile benzer alanlarda faaliyet gösteren ... ... A.S.'nin (VKN....) de imza yetkilisi olduğunu, davalı, tam olarak müvekkil şirketin faaliyet alanına giren bir kripto para etkinliğinin de organizasyonu işini üstlenmiş olup kendisi bu etkinlikte moderator ve konuşmacı olarak yer alacağını, söz konusu organizasyon 30.09.2023 tarihinde düzenlenmiş olup https://... “ şeklindeki URL adresinden davalının organizasyondaki pozisyonu da görüldüğünü, davalının tek amacının müvekkili şirketin itibarinı zedelemek ve müvekkil şirkete sağlanan ekonomik desteği ortadan kaldırmak olduğunu, herhangi bir lüzumu olmamasına rağmen, planlı şekilde ingilizce dilinde de paylasım yaparak yürütmekte olduğu karalama kampanyasının daha büyük kitlelere ulaşmasını saglamayı amaçladığını, haksız rekabetin hukuki nedenleri davalının yukarıda detayları paylaşılan fiilleri açıkça TTK m.55/1,a,b.1'deki eyleme uyduğunu, ... sosyal medya platformunda 38 bin takipçisi olan davalının sürekli ve sistematik olarak müvekkil şirketi karalaması, etkinliklerini aşağılaması,gerçek olmayan ifadelerle üçüncü kişilerin algılarını olumsuz şekilde degistirmeye çabaladığını (...'un paylaşımında olduğu gibi) açıkça kötü niyetli bir davranışın ürünü olduğunu, davalının takipçi sayısı da göz önünde bulundurulduğunda ulaşılan kitle sayisinin çok büyük olması müvekkil şirketin davalının eylemleri dolayısıyla uğradığı maddi ve manevi zararı artırdığını, haksız rekabetın men'i ve ortadan kaldırılmasını, tazminat talebinin yanında, işbu dava ile haksız rekabet sonucu oluşan durumun ortadan kaldırılmasını, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, yukarıda arz ve izah edilen gerekçelerle, davalının URL adresi verilen paylaşımlarının müvekkil şirket aleyhine yapmış olduğu tüm sosyal medya paylaşımlarına erişimin engellenmesini, davalının müvekkili şirket hakkinda herhangi bir sosyal medya paylaşımı veya başkaca paylaşımda bulunmaktan men edilmesini, davanın kabulünü, HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davasına konu olmak üzere, şimdilik 100.000TL maddi tazminatin haksız rekabet teşkil eden eylemin tarihinden itibaren isleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsilini, 500.000 TL manevi tazminatın haksız rekabet teşkil eden eylemin tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsilini, davalının URL adresi verilen paylaşımlar da dahil olmak üzere müvekkil şirket aleyhine yapmış olduğu tüm sosyal medya paylaşımlarının kaldırılmasını, davalının müvekkil şirket hakkında gelėcekte yapılması muhtemel paylaşımlardan men edilmesini ve bu suretle haksız rekabetin men'ini, TTK'nin 56 / 1 / c hükmü uyarınca, davalının yukarıdaki bentte yer verilen haksiz rekabete konu yanlis ve yanıltıcı paylaşımları nedeniyle tüm sosyal medya platformlarında bu paylaşımlarının “yanlış ve yanıltıcı olduğu; müvekkil şirkete zarar vermek kastı ile yapıldığı' yönünde içeriği hazırlanacak ve mahkemenin uygun bulunacak bir metnin, davalı tarafından tüm sosyal medya hesaplarında yayınlanarak düzeltilmesini ve bu suretle haksız rekabete konu maddi durumun ortadan kaldırılmasını, davanın müvekkil şirket lehine kesinleşmesi ihtimalinde TTK m.59 gereği hükmün ilanını, dava tarihi itibariyle yapilan ve yargılama esnasinda yapılacak tüm tercüme masrafları ile birlikte, her türlü yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından eksik harç yatırılmış olup öncelikle eksik harcın davacı şirket tarafından tamamlanması gerektiğini, davacı şirketin aktif dava ehliyeti bulunmadığını, "..." markası altında uluslararası etkinlikler yaptığını iddia eden davacı şirket aslında resmi olarak ve hukuken söz konusu markanın yasal hak sahibi olmadığını, Yargıtay haksız rekabete ilişkin davalarda aktif dava ehliyetinin varlığını detaylıca değerlendirmek suretiyle haksız rekabet fiillerinin yöneldiği ürün, marka ve haklar konusunda kesin suretle aktif dava ehliyeti aradığını, davanın esasına girmeden önce öncelikle gerçek kişi adına kayıtlı "..." markası altında düzenlenen organizasyona dair davacı şirket; ticaret sicil kayıtları, hukuksal alt yapı, finans, marka, sigorta konuları başta olmak üzere öncelikle aktif dava ehliyeti olduğunu ispatlamak zorunda olduğunu, aksi halde hiçbir resmi ve hukuksal bağlayıcılığı olmayan ve tek taraflı hazırlanan bir web sitesinde yer alan bilgiler ve görseller doğrultusunda davacı şirket'in aktif dava ehliyetinin olduğu kabul edilemez olduğunu, bu nedenle bu açıklamalar ve emsal kararlar doğrultusunda öncelikle davacı şirketin söz konusu organizasyon ile olan hukuki, mali, finansal, sigorta konuları başta olmak üzere öncelikle hak sahipliğini ve bu dava kapsamında da aktif dava ehliyetini ispatlamak zorunda olduğunu, davanın öncelikle dava ehliyeti yoksunluğundan reddi gerektiğini, huzurdaki davada yaşananlar organizasyon yetkilisi olduğunu iddia eden ...'in davalıya karşı beslediği kişisel husumeti nedeniyle gerçekleştirdiğini, haksız rekabet hükümleri kapsamında olmadığından davanın reddi gerektiğini, huzurdaki davada söz konusu ifadeler haklı eleştiri niteliğinde olduğunu, davacı şirketin davasının haksız rekabet hümküleri kapsamında olmadığından davanın reddi gerektiğini, davacı şirketin haksız rekabet adı altında değerlendirdiği etkinliği ve söz konusu diğer etkinlikler davalıyı kötü duruma düşürmek, itibarını ve başarılarını zedelemek adına asılsız iftiralar olduğunu, davacı şirket ile davalı rakip dahi olmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa ödetilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ; Talep, Haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize sunulmuş olan dava dilekçesinde özetle; davacı ... Ltd. Şti.'nin ... markası altında kripto para ve blockhain teknolojisi konularında Londra, Dubai ve İstanbul olarak 3 farklı ülkede blockchain konferanslarını düzenlediğini, Türkiye'ki konferansı esnasında davalı ile yaşanan problemler sebebiyle davalının davacı şirketin ticari itibarını zedeleyecek şekilde sosyal medya platformlarından paylaşımlar gerçekleştirdiğini beyanla davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olarak açmış olduğu işbu davada HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davasına konu olmak üzere, şimdilik 100.000,00 TL maddi tazminatın haksız rekabet teşkil eden eylemin tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsili, 500.000,00 TL manevi tazminatın haksız rekabet teşkil eden eylemin tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsili, davalının URL adresi verilen paylaşımlar da dahil olmak üzere davacı şirket aleyhine yapmış olduğu tüm sosyal medya paylaşımlarının kaldırılmasına, davalının davacı şirket hakkında gelecekte yapılması muhtemel paylaşımlardan men edilmesine ve bu suretle haksız rekabetin men'ine, TTK'nın 56 / 1 / e hükmü uyarınca, Davalının yukarıdaki bentte yer verilen haksız rekabete konu yanlış ve yanıltıcı paylaşımları nedeniyle tüm sosyal medya platformlarında bu paylaşımlarının “yanlış ve yanıltıcı olduğu; davacı şirkete zarar vermek kastı ile yapıldığı” yönünde içeriği tarafımızca hazırlanacak ve mahkemenizce uygun bulunacak bir metnin, davalı tarafından tüm sosyal medya hesaplarında yayınlanarak düzeltilmesine ve bu suretle haksız rekabete konu maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davanın davacı şirket lehine kesinleşmesi ihtimalinde TTK m.59 gereği hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş olduğu görülmüştür.
Haksız rekabeti düzenleyen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun 54/2 maddesi "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." şeklinde haksız rekabeti tanımlamış, 55. maddesinde sayılan bazı hallerin haksız rekabet hallerinin başlıcaları olarak örnek kabilinden sayılmıştır. Aynı yasanın 56. maddesi ise "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men'ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların bulunması halinde manevi tazminata verilmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir. " düzenlemesini içermektedir.
Haksız rekabet varlığı için rekabet ilişkisi, yarar sağlama, kusur ve zarar gerekli olmamakla birlikte tazminat davaları bakımından davalının kusuru aranmaktadır. Diğer dava türleri için ise kusur aranmaz. Yine tespit, men ve eski hale iade davaları bakımından zararın varlığı dava şartı değildir. Zararın varlığı sadece tazminat davaları bakımından rol oynar (TK 56/1-d).
Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise; ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Haksız fiillerde ispat yüküyle ilgili özel düzenleme getiren Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi gereği zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
TTK'nın 58'nci maddesinde haksız rekabet nedeniyle zarar gören kimsenin maddi tazminat isteyebileceği belirtilmiştir. Kural olarak böyle bir istemin kabul edilebilmesi için haksız rekabeti oluşturan eylemin ve davacının uğradığı zararın kanıtlanması gereklidir. Bu şekildeki tazminat davasında asıl olan, haksız rekabet nedeniyle davacının aktifinde azalma olduğunun iddia ve ispat edilmesidir. Ancak, bu tür zararın ispat edilmesindeki güçlüğü dikkate alan kanun koyucu, TTK'nın 58/e maddesinde eylemin mali bakımından karşılıksız kalmaması bakımından haksız rekabette bulunanın davranışı sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını da maddi tazminat olarak hükmetme yetkisini hakime vermiştir. Manevi tazminata hükmedilebilmesinin temel şartı ise haksız rekabet fiilinin davacının kişilik haklarına zarar vermiş olmasıdır.
Yargılama esnasında tarafların sunmuş oldukları deliller, celp edilen evraklar bir bütün olarak incelenmek sureti ile rapor tanzimi için dosyanın 1 mali müşavir, 1 bilgisayar mühendisi ve 1 haksız rekabet hukuku alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişisinden oluşan heyete tevdine karar verilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan kök ve ek raporda özetle;
Davacı Şirketin, Ticari Defterlerinden 2021, 2022, 2023 ve 2024 yılına ait Açılış- Kapanış Tasdiki zorunlu olan Yevmiye ve Defter-i Kebir Defterlerini e-defter olarak tuttuğu görülmüş olup tüm defterlerin kendi içlerinde birbirini teyit ettiği, genel kabul görmüş muhasebe esas ve tekniğine uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu görülmüş olup defterlerin Davacı lehine delil teşkil etmesi kararı Sayın Mahkemenin kararıdır.
Davacı Şirket ... TİC, LTD. ŞTİ.'nin Ticari defter kayıtlarına ve bunları doğrulayan muavin defter-cari hesap kayıtları incelenmiş ve Davalı taraf ile ilgili herhangi bir kayıta rastlanmammış olup Davacı Vekili “Müvekkil'in davalı ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmamaktadır.” Olarak da belirtmiştir. Takdir Sayın Mahkemenindir.
Nitekim, evvelce de açıklandığı üzere; kötüleme eylemi hiçbir zaman iyiniyet unsuru taşımayacağından, gerçeğe uygun olsun ya da olmasın, kanunun açık ifadesine rağmen haksız rekabet sayılmalıdır. Yapılan açıklamalar doğru da olsa, gerek içerik gerekse yapılış tarzı olarak kötüleme niyeti taşıyorsa, haksız rekabet mevcuttur. Buradan hareketle, davalının sosyal medyada yer alan açıklamaların muhatap aldığı çevrenin alelade bir çevre olmadığını söyleyebiliriz. Metnin muhatap aldığı çevre, kripto para bilgi sahibi olan ya da bu sektörde yer alan kişilerdir. Metnin muhatap aldığı çevre ilgili sektör olduğu için, o sektör içerisinde yer alan makul ve orta düzeydeki bir kişi, metin içerisinde yer alan ifadeler tamamen açıklanmasa da neyin kastedildiğini anlayabilir. Dava konusu ifadelerde, muhatap alınan çevrenin, davacının adı ya da ticaret unvanı metinde açıkça zikredilmese dahi, davacının kastedildiğini anlayabileceği kanaatindeyiz. Öte yandan, dava konusu açıklama, yazışma ve ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalıların açıklamalarının kamuoyunu bilgilendirme amaçlı olarak yapıldığının kabul edilemeyeceği ve davalının söz konusu eylemlerinin TTK m.55/a/l uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği,
Sayın Mahkemenin 26.11.2024 tarihli ara kararında “ zarar etmiş ise bu zararın davalının eylemleri ile ilişkilendirilip ilişkilendirilemeyeceği, davacının ne kadar zararının olduğu hususlarında ticari defterleri, önceki yıllara ait etkinlik kayıtları ve davaya konu etkinlik kayıtları (internet sitesi kaydı, önceki yıllara ait kayıtlar da dahil olmak üzere) akabinde davacının sponsor kaybı yaşayıp yaşamadığı, ticari defterlerinde bu kapsamda herhangi bir zararının bulunup bulunmadığı, zararının bulunması halinde söz konusu zararının davalının eylemleri ile ilişkilendirilip ilişkilendirilemeyeceği” hakkında Davacı şirket vekili ile yapılan görüşmede “Davacı şirketin yeni organizasyon düzelenmediği için Ticari Defterlerinde herhangi bir kayıt olmadığını” belirtmiştir. Dolayısı ile Davacı Şirketin Ticari Defterlerinde Davaya konu olan organizasyon ile ilgili karşılaştırabilecek herhangi bir zarar tespit edilecek bir durum olmamıştır.
Ancak TTK m. 56/f.1-b.(c), uyarınca davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebileceği, bu noktada evvelce de ifade edildiği üzere Sayın Mahkemenin davacı yanın haksız rekabet nedeniyle kâr mahrumiyeti talebinde bulunabileceği yönünde kanaate varması ihtimalinde ise davalının menfaat elde edip etmediği, etti ise hangi miktarda menfaat elde ettiğine yönelik bir tespit yapılmasının mümkün olmadığı,
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Dosya arasına celp edilmiş olan ...CBS'nin 2023/... soruşturma sayılı dosyasından yapılan araştırma neticesinde "Dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda; "Şüphelinin eylemlerinin, yani sosyal medya paylaşımlarının, “bütün katılanların menfaatinin korunması, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması”nı hedefleyen haksız rekabet hükümlerinden, TTK md.55/1.a.1. de; “Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek” şeklinde düzenlemedeki, “kötüleme” unsurlarını taşıdı; lemenin, “yanlış ve yanıltıcı” olduğu hususunun, şikayetçi tarafından, kesin, şüpheden uzak delillerle ortaya konulamamış olduğu ancak, açıklamaların, “lüzumsuz yere incitici beyanlar” ihtiva ettiği, " sonuç ve kanaatinin bildirildiği, Şikayet, bilirkişi raporu ve şüpheli savunmasına göre, şüphelinin ayrıntısı bilirkişi raporunda belirtilen "rezil etkinlik", "kafanızdan uydurduğunuz sözleşmeler", "..Kendini bilmezlere yol vermeyin" şeklindeki açıklamalarıyla müşteki şirketin faaliyetlerini veya ticari işlerinin lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötüleyerek üzerine atılı suçu zincirleme şekilde işlediği, eyleminin 6102 Sayılı Kanunun 62/1 maddesinde yeralan Haksız Rekabet suçunu oluşturduğu," kanaatine varılarak davalı hakkında Türk Ticaret Kanunu 62/1 hükmü uyarınca cezalandırılması istemiyle iddianame düzenlenerek ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2025/... Esasına kaydının yapılmış olduğu, mahkemesince yapılan yargılama sonucunda "Sanığın "rezil etkinlik", "kafanızdan uydurduğunuz sözleşmeler", ".. Kendini bilmezlere yol vermeyin" şeklindeki açıklamaları ile müşteki şirketin faaliyetlerini veya ticari işlerinin lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülediği, sanığın eyleminin 6102 Sayılı Kanunun 62/1 maddesinde düzenlenen Haksız Rekabet suçunu oluşturduğu anlaşılmakla eylemine uyan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 62/1-a-son maddesi gereği tercihen adli para cezası ile mahkumiyetine, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması, eylemi sebebi ile maddi zarar oluşmaması ve sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluşması dikkate alınarak CMK.nun 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına" karar verilmiş olduğu görülmüştür.
TTK md. 55/1-a-1 hükmüne göre bir açıklamanın kötüleme olarak nitelendirilebilmesi için yanlış, yanıltıcı olması ve rekabete ilişkin olması yani rekabet ortamını etkilemeye elverişli olması gerekir. Kötüleme, bir kişi hakkında olumsuz intiba yaratılmasıdır. Ancak yaratılan olumsuz intibanın bir kişinin ticari hayatını da etkilemesi durumunda haksız rekabet söz konusu olabilir.
Dosya kapsamında toplanan tüm deliller, alınan kök ve ek bilirkişi raporu, celp edilen evraklar, ceza dosyası kapsamında alınan raporlar bir bütün olarak incelendiğinde davalının sosyal medya paylaşımlarının haksız rekabet teşkil etmiş olduğu ancak davacının söz konusu paylaşımlar sebebiyle maddi olarak zarara uğradığını kanıtlayamadığı kanaatine varılmıştır.
Davacının manevi tazminat istemi bakımından yapılan incelemede davacı şirketin ticari hacmi, davalının sosyal medya paylaşımları da göz önünde bulundurulduğunda davacı şirketin itibarını zedelediği görülmekle davacının talebinin 300.000,00 TL üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiş, sair taleplerinin reddine karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın Yargılama giderlerinden sorumluluk başlıklı 326. Maddesine ilişkin olarak "(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. (2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. (Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarihli ve E: 2024/29, K: 2024/226 sayılı Kararı ile bu fıkra “manevi tazminat davaları” yönünden iptal edilmiştir. Kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (14/12/2025) yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.)" şeklindeki düzenlemenin hüküm tarihi itibari ile yürürlükte olduğu görülmekle yargılama gideri vekalet ücreti hesaplaması yapılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile;
1-Davalının sosyal medya paylaşımlarının TTK 56/1 maddesi uyarınca haksız rekabet oluşturduğunun TESPİT VE MEN'İNE,
2-"https://....com/.../status/..
https://....com/.../status/...
https://....com/.../status/...
https://....com/.../status/...
https:/... .com/.../....
https://....com/.../status/...
https://....com/.../status/...
https://....com/.../status/...
https://....com/.../status/...
https://....com/.../status/..." adreslerindeki paylaşımlara ve tüm linklerine erişimin engellenmesine,
3-Davacının maddi tazminat talebinin reddine,
4-Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 300.000,00 TL manevi tazminatın 10/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,
5-Hüküm özetinin masrafı davalı yanca karşılanmak suretiyle Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına,
6-Davacının sair taleplerinin reddine,
7-Alınması gerekli olan 20.493,00-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 10.246,50-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 10.246,50-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına
8-Davacı tarafından sarf edilen 10.246,50-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 308,25-TL (başvurma, vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 639,00-TL, bilirkişi ücreti 12.000,00-TL olmak üzere toplam: 12.947,25-TL yargılama giderinin %50 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 6.473,62TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına
10-Davacı kabul edilen manevi tazminat talepleri bakımından kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 48.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Davacının reddedilen manevi tazminat talepleri bakımından davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 32.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
12-Davacının reddedilen maddi tazminat talepleri bakımından davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
13-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00-TL'nin %50 kabul - ret oranı üzerinden hesaplanan 1.560,00-TL'sinin davalıdan, kalan 1.560,00-TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
14-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır