T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/706 Esas
KARAR NO:2025/722
DAVA:Alacak (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:26/04/2023
KARAR TARİHİ:22/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sporcu olduğunu ve güreşçi yetiştirdiğini, davalının Yönetim Kurulu Başkanı olan ...'in eşi ... de güreşçi olduğunu, müvekkilinin ... ve davalı firmayı ... vasıtasıyla tanıdığını, ..., Yönetim Kurulu Başkanı olduğu davalı şirketin çok büyük ve önemli yatırımlar yaptığını, bu şirketin sermaye artışına katılınması halinde gelecekte önemli kazanç sağlanacağını belirttiğini müvekkile "elinizdekileri satın bu şirketten hisse alın" şeklinde tavsiyede bulunduğunu, bunun üzerine müvekkilinin, daha önceden tanıdığı ...'in eşi olması sebebiyle bu sözlere inanarak önceden sahip olduğu gayrimenkulünü satarak söz konusu şirketten hisse almak istediğini, Davalı şirketin 27.05.2021 tarih ... karar numarasıyla şirketin kayıtlı sermayesi olan 20.990.000 TL sermayenin 40.000.000 TL'ye arttırılması hususunda karar aldığını ve bu kararın 11.06.2021 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, bu karara göre müvekkil ...'in de aralarında bulunduğu 36 kişiden, en düşüğü 32.000 TL, en yükseği ise 5.200.000 TL tutarlarında olmak üzere toplam 25.010.000 TL’lik sermaye artışı için meblağ talep edildiğini, Müvekkil de kararın ticaret sicil gazetesinde yayınlanmasının sonrasında, 21.08.2021 tarihinde kendisine ... tarafından verilen ve Vakıflar Bankası'nda açılmış olan banka hesabına, "marka yatırım holding sermaye arttırımı katılım bedeli" açıklamasıyla kendi sermaye artış payı olan 700.000 TL yatırdığını, Müvekkili kandırarak sermaye artırım bedeli adı altında haksız kazanç elde etmeyi amaçlayan ... kötüniyetli şekilde müvekkilin kontrol etmesine imkan bulunmayan şirket hesabını müvekkile ilettiğini, müvekkil aralarındaki güven ilişkisine dayanarak parayı ilgili hesaba gönderdiğini, daha önce sermaye artışına ilişkin bir işlem yapmayan müvekkil ...'in ilettiği hesap numarasının bankanın sermaye blokaj hesabı olduğunu düşünerek hareket ettiğini, güreşçi yetiştiren bir kişiden sermaye artışına ilişkin prosedürleri bilmesi beklenemeyeceğini ancak müvekkil yine de bankaya parayı yatırırken "sermaye artırım katılım bedeli" olduğunu dekonta yazdırdığını, Aradan uzunca bir süre geçmesine rağmen sermaye artışına dair müvekkile bir bilgi gelmeyince müvekkil, ...'i aradığını, kendisinden konu hakkında bilgi vermesini istediğini, ..., SPK ile bazı sorunların olduğunu ancak kısa sürede bu sorunları çözeceğini belirttiğini, bu durumdan şüphelenen müvekkil konu hakkında araştırmaya başlayınca dolandırıldığını anladığını, 11 Mart 2022 tarihli bağımsız denetçi raporunun İşletme Sürekliliği ile İlgili Önemli Belirsizlik başlıklı 3. Maddesinde: 31.12.2021 tarihi itibarıyla, Grup'un, SPK II-14.1 Tebliği çerçevesinde hazırlanan finansal durum tablosuna göre; Ödenmiş Sermayesi: 20.990.000 TL, Yasal Yedekler Toplamı: 136.112 TL, Öz Kaynaklar Toplamı 10.095.650 TL olduğunu, SPK'nın 10.04.2014 tarihli ve 2014-11 sayılı bütçesinde açıklanan Türk Ticaret Kanunu'nun 376. Maddesinin uygulanması başlıklı ilke kararı doğrultusunda yapılan hesaplamada, Grup'un sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının %52 sinin karşılıksız kaldığını ve üçte ikisine yaklaştığı tespit edildiğini, Söz konusu durum işletmenin sürekliliğini devam ettirme kabiliyetine ilişkin ciddi şüphe oluşturabilecek önemli bir belirsizliğe işaret ettiği şeklinde rapor düzenlendiğini, buna göre mali tablolardan çıkan sonuç şirketin ticari faaliyetine devam etme hususunda ciddi tereddütlerin olduğunu ayrıca şirket yetkililerinin şirketin mal varlıklarının elden çıkartılarak yurt dışına kaçırılması ihtimali olduğunu, bu sebepten dolayı şirketin mal varlıklarına ihtiyati tedbir konulması gerektiğini, daha önce bir başka yönetici tarafından şirketin içi boşaltılarak yurtdışına kaçtığını yapılan araştırmalarla öğrendiklerini beyan ederek davanın kabulü ile tescil edilmeyen sermaye arttırımı için bankaya yatırılmış 700.000 TL'nin 02.12.2021 tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile verilmesini, şimdilik 10.000 TL aşkın zararın davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının kendi özgür iradesi ile tahsisli sermaye artırımına katılmak suretiyle halka açık olarak borsada işlem gören müvekkil şirkete yatırım yaptığını, müvekkilinin şirket toplu olarak birçok yatırımcı adına sermaye arttırımına başvurduğunu, dava dilekçesi ekinde bulunan Sermaye Piyasası Kurulu'ndan gelen 02.12.2021 tarihli belgeden de bu durum açıkça anlaşıldığını, davacı tarafın kötü niyetli olarak dilekçelerinde tahminden öteye gitmeyen varsayımları ile haklı olduklarını iddia ettiğini, müvekkilinin sermaye artırımı için gerekli başvuruları yaptığını, bu başvurunun SPK tarafından onaylanması beklendiğini, Sermaye Piyasası Kurulunca taraflarına gönderilen 02.12.2021 tarihli yazıda başvurunun eksik hususlar içerdiğini ve bu sebeple şartlı olarak başvurunun reddedildiğini, müvekkili şirketin yönetim kurulunun gerekli işlemleri yaparak SPK'ya bildirimde bulunması gerektiğini belirttiğini, başvurunun reddinin şarta bağlandığını, gerekli şartların sağlanması halinde sermaye arttırımı için bir engel kalmayacağını, huzurdaki davanın kabulüne karar verilmiş olma ihtimalinde, davacının hem ödediği bedeli iade alacağını ve hem de müvekkilinin kontrolünden çıkmış durumda olan sermaye artırım süreci sonuçlandığında davacı adına hisse senetleri kaydedileceğini, hiçbir bedel ödemeksizin tahsisli sermaye artırımından faydalanması gibi bir durum söz konusu olacağını, bu durumun müvekkili açısından ciddi bir hak kaybına sebebiyet vereceğini ve ayrıca davacı açısından sebepsiz ve mükerrer zenginleşme teşkil edeceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
.... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... sayılı ve 13/09/2023 tarihli görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edildiği görülmekle yukarıdaki esasa kaydı yapılarak yargılamaya devam olunduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 31/10/2024 tarihli ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 09/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Davacı tarafından, davalı şirkete 21.08.2021 tarihinde Sermaye Artırım Katılım bedeli içerikli ödenen 700.000,00 TL için; ödeme tarihinden 30.10.2023 dava tarihine kadar 244.089,04.-TL avans faizi hesap edildiği,
700.000,00 TL'nin Denkleştirici Adalet İlkesine Göre dava tarihindeki değerinin 2.308.634,77.-TL olarak hesap edildiği, Denkleştirici Adalet İlkesine Göre Aşkın Zararın 2.308.634,77 TL — (700.000,00 + 244.089,04) TL = 1.364.545,73.-TL olduğu sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Davacı vekilinin 24/02/2025 tarihli dava değeri arttırım dilekçesi ile 10.000 TL lik munzam zararımızın 1.354.545,73 TL arttırdıklarını, 700.000 TL asıl alacağın 02.12.2021 tarihinden itibaren reeskonta avans faizi ile birlikte, 1.364.545,73 TL munzam zararın 30.10.2023 tarihinden itibaren reeskont avans faizi tahsilini talep ettiği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 16/07/2025 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 15/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" - 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun (Kanun) çeşitli maddelerinde de; yapan “7518 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” 02.07.2024 tarihli ve 32590 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği,
-Kanun'un 35/B, 35/C, 99/A ve 99/B maddeleri uyarınca Kurulumuz nezdinde yürütülen ikincil düzenleme çalışmaları çerçevesinde hazırlanan “111-35/B.I1 sayılı Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıların Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ” (111-35/B.I sayılı Tebliğ) ve “I1l-35/B.2 sayılı Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıların Çalışma Usul ve Esasları ile Sermaye Yeterliliği Hakkında Tebliğ” (111-35/B.2 sayılı Tebliğ) 13/3/2025 tarihli ve 32840 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yür iğde girdi
-111-35/B.1 sayılı Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıların Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ (111-35/B.I sayılı Tebliğ) Tanımlar ve kısaltmalar “MADDE 4- (1) Bu Tebliğde geçen; 1) Kripto varlık: Dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak elektronik olarak oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan ve değer veva hak ifade edebilen gavri maddi varlıkları” seklinde olduğu.
-Mevcut Kanun ve yönetmeliklere göre para olarak, yani paranın ana işlevi olan ödeme aracı olarak tanımlanmadığı,
-Kripto varlıkların dijital paralar altında birer finansal varlık olarak değerlendirildiği,
-Bu konuda nihai takdirin Sayın Mahkemenizde olduğu,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; davacının şirket ortağı olmak için davalıya gönderilen paranın istirdadı ve şirket ortaklığına alınmamaktan kaynaklanan aşkın zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde; sermaye arttırımı için bankaya yatırılmış 700.000 TL'nin 02.12.2021 tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile verilmesini, şimdilik 10.000 TL aşkın zararın davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davaya cevap dilekçesinde; davanın kabulüne karar verilmiş olma ihtimalinde, davacının hem ödediği bedeli iade alacağını ve hem de müvekkilinin kontrolünden çıkmış durumda olan sermaye artırım süreci sonuçlandığında davacı adına hisse senetleri kaydedileceğini, hiçbir bedel ödemeksizin tahsisli sermaye artırımından faydalanması gibi bir durum söz konusu olacağını, bu durumun müvekkili açısından ciddi bir hak kaybına sebebiyet vereceğini ve ayrıca davacı açısından sebepsiz ve mükerrer zenginleşme teşkil edeceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyanın ilk olarak asliye hukuk mahkemesinde açıldığı ilgili mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği görülmüş, davalı tacir, davacı ise yatırımcı olup, dava konusu iş ticari olduğundan mahkememizin görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, SPK ya müzekkere yazılarak, davalı şirketin 2021 yılı ve sonrasında sermaye artırımı için başvurusunun bulunup bulunmadığı, başvurunun reddi veya kabulüne dair kurumca he şekilde işlem tesis edildiği ve yatırımcılar arasında davacının isminin bildirilip bildirilmediği ve buna ilişkin tüm bilgi belgelerin dosya arasına gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiş, davacı vekiline dava dilekçesinde belirtilen ihtarname ve tebliğ mazbatası ile banka yazı cevabını dosyaya sunmak üzere süre verilmiş, ayrıca davalı şirkete gönderilen ve isitirdadı talep edilen bedele ilişkin banka dekontunu dosyaya sunmak üzere süre ve imkan tanınmış, ayrıca Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı şirket tarafından alınmış 2021 yılı sonrası sermaye artırımına ilişkin bir karar bulunup bulunmadığının sorulmasına, varsa buna ilişkin kayıtların dosyaya gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiş akabinde dosyanın; 1 mali müşavir, 1 ticaret hukuku alanında uzman bilirkişi (faiz hesabından anlayan) ve 1 sermaye artışı-sermaye piyasası konusunda uzman bilirkişilerden oluşacak heyete tevdi ile uyuşmazlık noktaları hususunda rapor tanzim edilmesi istenilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 22/01/2025 tarihli rapor ile özetle; " ... AŞ’nin Sermaye Artırım Talebi Sermaye Piyasası Kurulu’nun 07.12.2021 tarihli ve E-...-...-... sayılı yazısı ile “… Kanunun yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunmasına ilişkin 1’inci maddesi ve Kanun’un 11’inci maddesi uyarınca 6’ıncı maddesi kapsamında olumsuz karşılanmasına karar verilmiştir.” Keza bahse konu yazının devamında açıklanan gerekçelerle davalı şirketin “…sermaye piyasası mevzuatına uyum konusunda azami dikkat ve özenin gösterilmesi hususunda uyarılmasına karar verilmiştir.”
Sermaye Piyasası Kurulu 23.05.2024 tarihli ve E-...-...-... sayılı yazısı kapsamında Sayın Mahkemeye aşağıdaki konuda bilgi vermiştir:
“…12.12.2023 tarih ve ... sayılı yazısı ile, Şirket'in 100.000.000 TL kayıtlı sermaye tavanı içerisinde 20.990.000 TL tutarındaki çıkarılmış sermayesinin, mevcut ortakların yeni pay alma hakları kısıtlanarak, toplam satış tutarı 46.010.000 TL olacak şekilde ... A.Ş.’nin Toptan Alış Satış İşlemlerine İlişkin Uygulama Usül ve Esasları çerçevesinde belirlenecek pay satış fiyatına göre hesaplanacak nominal sermaye tutarı kadar artırılması ve ihraç edilecek payların ...'a tahsisli olarak satılması kapsamındaki başvurusu Kurulumuz nezdinde incelenmeye devam edilmektedir.”
Bu bağlamda Sermaye Piyasası Kurulu 23.05.2024 tarihli ve E-... sayılı yazısının ekinde yer alan ve Sermaye Piyasası Kurulu Başuzmanı ... tarafından hazırlanan HK-08 numaralı ve 26.11.2021 tarihli İnceleneme Raporu’nda
“Tahsisli sermaye artırımlarında, sermaye artırımına konu payların nominal tutarına göre şirket tarafından Borsa’ya yapılacak olası bir başvuru neticesinde belirlenmektedir. Ancak Rapor’un ilerleyen bölümlerinde yer verilen tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde işbu Rapor’a konu Şirket talebinin olumsuz karşılanmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.” açıklaması yer almaktadır.
Sayın Mahkeme, 06/03/2024 tarihli ve 1 nolu celse kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlığı“… davacının şirket ortağı olmak için davalıya gönderilen paranın istirdadı ve şirket ortaklığına alınmamaktan kaynaklanan aşkın zararın tazmini istemi noktasında toplandığı tespit edildi.” şeklinde belirlemiştir.
Bilindiği üzere her tacirin ticaretine ilişkin bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş insanı gibi hareket etmesi gerekir. Bu bağlamda basiret kavramı; tedbirli, öngörülü, sağduyulu ve ileriyi görebilme olarak açıklanabilir1. Basiretli iş insanı gibi davranma yükümlülüğü objektif bir özen ölçüsü getirmekte olup, tacirin ticari işletmesi ile ilgili faaliyetlerde kendi yetenek ve imkanları dahilinde kendisinden beklenebilecek özeni değil; aynı ticaret dalında faaliyet gösteren tedbirli, öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesini ifade etmektedir.
TTK m. 18/2 uyarınca tacirlerin ticaretlerine ilişkin tüm faaliyetlerinde basiretli bir iş insanı gibi hareket etmeleri öngörülmüştür. Bu husus doktrinde “…tacir ticari işletmesi ve ticari ile ilgili olarak üçüncü kişilerle yaptığı sözleşmeler başta olmak üzere üçüncü kişilerle yaptığı her tür hukuki muamele ve işlemlerde basiretli bir iş insanı gibi hareket etmek yükümlülüğü altındadır. Kuşkusuz bu yükümlülük gerçek kişi tacirin ticari nitelikte olmayan işleri için geçerli değildir… Tüzel kişi tacirin yaptıkları işlerin tümü ticari nitelikte olduğu için bu istisna tüzel kişi tacirler için uygulanmaz; tüzel kişi tacirler tüm işlerinde basiretli iş insanı gibi davranma yükümlülüğü altındadır.”
Kaldı ki somut olayda, davalı şirket halka açık bir anonim ortaklık olmasından hareketle, Sermaye
Piyasası Kanunu hükümlerine de tabi olmak suretiyle daha ağır bir sorumluluk altında bulunmaktadır. Bu bağlamda üç yılı aşkın süre içerisinde davacının şirket ortaklığına alınamaması hayatın olağan akışına aykırı olarak değerlendirilecektir. Sayın Mahkemenin takdirine saygıyla sunulur. ... Tüm dava dosyası, iddia, savunma ile dava dosyasına sunulan tüm deliller üzerinde, yapılan inceleme, denetim, tahlil ve hesaplamalar neticesinde; Yüce mahkemeniz tarafından verilen görevlendirme çerçevesinde;
Davacı tarafından, davalı şirkete 21.08.2021 tarihinde Sermaye Artırım Katılım bedeli içerikli ödenen 700.000,00 TL için; ödeme tarihinden 30.10.2023 dava tarihine kadar 244.089,04.-TL avans faizi hesap edildiği,
700.000,00 TL’nın Denkleştirici Adalet İlkesine Göre dava tarihindeki değerinin 2.308.634,77.-TL olarak hesap edildiği, Denkleştirici Adalet İlkesine Göre Aşkın Zararın 2.308.634,77 TL – (700.000,00+244.089,04) TL = 1.364.545,73.-TL olduğu sonucuna ulaşılmıştır. "şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Bilirkişi raporunun dosyaya sunulmasına müteakip davalı vekili tarafından karşı tarafın mevcut durumda herhangi bir alacağı bulunmadığı, tarafların sulh olduğu ancak sonrasında karşı tarafın sulh sözleşmesini imzalamaktan kaçındığı, bu nedenle davanın konusuz kaldığı, bu hususta davacı asılın isticvabının talep edildiği yönünde beyanlarda bulunulmuş, davacı vekili ise kripto paranın bir ödeme aracı olmayacağını, ayrıca bir ödeme varsa bunun bizzat şirketin hesabından yapılması gerektiğini, karşı tarafın savunmayı genişletmeye yönelik beyanlarını kabul etmediklerini bildirmiş, mahkememizce davalı tarafın beyanları dikkate alınarak dosyanın dosya kapsamında rapor tanzim eden bilirkişi heyetine ek rapor alınmak üzere tevdi ile; davalı tarafından davacı adına kripto para gönderilmesi şeklinde sulh olunduğu ve daavanın konusuz kaldığı yönünde iddialarda bulunduğundan ve davacı vekilince de kripto paranın bir ödeme aracı olarak kullanılamayacağı beyan edildiğinden bu iddia ve itirazların değerlendirilmesi hususunda ek rapor düzenlenmesi istenilmiş ve 15/09/2025 tarihli ek rapor dosyaya kazandırılmıştır.
İlgili ek raporda özetle; " ▪ 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun (Kanun) çeşitli maddelerinde değişiklik yapan “7518 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” 02.07.2024 tarihli ve 32590 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği,
▪ Kanun’un 35/B, 35/C, 99/A ve 99/B maddeleri uyarınca Kurulumuz nezdinde yürütülen ikincil düzenleme çalışmaları çerçevesinde hazırlanan “III-35/B.1 sayılı Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıların Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ” (III-35/B.1 sayılı Tebliğ) ve “III-35/B.2 sayılı Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıların Çalışma Usul ve Esasları ile Sermaye Yeterliliği Hakkında Tebliğ” (III-35/B.2 sayılı Tebliğ) 13/3/2025 tarihli ve 32840 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği,
▪ III-35/B.1 sayılı Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıların Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ (III-35/B.1 sayılı Tebliğ) Tanımlar ve kısaltmalar “MADDE 4- (1) Bu Tebliğde geçen; ı) Kripto varlık: Dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak elektronik olarak oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan ve değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlıkları” şeklinde olduğu,
▪ Mevcut Kanun ve yönetmeliklere göre para olarak, yani paranın ana işlevi olan ödeme aracı olarak tanımlanmadığı,
▪ Kripto varlıkların dijital paralar altında birer finansal varlık olarak değerlendirildiği,
▪ Bu konuda nihai takdirin Sayın Mahkemenizde olduğu, " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; sermaye arttırımı yapacak olan davalı şirkete davacının dışarıdan katılım payı olarak para yatırıldığı ancak sermaye artışı ve pay verilmesi işleminin gerçekleşmediğinden bahisle ödenen bedelin faizi ile tahsiline ve paranın değer kaybı dolayısı ile tazminatın davalıdan alınarak tarafına ödenmesi isteminde bulunduğu, davacının 21/08/2021 tarihinde davalıya sermaye artırım bedeli olarak 700.000-TL ödeme yaptığı ancak sermaye artışının hala yapılmadığı, davacının yatırdığı paranın da iade edilmediği, bu hali ile davacı tarafından davalıya sermaye artırımı için gönderilmiş bulunan paranın iadesinin gerekeceği anlaşıldığından davacı tarafından davalıya gönderilen 700.000-TL bedelin iadesine karar vermek gerekmiştir.
Davacının tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede ise; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile, davacının ödeme yaptığı tarih ile dava tarihi arasındaki avans faizinin yüksek enflasyon karşısında düşük kaldığı, davacının bu parayı yatırım için koyduğu, faiz geliri üzerinde bir kar elde etme gayesi güttüğü, denkleştirici adalet ilkesi uyarınca davacının mahrum kaldığı bu karın, davalıdan tazmini gerektiği, açıklanan gerekçelerle hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ve talep artırım dilekçesi içeriği dikkate alınarak tazminat isteminin de kabulüne karar vermek gerektiği kanaatine varıldığı, davalı tarafça her ne kadar yargılama aşamasında dava konusu alacağın yargılama aşamasında sulh nedeniyle sonlandırmak adına taraflar arasında anlaşıldığını, davalı şirketin, davacı ... adına açılacak soğuk cüzdan hesabına gönderim tarihinde adedi 0,1939 Amerikan Dolarına isabet eden 374.155 adet ... isimli kripto parayı ... adına açılan soğuk cüzdan hesabına gönderdiğini, davacı ...'in 11 Ekim 2024 tarihi itibariyle; 374.155 x 0,1939 USD = 72.567,78USD tutarında kripto para edindiğini huzurdaki davanın konusuz kaldığını iddia etmiş ise de ; davalının iddiasına konu kripto paranın , para olarak, yani paranın ana işlevi olan ödeme aracı olarak tanımlanmadığı dikkate alındığında bu yöndeki davalı itirazına itibar edilmemiş ve davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KABULÜ ile 700.000,00 TL'nin 02/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının zararına karşılık 1.364.545,73 TL tazminatın da davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 141.029,12 TL harçtan peşin alınan 35.258,03 TL harcın ( 12.125,03 TL dava açılırken + 23.133,00 TL ıslah harcı olmak üzere ) mahsubu ile bakiye 105.771,09 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
Davacı tarafından yatırılan 35.258,03 TL harcın ( 12.125,03 TL dava açılırken + 23.133,00 TL ıslah harcı olmak üzere ) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 287.100,03 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Davacı tarafça yapılan 1.574,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 205,50 TL ilk masraf (179,90 TL başvurma harcı + 25,60 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 13.779,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır