T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/764 Esas
KARAR NO :2025/193
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:24/11/2023
KARAR TARİHİ:18/03/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalıya ait ... plakalı aracın, 18.02.2022 tarihinde kusurlu sürücünün sevk ve idaresindeyken müvekkili şirkete ... no’lu poliçe numarası ile kasko sigortalı bulunan ... plakalı araca kusurlu bir şekilde çarparak sigortalı araç nezdinde hasar meydana getirdiğini, meydana gelen kaza sonrasında müvekkili şirkete kasko sigortası ile sigortalı ... plakalı araçta kaza sebebiyle oluşan ve ekspertiz incelemesiyle tespit edilen hasar miktarının davalının kusuruna tekabül eden kısmının tamamı olan 36.000,00 TL müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödendiğini, kaza sonucunda oluşan ve sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası takip başlatıldığını, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek; itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacı sigorta şirketi nezdinde kasko poliçesi ile sigortalanmış olan dava dışı sigortalının aracında oluşan hasarın davacı sigortacı tarafından ödenen bedelinin halefiyet hükümleri uyarınca davalıdan tahsili istemi ile davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı sigorta şirketi nezdinde kasko poliçesi ile sigortalanmış olan dava dışı ... Kolektif Şirketine ait ... plakalı araç ile davalı ...Şirketi'ne ait ... plakalı araç arasında 18.02.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının sigortalısına ait aracın hasara uğraması ve onarım bedelinin fazla olması sebebiyle davacı tarafından pert bedeli olarak sigortalısına ödenen miktarın tahsil edilemeyen bakiye 36.000,00 TL'si için davalı aleyhine davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün 2023/... E. sayılı dosyasından 36.000,00 TL asıl alacak, 4.314,08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 40.314,08 TL üzerinden başlatmış olduğu takibin davalının itirazı üzerine durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür.
6102 Sayılı TTK'nın Halefiyet başlıklı 1472. Maddesinin "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklindeki düzenlemesi ve emsal mahiyette olan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/12639 Esas, 2017/5840 Karar Sayılı, 24/05/2017 Tarihli "... Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. (6762 sayılı TTK'nun 1301.) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuen tahsiline ilişkindir. ... Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınması zorunlu olmakla birlikte, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 22.3.1944 tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda işbu davada davacının dava dışı sigortalısına 30.05.2022 tarihinde 200.000,00 TL ödeme yapmış olması sebebiyle eldeki davada aktif husumetinin bulunduğu, davacının dava dışı sigortalısı olan ... Kolektif Şirketi yerine geçerek davayı açmış olduğu, bu kapsamda davada görev hususu irdelenirken davanın ... Kolektif Şirketi ile davalı ... ... Taşımacılık Limited Şirketi arasında görülen bir dava gibi görülmesi gerektiği, her iki tarafın da tacir olması sebebiyle mahkememizin görevli olduğu kabul edilerek yargılama yapılmıştır.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyalarına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Bu kapsamda sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
Rücuen tazminat davaları; gerçek zararın giderilmesi amacına yöneliktir. Zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı, ödediği meblağın tamamını değil ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusundan isteyebilir. Bu nedenle, zarar görene yapılması gereken gerçek ödeme miktarı tespit edilerek davacı tarafça yapılan ödeme miktarı daha fazla olsa da davalının gerçek zarar miktarıyla sorumluluğuna karar verilmesi gerekir (Yargıtay 17 HD, 2020/2303 E-2021/3171 K sayılı ilam). Başka bir ifade ile rücuen tazminat davaları, ödenmesi gerekenin tespiti amacı güder.
Yargılama esnasında kazaya karışan araçların trafik tescil kayıtları, hasar dosyası evrakları, davacının aracının hasarının onarımına ilişkin evrakları, asliye ceza dosyası ve CBS dosyası bir bütün olarak incelenmek suretiyle rapor tanzimi için dosya trafik kazaları alanında uzman makine mühendisi bilirkişine tevdi edilmiş olup bilirkişi tarafından hazırlanan raporda özetle ;
... palakalı araç sürücüsünün Araç içinde dikkatini araç kullanımı ve yol şartlarına yeterince vermeyerek, yere düşürdüğü telefonunu almak için eğildiği sırada aracın kontrolünü kaybederek; şerit izleme kurallarına, doğrultu değiştirme manevralarına ve manevraları düzenleyen genel şartlara uymadan karşı şeride geçerek sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobili ile; Karşı yönden gelerek şerdinde seyreden” ... plaka sayılı ... ... markalı araca çarpması ile meydana gelen maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasında; araç sürücüsü ...'ın ASLİ KUSURUNUN bulunduğuna ve kusur oranının %100 olduğuna; Kaza sonrası meydana gelen zarardan ... plakalı araç tescil sahibinin de müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu,
... plakalı araç sürücüsünün Meydana gelen kazada atfi kabil kusurunun bulunmadığı,
Kaza sırasında hasarlanan ... Plakalı araç için açılan hasar dosyasında aracın ekspertiz sonrasında aracın AĞIR HASARLI olduğu tespit edilmiştir.
Yapılan incelemede hasar tarihindeki hasarın toplam bedelinin, parça ve onarım işçiliklerinin piyasa rayiçleri içinde olduğu ve araçtaki hasar boyutu ile eşleştiği tespit edilmiştir.
Davaya konu olayda ... plakalı aracın trafik sigorta poliçesi kapsamında ... Sigorta A.Ş. Den Davacı sigorta Şirketi 50.000TL Tahsil edebilmiş; Ağır hasarlı ... Ağır hasarlı araç sahibi ... Kollektif Şirketine 114.000-TL sovtaj ödemesi yapmıştır. Dosyaya sunulan banka ödeme dekontlarının incelenmesiyle; Davacı meydana gelen zarar için toplam (114.000 + 50.000 =) 164.000-TL tahsilat sağlanmıştır.
Davacı taraf tarafından sigortalı bulunan ... plakalı araca ait toplam hasar bedeli için yapılan ödeme 200.000-TL olup sovtaj ve karşı sigortadan yapılan toplam tahsilat 164.000TL olup; Davalının kusuruna müştereken ve müteselsilen tekabül eden, ödenmeyen kısmının tamamı olan 36.000-TL Davacı sigorta Şirketi tarafından karşılanmıştır. Sigorta mevzuatına istinaden Halefiyet kuralınca davacı Anadolu Sigorta şirketi 36.000-TL zararını ... plakalı araç tescil sahibi olan ...LTD.ŞTİ. ne rücu edebilir veya tazminat talep edebilir.
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Anılan hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu uyarınca davacının kaza sebebiyle dava dışı sigortalısına 30.05.2022 tarihinde ödemiş olduğu 200.000,00 TL'den tahsil edemediği bakiye kalan 36.000,00 TL'yi kazaya %100 kusuru ile sebebiyet veren aracın maliki olan davalıdan talep edebileceği, bu kapsamda davacının icra takip dosyasında asıl alacak bakımından davalıdan alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı hak sahibine yapılan ödeme tarihi, rücu borçlusu davalının temerrüt tarihidir. Başka bir ifade ile rücuen tazminat davalarında, ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekecektir (Yargıtay 17 HD,2016/11439 E- 2019/9363 K sayılı ilamı). Bu sebeple somut olay bakımından yapılan incelemede davacının sunmuş olduğu dekont sureti incelendiğinde 30.05.2022 tarihinde ödeme yapılmış olması sebebiyle ödeme tarihi ile takip tarihi olan 28.09.2023 tarihi arasında geçen sürede talebi gibi yasal faiz işletildiğinde takip öncesi 4.314,08 TL işlemiş faiz talep edebileceği, toplam talep edebileceği miktarın 40.314,08 TL olduğu kanaatine varılmış olup bu hali ile davalının icra takibine yönelik itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacı tarafın, davalıdan rücuen tazminat talep ettiği, davacının rücu şartlarının bulunup bulunmadığı ve kapsamı ile zararın miktarının belirlenmesi, yargılama kapsamında bilirkişi incelemesiyle mümkün olduğundan, talep edilen tazminat miktarının likit (muayyen, belirli) olmadığı ve icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ ile davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,
2-Davacının davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine,
3-Alınması gerekli olan 2.753,85-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 486,90-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.266,95-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 795,15-TL (başvurma, vekalet harcı ve peşin harç) davetiye, posta gideri: 159,50-TL, bilirkişi ücreti: 3.500,00-TL olmak üzere toplam: 4.454,65-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır