T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/786 Esas
KARAR NO:2025/642
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:05/12/2023
KARAR TARİHİ:01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/06/2018 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkillerinin oğlu ve kardeşi olan ...'ın kullanmış olduğu ... plakalı aracına asli kusurlu olarak çarptığını ve ...'ın vefat ettiğini, 17/05/2022 tarihli Adli Tıp Trafik İhtisas Kurulu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu Raporu ile davalı sigortaca sigortalanan ... plakalı araç sürücüsü davadışı ... kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, müvekkillerinin müteveffanın desteğinden mahrum kaldığını, bu yüzden adli yardım talebinde bulunduklarını, müteveffanın aldığı maaşının asgari ücretin 3 katı olduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, müteveffanın annesi ... için 100,00 TL babası ... için 100,00 TL ve kardeşi ... için 50,00 TL olmak üzere toplam 250,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalandığını, söz konusu poliçeden dolayı sorumluluklarının bedeni zararda azami 360.000,00 TL olduğunu, manevi tazminat taleplerinin poliçe limiti dışında olduğunu, davacılardan ...'e 20.673,95 TL ödeme yapıldığını, müvekkili sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, müteveffanın davacıların desteği olduğunun ispatlanması gerektiğini, davacının avans faiz isteminin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekilinin adli yardım talebinin 11/12/2023 tarihli ara kararımız ile reddine karar verildiği, davacılar vekilinin 20/12/2023 tarihli adli yardım talebinin reddine itiraz dilekçesi sunduğu, itirazın .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyası ile değerlendirildiği, adli yardım talebinin reddine ilişkin itirazın reddine karar verildiği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 24/04/2024 tarihli celsesinin 6 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 29/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Kusur Yönünden
1) ... plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı ...'nin ASLİ KUSURLU olduğu,
2) ... plaka sayılı aracın müteveffa sürücüsü ...”'ın ASLİ KUSURLU olduğu,
3) Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere Müterafik Kusur değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin Takdirlerinde olduğu,
Aktüeryal Yönden
1) Dosya muhteviyatına dair açıklamaların iş bu raporun 8. sayfasında Sayın Mahkeme “nin takdirine sunulduğu,
2) Nihai zararların hesabında; heyette yer alan kusur bilirkişisinin tespiti göz önünde bulundurularak takdir Sayın Mahkeme *ye ait olmak üzere davalı tarafın kusur oranın %50 esas alındığı,
3) Paydaşların hesaplanan zararlarının kaza tarihi itibariyle cari ZMMS Kişi Başı Ölüm ve Sakatlık Teminatı Limitinde kalan ve aşan kısımlarının iş bu raporun 21. Ve 22. Sayfalarında Sayın Mahkeme “nin takdirine sunulduğu,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 22/01/2025 tarihli celsesinin 4 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 23/06/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Kök raporda yapılan mütealamız aynen korunarak,
1) ... plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı ...'nin ASLİ KUSURLU olduğu,
2) ... plaka sayılı aracın müteveffa sürücüsü ...'ın ASLİ KUSURLU olduğu,
Aktüeryal Yönden
1) Dosya muhteviyatına dair açıklamaların iş bu raporun 8. sayfasında Sayın Mahkeme “nin takdirine sunulduğu,
2) Nihai zararların hesabında; heyette yer alan kusur bilirkişisinin tespiti göz önünde bulundurularak takdir Sayın Mahkeme *ye ait olmak üzere davalı tarafın kusur oranın %50 esas alındığı,
3) Aktüeryal hesaplamamın değişmesine sebep olacak dosyaya kazandırılan herhangi bir belge bulunmadığı, yeniden hesaplama yapmayı gerektirecek tek unsurun 2025 yılı güncel asgari ücret verisi olduğu,
4) Ödeme tarihi itibariyle paydaş anne Hamide “nin hesaplanan zararının karşılanma oranının kısımlarının iş bu raporun 21. sayfasında Sayın Mahkeme “nin takdirine sunulduğu, Paydaşların hesaplanan zararlarının kaza tarihi itibariyle cari ZMMS Kişi Başı Ölüm ve Sakatlık Teminatı Limitinde kalan ve aşan kısımlarının iş bu raporun 23. sayfasında Sayın Mahkeme “nin takdirine sunulduğu,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Davalı vekilinin 19/09/2025 tarihli sulh dilekçesi ile, davacılar ile sulh olunduğunu, davacılar yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını, arabuluculuk ücretinin müvekkili şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekilinin 29/09/2025 tarihli dilekçesi ile davalı ile sulh olunduğundan davadan feragat ettiklerini, arabulucuk ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; trafik kazasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 26/09/2025 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiği bildirilmiştir.
Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 19/09/2025 tarihli dilekçe ile davacı tarafça davadan feragat edilmesi halinde taraflarının yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmayacağını, arabuculuk ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
6100 sayılı HMK’nın 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış olup aynı yasanın 309. maddesinde feragat ve kabul beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, hüküm ifade etmesinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığı, feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olarak yapılması gerektiği ve hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. Yine aynı yasanın 311. maddesinde de feragat ve kabulün kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı hüküm altına alınmıştır.
Açıklanan yasal hükümler ışığında davacı vekilinin feragatinin usulüne uygun olduğu anlaşılmış ve feragat nedeniyle Harçlar Kanununun "Davadan feragat, davayı kabul veya sulh" başlıklı 22. Maddesinin "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa,karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.
" şeklindeki düzenlemesi uyarınca hesaplama yapılarak davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 19/09/2025 tarihli dilekçe ile vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını ve arabuluculuk ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiklerini bildirmiş olduğu görüldüğünden ayrıca davacı tarafça da beyan dilekçesi ekinde sunulan protokol hükümleri dikkate alınarak vekalet ücreti hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, hazine bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücreti ise dosya kapsamındaki davalı beyan dilekçesi de dikkate alınarak davalı üzerinde bırakılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davacıların davasının FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-) Harçlar kanunu gereğince Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 410,27-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 17,33 TL'nin davacıya iadesine,
3-)Tarafların karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-)Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
6-)Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.200,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, davacı vekilinin (e duruşma ile) yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/10/2025
Katip ...
E
Hakim ...
E