T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/792 Esas
KARAR NO :2025/371
DAVA:Şirketin fesih ve tasfiyesi.
DAVA TARİHİ:08/12/2023
KARAR TARİHİ:22/05/2025
DAVA: Davacılar vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, davalı şirketin sermayesinin %20'sinin ... ..., %10'nun ..., %20'sinin ..., %20'sinin ... , %20'sinin ... ... , %10'nun ...'a ait olduğunu, davalı şirketin 1997 yılında kurulduğunu, firmanın geçmişi çok eskiye dayansa da gelinen süreçte, ortaklar tarafından başka firmalar kurularak başka iştigal alanları ile uğraşılmaya başlanıldığını ve süreç içerisinde davalı firmanın gayrifaal bir firma haline geldiğini, uzun yıllardan beri yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı verilmediği gibi ortaklarına da kar payı dağıtılmadığını, davalı şirketin gayri faal bir firma olup, herhangi bir personeli bulunmadığını, şirket üzerine kayıtlı taşınır- taşınmaz mal varlığı, kıymetli evrakı, ticari bir alacağı gibi aktifi bulunmadığını, ana sözleşmede yazılan amacın gerçekleştirilmesinin imkansız hale geldiğini, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin bozulduğunu, ortaklık ilişkisinin sürdürülemez hale geldiğini, bir kısım ortaklar tarafından yöneticilerin ibra edilmediğini, en son yönetim kurulu toplantısında toplantıya devam edilemeyerek sonlandırıldığını belirterek TTK 531.maddesi uyarınca davalı şirketin fesih ve tasfiye edilmesine, mahkemenin aksi kanaate varması halinde müvekkillerinin ortaklıktan çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı şirketçe verilen cevap dilekçesi incelendiğinde, şirketin uzun yıllardan beri gayri faal olduğunu, genel kurul toplantılarının yapılamadığını, mal varlığı bulunmadığını, şirketin amaç ve konusunu gerçekleştirme ihtimalinin kalmadığını, bir kısım fikir ayrılıkları nedeniyle tasfiye yoluna gidilemediği belirtilerek şirketin fesih ve tasfiyesi hususunun mahkemenin takdirinde olduğu yönünde beyanda bulunulduğu görülmüştür.
DELİLER VE GEREKÇE : Dava, TTK 531.maddesine dayalı haklı nedenle şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Deliler ; Davalı şirketin son sicil kaydı, sicil dosyası, ticari defter ve belgeleri, bilirkişi incelemesi.
Davacı yanında feri müdahil olan ...vekili 29/12/2023 tarihli dilekçesinde, dava dilekçesindeki aynı gerekçeleri tekrar ederek şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirketin son sicil kaydı alınıp incelendiğinde, en son işlem tarihinin 14/12/2018 olduğu, şirketin yönetim kurulunun ... ..., ... ..., ... ...'dan oluştuğu ve yönetim kurulu üyelerinin yönetim yetkisinin müştereken olduğu tespit edilmiştir. Müştereken yetkili temsilcilerden ...'nin davacı konumunda olması nedeniyle davalı şirketin iş bu dosyadan temsil edilmesi için bilirkişi listesinden seçilen mali müşavir ... iş bu dosya açısından temsil kayyımı olarak atanarak tebligatlar davalı şirket adına temsil kayyımına yapılmıştır.
Davacılar vekiline, şirketin mal varlığı ile ilgili dilekçe sunması için süre verilmiş, davacı vekilince 27/12/2023 tarihli dilekçe de banka hesap numaraları bildirilmiş , bu bankalara yazı yazılmış ise de, hesaplarda para bulunmadığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce atanan temsil kayyımı davalı şirketin mali durumu ile ilgili dosyaya rapor sunmuş , sunulan rapor incelendiğinde dava dilekçesindeki iddiaların doğru olduğu, şirketin gayri faal durumda olup, herhangi bir mal varlığının bulunmadığı anlaşılmıştır.
TTK 'nun Haklı sebeplerle fesih başlıklı 531.maddesinde "Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir." denilmiştir.
Davalı şirketin fesih ve tasfiyesi için haklı neden olup olmadığı, haklı neden var ise şirketin faaliyetine devamla şirket ve ortakları için menfaat olup olmadığı, menfaat var ise davacıların ortaklıktan çıkma ve ayrılma akçelerinin belirlenmesi hususunda dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, alınan 02/03/2023 tarihli rapor incelendiğinde raporun sonuç kısmında ;
"Davalı şirketin 2018,2019,2020,2021,2022,2023 yıllarına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TIK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu tespit edilmiş olduğu,
Davalı şirketin satışlarının 2019 yılından sonra düşmeye başladığı, 2019 yılında net satışların 2.716.076,44 TL olduğu, 2020 yılında satışlarında 2019 yılına göre ortalama %34 düşüş olup 1.783.232,32 TL olduğu, 2021 yılında satışlarında 2020 yılına göre ortalama 9651 düşüş olup 869.391,65 TL olduğu, davalı şirketin 2022 ve 2023 yılında hiçbir satışının olmadığı, 2021 yılında satışlarında %51 düşüşle 1.385.533,43 TL Faaliyet Zararı olduğu, 2022 yılında hiç satış yapmadığı ve 12.167,64 TL Faaliyet Gideri olması sebebiyle Faaliyet zararının 12.167,64 TL olduğu, 2023 yılında hiç satış yapmadığı ve 10.803,84 TL Faaliyet Gideri olması sebebiyle Faaliyet zararının 10.803,84 TL olduğu, dolayısıyla davalı şirketin 2022 ve 2023 yıllarında Gayrifaal durumda olduğu görülmekte olduğu,
Davalı şirketin 2022 ve 2023 yıllarında hiçbir satışının olmadığı, Faaliyet Giderlerinin çoğunun Müşavirlik giderlerinden oluştuğu tespit edilmiş olduğu,
Davalı şirketin 2021 yılında Personel Ücret Giderlerinde 2020 yılına göre düşüm olduğu 2021 yılında Personel Tazminat ödemeleri yapılmış olduğu ve 2022 ve 2023 yılında hiçbir Personel Giderinin olmadığı tespit edilmiş olduğu, Davalı şirketin sunulu Muhtasar Beyannamelerine göre davalı şirketin Personel sayılarının 2021 Ocak ayında 9, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında 7, Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim ay'larında 4 olduğu, 4 Personelin de İşten çıkışlarının 31.10.2021 tarihinde yapılmış olduğu tespit edilmiş olduğu tespit edilmiş olduğu,
Davalı şirketin yıllara göre Detay Mizanları incelendiğinde 2018 yılında ... için Huzur Hakkı Giderlerinin 138.926,84 TL olduğu, 2019,2020,2021 ve 2022 yıllarında Huzur Hakkı Giderlerinin olmadığı tespit edilmiş olduğu,
Davalı şirket tüm Sabit Kıymetlerinin 2021 yılı içinde satılmış olduğu tespit edilmiş olduğu,
... Bankası tarafından Sayın Mahkemeye gönderilmiş cevap yazısı eki olan Banka hareketlerine göre, davalı şirketin Bankada bulunan parasının 31.12.2023 tarihi itibariyle 282,31 TL, 27.02.2024 Tarihi itibariyle 97,75 TL olduğu tespit edilmiş olduğu, Banka ekstreleri incelendiğinde 2022,2023 ve 2024 yıllarında yapılan ödemelerin çoğunun Mali Müşavir ...'e yapılan ödemelerden ibaret olduğu tespit edilmiş olduğu,
Davalı şirketin 2023 yılı sonu itibariyle Satıcılara 16.156 TL borcu olduğu, Diğer Ticari borçlarının 11.666,20 TL olduğu, Ortaklara Borcunun 47.206,93 TL, Personele borçlarının 31.985,74 TL, Diğer Çeşitli Borçlarının 25.396,67 TL olduğu, Muhtasar Beyannamesinden dolayı 2.087,89 TL Vergi borcunun olduğu, toplam borcunun 134.499,43 TL olduğu tespit edilmiş olduğu,
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye gönderilen cevap yazı ekleri belgelere göre, Oraklardan ... ..., ..., ... ve ... ... hisse değerlerinin itibari değerlerinin 10.000 TL ve hisse yüzdelerinin %20'şer olduğu, ... ... ... ve ...hisse değerlerinin itibari değerlerinin 5.000 TL ve hisse yüzdelerinin %10'şar olduğu, toplam sermayesinin 50.000 TL olduğu tespit edilmiş olduğu, Davalı şirketin Sermayeye ilişkin enflasyon düzeltmeleri yaptığı ve Enflasyon düzeltme toplam tutarının 1,481.303,76 TL olduğu, 2023 Bilançosundaki Ödenmiş Sermaye tutarının bu nedenle 1.531.303,76 TL olduğu tespit edilmiş olduğu, 11.12.2018 tarihlinde yapılmış 2015,2016,2017 yılı Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağına göre, 2016 ve 2017 yıllarına ait şirket karının yasal yedekler ayrıldıktan sonra kalan kısmın pay sahiplerine payları oranında dağıtılmasına karar verilmiş olduğu ve Yönetim Kurulu üyelerine ücret ödenmemesi kararının alınmış olduğu görülmekte olduğu, 2018,2019,2020,2021,2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinde kar dağıtımı yapılmış olduğuna dair bir belge görülmemiş olduğu,
Davacı yan tarafından dosyaya sunulu 05.04.2022 tarihli 2018-2019-2020-2021 yıllarına ilişkin Genel Kurul Toplantı tutanağına göre, toplantıya ... ve ... adına ...'ın vekalet etmiş olduğu, gündemin 7.maddesi Tasfiye kararına muhalefet şerhi koyarak şirketin devamı yönünde karar vererek 7.maddeyi reddi yönünde oy kullanmış olduğu, gündem maddelerinin ibra edilmemesi nedeni ile ... ve ... dışındaki diğer ortakların tümünün toplantının bir anlam ifade etmediği için toplantının hukuki bir yarar olmaması nedeni ile toplantının sonlandırılmış olduğu açıklaması görülmekte olduğu,
TTK m. 531 kapsamında haklı sebep kavramına ilişkin olarak hüküm içi boşluk bulunduğu, dolayısıyla TMK m. 4 uyarınca, haklı sebebin mevcudiyetinin takdirinin Mahkemede olduğu, bu noktada belirtilen görüşlerin sadece Mahkemenin bilirkişi heyetine yapmış olduğu görevlendirme dikkate alınarak usul ekonomisine hizmet etmek amacını taşıdığı, konuya ilişkin olarak doktrinde de ortaya konulan şirketin sürekli zarar etmesi, pay sahipleri arasında kişisel anlaşmazlıklar bulunması ve bunun şirketin karar alma mekanizmalarını etkilemesi, uzun süre kar dağıtımı yapılmaması, şirketin gayri faal olması (dolayısıyla şirketin devamlılığının rasyonel bir gerekçe ve neticesi olmaması) gibi hususların bir bütün olarak değerlendirilmesinin işbu bilirkişi raporunun mali incelemeleri kapsamında ortaya konulan değerlendirmelere paralel olduğu ve davalı şirketin sona ermesi açısından haklı sebep olarak değerlendirilebileceği," şeklinde görüş bildirildiği tespit edilmiştir.
Toplanan tüm deliller, tarafların iddiaları alınan bilirkişi raporu, TTK'nun 531.maddesinin hükmü yine TTK'nun 245.maddesi birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin gayrifaal bir firma olduğu , mal varlığı bulunmadığı, 2018 yılından bu yana genel kurul toplantısı yapılmadığı, amacını gerçekleştirme imkanı kalmadığı, şirketin fesih ve tasfiyesini istemekte haklı neden oluştuğu, şirketin ekonomik durumu ve diğer nedenler birlikte değerlendirildiğinde, şirketin devamında şirket ve ortakları için menfaat bulunmadığı anlaşıldığından TTK 531.maddesine göre şirketin fesih ve tasfiyesine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davacının davasının kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ...-0 sicil no ile kayıtlı ... Dış Ticaret A.Ş'nin TTK'nın 531. Maddesine göre fesih ve tasfiyesine,
Tasfiye memuru olarak bilirkişi listesinden mali müşavir ...'un atanmasına,
Tasfiye memuruna aylık 17.500,00 TL ücret taktirine,
Kararın kesinleşmesi ve tasfiye memurunun 6 aylık ücret tutarı olan 105.000,00 TL ile tasfiye sırasında gereken masraflar için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 135.000,00 TL'nin mahkeme veznesine yatırılması halinde tasfiye memurunun işe başlaması için mahkememizce tasfiye memuruna tebligat çıkartılmasına,
Karar kesinleştiğinde tasfiye memurunca yazılı olarak talep edilmesi halinde kararın İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve ilanını için mahkememizce yazı yazılmasına,
6 aylık süre içerisinde tasfiye tamamlanamadığı taktirde her ayın ilk 10 günü içinde tasfiye ücretinin davacılar tarafından mahkememiz veznesine yatırılmasına,
Davacılar tarafından karşılanacak tasfiye memuru ücreti ile tasfiye masraflarının, tasfiye sırasında davalı şirketten alınarak davacılara verilmesine,
Tasfiye memurunun 3 aylık dönemlerde yapılan işlemlerle ilgili olarak mahkememize rapor sunarak, tasfiye memurunca gecikmeksizin TTK hükümlerine göre tasfiyeyi yaparak şirket kaydının kapatılması ve şirket kaydının kapatıldığı hususunun İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil işlemlerinin de yapılarak tüm ilgili belgeleri dosyaya sunmasının istenilmesine,
2-Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
3-Davacılar tarafından yatırılan 269,85TL peşin karar ve ilam harcının davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
4-Davacılar tarafından yapılan 308,25TL ilk masraf, 12.000,00TL bilirkişi ücreti, 65.000,00TL temsil kayyım ücreti, 1.542,50TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 78.850,75TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen yazı işleri müdürlüğünce ilgilisine iadesine,
6-Bu dava sebebiyle 615,40TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan 269,85TL'nin mahsubu ile kalan 345,55TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacılar vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı 22/05/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır