T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/817 Esas
KARAR NO:2025/320
DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ:18/12/2023
KARAR TARİHİ:06/05/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı şirketlerin müvekkili idare tarafından yapılan ihalelerin yüklenicisi olduklarını, ihale ile iş alan davalı şirketlerin işyeri devri hükümlerine göre önceki şirket işçilerini devralarak çalıştırmaya devam ettiklerini, davalı alt yüklenicilerin müvekkili idareden iş aldıkları dönemde çalıştırdıkları işçilerden dolayı doğan ve müvekkili idare tarafından ödenmek zorunda kalınan her türlü hak ve alacaktan ihale sözleşmeleri ve Borçlar Kanunu hükümleri doğrultusunda aslen sorumlu olduklarını, davalı şirketlerin çalıştırmış olduğu işçinin açmış olduğu dava neticesinde müvekkili idare tarafından ödenen tüm hak ve alacakların rücuen davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesi gerektiğini, davalı şirketlerin alt yüklenici ve asıl yüklenici olarak iş aldığı dönemlerde işe alarak çalıştırmış bulundukları dava dışı işçi ...’in alacaklarının tahsili için müvekkili idare aleyhine açmış olduğu davada .... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından verilen ... sayılı kararının İstanbul BAM 29. Hukuk Dairesince kaldırılarak 2019/2078 E. 2021/2934 K. sayılı dosyası ile alacaklarının müvekkili idareden tahsiline şeklinde hüküm kurulduğunu, dava dışı işçi tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra dosyasına brüt 184.744,40-TL’nin içinde yer alan 27.509,54-TL vekalet ücretinden G.V stopaj ve KDV tevkifat tutarı 6.760,81-TL kesinti yapılarak 177.983,59-TL ödeme yapıldığını, ayrıca dava konusu bedel işçi alacakları olduğundan müvekkili idarece ... Vergi Dairesine taşeronlardan kesilen yasal kesintiler (SGK prim, işsizlik sigorta primi, gelir vergisi, damga vergisi gibi) 9.312,72-TL ödeme yapıldığını, müvekkili idare tarafından kesilen stopaj, KDV tevkifatı, yasal kesintiler (SGK prim, işsizlik sigorta primi, gelir vergisi, damga vergisi gibi) müvekkili idare hesabında kalmadığını, vergi dairesine yatırıldığını ve müvekkili idarenin bu miktarda zararı doğduğunu, dolayısıyla müvekkili idarenin davalı taşeron şirketlerin işçileriyle ilgili açılan davalardan dolayı ödenen vergi kadar zararı doğduğundan işbu vergiler dahil ödenen miktarın tamamı yönünden davanın kabulünün gerektiğini, ödenen işbu meblağın yüklenici firmalardan tahsil edilmesi için müvekkili idarenin ilgili birimleri ile yapılan yazışmalar neticesinde 91.232,62-TL’nin dava dışı ... İnşaat Taah. Tic. Ltd. Şti.’den tahsil edildiğini, bakiye 102.824,50-TL müvekkili idareniz zararının davalılardan tahsilinin gerektiğini, yapılan ödemelerin müvekkili idare ile arasında sözleşmesel ilişki bulunan yüklenici firmalara bu kapsamda rücu edilebileceği gibi müvekkili idare arasında sözleşme bulunmayan davalı ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. isimli alt işverene de genel hukuk kuralları gereği rücu edildiğini, müvekkili idare ile davalılar arasında akdedilen ihale şartnameleri ve sözleşmelerinde yer alan hükümler ve ilgili kanun hükümleri çerçevesinde taraflar arasındaki ikili ilişki gereği davaya konu bedelin sorumlusunun çalıştırdıkları süre bazında davalılar olduklarını, ihale sözleşmesi ve onun ayrılmaz parçası olan ihale belgelerine göre hizmet alımı kapsamında çalıştırılan işçilerin idarenin değil yüklenicinin işçileri olduklarını, dolayısıyla iş akdi feshedilen işçilere ödenmesi gereken her türlü ödemeyi yüklenicilerin karşılaması gerektiğini, yani işçi alacaklarına ilişkin borcun aslında yüklenicilere ait bir borç olduğunu, müvekkili idarenin söz konusu borçtan 4857 sayılı İş Kanununun 2 ve 3. maddeleri uyarınca müştereken ve müteselsilen asıl işveren sıfatıyla sorumlu tutulduğunu, müvekkili idarenin sorumluluğunun kanundan kaynaklanan (dış kaynaklı) bir sorumluluk olduğunu, bu sorumluluğunda sadece işçiye karşı olduğunu, yüklenicilere karşı iç ilişkide böyle bir borç ödeme sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili idare ile davalı yükleniciler arasındaki iç ilişkide ise karşılıklı akdedilen ihale sözleşmelerine dayandığını, davalı şirketler ile müvekkili idare arasında akdedilen müvekkili idarenin birimlerinde çalıştırılmak üzere yardımcı hizmet alımı sözleşmesi ve eki şartnameler gereği iş akdinin feshi halinde işçinin doğacak olan alacaklarından yüklenici davalı şirketlerin sorumlu olduğunu, davalı yüklenici şirketlerin çalıştırmış oldukları işçiler nedeniyle doğan ve müvekkili idare tarafından ödenmek zorunda toplam 102.824,50-TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte sorumlulukları oranında davalılardan tahsili için huzurdaki davanın açıldığını beyanla fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla toplam 102.824,50-TL bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirketlere usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalılar tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalıların dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacı asil işveren tarafından davacı dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının davalı alt işverenlerden tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'in işçilik alacakları kapsamında davacı İdare aleyhine açmış olduğu .... İş Mahkemesinin ... Esas Sayılı dosyasından verilmiş olan hükmün .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takibe koyulması akabinde davacı tarafından işçiye ödenen toplam 102.824,50-TL bedelin (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla), çalışma sürelerine denk gelen ve mahkemece tespit edilecek sorumlulukları miktarınca, davalı yüklenici firmaların her birinden sorumlulukları nispetinde ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte rücuen tahsili talebinde bulunmuş olduğu görülmüştür.
4857 Sayılı İş Kanununun 2/6.maddesinde, "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine dair yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereğiyle teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işverenle birlikte sorumludur." hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.
Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu'nun 146.) maddesinde düzenlenen, "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir.
Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. Aralarındaki sorumluluğun tayininde ise sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Emsal mahiyette olan Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/2215 Esas, 2021/1999 Karar Sayılı, 06.12.2021 Tarihli "Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatili ücreti, UBGT, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir." şeklindeki gerekçeli ilamı, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme hükümleri, yargılama esnasında celp edilmiş olan tüm evraklar, davalı ile davacı arasında akdedilmiş olan sözleşme hükümleri, yapılan ödemeler bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle rapor tanzimi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi tarafından hazırlanan kök ve ek raporda özetle;
Davacı idare ile ... Şube Müdürlüğü Mesuliyet Sahası İçerisinde Bozuk, Çökük, Hasarlı ve Hizmet Dışı Kalmış Mevcut Atıksu ve İçmesuyu Hatlarında Kısmi Yenileme ve Rehabilitasyon İşi” ile hizmet alım sözleşmesini imzalayan davalı ...Şubesi ve .... Noterliğinin 11.10.2012 tarih ve ... yevmiye sayılı devir sözleşmesi ile “... Şube Müdürlüğü Mesuliyet Sahası İçerisinde Bozuk, Çökük, Hasarlı ve Hizmet Dışı Kalmış Mevcut Atıksu ve İçmesuyu Hatlarında Kısmi Yenileme ve Rehabilitasyon İşi”ne ait sözleşmeyi aynı hüküm, şart ve esaslarla devralan davalı ... Turizm San. ve Tic. A.Ş.'nin, sözleşme ve idari şartnamede, rücu ve sorumluluk oranları ile ilgili özel bir hüküm bulunmaması nedeniyle, davacı idare tarafından dava konusu icra dosyasına ödenen bedel ve fer'ilerinden, -son alt işveren olmamaları nedeniyle ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti ile işbu alacakların fer'ileri hariç olmak üzere- dava dışı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak bedelin tamamından sorumlu olabileceği,
Kök raporda yapılan hesaplamalar sonucunda, davacı idarenin dava dışı işçi ...'e ödediği işçilik alacakları ve fer'ileri yönünden, davalı ...Şubesi ile davalı ... Turizm San. Ve Tic. A.Ş.'nin dava dışı işçiyi çalıştırdıkları süreyle sınırlı olarak hesaplanan bedellerin tamamını rücu edebileceğinin kabulü halinde;
-Davalı ...Şubesine 5.057,88-TL'nin (vekalet ücretinden G.V stopaj ve KDV tevkifat tutarı dahil) rücu edilebileceği,
- Davalı ... Turizm San. ve Tic. A.Ş.'ye 50.584,85-TL'nin (vekalet ücretinden G.V stopaj ve KDV tevkifat tutarı dahil) rücu edilebileceği,
Davacı idare ile aralarında sözleşme bulunmayan davalı ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ise, genel hukuk kuralları uyarınca rücu edildiği beyanı dikkate alındığında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 167. maddesine göre, davacı idare tarafından dava konusu icra dosyasına ödenen bedel ve fer'ilerinden, -son alt işveren olmaması nedeniyle ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti ile işbu alacakların fer'ileri hariç olmak üzere- dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı olarak bedelin yarısından sorumlu olabileceği,
Kök raporda yapılan hesaplamalar sonucunda, davacı idarenin dava dışı işçi ...'e ödediği işçilik alacakları ve fer'ileri yönünden, davalı ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin dava dışı işçiyi çalıştırdığı süreyle sınırlı olarak hesaplanan bedellerin yarısının rücu edebileceğinin kabulü halinde;
- Davalı ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye 56,48-TL'nin (112,96-TL / 2) (vekalet ücretinden G.V stopaj ve KDV tevkifat tutarı dahil) rücu edilebileceği,
Kök raporda yapılan hesaplamalar sonucunda, Davacı idare tarafından ... Vergi Dairesine 9.312,72-TL ödeme yapıldığına dair herhangi bir belge sunulmamış ise de, nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; davacı idare tarafından ... Vergi Dairesine ödendiği iddia edilen SGK prim, işsizlik sigorta primi, gelir vergisi, damga vergisi gibi yasal kesintilerin, davalı firmalardan rücu edebileceğinin kabulü halinde;
-Davalı .... Merkezi Hollanda Türkiye İstanbul Şubesinden, sorumlu olduğu işçilik alacakları ile sınırlı olarak, rücu edilebilecek yasal kesintilerin miktarının; Sorumlu olduğu kıdem tazminatı miktarı dikkate alındığında, 14,26-TL damga vergisi (binde 7,59) olabileceği,
-Davalı ... İnşaat San. ve Tic, Ltd. Şti.'den, sorumlu olduğu işçilik alacakları ile sınırlı olarak, rücu edilebilecek yasal kesintilerin miktarının Sorumlu olduğu kıdem tazminatı miktarı dikkate alındığında, 0,32-TL damga vergisi (binde 7,59) olabileceği,
-Davalı ... Turizm San. ve Tic. A.Ş.'den, sorumlu olduğu işçilik alacakları ile sınırlı olarak, rücu edilebilecek yasal kesintilerin miktarının Sorumlu olduğu kıdem tazminatı miktarı dikkate alındığında 24,93-TL damga vergisi (binde 7,59), sorumlu olduğu net fazla mesai, net genel tatil ve net hafta tatili alacaklarının toplam miktarı (12.630,12-TL + 388,16-TL + 2.575,73-TL = net 15.594,01-TL/brüt 21.812,55-TL) dikkate alındığında 3.053,76-TL SGK primi (yüzde 14), 218,13-TL işsizlik sigortası primi (yüzde 1), 2.781,10-TL gelir vergisi (yüzde 15) ve 165,56-TL damga vergisi (binde 7,59) olmak üzere toplam 6.243,48-TL olabileceği,
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Anılan hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi kök ve ek raporu uyarınca davacı vekiline HMK m.31 hükmü kapsamında işbu davadaki her bir davalı bakımından talep sonucunu açıklamak için verilen sürede "Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile; ... Turizm San. Tic. A.Ş. : 56.828,33-TL, ... Merkezi Hollanda Türkiye İstanbul Ltd.Şti. : 45.860,17-TL, ... İnşaat San. ve Dış Tic. Ltd.Şti.: 56,80-TL Bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini" talep etmiş olduğu görülmüş olup bu kapsamda talepleri ve bilirkişi raporu uyarınca davacının davalı ... Turizm Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ve davalı ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketine yönelik talepleri bakımından; dava ve beyan dilekçesinde faizin başlangıç tarihi olarak ödeme tarihinin esas alınması talebinde bulunulmuş ise de işbu dava açılmadan önce davalının temerrüde düşürüldüğünün ispatlanamadığı kanaatine varılarak mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/2694 Esas, 2023/2926 Karar Sayılı, 25.09.2023 Tarihli gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda dava tarihinden itibaren faiz işletilmek kaydıyla bu davalılar açısından taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının davalı ...Şubesine karşı talepleri bakımından yapılan incelemede; davalı taraf merkezi Hollanda'da bulunan bir şriketin ... Şubesi olup bu kapsamda ... 'de şube olarak kaydı yer almakta ise de şubelerin şube olarak sicile kayıtları yapılmasına rağmen şubelerin tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Şube iç ilişki bakımından merkeze bağımlıdır. Merkez kime aitse şube de ona ait olup şube üçüncü kişilerle merkez adına işlem yapabilmektedir. Birimin şube sayılması için ayrı muhasebe veya ayrı sermaye tahsisi gerekmeyip muhasebenin merkezde tutulması da mümkündür. Şube tarafından merkez adına yapılan işlemler ile sadece şubenin bulunduğu yerde merkez aleyhine dava açılması mümkündür. Şubelerin ticari işletme olup olmadığı, ticari işletme sayılması halinde şube aleyhine açılan davanın ticari işletmeye karşı açılmış sayılıp sayılmayacağı değerlendirildiğinde ise ticari işletme TTK'da tanımlanmış olup buna göre "Esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir" denildiğinden ticari işletmenin unsurları, esnaf düzeyini aşan düzeyde gelir sağlamak , devamlılık ve bağımsızlık unsurları olup şube bağımsız olmadığından merkeze bağlı olduğundan şubenin ticari işletme sayılması da mümkün değildir. Emsal mahiyette olan Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 14/12/201 tarih 2016/7517 Esas 2016/7471 Karar nolu ilamında da "... ... ...kira sözleşmesi kiracı olarak ... A.Ş Türkiye Cumhuriyeti şubesi yetkilisi imzalamıştır. Anonim şirketler tüzel kişiliğe sahip sermaye şirketleridir. Yürütülen ticari faaliyetlerin yaygınlaşması nedeniyle işlerin tek bir merkezden yönetiminin zorlaşması halinde kurulan ve şirketi temsil eden şubelerin ise ayrı bir tüzel kişiliği yoktur zira şubeler ticari işletmenin bir parçası olup merkeze bağlıdır, şubenin kar ve zararı merkeze aittir, şube aracılığı ile elde edilen hakların, istenilen borçların sahibi de şube değil işletmenin kendisidir o halde taraf ve dava ehliyeti şubenin bağlı bulunduğu gerçek ve tüzel kişiye aittir , dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden ... A.Ş Türkiye Cumhuriyeti şubesinin TTK'nun Md. 40f.4 hükmü uyarınca 04/10/2011 tarihinde şube olarak ticaret siciline tescil edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda ... A.Ş Türkiye Cumhuriyeti şubesinin ... A.Ş'den ayrı ve bağımsız bir tüzel kişiliğe sahip olmadığı... " şeklindeki ilamı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2024/1005 Esas, 2025/471 Karar Sayılı, 12.02.2025 Tarihli güncel ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davalı şubenin tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Bu kapsamda dava şartlarının düzenlenmiş olduğu 6100 Sayılı HMK'nın 114. Maddesinin d bendinde "Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması" dava şartı olarak sayılmış olup davalı şubenin tüzel kişiliği bulunmadığı anlaşılmakla taraf ehliyeti bulunmadığından bu davalı bakımından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile;
-Davalı ...Şubesine karşı açılan davanın HMK m.114/1-d hükmü uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine,
-56.828,33 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... Turizm Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi aleyhine açılan davanın
-56,80 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine,
-Davacının fazlaya dair isteminin reddine,
2-Alınması gerekli olan 3.885,82-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 1.755,99-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.129,83-TL harcın davalılar ... Turizm Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ve ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden (davalı ... Turizm Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi karar ilamı harcının 2.127,70-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 1.755,99-TL peşin harcın davalılar ... Turizm Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ve ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden (davalı ... Turizm Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi karar ilamı harcının 1.754,24-TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 308,25-TL (başvurma, vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 2.813,50-TL, bilirkişi ücreti: 5.000,00-TL olmak üzere toplam: 8.121,75-TL yargılama giderinin %55,3 kabul - ret oranı üzerinden hesaplanan 4.491,32-TL'sinin davalılar ... Turizm Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ve ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden (davalı ... Turizm Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi karar ilamı harcının 4.486,83-TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına
5-Davacı davalı ... Turizm Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'ne yöneltmiş olduğu talepleri bakımından kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... Turizm Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı davalı ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketine yöneltmiş olduğu talepleri bakımından kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 56,80-TL vekalet ücretinin davalı ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
7-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.200,00-TL'nin %55,3 kabul - ret oranı üzerinden hesaplanan 1.769,60-TL'sinin davalılar ... Turizm Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ve ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden (davalı ... Turizm Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi karar ilamı harcının 1.767,83-TL'sinden sorumlu olması kaydıyla), kalan 1.430,40-TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır