T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/820 Esas
KARAR NO :2025/600
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:19/10/2023
KARAR TARİHİ:23/09/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 05.09.2022 tarihinde sürücü ... sek ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... Caddesi üzerinde ... istikametine doğru seyir halinde iken karşı şeride geçmek isterken, ... Caddesi üzerinde ... Caddesi istikametinde seyir halinde olan müvekkili ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin ön kısımlarına çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilinin yaralanması sonucu ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığında geçici iş göremezlik, çalışma gücünün ve meslekte kazanma gücüne ilişkin olarak rapor düzenlendiğini, sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri, tedavi gideri ve rapor ücreti sebebi ile uğramış olduğu zararların karşılanması için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak başvurunun sonuçlanmadığını belirterek sürekli iş göremezlik tazmini için şimdilik 5.000-TL'nin, geçici iş göremezlik tazmini için şimdilik 1.000 TL'nin, geçici bakıcı gider için şimdilik 1000 TL'nin tedavi gideri ve için ise şimdilik 1000 TL'nin toplam ise 8000 TL'nin ... A Ş. Den poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı araç, müvekkili şirket nezdinde ... poliçe numaralı poliçe ile 11.06.2022 - 11/06/2023 tarihleri kapsar mahiyette Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik Sigortası) Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, dava süresi içerisinde açılmadığını, bu nedenle zamanaşımı def'ini ileri sürdüklerini, müvekkili şirket sigortalısı meydana gelen kazada kusursuz olduğunu, mahkeme aksi kanaatte ise bahse konu kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur durumlarının ehil bilirkişi marifeti ile tespit edilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olmadığını, aksinin kabulü halinde müterafik kusur durumunun nazara alınmasını ve tazminattan indirim yapılmasını, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı kma zmss poliçesi kapsamında olmadığını, öncelikle davacınların söz konusu kaza nedeniyle maluliyetinin oluşmadığı dikkate alınarak davanın esastan reddini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davacının maluliyet oranının usulüne uygun olarak düzenlenmiş bir rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, davanın talep edilen eksik evrakların temin edilmemesi sebebiyle usulden reddini, mahkemeniz aksi kanaatte ise eksik evrakla yapılan başvuru ile temerrüt oluşmayacağından faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak esas alınmasını, aksi kanaat halinde davacının herhangi bir tazminata hak kazanmaması nedeni ile davanın esastan reddini, bu talebin kabul görmemesi durumunda ise mahkemece müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmesi durumunda müvekkilinin sigorta teminatı ile sınırlı olması sebebi ile davacının fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddini talep etmiştir.
İşbu davanın 19/10/2023 tarihinde açılmakla.... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esasına kaydının yapılmış olduğu, mahkemesince tensiben verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın mahkememizin işbu esasına kaydının yapılmış olduğu görülmekle taraf teşkili sağlanarak yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce yapılan kontrolde dava dilekçesinde " 8.000 TL ( Hukuk Muhakemeleri Kanunu 107.maddesi uyarınca kısmi alacak davası, bilirkişi raporuna göre artırım yapılacak)" şeklinde beyanda bulunulmuş olduğu ancak HMK'nın 107. Maddesinde belirsiz alacak davasına ilişkin düzenlemelerin yer aldığı, kısmi davanın ise HMK'nın 109. Maddesinde düzenlenmiş olması sebebiyle çelişkinin giderilmesi açısından davacı vekiline davasını HMK m.107 hükmü uyarınca belirsiz alacak davası olarak mı yoksa HMK m.109 hükmü uyarınca Kısmi alacak davası olarak mı açtıkları hususu sorulmuş olup yazılı beyanda bulunmak için süre talep edilmesi sebebiyle verilen sürede Davacı vekili tarafından sunulmuş olan 06.03.2024 tarihli beyan dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olduğunun beyan edilmiş olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zararın tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda; Davacı ...’un sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile davalı şirket nezdinde sigortalanmış olan ve dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki 34 VS 1481 plakalı araç arasında 05.09.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralanması sebebiyle HMK m. 107 hükmü uyarınca belirsiz alacak davası olarak sürekli iş göremezlik tazmini için şimdilik 5.000,00 TL’nin, geçici iş göremezlik tazmini için şimdilik 1.000,00 TL'nin, geçici bakıcı gideri için şimdilik 1.000,00 TL'nin tedavi gideri için şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere toplam 8.000,00 TL'nin poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı sigorta şirketinden tahsili istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri sayılmış olup bu maddeye göre vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir.
Yargılama esnasında davacı asilin tedavi evrakları celp edilerek ATK'dan davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığına ilişkin olarak rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup dosyaya ibraz edilen raporda özetle;
1)Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %19 (yüzdeondokuz) olduğu,
2)İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği,
3)Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Alınan işbu raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olması sebebiyle işbu maluliyet raporu esas alınmak sureti ile meydana gelen kazadaki tarafların kusur oranlarının tespiti, davacı asilin kaza tarihi itibari ile davalıdan talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi için dosyanın 1 aktüerya uzmanı bilirkişisine, 1 doktor bilirkişisi ve 1 trafik kazaları alanında uzman bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından hazırlanılarak mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle;
05.09.2022 günü saat 20:25 sıralarında sürücü ..., yönetimindeki ... plakalı araç ile İstanbul ili, ... ilçesi, ... caddesi üzerinde ... istikametine seyir halindeyken No:10 karşısına geldiğinde karşı şeride geçerek aracı ön kısımları ile, sürücü ... yönetiminde bulunan ve ... caddesi üzerinde Numunebağı caddesi istikametine kendi şeridinde seyir halinde olan ... plakalı motosikletin ön kısımlarına çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı bir trafik kazası meydana gelmiştir.
Dosya içeriği incelendiğinde ... plakalı araç sürücüsü ..., dikkatsiz ve kontrolsüz bir şekilde kullandığı aracı ile karşı şeride girerek kazaya sebebiyet vermiş, Karayolları Trafik Kanununun 84.g maddesindeki asli kusurlardan sayılan "şeride tecavüz etme" kuralını ihlal etmiş ve meydana gelen kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu görüşüne varılmıştır.
... plakalı motosiklet sürücüsü ... ise kendi şeridinde kurallara uygun bir şekilde seyrederken kendi şeridine girip kendi aracına çarpan araca karşıda bir önlem alamayacağından meydana gelen kazada kusursuz olduğu görüşüne varılmıştır.
ATK Adli Tıp 2.) İhtisas Kurulu 'nun 30.1 1 12.2024-24281 karar nolu raporunda; MR Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (İKİ) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği belirtilmiş.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 08.03.2011 tarih ve 2010/11117 Esas, 2011/2009 K. sayılı kararında ve diğer bu konudaki yerleşmiş içtihatlarında, bakıcı aylık ücreti olarak dönemsel brüt asgari ücretin esas alınması gerektiği belirtilmektedir.
2022 yılında 2.dönem brüt asgari ücret =6.471,00 TL, Bakıcı gideri = 6.471,00 x 2 = 12.942,00 TL
Ameliyatları sonrası pansuman, ilaç, bakım için tibbi malzeme, walker, koltuk değneği, emboli çorabı, eksersiz aletleri, parmak ateli gibi yardımcı aletler için dönemsel rayiç bedellerle 6.000,00 TL gideri olacağı öngörülmüştür.
Sağlık kurumlarına ulaşım ve bu süreçte temel sosyal giderleri, Dosya içeriğindeki verilere göre, kazada yaralanmasından dolayı ikametinden tedavisi süresince sağlık kurumlarına taksi ile ulaşım ve bu süreçteki beslenme gibi temel ihtiyaçları için dönemsel rayiç bedellerle 5.000,00 TL belgesiz gideri olacağı öngörülmüştür.
SGK tarafından davacıya toplam 39.931,65 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı bildirilmiştir. Kusur değerlendirmesinde araç sürücüsünün %100 kusurlu belirlenmesi nedeniyle ödenen tutarın tamamı rücuya tabi olacaktır. Bu durumda ödemelerin tamamı davacının maddi zararından aynen tenzil edilecektir. Buna göre; davacının bakiye geçici iş göremezlik zararı : 27.055,92 TL'dir.
Davacının sürekli iş göremezlik zararı: 1.572.759,96 TL'dir.
Davacının sakatlık teminat limiti kapsamında olan geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararı poliçe limitini aşmaktadır.
Sağlık gideri teminatı kapsamında olan bakıcı ve tedavi gideri zararları ise limit içinde kalmaktadır.
Karayolları Trafik Kanunun 99.maddesinde; “....Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten yaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar...” demektedir.
Sigorta şirketi tarafından ibraz edilen evraklarda davacı vekilinin 20.03.2023 tarihli başvuru dilekçesi de bulunmaktadır. Buna göre 20.03.2023 başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası 30.03.2023 tarihinde mesai saati bitimi sona ermektedir. Bu durumda davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt bir sonraki iş günü olan 31.03.2023 tarihinde gerçekleşmiş olacaktır.
e)Sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi gözükmesi nedeniyle avans faizi talebine ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Alınan işbu rapor akabinde davacı vekili tarafından 29/05/2025 tarihinde bedel arttırım dilekçesi sunulmuş olup bu dilekçede özetle; Davacı müvekkil ... için sürekli iş göremezlik yönünden tazminat miktarı olan 1.000.000,00- TL'nin , geçici bakıcı gideri tazminatı 12.942,00-TL'nin, geçici iş göremezlik 27.055,92-TL , tedavi gideri 11.000,00 TL ye temerrüt tarihi olan 05/09/2022 'den itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesi talebinde bulunmuş olduğu anlaşılmıştır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türü olup, sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıdır.
6111 sayılı Kanun'un 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98.maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiştir. Yerleşik yargıtay içtihatları, TBK'nın 54.maddesi ile KTK'nın 98.maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici işgöremezlik ve bakıcı giderine ilişkin zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Nitekim mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette bulunan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/2511 Esas, 2021/2452 Karar Sayılı İlamı ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/6271 Esas, 2020/8104 Karar Sayılı İlamı, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2021/2156 Esas, 2022/1585 Karar Sayılı, 21/10/2022 Tarihli ilamı, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2021/2933 Esas, 2023/1562 Karar Sayılı, 21/09/2023 Tarihli ilamı da bu yöndedir.
Davacının tedavi gideri alacağına yönelik olarak tazminat talebi bakımından yapılan incelemede mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette bulunan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2022/262 Esas, 2022/335 Karar Sayılı, 17/02/2022 Tarihli "... TBK 50 maddesi gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Sağlık kuruluşunda yapılan sağlık hizmeti harcamaları rahatlıkla fatura ve benzeri belgeler ile ispatlanabilir. Ancak bazı giderler var ki her zaman belge temin edilmesi mümkün değildir. Bu gibi durumlardaTBK 50/2 maddesi gereği uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakim, olayların akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyecektir.(Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 11, Yargıtay üyesi: Hüseyin TUZTAŞ)
Bu nedenle kişinin haksız eylemden zarar gördüğünün ve bedensel zarara uğradığının ispatlanması yeterli olup ayrıca iyileşme harcamaları için fatura ve makbuz gibi belgeler bulunup getirilmesi şart değildir. Hiç bir belge sunulmasa bile, hakim, görevlendireceği uzman bilirkişilere tedavi ve tüm iyileşme giderlerini hesaplatmakla ve hüküm altına almakla yükümlüdür. (HGK .26/04/1995 ,1995/11-122 E 1995/430 K)
Davaya konu olayda davacının yaralanması nedeniyle, bu tedavi sürecinde yapılan tüm giderlerin belgeye bağlanması mümkün olmadığı gibi, hayatın olağan akışına göre de davacı taraftan bu yönde bir belgelemenin beklenmesi hakkaniyetle bağdaşmayacaktır. Tedavi sürecinde yapılması muhtemel yol ve ulaşım giderleri, belgeye bağlanamamış tıbbi malzeme, ilaç vs. giderleri olması kaçınılmazdır." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamaların, hazırlanan raporların hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, davacının tazminat kalemlerinin davalının poliçe kapsamında olduğu kanaatine varılmıştır.
Emsal mahiyette olan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/5317 Esas, 2024/6478 Karar Sayılı, 26.06.2024 Tarihli "Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. ... 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri örnekseme yoluyla sayılmış olup kazada yaralanan kişi, maluliyetinin oluşması halinde oluşacak sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik zararlarını bedensel zararlar klozundan, sürekli bakıcı gideri, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderlerini ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere sigorta şirketinden talep edebilir." şeklindeki gerekçeli ilamı ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının "Kapsama Giren Teminat Türleri" başlığını taşıyan A.5. Maddesinin c bendinin "c) (Değişik:RG-20/3/2020-31074) (Değişik ibare: RG-4/12/2021-31679) Sakatlanma Teminatı: Üçüncü kişinin sürekli sakatlığı dolayısıyla ileride ekonomik olarak uğrayacağı maddi zararları karşılamak üzere, bu (Değişik ibare:RG-4/12/2021-31679) Genel Şartların Ek2’sinde yer alan esaslara göre belirlenen tazminatları içeren teminattır. (Değişik cümle:RG4/12/2021-31679) Trafik kazası nedeniyle mağdurun geçici iş göremezliği ve sürekli sakatlığı bu teminattan karşılanır. (Değişik cümle:RG-4/12/2021-31679) Mağdurun tedavi sürecinin tamamlanması sonrasında sakatlık oranının ve geçici iş göremezlik süresinin belirlenmesinde, Kurul Raporu dikkate alınır. (Mülga cümle:RG-4/12/2021-31679) " şeklindeki düzenlemesi uyarınca kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulduğunda davacıda meydana gelen geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının tamamı davalı şirketin ZMMS poliçesi kapsamındaki sakatlık klozunun içerisinde yer almakta olup bu kapsamda davalının toplam sorululuk miktarı 1.000.000,00 TL'dir. Davacı vekili tarafından davalının sorumluluk miktarı olan 1.000.000,00 TL'nin tamamı sürekli iş göremezlik tazminatı istemine özgülenmiş olduğundan geçici iş göremezlik talebi bakımından poliçe limitinin tükenmiş olduğu kanaatine varılarak bu talebinin reddine karar vermek gerekmiş; poliçe limitleri dahilinde olan sürekli iş göremezlik, bakıcı ve tedavi gideri istemine ilişkin taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Tüm dosya kapsamı, alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporları uyarınca Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/4875 Esas, 2020/720 Karar Sayılı, 04/02/2020 Tarihli "... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davacı tarafından dava açılmadan önce sigorta şirketine 20.03.2023 tarihinde başvuru yapılmış olması sebebiyle başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası 30.03.2023 tarihinde mesai saati bitiminde süre sona ermek olup bu durumda davalı sigorta şirketi bakımından temerrütün bir sonraki iş günü olan 31.03.2023 tarihinde gerçekleşmiş olduğundan bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğinin kabulü ile davacının davasının kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 05.09.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı 1.000.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 12.942,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı ve 11.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 1.023.942,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 05/09/2022 'den itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Geçici iş göremezlik tazminatı talebinin poliçe limiti tükendiğinden reddine,
2-Alınması gerekli olan 69.945,48-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 269,85-TL, ıslah harcı olarak alınan 5.436,86-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 6.4238,77-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına
3-Davacı tarafından sarf edilen 269,85-TL peşin harç ile 5.436,86-TL ıslah harcının toplamı olan 5.706,71-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 308,25-TL (başvurma, vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 635,75-TL, bilirkişi ücreti 15.000,00-TL, ATK fatura bedeli: 5.850,00-TL olmak üzere toplam: 21.794,00-TL yargılama giderinin %97,4 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 21.227,36TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 155.351,88-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 27.055,92-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00-TL'nin %97,4 kabul - ret oranı üzerinden hesaplanan 3.038,88-TL'sinin davalıdan, kalan 91,12-TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır