T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/826 Esas
KARAR NO : 2025/192
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 21/12/2023
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ... no.lu ...Poliçesi ile ...'a ait ... plakalı otomobil sigortalandığını, 05.09.2022 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç seyir halindeyken; banket üzerinde yolun sağında park halindeki müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan ... plakalı aracın son ön kapısının açıldığı esnada kapıya çarpmış, akabinde aynı istikamette önünde seyir halinde olan ... idaresindeki ... plakalı otobüsün sağ arka kısmına çarpmasıyla maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, kolluk tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına istinaden yapılan kusur değerlendirmesinde, davalı şirkete sigortalı aracın %100 kusurlu olduğu tespitine yer verildiğini, kaza sonucunda sigortalı aracın onarımı gerçekleştirildiğini, 29.09.2022 tarihinde müvekkili şirkete sunulan onarım faturası doğrultusunda 20.422,30 TL hasar ödemesi yapılarak sigortalı aracın zararı karşılandığını, davalı sigorta şirketine söz konusu tutar rücu edildiğinde 28.11.2022 tarihinde müvekkili şirkete yalnızca 15.316,73 TL ödeme yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından bakiye borcun ödenmemesi üzerine, 5.105,57 TL bakiye hasar bedeli, ödeme tarihinden itibaren avans faizi ve fer'ilerinin ödenmesi amacıyla davalıya karşı ... 37. İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek; itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacıya kusur oranları esas alınarak 28/11/2022 tarihinde 15.316,73 TL davacı rücuen tazminat ödemesi yapıldığını, ayrıca zarar gören sıfatıyla ...'a 11/11/2022 tarihinde 10.477,45-TL araç değer kaybı ödemesi yapıldığını, müvekkil Şirketin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve zarar nispetinde olduğunu, davaya konu kaza nedeniyle dosya kapsamında kusur raporu alınması gerektiğini, davacının değer kaybı ve maddi hasar tazminat taleplerine ilişkin incelemeler 04.12.2021 tarihli yeni genel şartlar ekinde yayınlanan hesaplama yöntemlerine ve madde metninde belirtilen maddi hasara ilişkin orijinal parça, onarım ve eş değer parça hususları dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanmasını, müvekkil şirketin sorumluluğu, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım
uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, müvekkil şirketin talep edilen KDV yönünden sorumluluğu bulunmadığını, faiz talebinin reddini, aksi halde haksız fiil hükümleri kapsamında yasal faiz uygulanması gerektiğini, haksız davanın reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacı sigorta şirketi nezdinde kasko poliçesi ile sigortalanmış olan dava dışı sigortalının aracında oluşan hasarın davacı sigortacı tarafından ödenen bedelinin halefiyet hükümleri uyarınca davalıdan tahsili istemi ile davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda; davacı şirket nezdinde Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalanmış olan dava dışı ...'a ait ... plakalı araç ile davalı şirket nezdinde ZMMS kapsamında sigortalanmış, dava dışı ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 05.09.2022 tarihinde karışmış olduğu trafik kazası neticesinde davacının kendi sigortalısına ait aracın onarımı için yapmış olduğu 20.422,30 TL hasar ödemesinin bakiye kalan kısmı için davalıdan halefiyet ilkesi uyarınca rücuen tahsili istemiyle davalı aleyhine ... 37. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası üzerinden 5.105,57 TL asıl alacak ve takip öncesi işlemiş 488,63 TL faiz olmak üzere 5.594,20 TL üzerinden başlatmış olduğu icra takip dosyasının davalının itirazı üzerine durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür.
6102 Sayılı TTK'nın Halefiyet başlıklı 1472. Maddesinin "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklindeki düzenlemesi ve emsal mahiyette olan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar Sayılı, 24/05/2017 Tarihli "... Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. (6762 sayılı TTK'nun 1301.) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuen tahsiline ilişkindir. ... Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınması zorunlu olmakla birlikte, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının ... sayılı kararında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda işbu davada davacının dava dışı sigortalısına 29.09.2022 tarihinde 20.422,30 TL ödeme yapmış olması sebebiyle eldeki davada aktif husumetinin bulunduğu, davacının dava dışı sigortalısı olan ...'ın yerine geçerek davayı açmış olduğu, bu kapsamda davada görev hususu irdelenirken davanın ... ile davalı sigorta şirketi arasında görülen bir dava gibi görülmesi gerektiği, davalı sigorta şirketine yöneltilen taleplerin taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunmaması sebebiyle TTK kapsamında mutlak ticari dava olduğundan mahkememizin görevli olduğu kabul edilerek yargılama yapılmıştır.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyalarına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Bu kapsamda sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
Rücuen tazminat davaları; gerçek zararın giderilmesi amacına yöneliktir. Zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı, ödediği meblağın tamamını değil ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusundan isteyebilir. Bu nedenle, zarar görene yapılması gereken gerçek ödeme miktarı tespit edilerek davacı tarafça yapılan ödeme miktarı daha fazla olsa da davalının gerçek zarar miktarıyla sorumluluğuna karar verilmesi gerekir (Yargıtay 17 HD, ..E-... K sayılı ilam). Başka bir ifade ile rücuen tazminat davaları, ödenmesi gerekenin tespiti amacı güder.
Yargılama esnasında kazaya karışan araçların trafik tescil kayıtları, hasar dosyası evrakları, davacının aracının hasarının onarımına ilişkin evrakları bir bütün olarak incelenmek suretiyle rapor tanzimi için dosya trafik kazaları alanında uzman makine mühendisi bilirkişine tevdi edilmiş olup bilirkişi tarafından hazırlanan raporda özetle ;
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerde belirtildiği üzere, 05.09.2022 günü saat 19:02 sıralarında ... üzerinde davacıya sigortalı ve sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... istikametinden Arnavutköy istikametine seyir halindeyken ... önlerinde banket üzerinde park halindeyken sol ön kapıyı açtığı esnada, aynı istikamette arkadan seyir halindeki davalı sigortalı ve sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin çarpması ve sonrasında aynı istikamette seyir halindeki sürücü ... idaresindeki ... plakalı otobüsün sağ arka kısmına çarpması sonucu maddi hasarlı bir trafik kazası meydana gelmiştir.
... 37.İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki 12.07.2023 tarihli İlamsız Takiplerde Ödeme Emrinde alcaklı ... Sigorta şirketinin borçlu ... şirketi adına "sigortacısı olduğunu ... plakalı aracın 05.09.2022 tarihinde karıştığı trafik kazasında ... plakalı sigortalı araçta maddi hasar meydana gelmiştir. Kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç %100 kusurludur. Meydana gelen zarar nedeniyle müvekkil sigorta, sigortalısına 29.09.2022 tarihinde 20.422,30 TL tazminat ödemiş ve TTK hükümleri uyarınca tarafınızdan rücu talebine istinaden 28.11.2022 tarihinde 15.316,73 TL ödeme yapmış olmasına rağmen bakiye 5.107,57 ödenmemiş olup, bakiye tutarın tarafınızdan tahsili talebidir" sebebiyle 5.594,20 TL toplam alacak üzerinden takip başlatıldığı görülmüştür.
Davalıya sigortalı ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'nin olayda %100 oranında kusurlu olduğu,
Davacıya sigortalı ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'ın olayda kusursuz olduğu,
Dava dışı ... plakalı otobüsün sürücüsü ...'in olayda kusursuz olduğu,
Somut olayda bahsi geçenlerin dışında herhangi bir kimseye atfı kabil kusur imkânının bulunmadığı,
Davacıya sigortalı ... plakalı otomobilde meydana gelen hasarların, yukarıda izah edilen kazanın oluş şekli ile uyumlu olduğu ve 05.09.2022 günü meydana gelen trafik kazasının taraflarca ifade edilen şekilde gerçekleştiği,
Davacıya sigortalı ... plakalı otomobilin kadri maruf, haddi layık onarım bedelinin KDV hariç 17.308,39 TL-KDV dahil 20.423,90 TL olduğu,
Davalı ... şirketinin 15.316,73 TL ödeme yaptığı dikkate alındığında bakiye zararın 5.107,17 TL olacağı
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Anılan hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna yönelik olarak yapılan itirazların reddine karar verilmiş, işbu rapor hükme esas alınmış olup davacının gerçek zararının tespiti bakımından dava dışı sigortalısına 29.09.2022 tarihinde 20.422,30 TL ödeme yapmış olması ve bu ödemenin 15.316,73 TL'sini takipten önce davalıdan tahsil etmiş olması sebebiyle bakiye kalan 5.105,57 TL asıl alacak isteminde bulunabileceği, takip talebinde de bu miktar üzerinden talepte bulunulmuş olduğu görülmüştür.
Davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı hak sahibine yapılan ödeme tarihi, rücu borçlusu davalının temerrüt tarihidir. Başka bir ifade ile rücuen tazminat davalarında, ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekecektir (Yargıtay 17 HD, ... E- ... K sayılı ilamı). Bu sebeple somut olay bakımından yapılan incelemede davacının sunmuş olduğu dekont sureti incelendiğinde 29.09.2022 tarihinde ödeme yapılmış olması sebebiyle ödeme tarihi ile takip tarihi olan 11.07.2023 tarihi arasında geçen sürede faiz talebinde bulunabileceği, davacının sigortalısına ait olan araç ile davalının sigortalısına ait olan araçların hususi kullanıma özgü araçlar olması, ticari araçlar olmaması sebebiyle yasal faiz işletilmesi gerektiği kabul edilerek yapılan hesaplama uyarınca takip öncesi 358,79 TL işlemiş faiz talebi ile birlikte toplam 5.464,36 TL talep edebileceği kanaatine varılmış olup bu hali ile davalının icra takibine yönelik itirazının bu miktar üzerinden kısmen iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacı tarafın, davalıdan rücuen tazminat talep ettiği, davacının rücu şartlarının bulunup bulunmadığı ve kapsamı ile zararın miktarının belirlenmesi, yargılama kapsamında bilirkişi incelemesiyle mümkün olduğundan, talep edilen tazminat miktarının likit (muayyen, belirli) olmadığı ve icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davalının ... 37. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 5.105,57 TL asıl alacak, 358,79 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.464,36 TL üzerinden kaldığı yerden devamına,
-Asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz işletilmesine,
-Davacının fazlaya dair isteminin reddine,
2-Davacının davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine,
3-Alınması gerekli olan 615,40-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 345,55-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 308,25-TL (başvuru ve vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 131,50-TL, bilirkişi ücreti: 3.500,00-TL olmak üzere toplam: 3.939,75-TL yargılama giderinin davanın %97,7 kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 3.849,13-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 5.464,36-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 129,84-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00-TL'nin %97,7 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 3.048,24-TL'sinin davalıdan, 71,76-TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/03/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.