T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/107 Esas
KARAR NO : 2025/896
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 18/02/2024
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 06/08/2023 tarihinde Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... Plaka sayılı araç, müvekkili ...'a çarptığını ve ...'ın yaralanmasına sebep olduğunu, müvekkili ... geçirdiği kaza nedeniyle ameliyat olduğunu ve ağır bedensel zarara uğradığını, kaza nedeniyle malul kaldığını, kazada ... plakalı araç %100 asli ve tam kusurlu olduğunu, araç, ... Sigorta nezdinde ZMSS (trafik) sigortalı olduğunu, 03.11.2023 tarihli TTSG'de yayımlanan birleşme ilanı uyarınca ... Sigorta A.Ş. 'yi birleşme yoluyla davalı şirketin devralmış olması nedeniyle, işbu dava, ... Sigorta A.Ş.'ye yöneltildiğini, davanın Belirsiz Alacak Davası olarak kabulünü, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; 100,00 TL Sürekli iş göremezlik, 100,00 TL Geçici iş görmezlik, 100,00 TL Geçici Bakıcı gideri, 100,00 TL Tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 400,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle, mahkeme aksi kanaatte ise yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacı müvekkile ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalının davacı tarafın zararının meydana gelmesinde kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, kusur ve maluliyet oranı tespiti neticesinde ayrıca meydana gelen zararın tazminat gerektirip gerektirmediği konusu da açıklığa kavuşturulması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, dosyada tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde hesaplamanın TRH yaşam tablosuna uygun olarak ve teknik faiz indirimi uygulanarak yapılmasını, 01.06.2015 yürürlük ve 04.05.2015 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca iyileşme dönemine ilişkn tazminat talepleri teminat kapsamı dışında olduğundan müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, geçici iş görmezlik tazminatı ve geçici dönem bakıcı gideri nedeniyle doğan zararlardan müvekkili sigorta şirketinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi kapsamında herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, söz konusu taleplerin Sosyal Güvenlik Kurumuna yöneltilmesi gerektiğini, tedavi masrafları 01.06.2015 yürürlük ve 04.05.2015 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile poliçe teminatı kapsamından çıkarıldığını, müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulması halinde temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerde davanın reddini talep etmiştir
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, meydana gelen kaza neticesinde davacının uğradığı iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderlerinin kaza tarihinden itibaren davalı sigorta şirketinden tazminine ilişkin tazminat davasıdır.
Somut olay bakımından yapılan kontrolde davacı vekili tarafından 03/12/2025 tarihinde davalı ile sulh olduklarını, iş bu davadan feragat ettiklerine ilişkin beyan dilekçesi doğrultusunda karar verilmesini, karşılıklı olarak masraf ve vekalet ücreti talebinin olmadığını, davalı vekili 11/12/2025 tarihli dilekçesinde, davacı yanın feragat beyanı ve davada sulh sağlanmış olması nedeniyle, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını, feragat doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
6100 sayılı HMK’nın 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış olup aynı yasanın 309. maddesinde feragat ve kabul beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, hüküm ifade etmesinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığı, feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olarak yapılması gerektiği ve hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. Yine aynı yasanın 311. maddesinde de feragat ve kabulün kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı hüküm altına alınmıştır. Açıklanan yasal hükümler ışığında davacı vekilinin feragatinin usulüne uygun olduğu anlaşılmış ve feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş, davanın davalı tarafından yapılan ödeme davacının feragatiyle karara çıkmış olması sebebiyle arabuluculuk ücreti davalı üzerine bırakılmış, Harçlar Kanununun "Davadan feragat, davayı kabul veya sulh" başlıklı 22. Maddesinin "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.
" şeklindeki düzenlemesi uyarınca hesaplama yapılarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1- Davacının davasının FERAGAT nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu 22. Madde hükmü uyarınca alınması gereken 2/3 oranındaki 410,26-TL red karar harcının başlangıçta peşin olarak alınan 427,60-TL'den mahsubu ile bakiye artan 17,34-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya ödenmesine,
5-Tarafların karşılıklı olarak vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-Tarafların zorunlu arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL'nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/12/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır