T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/12 Esas
KARAR NO :2025/590
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:06/01/2024
KARAR TARİHİ:22/09/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/12/2021 tarihinde Sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç seyir halinde iken yaya ...'a çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkili ...'ın yaralandığını, müvekkili ...'ın, söz konusu trafik kazası nedeniyle, ... Tıp Fakültesi Hastanesi'nden 18/07/2022 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %6 oranında malul kaldığını, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında plakası tespit edilemeyen aracın ... Hesabı'nın sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, arz ve izah edilen nedenlerle davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; 50 TL sürekli iş göremezlik, 25 TL geçici iş görmezlik, 10 TL sürekli bakıcı gideri, 15 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 100 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin 22/05/2025 tarihli bedel arttırım dilekçesinde özetle; Fazlaya ilişkin talep, dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla; Değer artırım dilekçelerinin kabulü ile dava açarken talep edilen 15 TL tedavi giderini, 1.485 TL arttırarak, 1.500 TL tedavi gideri olmak üzere net maddi tazminat alacağının davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, alacak için kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, toplam alacak üzerinden hesaplanacak vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekili tarafından daha önce Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, 2022 E.... numarasına kayden dosya oluşturulduğunu, yargılama sonucunda başvurunun reddine karar verilmesini, davacı tarafından müvekkili kuruma usul ve mevzuata uygun yazılı başvuru yapılmadığını, müvekkili kurumun geçici iş görememezlik tazminatından sorumlu olmadığını, 5684 sayılı Yasanın 14. maddesi ve ... Hesabı Yönetmeliği gereği ... hesabı bedensel zararlardan sorumlu olduğunu, başvurucu tarafın, talep etmiş olduğu geçici bakıcı giderine bağlı tazminat isteğinin muhatabının Sosyal Güvenlik Kurumu olabileceğini, açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin ... Hesabı’na yapmış olduğu huzurdaki haksız, usul ve yasaya aykırı olarak ikame edilmiş davanın usulden reddine, aksi takdirde haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddi ile yargılama masraf ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ;
Deliller; Dosya mevcudu, cevap dilekçesi, müzekkere cevapları, bilirkişi incelemesi ve ATK raporudur.
Mahkememizin 01/04/2024 tarihli ön inceleme duruşma tutanağı ile ... CBS'ye müzekkere yazılarak, kaza anına ilişkin görüntüleri içerir CD'nin gönderilmesi, davacının 25/12/2021 tarihli kaza nedeni ile geçici ve sürekli maluliyet ile bakıcı desteğine muhtaç kalıp kalmadığı kaldıysa süresi hakkında rapor düzenlenilmesi için dosyanın ATK ilgili ihtisas dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkememiz dosyasına 04/02/2025 tarihli ATK raporu ibraz edilmiştir.
Raporda özetle;" Mevcut belgelere göre;
Osman oğlu, 09/12/1970 doğumlu ...’ın 25/12/2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümleri kapsamında engelliliğe neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğu dolayısıyla;
1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği,
3.Dava konusu olaya bağlı olarak başka birisinin geçici veya sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı " görüş ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizin 25/03/2025 tarihli ara kararı ile mahkememizde yapılan açık duruşması sonunda verilen 03/02/2025 tarihli ara kararı gereğince; ATK maluliyet raporu düzenlenip tarafların beyan ve itiraz süreleri dolduğunda, dosyanın aktüer/kusur bilirkişisine tevdii edilip edilmemesi hususunun değerlendirilmesine karar verildiği, ATK raporunun ibraz edildiği, taraflara tebliğ edildiği ve tarafların rapora karşı beyan / itiraz sürelerinin dolduğu görülmekle; Dosyanın aktüer bilirkişiye tevdii ile davacının geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik zararı, sürekli bakıcı gideri talepleri ile var ise tedavi giderlerine ilişkin hesaplama yapılması için rapor düzenlenilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Mahkememiz dosyasına tarihli bilirkişi raporu ibraz edilmiştir.
Raporda özetle;"
Dosyada Sayın Mahkemece alınmış kusur raporu bulunmamaktadır.
Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından alınan 07.08.2023 tarihli raporda;
Firari araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğu belirlenmiştir.
... Hesabı Yönetmeliğinin 9.maddesine göre "a) Sigortalının veya sigortayı yaptırmakla sorumlu olanın tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için.." davalı ... Hesabı sorumlu olacaktır. Bu durumda;
Nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere işbu raporda davalının %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre hesaplama yapılarak takdire sunulacaktır.
a)Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda davacının iyileşme(geçici iş göremezlik) süresinin 3 ay olduğu belirlenmiştir.
... Sosyal Güvenlik Merkezinin 05.04.2024 tarihli yazısı ile "... ... T.C. kimlik numaralı ...'ın 25.12.2021 tarihinde 4/c kapsamlarında sigortalılık niteliğinin bulunduğu ve sigortalı adına geçici işgöremezlik ödemesi yapılmadığı tespit edilmiştir...." şeklinde cevapta bulunulmuştur.
Sigortalı hizmet cetvelinde ise davacının en son 07.07.1993 tarihine kadar 4/a (ücretli çalışan) kapsamında sigortalılığı gözükmektedir.
b)SGK yazısına göre davacının kaza tarihinde 5510 Sayılı Yasanın 4/c maddesine tabi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Diğer bir ifade ile davacı devlet memuru olarak çalışmaktadır.
Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2016/4165 ile 2015/15669 E. sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere; Devlet memuru olarak çalışan davacı iyileşme süresinde çalışmaksızın normal maaşlarını tam olarak aldığından bu dönemde maaşlardan dolayı bir zararı söz konusu değildir.
Bunun dışında da davacının bu dönemde normal maaş dışında elde ettiği ek kazançları olup olmadığı ve bunlardan mahrum kaldığına dair çalıştığı işyeri tarafından verilmiş bir belge bulunmamaktadır. Bu durumda;
c)Nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Devlet memuru olan davacının istirahat süresince herhangi bir efor sarf etmeksizin normal maaşları tam ödeneceğinden ve bunun dışında bir zararı olduğunu gösterir bir belge bulunmadığından, davacının geçici iş göremezlik dönemi için talep edilebilir zararı belirlenememiştir.
Davacı tarafça davacının istirahat döneminde normal maaşlarını almadığını ve davacının bu dönemde zarara uğradığını ispata yarar belge ibraz halinde ise; söze konusu kayıpları gösterir belgeler ile davacının istirahat döneminde elde ettiği bordroların celbi halinde bu dönem için zarar hesabı yapılması mümkündür.
Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairesinin bu konudaki emsal kararlarında özetle; Maluliyete ilişkin alınacak raporlarda "... kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir..." demektedir.
Adli Tıp Kurumu tarafından 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında; fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, dolayısıyla; Tüm vücut engellilik oranının % 0 olduğu belirlenmiştir.
Bu durumda sürekli iş gücü kaybı nedeniyle zarar hesabı yapma imkanı bulunmamaktadır.
a)ATK raporunda davacının bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden bakıcı gideri nedeniyle zarar hesabı yapılması söz konusu olmayacaktır.
b)Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2015/15835 E ve 04.10.2018 tarihli kararında özetle; "..Sosyal Güvenlik Kurumu'nun tedavi giderlerinden Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamındaki sorumluluğuna dair hüküm Danıştay 10. Dairesinin 05.10.2010 tarih, ... Esas, 2010/7354 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan raporda bilirkişi tarafından Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğu yönünden SUT kapsamında değerlendirmeye gidilmesi de doğru değildir. Mahkemece tedavi giderlerine dair faturaların hizmet ile uyumlu ve gerekli olup olmadığı konusunda SUT kapsamında bir değerlendirme yapılmaksızın kaza ile illiyet bağı bulunan ve 6111 Sayılı Kanun kapsamında kalan tüm belgeli tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olacağı dikkate alınması gerekmekte iken bunun gözetilmemesi yerinde değildir...." demektedir.
Dosyada mevcut hastane kayıtlarına göre davacının tedavilerinin bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılandığı gözükmektedir. Bunun dışında bizzat davacı tarafından yapılan ve herhangi bir sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılanmayan tedavi giderlerini gösterir belge bulunmamaktadır.
Bu konudaki Yargıtay kararlarına göre belgeli tedavi giderlerinden SGK sorumlu olup, işbu davada SGK davalı değildir. Bunun dışında belgesiz tedavi giderlerinin bulunup bulunmadığı hekim bilirkişini uzmanlık alanında olduğundan, davacının bu konuda ısrarlı olması halinde ayrıca hekim bilirkişiden rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekecektir.
c)Ulaşım giderlerine ilişkin olarak ise; Dosyada mevcut hastane kayıtları, davacının ikameti ile tedavi gördüğü hastaneler arası mesafe, tedavi süreci ve 2021 yılı ulaşım ücretleri dikkate alındığında davacının tedavi için muhtemel ulaşım masraflarının asgari 1.500,00 TL olacağının kabulü esasına göre davacının tedaviye bağlı ulaşım gideri zararı aşağıdaki gibi takdire sunulacaktır;
1.500,00 x %100 kusur = 1.500,00 TL
a)25.12.2021 kaza tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre zorunlu trafik sigorta poliçesine istinaden sorumluluk limiti ölüm/sakatlık ve sağlık giderleri bakımından ayrı ayrı 430.000,00 TL.dır.
Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2014/16455 ile 2013/2073 E sayılı kararlarında açıkça geçici iş göremezlik zararının zorunlu sigorta poliçesi kapsamında ve sakatlık teminatı limitine dahil olduğu belirtilmektedir.
Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2011/10149 E. sayılı kararında özetle “..hastanelerce sunulan sağlık hizmet bedelleri yönünden sigorta şirketlerinin ve ... Hesabının yükümlülükleri sona erecektir. Kazazedelerin, bunun dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair harcamaları, sigorta şirketlerinin ve ... Hesabının tedavi teminatları kapsamında, yine sigorta şirketleri ve ... Hesabı tarafından karşılanmaya devam edecektir..” demektedir. Bu durumda;
Davacının yukarıda belirlenen ve tedavi gideri teminatı kapsamında olan ulaşım gideri zararı poliçe limiti içinde kalmaktadır.
b)Karayolları Trafik Kanunun 99.maddesinde; “....Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar...” demektedir. Bu durumda;
Davalıya 04.08.2022 tarihinde başvuruda bulunulmuş olup, başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasına göre temerrüt 17.08.2022 tarihinde gerçekleşmiş olacaktır.
c)Dava dilekçesinde yasal faiz talep edilmiştir.
Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 25.12.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı ...'ın yaralanması nedeniyle;
Davalının %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre;
a)Devlet memuru olan davacının ATK tarafından belirlenen 3 aylık sürede her hangi bir efor sarf etmeksizin normal maaşları tam ödeneceğinden ve bunun dışında başkaca bir zararı olduğunu gösterir bir belge bulunmadığından, davacının geçici iş göremezlik dönemi için talep edilebilir zararının belirlenemediği,
b)Adli Tıp Kurumu tarafından davacının bu olay nedeniyle malul kalmadığı belirlenmiş olduğundan davacının sürekli iş gücü kaybı nedeniyle maddi zararının belirlenemediği,
c)ATK tarafından davacının bakıma muhtaç olmadığı tespit edildiğinden bakıcı gideri zararının belirlenemediği,
d)Tedaviye bağlı muhtemel ulaşım gideri zararının = 1.500,00 TL. olarak belirlendiği,
e)Davalının sorumluluğunda olan başkaca hastane ve tedavi giderinin belirlenemediği,
f)Yukarıda belirlenen zarar tutarının zorunlu trafik sigorta poliçesi limitleri içinde kaldığı,
g)Başvuru tarihine göre temerrüt tarihinin 16.08.2022 olarak belirlendiği,
h)Dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiği, " değerlendirme ve tespitleri yapılmıştır.
GEREKÇE :
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; 25/12/2021 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın yaya davacıya çarpıp maluliyetine sebebiyet verdiği iddiası ile belirsiz alacak olarak davalıdan geçici ve sürekli iş göremezlik, sürekli bakıcı gideri ve tedavi giderinin davalıdan talebine ilişkin dava olduğu görülmüştür.
Dava dosyasındaki bilgi belgeler ve dosyaya ibraz edilen raporlar birlikte değerlendirildiğinde; Dava konusu 25/12/2021 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın, yaya ...'a çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiği, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından alınan denetime ve hükme elverişli 07.08.2023 tarihli raporda; Firari araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu,
Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda denetime ve hükme elverişle rapora göre davacının kalıcı maluliyetinin olmadığı ve bakıcı desteği ihtiyacının oluşmadığı, davacının iyileşme(geçici iş göremezlik) süresinin 3 ay olduğu, SGK yazısına göre davacının kaza tarihinde 5510 Sayılı Yasanın 4/c maddesine tabi olarak devlet memuru olarak çalıştığı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2016/4165 ile 2015/15669 E. sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere; Devlet memuru olarak çalışan davacı iyileşme süresinde çalışmaksızın normal maaşlarını tam olarak aldığından bu dönemde maaşlardan dolayı bir zararı söz konusu olmadığı, bu nedenle davacının sürekli ve geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararlarının oluşmadığı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2011/10149 E. sayılı kararında özetle “..hastanelerce sunulan sağlık hizmet bedelleri yönünden sigorta şirketlerinin ve ... Hesabının yükümlülükleri sona erecektir. Kazazedelerin, bunun dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair harcamaları, sigorta şirketlerinin ve ... Hesabının tedavi teminatları kapsamında, yine sigorta şirketleri ve ... Hesabı tarafından karşılanmaya devam edecektir..” dendiği, bu nedenle davacının bilirkişi tarafından kazadan kaynaklı muhtemel ulaşım masraflarının asgari 1.500,00 TL olacağı tespit edilmekle bu bedel yönünden davanın kabulü ile davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davanın kısmen kabulüne, 1.500,00 TL tedavi gideri alacağının 16/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,
3-Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından ( 427,60 TL peşin alınan + 30,00 TL ıslah harcı ) olmak üzere toplam 457,60 TL'nin düşümü ile eksik kalan 157,80 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 1.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 75,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan ( 488,40 TL ilk masrafı+ 573,50 TL posta masrafı+ 4.000,00 TL bilirkişi ücreti + 5.850,00 TL ATK fatura ücreti) olmak üzere toplam 10.911,90 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına ( % 95,23 kabul ) nazaran 10.391,40 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı tarafça yatırılan ( 427,60 TL peşin alınan + 30,00 TL ıslah harcı ) olmak üzere toplam 457,60 TL'nin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
9-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL’nin red ve kabul oranına (% 95,23 kabul) nazaran 3.428,28 TL'sinin davalıdan, 171,72 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır