T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/146 Esas
KARAR NO :2025/602
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:29/02/2024
KARAR TARİHİ:23/09/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalılar tarafından 06.10.2023 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... adresinde yapılan çalışma esnasında müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini, işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 398,57-TL ile 36,4-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 434,97-TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalılar tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; eser sözleşmesine konu olan işin yapımı sırasında yüklenicinin üçüncü şahıslara verdiği zarardan iş sahibinin sorumlu olmayacağını, müvekkili şirkete husumet yöneltileceğini kabul anlamına gelmemek kaydıyla dağıtılmayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşım maliyetinin talep edilmesi hukuka aykırı olduğunu, dosyada fatura kesildiğine dair bir delil bulunmamasına rağmen hesaba % 20 kdv eklenmesi de hukuka aykırı olduğunu, davacının kusur durumunun da araştırılması gerekmekte olup soyut iddialarla açılmış işbu davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu adreste müvekkili şirketin, davacı ...'ın tesisatına verdiği herhangi bir zarar ve zararın oluşumunda kusuru bulunmadığını, davacı şirket yaptığı iş gereği, mevzuattan doğan ve uyulması gereken kurallara uymadığını, davacı şirketin talep ettiği alacak bedellerinin haksız olduğunu, davacı taraf uğradığı zararı belgelendiremediğini, davacı taraf müvekkilinin kusurunu ispat edici herhangi bir belge de sunamadığını, davacının icra inkar tazminatı talebi de haksız olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; Dava, davacıya ait elektrik kablolarına ve altyapıya davalılar tarafından yapılan kazı sırasında zarar verildiğinden bahisle meydana gelen hasar bedelinin davalılardan tahsili amacıyla başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda 06.10.2023 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... adresinde yapılan altyapı kazı çalışmaları esnasında davacıya ait kablolara zarar verilmesi üzerine davacının karşılamış olduğu hasar bedelinin davalılardan tahsili amacıyla davalılar aleyhine başlatılmış olan .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalıların yapmış olduğu itirazın iptali istemi ile işbu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçluların süresi içerisinde icra dosyalarına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Eldeki dava bakımından davacının ... adresinde bulunan altyapısına, kablolarına, davalıların yapmış olduğu çalışma esnasında zarar verildiğinin iddia edilmesi sebebiyle yargılama esnasında tarafların bildirmiş olduğu tanıklar dinlenilmiş, dosya kablolar alanında uzman elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi tarafından hazırlanan kök ve ek raporda özetle;
Tarafların iddia - savunma ve talepleri ile dosyasına sunulu sair belgelerin incelenmesi ve tümünün bir arada değerlendirilmesi sonucunda, davacı ... ile davalı ... A.Ş.'nin hizmet alım sözleşmeleri ile Arıza, Onarım ve Bakım işlerini yüklenici şirketlere yaptırdıkları görülmektedir. Hasar tarihinde de ... A.Ş. adına olay yerinde yüklenici sıfatıyla iş alan ve bizzat kazı işi yapan ... İnşaat şirketi ekibidir.
Dosyaya konu olan icra dosyasının açılma nedeni, davalı tarafın yüklenicisi ... İnşaat firmasının yaptığı kazı çalışmaları sırasında ...'ın yer altı kablosuna verdikleri zararın işveren ... A.Ş. ve yüklenicisi ... İnşaat firması tarafından ...'a ödenmemesi olduğu görülmüştür.
... İnşaat firması dosyaya sunduğu bilgilerde olay yerindeki ... kablolarının Yönetmeliğe aykırı şekilde zemine çok yakın olduğunu ve hasarın bu nedenle meydana geldiğini beyan etmiş ise de, kendi ekibi tarafından olay yerindeki hasar fotoğrafları çekilmemiş, kabloların yüzeye çok yakın olduğu belgelenmemiştir. Öte yandan diğer davalı ... A.Ş. bu tür bakım, onarım ve arıza işlerini iç yazışmalar ile yükleniciye verdiklerini, söz konusu işlerde sahada yüklenici firmanın kendi başına verilen işi yaptıkları bu nedenle denetim ve gözetim yükümlülüklerinin bulunmadığından hasarlarda kendilerine kusur atfedilemeyeceğini beyan etmektedirler. Oysa, bu gibi işlerde işverenin yapılan işleri yerinde denetlemek zorunda olması gerektiği bilirkişi görüşüdür.
İstanbul ili genelinde yapılacak kazı çalışmalarına başlanılmadan önce kazı yapacak İşveren (burada ... A.Ş.) ... Merkezine yazılı müracat ederek çalışma yapılacak adres bilgilerini merkeze vererek kazı ruhsatı almak zorundadır. Bu kazı ruhsatında herhangi bir şekilde yüklenicinin ismi geçmemektedir. Dosyada bulunan ... Merkezinin 10.05.2024 tarihli yazısında 06.10.2023 tarihinde hasarın meydana geldiği ... Mah. ... Cad. No:107 .../ İstanbul adresiyle ilgili olarak geçek ya da tüzel kişilere kazı ruhsatı verilmediği belirtilmiştir. Oysa, ... A.Ş. kazı ruhsatını almış olsaydı, kazı ruhsatında açıkça kazı çalışmalarına başlanılmadan önce yer altı tesisatı (hasar resimlerinde ... deşarj boruları da dahil) güzergâhlarının tespit edilmesi gerektiği ibaresi gereğince olay yerindeki ... kablolarını ya ... ekibi kendi ya da ... ekibi ile koordine olarak ortaya çıkartacak ya da tutanak İle bu işin yapılmasını yüklenicisi ... A.Ş.'ye yer teslimi yaptıktan sonra yükleyecektir. ... İnşaat firması olay yerindeki ... kablolarının yüzeye yakın olduğunu bunun ...'ın kusuru olduğunu, birçok kazı çalışmasında bunu gördüklerini beyan etmiş ise de, kazı çalışmalarında ...'ın haberi olmadan İlgili yükleniciler ... kablolarını gördüklerinde bu kablolara hasar vermeden kenara almaktadırlar, çalışma bittiğinde de yerlerine konularak kaplama işi yapılmaktadır. ...'ın bu işlerden hasar olmadıkça haberi olmamaktadır. Bu durumda kabloların yönetmeliğe uygun şekilde ilk tesis edildikleri durumu korumaları mümkün değildir. Bu tür çalışmalarda da kabloların çalışma alanındaki güzergâhları boyunca yönetmeliğe uygunluğu kaybolmaktadır. Olay yerindeki ... borularının da ... kablolarından çok sonra tesis edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda da ...'ın kablo kanalı ve diğer kabloyu belli edecek özelliklerin hasar yerinde kalmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle olay yerinde ve tüm kablo güzergâhı boyunca yönetmeliğe aykırılık kesin olarak tespit edilip belgelenmedikçe kazı ruhsatını alan işverenin ... kablosunu yüzeye çıkarmakla sorumlu olduğu görüşüne varılmıştır. Dosyaya konu olan olayda da ... A.Ş.'nin bu sorumluluğunu yerine getirmediği kanaatine varılmıştır.
Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri 58.b. Maddesine göre yapılan incelemede ... boruları ve ... kablolarının etrafı temizlendiğinden, temizlenmeden önce aralarında kaç cm mesafe olduğu bilinememektedir. Ancak, görünüş itibariyle yönetmeliğe aykırı bir durum olmayıp ... bu kesişme yerini ortaya çıkarması gerektiğ,
Neticede, ... A.Ş.'nin meydana gelen hasarda öncelikle kazı ruhsatı almadığı, yüklenicisine yer altı tesisatların, hakkında bilgilendirme ve yerlerinin tespiti hakkında görev vermedi, yapılan işleri denetlemedikleri gerekçeleriyle ... A.Ş.'nin asli kusurlu olduğu, yüklenici ... İnşaat şirketi kendisine verilen talimatlar doğrultusunda çalışma yaptıkları ve Sözleşme maddelerine aykırı davranmadıkları anlaşıldığından yükleniciye şirket olarak ve çalışanlarını da atfı kabil kusur verilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
... söz konusu hasarın giderilmesinde yüklenici firma eleman ve araçlarını kullandığından bunlara ait masrafların tam kusurlu görülen ... A.Ş. Tarafından karşılanması gerekmektedir. Davacı tarafın, davalı ... A.Ş.'den talep edebileceği toplam bedel takip tarihi itibariyle 434,97 TL. hesaplanmıştır.
Şeklinde hazırlanan rapor mahkememize ibraz edilmiştir.
Davalı ... vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Şirketin yeni tesis, bakım ve onarım hizmetlerini satın alma yoluyla dava dışı ... İnşaat Taah. Mad. Oto. Tic. San. Ltd. Şti. ile yapmış olduğu sözleşme kapsamında karşıladığını, bu kapsamda müvekkili şirketin çalışan personeli bulunmadığını, zarar verdiği iddia olunan altyapı çalışmasının dava dışı ... İnşaat Taah. Mad. Oto. Tic. San. Ltd. Şti. tarafından yapılmış olduğunu beyanla husumet itirazında bulunmuş olduğu görülmekle öncelikle husumete yönelik itiraz bakımından inceleme yapılması gerekmiş olup bu kapsamda mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2019/1243 Esas, 2021/1490 Karar Sayılı, 07/07/2021 Tarihli "... Davalı ...A.Ş. işinin bir bölümünü dava dışı şirketlerle imzaladığı sözleşme ile devir etmiş ise de, yapılan işi kontrol ve denetim yükümlülüğü bulunmakta olduğundan BK'nın 55. maddesi uyarınca adam çalıştıran sıfatıyla kusursuz sorumlu olduğu, işi istisna sözleşmesi ile diğer davalıya devretmesi nedeni ile sorumluluktan kurtulamayacağı, aksine müteselsilen sorumlu olmaya devam edeceği dikkate alındığında davalı vekilinin bu yöne değinen istinaf istemi yerinde değildir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ESAS NO: 2014/18143 - KARAR NO: 2015/14823 sayılı emsal ilamı)" şeklindeki ilamı uyarınca işbu davalının husumet itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Nitekim bilirkişi tarafından hazırlanan raporda davalılardan ... şirketine herhangi bir kusur atfedilmemiş ise de haksız fiilin meydana gelmesine sebebiyet veren, fiili gerçekleştiren tarafın bu şirket olması sebebiyle davalıların meydana gelen hasardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varılmıştır.
Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette bulunan ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2019/1110 Esas, 2021/2072 Karar Sayılı, 01/11/2021 Tarihli "... Uyuşmazlık, davacıya ait telefon kablosuna davalı tarafından yapılan kazı sırasında zarar verildiğinden bahisle zarar vermek eyleminden kaynaklanan maddi tazminat isteğine ilişkindir.
... Somut olayda, olay tarihinde davalı tarafın kanal arızası ihbarı üzerine olay yerinde kazı yaptıkları bu sırada içme suyu borusunun patladığı boruya tapa takıldığı,tekrar tapanın atmaması için demir bir boruyu kepçenin arka tarafı ile çaktıkları sırada davacı şirkete ait kablolara zarar verildiği, dinlenen tanık beyanları, mahallinde düzenlenen tutanak içeriği ile sabit olduğuna göre; davacının bu zararı önlemek için alabileceği bir tedbir olmadığından davacının maddi zararından davalının sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin anılan hususlara yönelik istinaf başvurusu yerinde değildir." şeklindeki gerekçeli ilamı ve İstanbul Bölge Asliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2021/89 Esas, 2022/1720 Karar Sayılı, 20/06/2022 Tarihli "Dava; Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davasıdır.
Davalılar arasında düzenlenen sözleşme uyarınca davalı ... kendi görev kapsamı içinde kalan işi diğer davalıya ihale etmiş olup işin sözleşme ve mevzuata uygun yapılıp yapılmadığının denetim, hakkı, yetkisi ve sorumluluğu iş sahibi olan ...'dedir. Meydana gelen zarardan davalı ...'nin işin denetim sorumluluğu kapsamında sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Davalılar arasında akdedilen sözleşmeye göre tüm sorumluluğun yükleniciye bırakılması sözleşmenin nispiliği uyarınca sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişi konumundaki davacıya karşı ileri sürülemez. TBK m 61 uyarınca birden çok kişi aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Bu çerçevede davalı ...'nin husumet itirazı yerinde değildir.
Dosya kapsamından; dava konusu yerde davalı ...'nin sözleşme kapsamında inşaat işi yaptırdığı, davaya konu hasarların meydana geldiği tarihler, hasarların mahiyeti, ve yeri dikkate alındığında davalılar arasında akdedilen sözleşme tarihi ve sözleşmeye göre yapılacak kazı sahası içerisinde kaldığı, hasarın ancak kazı ile meydana gelebileceği , söz konusu tarih aralığında davalıların hasar meydana gelen sahada kazı çalışması yaptıkları, davalılar dışında başkaları tarafından kazı çalışması yapıldığının ileri sürülmediği anlaşılmakla dava konusu edilen hasarın davalılar tarafından meydana getirildiği anlaşılmıştır. Yer altından geçen boru hattının zarar görmemesi için dosya kapsamına göre davacıya atfı kabil kusur bulunmadığı anlaşılmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunun usulüne uygun ve denetime elverişli olduğu, davacı kurumun özel hukuk tüzel kişisi olduğu, zararın davacı telekom işçileri tarafından giderilmediği, hasarın başka firmaya bedeli mukabilinde yaptırıldığı anlaşılmakla hasar bedelinin gerçek zarar dikkate alınarak yapılan hesaplamanın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
TBK M. 90 uyarınca ifa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç, doğumu anında muaccel olur. Haksız fiile dayalı zararlarda borç haksız fiil tarihinde muaccel olup haksız fiil tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Davalı ... TTK m 16/1 uyarınca tacir olup, davacı tacirin ticari faaliyetine konu zararına avans faizi uygulanmasında kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır." şeklindeki gerekçeli ilamı bir bütün olarak incelendiğinde davacının icra takip tarihi itibari ile hasar bedeli olan 398,57 TL'yi ve hasar tarihinden itibaren işlemiş faizi davalılardan talep edebileceği kabul edilmekle bu hali ile davalıların yapmış oldukları itirazların iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda dava konusu alacak miktarı haksız fiile ilişkin olup alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ ile; davalıların .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazların İPTALİ ile takibin kaldığı yerden devamına,
2-Davacının davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteminin reddine,
3-Alınması gerekli olan 615,40-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,80-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 916,00 -TL (başvurma, vekalet harçları, peşin harç) davetiye, posta gideri: 801,00-TL, bilirkişi ücreti: 4.000,00-TL olmak üzere toplam: 5.717,00-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 434,97-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.800,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına.
7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır