T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/148 Esas
KARAR NO :2025/618
DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ:26/07/2018
KARAR TARİHİ:29/09/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... tarafından ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas nolu dosyası ile Davacı Banka aleyhine İcra takibi başlatıldığı, müvekkili bankanın icra takibi konusu alacağa ilişkin herhangi bir borcu bulunmadığı, Davalı ... tarafından başlatılan icra takibi ile; hesabından kendi bilgisi olmadan 10.500,00 TL tutarındaki mobil bankacılık işlemlerine ilişkin talebin kabulünün mümkün olmadığı, Şifreli güvenlik işlemleri tamamlanmadan hiçbir müşterinin hesabından para çıkışı olmadığı, dolayısıyla dava konusu işlemlerin davalının bilgisi dahilinde olduğunun değerlendirildiği, dava konusu İşlemlerin davalının müvekkili banka sistemlerinde kayıtlı olan GSM numarasına müvekkili banka tarafından SMS doğrulama şifresi gönderilmesi sonrasında, davalı tarafından SMS bildiriminde ver alan şifre girilmek suretiyle giriş yapılan internet/mobil bankacılık üzerinden gerçekleştirildiği, dolayısı ile davalının işlemlerin bilgisi dahilinde olmadığı iddiasının doğru olmadığı ve bu işlemlerde kesinlikle bankanın herhangi bir güvenlik zafiyetinden söz edilemeyeceği, bu nedenler ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili bankanın borçlu olmadığının tespiti ile davanın kabulüne, yargılama sırasında herhangi bir hak kaybına uğranmaması amacı ile davaya konu icra takibinin davalı tarafa tebligat yapılmaksızın ve teminatsız olarak durdurulmasına, Mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat tutarının yatırılarak icra takibinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin hesabına kayıtlı telefon numarasına 26/05/2018 tarihinde "..." Müşterimiz 348 TL dosya masrafı iadeniz bulunmaktadır. Hesabınıza aktarmak için "..." yazılı mesajın ... isimli banka adresinden gönderildiğini, gönderilen bu mesaj karşısında Müvekkilinin mesaj adres başlığında bankanın adı yazılı bir mesaj olduğundan dolayı mesajdaki linke tıkladığını, tıklanan mesaj karşısında bankanın kendi ara yüzüne sahip sitesinin Müvekkilinin karşısına çıktığını, Müvekkilinin bankanın sitesine girdiğini, sitede müşteri numarası ve internet bankacılığı şifresinin girildiğini ve şifre girildikten sonra internet sayfasında herhangi bir değişiklik olmaması karşısında Müvekkilinin siteden çıktığını, işlem sonrası Müvekkiline herhangi bir mesaj gelmediğini, Müvekkiline her işlem sonrasında ve aylık periyotlarda bilgi maili atan karşı yanın herhangi bir para transferi ile ilgili mail atmadığını, Müvekkilinin eft yahut herhangi bir para transferi işlemine onay verdiği iddiasının asılsız ve dayanaktan yoksun olduğunu, karşı yanın onay verdiği yahut Müvekkilinin telefonuna şifre gönderilerek bankanın internet sitesine girdiği iddiasının da dayanaktan yoksun olduğunu ve güvenlik açığının delindiği hususunun ikrarı niteliğinde olduğunu, Müvekkilinin hesabından haksız çekilen parayı tesadüfen öğrendiğini, beyan ederek davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20‘ sinden aşağı olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Deliller; Dosya mevcudu, cevap dilekçesi, müzekkere cevapları, bilirkişi incelemesi, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıdır.
Mahkememizden verilen 05/07/2021 tarih ve ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 21/12/2023 tarihli 2022/883 Esas, 2023/1941 sayılı kararı ilamıyla KALDIRILMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapıldı.
İlamda özetle;" Alınan bilirkişi raporlarına rağmen davacı bankanın olayda kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabul edilmesinin hukuka uygun olmadığı kanaatine varılmakla, davalı vekilinin istinaf taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, Mahkemece davalının cep telefonunu hattını aldığı GSM Operatöründen de davacı banka tarafından davalının cep telefonuna gönderildiği belirtilen tek kullanımlık SMS şifresiyle ilgili SMS’in davalının cep telefonuna gönderilip gönderilmediğinin araştırılmasına, bir bilgisayar mühendisi ve bir bankacı bilirkişiden kusur oranı belirtilmeksizin, davalının olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığına dair yeniden rapor alınarak, sonucuna göre değerlendirme yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiştir." hükmüne yer verilmiştir.
Mahkememizin 13/01/2025 tarihli duruşmasında; İstanbul BAM 11. Hukuk Dairesi 2022/883 Esas 2023/1941 Karar sayılı 21/12/2023 tarihli kaldırma kararı son sayfasında belirtilen, dava konusu para transferinde davalının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa kusurun niteliği konusunda rapor düzenlenmesi için dosyanın Bilgisayar Mühendisi ve Bankacılık uzmanı bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Mahkememiz dosyasına 29/07/2025 tarihli bilirkişi raporu ibraz edilmiştir.
Raporda özetle;" Tespitler ve kabuller dahilinde, Yüksek Yargı kararları ve ilgili yasal mevzuatlar ışığında, gerekçeli, ayrıntılı ve denetime elverişli hesaplamalar neticesinde;
1-Bankalar özel kanunlarla kurulan ve faaliyet gösteren, Regulasyona tabi yani kamu otoritesi tarafından denetim ve düzenlemeye tabi olan (BDDK) ve TTK genel hükümleri gereği “basiretli tacir” gibi davranma yükümlülüğüne sahip, sermayesi, teknolojisi ve organizasyonu son derece gelişmiş olan güven kurumlarıdır.
Bankalar faaliyetlerini yerine getirirken müşterileri, çalışanları, hissedarları, grup şirketleri ve diğer banka, kurum ve kuruluşlar ile olan ilişkilerinde MK'nun 2 madde hükmü gereği dürüstlük ilkesine bağlı kalırlar.
Doktrinin ağırlıklı görüşüyle de desteklenen bankaların tabiatı itibariyle kişilerin hak ve menfaatlerini koruması, güven kurumu olması bankalara ağırlaştırılmış özen yükümlülüğünü doğurur. Bankaların, bu ağırlaştırılmış özen yükümlülüğü kapsamında, Bankalar hafif kusurlarından dahi sorumludur.
Dosya bir bütün halinde incelendiğinde, dava konusu işlemlerin Davalının kullanıcı adı Davalı tarafından oluşturulan parola girilmek suretiyle, sistemde kayıtlı telefon numarasına Akıllı SMS olarak şifre yöntemi ile gerçekleşebilecek bir işlem olduğu, yapılan EFT işleminin tamamlanmış olması da göz önünde bulundurulduğunda, Davalıya ait tüm bilgilerin bankacılık sistemine doğru ve eksiksiz girildiği görülmüş, eksik ya da hatalı girilmesi neticesinde bankacılık işlemlerinin yapılamayacağı, Davalıya ait hesaptan yapılan işlemlerin sadece hesap sahibi tarafından bilinen özel bilgi ve şifre doğrulama aracılığı ile gerçekleşebilecek işlemler olduğu ve parola/kimlik bilgileri/ şifrelerin/ telefonun güvenliğinden davalının sorumlu olduğu, davalının üzerine düşen sorumluluklarına ilişkin gereken dikkati ve özeni göstermediği, dolayısıyla ASLİ KUSURLU olduğu, Ancak, müşteri profili, yaş, eğitim durumu, önceki para transfer işlemleri, para transfer sıklığı vb durumlara ilişkin filtreleme hususunda güvenlik protokollerinin ve mekanizmalarının hayata geçirilmesi gerektiği, tüm bu hususların bir bütün olarak değerlendirilmesi ile işlem kısıtı ile işlemler sırasında ek güvenlik tedbiri daha getirilebileceği sonuçlarına varılmış, bu kapsamda Bankanın da belirtilen hususlarda eksik kaldığı, dolayısıyla TALİ KUSURLU olduğu " değerlendirme ve tespitleri yapılmıştır.
GEREKÇE :
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; davalının 26/05/2018 tarihinde hesaptan 13.700,00 TL, Kredi kartından 2.700,00 TL olmak üzere toplam 10.500,00 TL miktarın mobil bankacılık işlemleriyle bankacılık güvenlik sistemleri aşılmak suretiyle çekilmesi ve hesaba iade edilmemesi nedeni ile .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine karşı davalıca açılan menfi tespit davası olduğu anlaşıldı.
Dava dosyasındaki bilgi belgeler, dosyaya ibraz edilen raporlar ve icra dosyası birlikte değerlendirildiğinde; düzenlenen gerekçeli denetime ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile, takip ve dava konusu davalının banka hesabından rıza ve bilgisi harici para transferi işleminde davalının asli kusurlu davacının ise tali kusurlu olduğu gözetilerek ve asli kusur 3/4 tali kusur 1/4 olarak genel uygulama gereği kabul edilerek, davalı tarafından takip konusu yapılan hesabından çekilen 10.500,00 TL nin 3/4 ü olan 7.875,00 TL asıl alacak ile 59,55 TL takip öncesi dönem faiz bedelinin 3/4 ü olan 44,60 TL' den davalı sorumlu olduğundan bu bedeller yönünden davacının menfi tespit talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulüne, .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına konu 7.875,00 TL asıl alacak ve 44,66 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.919,66 TL takip borcu yönünden, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcındanharcından peşin alınan 179,32 TL'nin düşümü ile eksik kalan 436,08 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 7.919,66-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan (41,10 TL ilk masrafı + 456,50 TL posta masrafı + 7.950,00 TL bilirkişi ücreti) olmak üzere toplam 8.447,60 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına ( % 75,42 kabul ) nazaran 6.371,18 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 500,00 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına ( % 24,58 red ) nazaran 122,90 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafça yatırılan 179,32 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır