T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/168 Esas
KARAR NO :2025/292
DAVA:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:12/03/2024
KARAR TARİHİ:25/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında "Aracılık ve Danışmanlık ve Gelir Modeli Akdi" isimli sözleşme akdedildiğini, Davalı ...'nin , davalı ... şirketinin sahibi olduğunu, sözleşme kapsamında davalılara 29.05.2022 tarihinde 105.000,00-TL; 30.07.2022 tarihinde 115.000,00-TL; 30.08.2022 tarihinde 115.000,00-TL; 15.09.2022 tarihinde 115.000,00-TL olmak üzere toplam 450.000,00-TL aracılık bedeli ödenmesi, bu bedeli temin için 450.000,00-TL bedelli 01.10.2022 tarihli teminat çeki verilmesi kararlaştırıldığını, aracılık bedelinin 105.000,00-TL'lik kısmının davalılara ödendiğini, ... Bankası A.Ş. ... ... Şubesine ait ... seri nolu, 450.000,00-TL bedelli, 01.10.2022 ileri tarihli ve lehtarı ... olan çekin sözleşmenin imzalanmasıyla birlikte davalı ...'ye teminat olarak teslim edildiğini, tahsilatı yapan tarafın, ... ... şirketi gibi gözükse de bu şirketin, ...'nin kendi malvarlığını korumak ve alacaklılardan mal kaçırabilmek amacıyla kurmuş olduğu paravan bir şirket olduğunu beyanla .... İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyası kapsamındaki tahsilat nedeniyle fazladan ve/veya mükerrer olarak ödeme yapılan 546.048,79-TL bakımından borçlu olmadıklarının tespitine ve bu bedelin istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen dosyaya süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Davacı vekili; 18/03/2025 havale tarihli sulh dilekçesi ile tarafların haricen sulh olduklarını beyan etmiş ve dosyaya sulh protokolünü sunmuştur.
Davacı vekili 18/04/2025 havale tarihli beyan dilekçesi ile arabuluculuk ücretinin taraflarınca ödeneceğini bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Yargılama esnasında davacı vekili tarafından 18/03/2025 tarihinde sunulan beyan dilekçesinde " Yukarıda esas numarası yazılı bulunan dosyada taraflar haricen sulh olmuş olup 17.03.2025 tarihli sulh protokolü ekte sunulmuştur. Davanın konusuz kalmış olduğundan karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ederiz ."şeklinde beyanda bulunularak davanın konusuz kaldığının mahkememize beyan edildiği görülmüştür.
HMK'nın 313. Ve devamı maddelerinde Sulh düzenlenmiştir. Buna göre kanunun 313. Maddesinde "(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir.
(2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir.
(3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir.
(4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir." şeklindeki düzenlemesi, 314. Maddesinin "(1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
(2)Sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verilir.
(3)Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir." şeklindeki düzenlemesi bir bütün olarak incelendiğinde işbu davanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği bir dava olduğu, davacının davalılar ile yapmış olduğu sulh protokolü doğrultusunda yargılama esnasında davanın konusuz kaldığı kanaatine varılmış olup taraf beyanları dikkate alınarak HMK m.315 hükmü uyarınca karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi talebi uyarınca hüküm tesis edilmiştir.
Dosyaya bir örneği sunulan sulh protokolü incelendiğinde tarafların birbirinden karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığı anlaşılmış, bu nedenle yapılan yargılama gideri ilgili taraf üzerinde bırakılmış, vekalet ücreti hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş yine dosyaya taraflarca sunulan beyan dilekçeleri ile hazine bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı tarafça karşılanacağı bildirilmiş olmakla arabulucuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına karar verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Yargılama esnasında tarafların sulh olması sebebiyle dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar kanunu gereğince Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 410,27-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 8.914,88 TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Tarafların yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
5-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, davacı vekilinin (e duruşma ile) yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/04/2025
Katip ...
Hakim ...