T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/172 Esas
KARAR NO: 2024/180
DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/12/2023
KARAR TARİHİ: 13/03/2024
DAVA: Davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme uyarınca davalı tarafça davacı şirkete ait millerin yerinde işlenmesi işinin 7 günlük süre içerisinde çizimlerde belirtilen toleranslara, ölçülere uygun olarak tamamlanacağının taahhüt ve kabul edilmesine karşın söz konusu işin taahhüt edilen süre içerisinde ve verilen ölçülere uygun olarak tamamlamadığını, davalının ayıplı/ eksik ifası dolayısıyla müvekkili şirketin uğradığı zararların davalıdan tahsili için karşı dava açma açtıklarını bu kapsamda Müvekkili tarafından avans olarak ödenen 290.000 TL'nin davacı/ karşı davalıdan tahsiline, İşin başka firmaya yaptırılması sebebiyle müvekkili tarafından ...'e ödenen 228.000 TL'nin davacı/karşı davalıdan tahsiline, İşin eksik/ayıplı ifası sebebiyle müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalınan süpervizör hizmet bedeli olan 1.138.637 TL'nin davacı/karşı davalıdan tahsiline, Tüm alacaklarımızın temerrüt tarihi olan 26.10.2023 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş olduğu görülmüştür.
CEVAP : Davalı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan cevap dilekçesinde özetle; Davalı karşı davacı açmış olduğu karşı davada doğrudan ve dolaylı menfi zarar talebinde bulunduğunu, bu yönüyle açmış bulundukları davada ticari arabuluculuk şartı bulunmakta olup sayın mahkemenize bu konuda arabuluculuk anlaşmama tutanağı sunulmadığını, bu sebeple sayın mahkemenizce söz konusu tutanağın sunulması için davacı tarafa süre verilmesi gerektiğini, davacı tarafça genel nitelikte bir ayıp ihbarında bulunulmuş olup yaptırılan tespit raporu bile noter ihbarnamesine eklenmediğini, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları çerçevesinde ayıbın ne olduğunu açıklamayan genel nitelikteki ayıp ihbarları geçersiz olup ihbar yapılmamış sayılması gerektiğini, müvekkilinin işi teslim ettiği 08.10.2023 tarihinden itibaren 8 gün boyunca makineler kullanıldıktan sonra 16.10.2023 tarihinde tespit yaptırılmış olup bu tespitten sonra da 7 gün geçtikten sonra 23.10.2023 tarihinde ayıp ihbarında bulunulmuş olup bu süre tacirler arasındaki ticari işler için makul bir süre olmayıp oldukça uzun bir süre olduğunu, davaya konu tamirat konusunda faydalı model belgesi bulunan ve bu konuda uzman olan müvekkilimin tespitlerine göre iddia edilen ayıp kesinlikle kendisinden kaynaklanmamakta olup esasında tamamen davalı firma personelinin hatasından kaynaklanmakta olduğunu beyanla davalının açmış olduğu karşı davanın ve bu dava ile ilgili taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce dosya üzerinden yapılan kontrolde ... Şirketi tarafından ... Şirketi aleyhine 12/12/2023 tarihinde açılan 406.000,00 TL bedelli eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye alacağın tahsili istemli davanın mahkememizin 2023/800 Esasına kaydının yapılmış olduğu, davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ile birlikte karşı dava açılmış olduğu, karşı davanın ise mahkememizin 13.03.2024 tarihli ara kararı ile tefrik edilerek yeni bir esasa - işbu esasa kaydının yapılmış olduğu görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE: Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı davalı yüklenicin edimi ayıplı ifa etmiş olduğu iddiasıyla davacı iş sahibinin uğradığı zararın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizin 2023/800 Esas sayılı dosyasının dava dilekçesinin davalıya 20.12.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, dosyanın davalısı konumunda olan işbu dosyanın davacısı ... Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan süre uzatım talepli dilekçe üzerine mahkememizin 29.12.2023 tarihli ara kararı ile cevap dilekçesi sunma süresinin HMK m.317 hükmü uyarınca iki hafta uzatılmasına karar verilmiş olduğu, cevap dilekçesi sunulma süresi içerisinde karşı dava olarak 17.01.2024 tarihinde işbu davanın açılmış olduğu, karşı dava dilekçesi ekine arabuluculuk son tutanağının ibraz edilmemiş olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır:
a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b) Yargı yolunun caiz olması.
c) Mahkemenin görevli olması.
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e) Dava takip yetkisine sahip olunması.
f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. Fıkrasının "(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki düzenlemesi ve HMK'nın dava şartlarını düzenleyen 114 ve 115. Maddeleri uyarınca re'sen yapılan inceleme sonucunda zorunlu arabuluculuğa tabi işbu davada arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkememize kesin süre içerisinde ibraz edilmemiş olduğu, 12.03.2024 tarihli beyan dilekçesinde açıkça dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmadığı, mahkememizce verilen süreden sonra 05.03.2024 tarihinde başvurulmuş olduğunun beyan edilmesi üzerine Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesinin 1. Fıkrasının "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklindeki düzenlemesi uyarınca karşı dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yolunun tüketilmesi gerekmekte olup eksikliğin davadan önce giderilmemiş olması sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine dair yönetmeliğin 66. maddesinin ''(1) Bir davada ayırma kararı verilirse ayrılan dava veya davalar o mahkemenin esasına ayrıca kaydedilir ve eski kayıt ile yeni kayıt birbiriyle ilişkilendirilir. İlk kayıt o dosyada kalan kısma münhasır olur. Ayrılan davanın dosyası ilk dosyada bu kısımlara ait yazıların tamamının onaylı suretleri konularak yeniden oluşturulur. Ayrılan davalar bakımından daha önce tek karar ve ilâm harcı alınmış ise her biri için ayrıca harç alınır; daha önce alınan harç ayrılmış davaları da kapsıyorsa yeniden harç alınmaz. Ayrılıp yeni esas numarası alan her dava için başvuru harcı alınır. (2) Ayırma işlemleri için yapılan masraflar ile ayrılan dosyanın duruşma gününün tebliği için gerekli olan masraf ana dosyanın gider avansından karşılanır. Gerektiğinde gider avansı tamamlattırılır.'' şeklindeki düzenlemesi uyarınca her ne kadar karşı dava bakımından mahkememizin 2023/800 Esas sayılı dosyasından harç alınmış ise de tefrik edilen dosyaya harç aktarımının UYAP sisteminden yapılamaması sebebiyle yukarıda anılan yönetmelik hükmü de göz önünde bulundurularak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının 6100 Sayılı HMK m.114/2 hükmünün atfıyla 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin 2. Fıkrası uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen yazı işleri müdürünce ilgilisine iadesine,
4-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Bu dava sebebiyle alınması gereken 427,60 TL başvuru harcı ve 427,60 TL peşin harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.13/03/2024
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
¸