T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/258 Esas
KARAR NO:2025/579
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:29/04/2024
KARAR TARİHİ:17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin cari hesaptan doğan alacağının tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalı tarafa sağlanan mal ve hizmetlerin yanı sıra müvekkili şirket tarafından borç para da verildiğini, bunun cari hesaba işlendiğini, davalı tarafın aldığı borcu vermediğini, kendisine sağlanan mal ve ürünlere ilişkin ödeme yapmadığını, icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek, davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından dosyaya sunulan bir cevap dilekçesinin olmadığı görüldü.
Mahkememiz dosyasının 05/02/2025 tarihli celsesinin 4 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 09/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Tarafların ticari defterleri, BA-BS formları, celp edilmiş olan belgeler ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle, davacının ... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas Sayılı icra takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın tutarı hususlarında rapor tanzim edilmesi yönünde verilen görevlendirme çerçevesi neticesinde;
Vakıada; davacının alıcı, davalının satıcı konumunda olması, takibin; davacının davalıdan almış olduğu mal/hizmetten daha fazla, ödeme yapması sebebiyle başlatıldığı, bu nedenle davacı şirketin mal/hizmet teslim fiilinden sorumlu olmadığı, vergi dairelerinden alınan ba- bs formlarında davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturalar ile davacı tarafından davalı adına düzenlenen iade faturalarının örtüştüğü,
Davacı şirket 2021-2022 ve 2023 Yılında Ticari defterlerini TTK 64/3 hükümlerine uygun bir şekilde e- defter uygulaması ile tuttuğu, dönem beratlarını zamanında sisteme yüklediği, envanter defteri noter açılış tasdiklerinin zamanında yaptırdığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı davacı şirkete ait 2021-2022 ve 2023 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği;
Taraflara 1 AYLIK KESİN SÜRE içerisinde (duruşmada hazır bulunan taraf bakımından duruşma tarihinden / hazır bulunmayan taraf bakımından işbu duruşma zaptının tebliği tarihinden itibaren başlamak kaydıyla) TTK'nın 64-88-83/son maddeleri ve HMK'nın 216-222-220/son maddeleri gereğince uyuşmazlığa konu döneme ait ticari defter ve belgelerinin eksiksiz bir şekilde mahkememize ibraz edilmesi veya bulunduğu yerlerin açıklanması, aksi halde bunları ibrazdan kaçınmış sayılacağının ve mazeretsiz ibraz edilmemesi halinde bir daha ibraz edemeyeceğiniz ve davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu bunların usul ve yasaya uygun tutulmuş olması halinde hasmının ticari defter ve belgelerinin sonucuna göre işlem yapılacağı hususu ile ayrıca davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin usulsüz olması, incelenmemesi, incelettirilmemesi, incelenememesi, ibraz edilmemesi, usulüne uygun olmasına rağmen kendisi lehine delil teşkil etmemesi hallerinde mahkemenin duruma göre ibraz etmekten kaçındığı ticari defter ve belgelerinin içerikleri konusundaki hasmının beyanlarını doğru olarak kabul edebileceği ve belirtilen sürenin kesin süre olduğunun ihtar edildiği, davalının duruşmada hazır olduğu ancak ticari defter ve belgelerini verilen süre içerisinde mahkemeye getirmediği, işyerinin kapalı olması sebebiyle yerinde inceleme yapılmasının da mümkün olmadığı,
Bu nedenle davacı şirket ticari defterlerinin, HMK 222/3 hükümlerine göre lehine delil teşkil ettiği,
Davacı ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; davacı şirketin davalıdan mal/hizmet tedarik ettiği tutardan fazla ödeme yaptığından dolayı, davacı şirketin davalıdan takip tarihinde 999.999,64.-TL cari hesap alacağının olduğu,
Taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme olmadığı, tarafların borcun ifa edileceği günü muayyen (belirli) bir tarih olarak belirlemedikleri, dosyada davacı şirket tarafından davalıya keşide edilen bir ihtarnamenin olmadığı, bu nedenle davacı şirketin davalıdan temerrüt faizi edemeyeceği,
Ancak davacı talebi doğrultusunda yapılan temerrüt faiz hesaplamalarına göre; takip tarihinde asıl alacak olan 999.999,64.-TL cari hesap alacağına 148.876,64.-TL avans faizi tahakkuk edeceği, (Bkz: 5.4 Temerrüdün Oluşumu ve Temerrüt Faizi Hesaplamaları)
Tüm bu nedenlerle; Davalı tarafından, ... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyasına edilen itirazın, 03.01.2024 takip tarihinden itibaren, 999.999,64.-TL asıl alacak, 148.876,64.-TL işlenmiş avans faizi üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün, Yüce Mahkemenize ait olduğu sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; davacı tarafından fatura alacağının tahsili için davalı aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemi noktasında toplandığı tespit edildi.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. Huzurdaki davanın süresinde açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ilgili müzekkere cevapları celbedilmiş, taraflara defter ve belgelerini sunmak üzere süre ve imkan tanınmış, bilirkişi raporu alınmıştır.
Bilirkişi tarafından hazırlanan 10/04/2025 tarihli raporda ; " Tarafların ticari defterleri, BA-BS formları, celp edilmiş olan belgeler ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle, davacının ... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas Sayılı icra takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın tutarı hususlarında rapor tanzim edilmesi yönünde verilen görevlendirme çerçevesi neticesinde;
Vakıada; davacının alıcı, davalının satıcı konumunda olması, takibin; davacının davalıdan almış olduğu mal/hizmetten daha fazla, ödeme yapması sebebiyle başlatıldığı, bu nedenle davacı şirketin mal/hizmet teslim fiilinden sorumlu olmadığı, vergi dairelerinden alınan ba- bs formlarında davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturalar ile davacı tarafından davalı adına düzenlenen iade faturalarının örtüştüğü,
Davacı şirket 2021-2022 ve 2023 Yılında Ticari defterlerini TTK 64/3 hükümlerine uygun bir şekilde e- defter uygulaması ile tuttuğu, dönem beratlarını zamanında sisteme yüklediği, envanter defteri noter açılış tasdiklerinin zamanında yaptırdığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı davacı şirkete ait 2021-2022 ve 2023 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği,
Taraflara 1 AYLIK KESİN SÜRE içerisinde (duruşmada hazır bulunan taraf bakımından duruşma tarihinden / hazır bulunmayan taraf bakımından işbu duruşma zaptının tebliği tarihinden itibaren başlamak kaydıyla) TTK'nın 64-88-83/son maddeleri ve HMK'nın 216-222-220/son maddeleri gereğince uyuşmazlığa konu döneme ait ticari defter ve belgelerinin eksiksiz bir şekilde mahkememize ibraz edilmesi veya bulunduğu yerlerin açıklanması, aksi halde bunları ibrazdan kaçınmış sayılacağının ve mazeretsiz ibraz edilmemesi halinde bir daha ibraz edemeyeceğiniz ve davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu bunların usul ve yasaya uygun tutulmuş olması halinde hasmının ticari defter ve belgelerinin sonucuna göre işlem yapılacağı hususu ile ayrıca davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin usulsüz olması, incelenmemesi, incelettirilmemesi, incelenememesi, ibraz edilmemesi, usulüne uygun olmasına rağmen kendisi lehine delil teşkil etmemesi hallerinde mahkemenin duruma göre ibraz etmekten kaçındığı ticari defter ve belgelerinin içerikleri konusundaki hasmının beyanlarını doğru olarak kabul edebileceği ve belirtilen sürenin kesin süre olduğunun ihtar edildiği, davalının duruşmada hazır olduğu ancak ticari defter ve belgelerini verilen süre içerisinde mahkemeye getirmediği, işyerinin kapalı olması sebebiyle yerinde inceleme yapılmasının da mümkün olmadığı,
Bu nedenle davacı şirket ticari defterlerinin, HMK 222/3 hükümlerine göre lehine delil teşkil ettiği,
Davacı ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; davacı şirketin davalıdan mal/hizmet tedarik ettiği tutardan fazla ödeme yaptığından dolayı, davacı şirketin davalıdan takip tarihinde 999.999,64.-TL cari hesap alacağının olduğu,
Taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme olmadığı, tarafların borcun ifa edileceği günü muayyen (belirli) bir tarih olarak belirlemedikleri, dosyada davacı şirket tarafından davalıya keşide edilen bir ihtarnamenin olmadığı, bu nedenle davacı şirketin davalıdan temerrüt faizi talep edemeyeceği,
Ancak davacı talebi doğrultusunda yapılan temerrüt faiz hesaplamalarına göre; takip tarihinde asıl alacak olan 999.999,64.-TL cari hesap alacağına 148.876,64.-TL avans faizi tahakkuk edeceği, (Bkz: 5.4 Temerrüdün Oluşumu ve Temerrüt Faizi Hesaplamaları)
Tüm bu nedenlerle; Davalı tarafından, ... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyasına edilen itirazın, 03.01.2024 takip tarihinden itibaren, 999.999,64.-TL asıl alacak, 148.876,64.-TL işlenmiş avans faizi üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün, Yüce Mahkemenize ait olduğu sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde değerlendirmede bulunulduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre davacının defterlerine göre davacının dava değeri olarak bildirdiği tutar miktarınca davalıdan alacaklı olduğu, davalının ihtarata rağmen ticari defter ve belgelerini dosyaya sunmadığı, dosya arasına celbedilen BA-BS formları incelendiğinde tarafların vergi dairesi bildirimlerinin birbiri ile uyumlu olduğunun görüldüğü, bu hali ile taraf beyanlarının birbiri ile uyumlu olduğu, dosyamız ile emsal mahiyetteki Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2013/17556 E., 2014/14166 K. Sayılı kararında " davacının gerek dava dilekçesinde ve gerekse delil listesinde açıkça “ticari defter ve kayıtlara” dayandığı görülmekle, adı geçen (BA) formunun da “dayanak belge” kapsamında mütalaa edilmesi gerektiği, bu belgenin merciinden getirtilmesinden sonra, ispat yükünün (vergi dairesine sunduğu form ile savunması arasındaki esaslı çelişki yaratan) davalıya geçtiği gözetilmeden.. " şeklindeki değerlendirme yapıldığının görüldüğü, dosya kapsamında alınan hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu içeriğine göre takibin davacının davalıdan almış olduğu mal ve hizmetten fazla ödeme yapması nedeniyle başlatıldığının anlaşıldığı, davalı asilin de mahkememiz 18/06/2025 tarihli celsedeki beyanında " Şehir dışında olduğum için bilirkişi raporunu inceleyemedim, ben karşı taraftan zorla para almadım, birlikte bir işe girdik, iş battı, ben de zarar ettim, benim karşı taraftan parayı aldığıma bir itirazım yoktur, karşı taraf bana para verdi, git yer kur dedi, ben de bu para ile ...'ta bir yer açtım, davacı ürün göndermediği için ben üretim yapamadım sonra da iş battı, benim de 28 yıllık emeğim gitti, 140 tane makinem satıldı, ben karşı taraftan hiçbir şey talep edemedim, oysaki benim zarara uğramama da davacı sebep oldu. " şeklinde beyanda bulunduğu, davalının beyanından davacıdan para aldığının kabul ettiğinin görüldüğü, davalının beyanı ve bilirkişi rapor içeriği birlikte değerlendirildiğinde davacının davalıdan alacaklı olduğu iddiasının ispatlandığı kanaatine varıldığı açıklanan nedenlerle davacının davasının alacak yönünden kabulün karar vermek gerekmiş, alacak faturaya dayanıp likit ve belirlenebilir olduğundan davacının icra inkar tazminatı isteminin de kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Mahkememizce dosyasına konu icra takip dosyası incelendiğinde davacının 999.999,64-TL asıl alacak ve 148.876,64-TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.148,876,28-TL takip çıkışı üzerinden alacak talebinde bulunulduğu iş bu dosyada ise asıl alacak tutarı olan 999.999,64-TL üzerinden istemde bulunulduğu , mahkememizce değerlendirme yapılırken kısa kararda sehven takip çıkışı üzerinden değerlendirme yapıldığından talebin kısmen kabul kısmen reddine şeklinde yazıldığı ancak davacının talebi olan 999.999,64-TL üzerinden hüküm kurulduğu, gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişki olamayacağından gerekçeli kararda bu hususta değişiklik yapılmadığı ancak davacının harçlandırılmış dava değeri kabul edildiğinden , yargılama giderleri davalı taraf üzerinde bırakılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, ... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyasına davalının yaptığı itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin 999.999,64-TL asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Asıl alacak 999.999,64-TL nin %20 sine denk gelen 199.999,92-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 68.309,98 TL harçtan peşin alınan 11.333,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 56.976,86 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
4-Davacı tarafından yatırılan 11.333,12 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 151.999,95 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 564,50 TL müzekkere ve tebligat gideri, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti ile 488,40 TL ilk masraf (427,60 TL başvurma harcı + 60,80 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 5.552,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
8-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2025
Katip ...
E
Hakim ...
E