T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/26 Esas
KARAR NO :2025/291
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:12/01/2024
KARAR TARİHİ:25/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, müvekkili şirketten 27/05/2022 tarihinde başlayan müzakereler sonucunda 15/08/2022 ve 07/11/2022 tarihlerinde davalı tarafa teslim edilmek üzere mal alımı yaptığını, davalı şirket ile müvekkili arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan müvekkili şirket tarafından düzenlenen 08.11.2022 tarihli 429.725,11 TL tutarındaki faturanın, davalı şirket tarafından 20.01.2023 tarihinde ödendiğini, ticari faaliyete konu olan malzemelerin fiyatlandırmasının EURO üzerinden belirtildiğini ve bu yönde anlaşma sağlandığını, aradan geçen zamanda oluşan kur farkına dayalı oluşan kaybın davalı şirkete 19.01.2023 tarihinde fatura edildiğini, davalı şirketin TTK m.21/2 hükmü uyarınca fatura alan kişiye yönelik sekiz günlük itiraz süresi içerisinde itiraz ileri sürmediğini, müvekkil şirketin, alacağını talep etmek için borçlu şirketten defalarca şifahi olarak talepte bulunduğunu ancak davalı şirketin kur farkı faturasını ödemediğini, davalı borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından, 19.01.2023 tarihi itibariyle 35.290,73 TL tutarındaki fatura alacağı ile işleyecek temerrüd faiziyle birlikte 36.074,62 TL tutarındaki toplam alacak, masraflar ve vekalet ücreti için haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun, kendisine gönderilen ödeme emri üzerine takip konusu borcun tamamı ve tüm fer’ileri için itirazda bulunduğunu ve takibin durduğunu beyanla itirazın iptalini ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 08.11.2022 tarihinde davacı yandan mal alımına yönelik 30 gün vadeli 429.725,11 -TL tutarında ki fatura düzenlendiğini ve müvekkili şirkete tebliğ edildiğini, ancak müvekkili şirket yetkilileri tarafından faturadaki ÖTV hesaplamasının yanlış yapıldığından bahisle 23.11.2022 tarihinde davacı şirkete faturanın iade edildiğini, fatura iadesinin kabul edildiğini ve bu iade sonrası davacı şirketin 22.12.2022 tarihine kadar yeniden bir fatura düzenlemediğini, kabul edilen iade faturası sonrasında davacı şirketin 22.12.2022 tarihinde ... nolu 429.725,11-TL tutarlı keşide edilen faturanın ödeme vadesini peşin olarak düzenlediğini, ancak vade süresinin 30 gün olduğunu, davacı yanın kötü niyetli olarak 22.12.2022 tarihine kadar taraflarına fatura düzenlemediğini, bu tarihe kadar faturayı beklettiğini, bu sebep ile taraflarınca ödeme yapılamadığını, davacının 1 aydan fazla süre fatura kesmemesinin kendi sorumluluğunda olduğunu, bu nedenle tek taraflı ödeme koşullarını peşin ödeme şeklinde değiştirmesinin hukuken mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle yeniden düzenlenen 22.12.2022 tarihli faturaya ilişkin ödemenin, davacı yan ile öncesinde anlaşıldığı üzere 30 günlük vade süresi dolmadan 20.01.2023 tarihinde gerçekleştirildiğini, vadesinde ödenen fatura alacağı nedeniyle 19.01.2023 tarihinde fiyat farkı faturası kesilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin 29/05/2024 tarihli celsesinde dosyanın 1 mali müşavir bilirkişi ve 1 sözleşme hukuku alanında uzman bilirkişisinden oluşacak bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup davacı vekilinin 06/06/2024 tarihli beyan dilekçesi ile ticari defterlerinin Ankara'da olduğu bildirmesi üzerine davalının defterlerinin yargı sınırlarımız dışında olduğu görülmekle öncelikle davalının defterlerinin incelenmesi için bilirkişi raporu alınmasına, akabinde 29/05/2024 tarihli celse 4 no.lu ara karar gereği dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup talimat mahkemesince alınan 04/09/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Mahkemenizce bilirkişi olarak verilen görev çerçevesinde, dava dosyasına tarafların sunmuş oldukları belgeler ile davacının ticari defter kayıtları uyuşmazlık bağlamında yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı şekilde incelenmiş ve değerlendirilmiştir.
Buna göre;
1-Davacının incelenen ticari defterlerinin, TTK'nın 64.,65. v.d. Maddeleri ile HMK'nın 222. Maddesi hükümlerini karşılamakta olduğu ve bu nedenle lehlerine delil olarak kabul edilebileceği,
2-Taraflar arasında, hizmet teslimine ilişkin olarak düzenlemiş yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, TTK’nın 64/5 maddesinden atıfla, VUK’nın 215. Maddesi uyarınca, teslime konu faturanın TL. olarak düzenlenmiş olduğu ve fatura altında günlük EU kurunun belirtilmiş ve ödeme vadesinin de 30 gün olduğu belirtilmiştir.
Ancak, söz konusu faturanın davalı tarafından iadesi üzerine davacı,22.12.2022 tarihinde aynı tutarlı, (429.725,11 TL.) ve aynı içerikli yeni bir fatura düzenleyerek davalıya göndermiş olduğu,
3-Davacının, 429.725.11 TL. tutarlı fatura bedelini 20.01.2023 tarihinde ... aracılığıyla davalıdan tahsil etmiş olduğu,
4-Bu çerçevede, dava konusu 19.01.2023 tarih, ... no.lu, “Fiyat Farkı” içerikli Kdv dahil 35.290,73 TL. tutarlı fatura nedeniyle kur farkının hesaplanabilmesi için,
a) Faturanın döviz cinsinden düzenlenmiş olması veya aynen ödeneceğinin kararlaştırılmış olmasının gerektiği,
b) Mahkemenizce, ilk düzenlenen faturanın esas alınması durumunda, “fiyat farkı” faturasının düzenlenip talep edilebileceği,
c) İlk düzenlenen teslim faturasının iadesi üzerine düzenlenen ikinci faturanın esas alındığı durumda ise, herhangi bir gecikmenin söz konusu olmadığından “fiyat farkı “ faturasının yersiz olduğu hususu mahkemeniz takdirinde olup,
5-Davacı alacaklı, alacağının nedeninin kur farkı olduğunu ileri sürmektedir. Buna göre, fatura üzerinden 30 gün vade öngörülmüş olup, ilk fatura tarihi 08.11.2022 olduğundan vade farkı 08.12.2022 tarihinden, davalının ödeme tarihi olan 20.01.2023 tarihleri arası kur değişimi üzerinden hesaplanması gerekecektir.
08.12.2022 TCMB EU alış kuru : 19,5764
20.01.2023 “ “ : 20,3419
Kur Farkı (EU) : 0,7655
Fatura bedeli : 429.725,11 TL. olup, 18.2178 EU kuru üzerinden 23.588,20 EU etmektedir.
23.588,20 X 0.7655 = 18.056, 76 TL. +( %18 Kdv) 3,250,22 = 21.306,98 TL. kur farkı hesaplanacaktır.
Davacının, önceden kararlaştırılmış bir oran/tutar belirlenmiş olmadığına göre, 35.290,73 TL. Kur farkı (?) / Fiyat farkının (?) nasıl hesaplamış olduğu anlaşılamamıştır. " şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizin 27/06/2024 tarihli ara kararı ile talimat yolu ile bilirkişi raporu alındıktan sonra, mahkememizin 29/05/2024 tarihli celsesinin 4 numaralı ara kararı uyarınca, talimat yoluyla alınan bilirkişi raporu da incelenerek, mahkememiz dosyasının 1 mali müşavir bilirkişi ve 1 sözleşme hukuku alanında uzman bilirkişisinden oluşacak bilirkişi heyetine tevdi ile; bilirkişilerden takdiri mahkemeye ait olmak üzere tarafların ticari defterleri, BA-BS formları, celp edilmiş olan belgeler, talimat yolu ile alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle, davacının .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup 18/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Tüm dava dosyası, iddia, savunma, Ba- Bs formları ile dava dosyasına sunulan tüm deliller zerinde, yapılan inceleme, denetim, tahlil ve hesaplamalar neticesinde;
Davalı şirkete ait 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerin TTK 64/3 madde hükümlerine uygun bir şekilde e-defter uygulaması ile tutulduğu, envanter defteri onaylarının zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı davalı şirkete ait; 2022 ve 2023 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği,
Davalı şirketi ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre davacı şirketin davalı şirkete düzenlediği, 01.02.2023 tarihli kur farkı faturasına istinaden davalı şirket tarafından davacı şirkete 24.02.2023 tarihinde 35.290,73 TL iade faturası düzenlendiği, ödeme emri tarihinde davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı,
Uyuşmazlığın; davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen 08.11.2022 tarihli fatura bedelinin TL yada EUR olup olmadığı, davalının ilgili faturayı geç ödemesinden dolayı davacı şirkete kur farkı ödeyip ödemeyeceği ya da ne kadar ödemesi gerektiği, davacı tarafından başlatılan icra takibinin, haklı olup olmadığı hususlarında toplandığı,
Davacı şirket tarafından davalı şirkete teslim edilen ürünlerin ithal ürünler olduğu, fatura detayının davacı şirket tarafından davalı şirketin yaldemir@innova.com.tr mail adresine; ... U30s LWD, Ultra HD 2160p (4K) Modular Digital mikroskop 2 adet 9.250,09 toplam 18.500,19.-EUR, 1 EUR kur’unun 18,2178.-TL olarak belirtildiği, akabinde 08.11.2022 tarihinde ... numaralı 18,2178 EUR kur’undan KDV ve ÖTV hariç 337.032,68.-TL 65.551,29.-TL KDV, 27.141,14.-TL ÖTV ile birlikte toplam 429.725,11.-TL fatura düzenlendiği, fatura vadesinin 30 gün olduğu, toplam fatura bedelinin 429,725,11/18,2178=23.588,20.-EUR’ ta tekabül ettiği,
Davalı şirket tarafından 429.725.11 TL. tutarlı fatura bedelinin 20.01.2023 tarihinde ... aracılığıyla TL olarak ödendiği,
TCMB kur verilerine göre 20.01.2023 tarihinde EUR efektif satış kur’unun 20,4091.-TL olduğu, bu durumda davalının davacıya 429.725,11/20,4091= 21.055,56.-EUR ödeme yaptığı, fatura tutarının 23.588,20 EUR olarak hesaplanması neticesinde davalının davacıya 20.01.2023 tarihinde 23.588,20-21.055,56=2.532,64.-EUR eksik ödeme yaptığı,
Davacının 20.01.2023 tarihinde (tahsil tarihinde) kur farkı düzenlemesi gerektiği, bu durumda davacının davalıya düzenleyeceği faturanın 2.532,64x20,4091(20.01.2023 TCMB Efektif satış kur’u) 51.688,90.-TL artı %18 9.304,00.-TL KDV olmak üzere toplam 60.992,90.-TL olması gerektiği,
Fatura üzerinde belirtilen 08.12.2022 ödeme tarihine kadar sabit kur olarak belirlenip ödenmesi durumunda 08.12.2022 tarihindeki TCMB EUR efektif satış kur’unun belirlenerek hesap yapılması gerektiği, 08.12.2022 tarihindeki EUR efektif kur’unun 19.6411.-TL olması nedeniyle ödeme tarihinde davalının 19.6411.-TL kur’un üzerinde bir EUR artış varsa o bedeli kur farkı olarak ödemek zorunda olacağı,
Bu durumda 08.12.2022 tarihine kadar sabit kur üzerinden 429.725,11.-TL /19,6411.-TL (08.12.2022 tarihindeki EUR efektif kur’u) fatura bedelinin 21.878,87.-EUR ‘ denk geleceği,
Bu durumda 20.01.2023 tarihinde davalı tarafından ödenen 429.725.11.-TL/20,4091.-TL (TCMB kur verilerine göre 20.01.2023 tarihinde EUR efektif satış kur’u) 21.055,56.-EUR ‘ya tekabül edeceği,
Fatura tutarının 21.055,56 EUR olarak hesaplanması neticesinde davalının davacıya 20.01.2023 tarihinde 21.878,87-21.055,56=823,31.-EUR eksik ödeme yaptığı,
Davacının 20.01.2023 tarihinde (tahsil tarihinde) kur farkı düzenlemesi gerektiği, bu durumda davacının davalıya düzenleyeceği faturanın 823,31x20,4091(20.01.2023 TCMB Efektif satış kur’u) 16.803,02.-TL artı %18 3.024,54.-TL KDV olmak üzere toplam 19.827,56.-TL olması gerektiği,
Tüm bu nedenlerle;
Fatura üzerinde belirtilen 08.12.2022 vade tarihine göre; davacı şirketin davalı şirketten ödeme emri tarihinde; KDV dahil 19.827,56.-TL kur farkı alacağının olduğu,
Vakıada; TBK 117 maddesi hükümlerine göre temerrüt şartlarının oluşmadığı, Yüce Mahkemeniz tarafından TTK 1530 maddesi hükümleri doğrultusunda temerrüt şartlarının oluştuğunun kabulü halinde, davacı şirket lehine 485,10.-TL temerrüt faizi hesaplandığı, sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizin 13/11/2024 tarihli celsesinde dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişi ... 'den oluşacak bilirkişi heyetine tevdi ile; tarafların rapora itirazlarının değerlendirilmesinin istenilmesine ayrıca davacı tarafından davalı aleyhine kesilen faturanın peşin olarak kesilmesi hususunun itiraza konu olduğu görülmekle bu hususta değerlendirme yapılmasının ayrıca talimat yolu ile alınan raporda hesaplanan bedeller ile mahkememizce alınan raporlar arasında hesaplanan bedeller arasında fark bulunduğundan hesaplamadaki farklılığın nereden kaynaklandığının açıklanmasının istenilmesine karar verilmiş olup 30/11/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "Yüce Mahkemeniz tarafından; tarafların rapora itirazlarının değerlendirilmesinin istenilmesine ayrıca davacı tarafından davalı aleyhine kesilen faturanın peşin olarak kesilmesi hususunun itiraza konu olduğu görülmekle bu hususta değerlendirme yapılmasının ayrıca talimat yolu ile alınan raporda hesaplanan bedeller ile mahkememizce alınan raporlar arasında hesaplanan bedeller arasında fark bulunduğundan hesaplamadaki farklılığın nereden kaynaklandığının açıklanmasının istenilmesi yönünde verilen görevlendirme çerçevesi neticesinde;
Tarafımızca yapılan hesaplamada;
08.12.2022 tarihine kadar sabit kur üzerinden 429.725,11.-TL /19,6411.-TL (08.12.2022 tarihindeki EUR efektif kur’u) fatura bedelinin 21.878,87.-EUR ‘ denk geldiği,
Davalı tarafından yapılan ödemenin ise 20.01.2023 tarihinde ödenen 429.725,11.-TL’nın 20.01.2023 Tarihli TCMB efektif satış kur’u olan 20,4091.-TL üzerinden davalının davacıya ödediği tutarın 21.055,57.-EUR a tekabül ettiği,
Bu hesaplamalar neticesinde davalının davacıya 21.878,87-21.055,56= 823,31.-EUR eksik ödeme yaptığının tespit edildiği, 823,31.-EUR bedelin 20.01.2023 tarihli 20,4091.-TL TCMB efektif satış kur’una göre 823,31x20,4091= 16.803,02 .-TL x 3.024,54.-TL %18 KDV ile birlikte toplam 19.827,56.-TL olması gerektiği,
Müvekkil şirketçe düzenlenen 22/12/2022 tarihli 429.725,11 TL tutarındaki faturadan vadenin yer almadığı ve faturanın kesildiği gün ödeme alınması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu sebeple taraflar; asıl borca ilişkin ikinci faturanın kesildiği tarihten daha sonraki bir zamanda ödeme yapılması durumunda ödeme günüdeki kur üzerinden kur farkı faturası kesileceği Müvekkil tarafça belirtilmesine rağmen ikinci faturanın ilgili tutarda ve tarihte kesilmesinde mutabık kalmıştır. Müvekkil şirketin ödeme yapılmasına yönelik davalı ile iletişime geçmesine rağmen asıl borca ilişkin ödemenin yapılmaması nedeniyle tarafımızca ... numaralı ve 19/01/2023 tarihi kur farkı faturası kesilmiştir. İşbu faturanın kesilmesi sonucunda davalı şirket 20/01/2023 tarihinde asıl borca ilişkin ödeme yapmıştır. Asıl borca ilişkin edimini zamanında yerine getirmemek adına defaatle gerçeğe aykırı beyanlarda bulunan ve kasti eylemlerle ödeme yapılmasında gecikmeye sebebiyet veren davalının 08/11/2022 tarihli faturanın ödenmemesinden kaynaklanan kur farkına ilişkin faturanın ödenmesi gerekmektedir. Dendiği, Özetle Kur farkının ilk fatura tarihinden itibaren hesaplanması yönünde olduğu;
Dosyaya sunulun ilk fatura tarihi: 08.11.2022
Faturada belirtilen son ödeme tarihi: 08.12.2022
tarafımızca yapılan hesaplamalar fatura tarihinde belirtilen ön ödeme tarihi olan 08.12.2022 tarihine göre yapılmış olup davacının kök rapora olan itirazların yersiz olduğu,
Dosyadaki delil teşkil eden ticari defterler ve tüm somut deliller incelendiğinde ilk faturanın müvekkil Şirket tarafından iade edildiğini, davacı tarafından da iadenin kabul edildiği göz önüne alınarak, iade sonrası kesilen 2. Faturanın esas alınarak haksız ve hukuka aykırı işbu davanın reddedilmesi gerektiğinin iddia edildiği,
Ancak davalının bu malları ilk fatura tarihinde mi yoksa ikinci fatura tarihinde mi aldığını belirtmediği, vakıaya bakıldığında ise davalı tarafından ÖTV’si yanlış olduğundan bahisle faturanın iade edildiği görülmektedir. Fatura içeriği mallar ise iade faturası ile davacı şirkete iade edilmemiştir. Vakıaya bu şekilde bakıldığında davalının fatura içeriği malları ilk faturada aldığı ancak ödemeyi davacının 2. faturayı düzenleyene kadar ödemediği açıktır. Kaldı ki ödeme 2. Fatura düzenleme tarihinden de sonra ödenmiştir. Bu nedenle davalının ilk fatura tarihinde belirtilen vade olan 08.12.2022 tarihinde ödemeyi yapması gerektiği, bu tarihten sonra yapacağı ödemenin ödeme yaptığı gündeki TCMB Döviz efektif satış kuruna göre ödemesi, bu nedenlerle rapora yapılan itirazların yersiz olduğu,
Tüm bu nedenlerle;
Fatura üzerinde belirtilen 08.12.2022 vade tarihine göre; davacı şirketin davalı şirketten ödeme emri tarihinde; KDV dahil 19.827,56.-TL kur farkı alacağının olduğu,
Vakıada; TBK 117 maddesi hükümlerine göre temerrüt şartlarının oluşmadığı, Yüce Mahkemeniz tarafından TTK 1530 maddesi hükümleri doğrultusunda temerrüt şartlarının oluştuğunun kabulü halinde, davacı şirket lehine 485,10.-TL temerrüt faizi hesaplandığı, sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; kur farkı fatura alacağına ilişkin olarak davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu anlaşılmakla yargılama yapılmıştır.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ilgili müzekkere cevapları ve taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösterir ba-bs kayıtları dosya arasına celbedilmiş, taraflara defter ve belgelerini sunmak için süre verilmiş, tarafların defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dosya kapsamında düzenlenen 18/09/2024 tarihli heyet bilirkişi raporunda; " Fatura tutarının 21.055,56 EUR olarak hesaplanması neticesinde davalının davacıya 20.01.2023 tarihinde 21.878,87-21.055,56=823,31.-EUR eksik ödeme yaptığı,
Davacının 20.01.2023 tarihinde (tahsil tarihinde) kur farkı düzenlemesi gerektiği, bu durumda davacının davalıya düzenleyeceği faturanın 823,31x20,4091(20.01.2023 TCMB Efektif satış kur’u) 16.803,02.-TL artı %18 3.024,54.-TL KDV olmak üzere toplam 19.827,56.-TL olması gerektiği,
Tüm bu nedenlerle;
Fatura üzerinde belirtilen 08.12.2022 vade tarihine göre; davacı şirketin davalı şirketten ödeme emri tarihinde; KDV dahil 19.827,56.-TL kur farkı alacağının olduğu,
Vakıada; TBK 117 maddesi hükümlerine göre temerrüt şartlarının oluşmadığı, Yüce Mahkemeniz tarafından TTK 1530 maddesi hükümleri doğrultusunda temerrüt şartlarının oluştuğunun kabulü halinde, davacı şirket lehine 485,10.-TL temerrüt faizi hesaplandığı, sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Mahkememizce dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdi ile; tarafların rapora itirazlarının değerlendirilmesinin istenilmesine ayrıca davacı tarafından davalı aleyhine kesilen faturanın peşin olarak kesilmesi hususunun itiraza konu olduğu görülmekle bu hususta değerlendirme yapılmasının ayrıca talimat yolu ile alınan raporda hesaplanan bedeller ile mahkememizce alınan raporlar arasında hesaplanan bedeller arasında fark bulunduğundan hesaplamadaki farklılığın nereden kaynaklandığının açıklanmasının istenilmesine karar verilmiş ve 05/12/2024 tarihli ek rapor dosyaya kazandırılmıştır.
İlgili raporda " Ancak davalının bu malları ilk fatura tarihinde mi yoksa ikinci fatura tarihinde mi aldığını belirtmediği, vakıaya bakıldığında ise davalı tarafından ÖTV’si yanlış olduğundan bahisle faturanın iade edildiği görülmektedir. Fatura içeriği mallar ise iade faturası ile davacı şirkete iade edilmemiştir. Vakıaya bu şekilde bakıldığında davalının fatura içeriği malları ilk faturada aldığı ancak ödemeyi davacının 2. faturayı düzenleyene kadar ödemediği açıktır. Kaldı ki ödeme 2. Fatura düzenleme tarihinden de sonra ödenmiştir. Bu nedenle davalının ilk fatura tarihinde belirtilen vade olan 08.12.2022 tarihinde ödemeyi yapması gerektiği, bu tarihten sonra yapacağı ödemenin ödeme yaptığı gündeki TCMB Döviz efektif satış kuruna göre ödemesi, bu nedenlerle rapora yapılan itirazların yersiz oldu
Tüm bu nedenlerle;
Fatura üzerinde belirtilen 08.12.2022 vade tarihine göre; davacı şirketin davalı şirketten ödeme emri tarihinde; KDV dahil 19.827,56.-TL kur farkı alacağının olduğu,
Vakıada; TBK 117 maddesi hükümlerine göre temerrüt şartlarının oluşmadığı,
Yüce Mahkemeniz tarafından TTK 1530 maddesi hükümleri doğrultusunda temerrüt şartlarının oluştuğunun kabulü halinde, davacı şirket lehine 485,10.-TL temerrüt faizi hesaplandığı, sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; davacı ve davalı arasında mal alım satımına ilişkin ticari ilişkin bulunduğu, bu ticari ilişkin kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirkete teslim edilen ürünlerin ithal ürünler olduğunun ve aradaki ilişkinin yabancı para üzerinden kurulduğunun dosya içeriğinden anlaşıldığı, davacı tarafından davalı aleyhine ilk olarak 08/11/2022 tarihinde ... numaralı 18,2178 EUR kur’undan KDV ve ÖTV hariç 337.032,68.-TL 65.551,29.-TL KDV, 27.141,14.-TL ÖTV ile birlikte toplam 429.725,11.-TL fatura düzenlendiği, fatura vadesinin 30 gün olduğu, bu hali ile faturanın son ödeme tarihinin 08/12/2022 olduğu, her ne kadar bu fatura davalı tarafça hatalı olduğu gerekçesi ile iade edilmiş ise de davacı tarafından düzenlenen ve davalının da kabulünde olan ikinci fatura ile ilk fatura arasında farklılık bulunmadığı, ayrıca ilk fatura iade edilmesine rağmen fatura konusu malların da iade edildiğine ilişkin davalı tarafça bir delil sunulmadığı, buna rağmen davalı tarafça ödemenin ikinci fatura düzenlendikten sonra yapıldığı, bu hali ile davalının ilk fatura tarihinde belirtilen vade olan 08.12.2022 tarihinde ödemeyi yapması gerektiği, davalı tarafça bu tarihten sonra yapılan ödemenin, ödeme yaptığı gündeki TCMB Döviz efektif satış kuruna göre hesaplaması yapıldığında davacı şirketin davalı şirketten ödeme emri tarihinde; KDV dahil 19.827,56.-TL kur farkı alacağının olduğunun hesaplandığı ve yapılan hesaplamanın mahkememizce de hüküm kurmaya elverişli bulunduğu kanaatine varılmakla talep kısmen kabul edilerek bu miktarda asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekmiş, davacı tarafça her ne kadar takip öncesi faiz isteminde bulunulmuş ise de; alacağın ödenmesi için takip başlatılmadan evvel davalıya gönderilmiş bir ihtarname bulunmadığından takip öncesi temerrüt oluşmadığı, davalının icra takibinin başlatılması ile temerrüde düşürüldüğü kabul edilmiş ve davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiş, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan davacının icra inkar tazminatı isteminin de kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının ....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 19.827,56-TL asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen koşullarda devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Asıl alacağın %20'si olan 3.965,51-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 1.354,42 TL harçtan peşin alınan 435,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 918,72 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
4-Davacı tarafından yatırılan 435,70 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 19.827,56 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 16.247,06 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yapılan 488,40 TL ilk masraf (başvuru + vekalet harcı), 465,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 11.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.953,40 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 6.045,89 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
9-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 1.714,83 TL'sinin davalıdan, 1.405,17 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/04/2025
Katip ...
Hakim ...