T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/273 Esas
KARAR NO:2025/359
DAVA:Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:06/05/2024
KARAR TARİHİ:14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13/02/2023 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı aracın ... sevk ve idaresindeyken, davalının işlettiği ücretli otoyol üzerinde, belirtilen şeritte bulunan araç lastiğine çarpılıp söz konusu kazanın gerçekleştiğini, kaza tespit tutanağında sürücünün kusurunun bulunmadığı, yolun bakımında sorumlu kuruluşun 2918 sayılı KYTK 13. Maddesini ihlal ettiğinden kusurlu bulunduğu hususlarının belirtildiğini, müvekkilinin aracında 23.600,00 TL'lik bir hasar meydana geldiğini, kazadan sonra araçta oluşan hasardan dolayı aracın hasarsız/değişensiz özelliğini kaybettiğini ve 2. El satış kabiliyetine düştüğünü, araçta değer kaybı meydana geldiğini, aracı müvekkilinin tamir ettirdiğini ve aracın onarım süresi bitene kadar müvekkilinin araçsız kaldığını belirterek davanın kabulünü, araç onarım bedeli olarak şimdilik 100,00 TL'nin kaza tarihi olan 13/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, araç değer kaybı olarak şimdilik 100,00 TL'nin kaza tarihi olan 13/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsilini, araç mahrumiyet bedeli olan şimdilik 100,00 TL'nin kaza tarihi olan 13/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; talep edilen kalem miktarlarının belirlenebilir durumda olmasından dolayı davanın belirsiz dava olarak açılmasının hukuken mümkün olmadığını, bu yüzden davanın esasa girilmeden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin otoyolda tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, kaza tespit tutanağının hatalı ve eksik olarak düzenlendiğini bu yüzden delil olarak değerlendirilemeyeceğini ve hükme esas alınamayacağını, araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı hususunda hiçbir inceleme yapılmadığını, davacının iddia ettiği zararlar ile müvekkili şirketin faaliyeti sırasında nedensellik bağı kurulamadığını, davacı tarafın hasar, mahrumiyet ve değer kaybı iddiasının tazminine ilişkin hukuki bir dayanağının bulunmadığını, dava konu aracın kaza tarihi olan 13/02/2023 tarihinden öncesine ait hasar kayıtlarının incelenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememiz dosyasının 09/10/2024 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 26/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" 1) Davalı ... A.Ş.'nin ASLİ ve TAM KUSURLU olduğu,
2) ) ... plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı ... 'in atfı kabil bir kusuru bulunmadığı,
3) Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, hasar tespiti, değer kaybı ve onarım süresi boyunca araç mahrumiyet tazminatı değerlendirmeleri yapılamadığı, ..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Mahkememiz dosyasının 31/12/2024 tarihli ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 18/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" 1) Davalı ... A.Ş.'nin ASLİ ve TAM KUSURLU olduğu,
2) ) ... plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı ...'in atfı kabil bir kusuru bulunmadığı,
3) Davacı kurumun Davalı kurumdan aracının hasarı nedeniyle talep edebileceği Nihai ve Gerçek Zararı'nın 30.000,00 TL. den ibaret olduğu,
4) Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Davacı kurumun Davalı kurumdan talep edebileceği Değer Kaybı Zararı'nın bulunmadığı,
5) Davacı kurumun Davalı kurumdan aracından mahrum kaldığı süre için talep edebileceği Nihai ve Gerçek Zararı'nın 10.500,00 TL. den ibaret olduğu,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Davacı vekilinin 05/02/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile 100,00 TL olan araç onarım bedelini 30.000,00 TL'ye, 100,00 TL olan araç mahrum bedelini 10.500,00 TL'ye arttırdıklarını, değer kaybına ilişkin taleplerini arttırmadıklarını beyan ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; davalı sorumluluğundaki otoyolda meydana gelen kaza nedeniyle davacının aracında meydana gelen; onarım, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin ne kadar olduğu, davalının meydana gelen zarardan sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde; 13/02/2023 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı aracın ... sevk ve idaresindeyken, davalının işlettiği ücretli otoyol üzerinde, belirtilen şeritte bulunan araç lastiğine çarpılıp söz konusu kazanın gerçekleştiğini, kaza tespit tutanağında sürücünün kusurunun bulunmadığı, yolun bakımında sorumlu kuruluşun 2918 sayılı KYTK 13. Maddesini ihlal ettiğinden kusurlu bulunduğu hususlarının belirtildiğini, müvekkilinin aracında 23.600,00 TL'lik bir hasar meydana geldiğini, kazadan sonra araçta oluşan hasardan dolayı aracın hasarsız/değişensiz özelliğini kaybettiğini ve 2. El satış kabiliyetine düştüğünü, araçta değer kaybı meydana geldiğini, aracı müvekkilinin tamir ettirdiğini ve aracın onarım süresi bitene kadar müvekkilinin araçsız kaldığını belirterek davanın kabulünü talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davayı cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Kazanın meydana geldiği yerin davalının sorumluluk alanında kaldığı dosya arasındaki bilgi belgelerden anlaşılmakla davalının huzurdaki davada husumetinin bulunduğu anlaşılmış ve davanın esastan incelenmesine geçilmiştir.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Taraf delilleri toplanmış, müzekkere cevapları celbedilmiş akabinde dosyanın 1 trafik kazaları alanında uzman makine mühendisi-kusur bilirkişine tevdi ile meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur durumu belirlenerek dosya arasına gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; meydana gelen kazada davacının aracında oluşan hasar bedeli, değer kaybı tutarının ne kadar olduğu, davacının araç mahrumiyet tazminatı alacağı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise araçta meydana gelen hasarın boyutu ve makul onarım süresi dikkate alınarak bu alacak kalemine ilişkin davacının ne kadar alacağının olacağı hesaplanarak; davalının meydana gelen zarardan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, var ise ne oranda sorumlu olduğu, davacının bölüşük kusurunun bulunup bulunmadığı, dosya arasına girecek sigorta müzekkere cevapları da dikkate alınarak hesaplama yapılmasının istenilmesine karar verilmiş ve 27/11/2024 tarihli ve 20/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporu dosyaya kazandırılmıştır.
20/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda; " Yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde Hukuki durumun ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 13.02.2023 tarihinde meydana gelen işbu dava konusu maddi hasarlı Trafik kazasında;
1) Davalı ... A.Ş.’nin ASLİ ve TAM KUSURLU olduğu,
2) ) ... plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı ...’in atfı kabil bir kusuru bulunmadığı,
3) Davacı kurumun Davalı kurumdan aracının hasarı nedeniyle talep edebileceği Nihai ve Gerçek Zararı’nın 30.000,00 TL. den ibaret olduğu,
4) Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Davacı kurumun Davalı kurumdan talep edebileceği Değer Kaybı Zararı’nın bulunmadığı,
5) Davacı kurumun Davalı kurumdan aracından mahrum kaldığı süre için talep edebileceği Nihai ve Gerçek Zararı’nın 10.500,00 TL. den ibaret olduğu " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; davalı şirketin Karayolunun bakımını ve denetimini gerektiği gibi yapmadığı, bu nedenle meydana gelen zarardan sorumlu olduğunun dosya kapsamındaki belgeler ve bilirkişi raporu ile ispatlanmış olduğu kanaatine varıldığı (emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 2020/1862 E., 2022/1282 K. Sayılı kararı) mahkememizce alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, kazalı araçta yapılan onarımlar dikkate alınarak hesaplama yapıldığında davacının aracında 30.000-TL araç onarım hasarı oluştuğu ve aracın tamiratta kalacağı süre dikkate alınarak yapılan hesaplama ile de davacının 10.500-TL araç mahrumiyet zararı oluştuğu bu hali ile zarara %100 kusuru ile sebebiyet veren davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, aksine hüküm bulunmadıkça haksız fiil teşkil eden eylemlerde, zarar, haksız fiilin işlendiği tarihte vuku bulacağından temerrüt halinin eylemin işlendiği tarihte gerçekleşeceği (TBK 117/2), açıklanan nedenlerle faiz başlangıç tarihinin kaza tarihi olarak belirlendiği, davacının değer kaybı alacağına ilişkin iddiasının ise ispatlanamadığı kanaatine varılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 30.000-TL araç onarım bedeli ve 10.500-TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 40.500-TL nin 13.02.2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-)Davacının değer kaybı alacağına ilişkin isteminin REDDİNE,
3-)Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 2.766,56 TL harçtan peşin alınan 1.116,60 TL harcın (427,60 TL dava açılırken + 689,00 TL ıslah harcı olmak üzere ) mahsubu ile bakiye 1.649,96 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
4-)Davacı tarafından yatırılan 2.766,56 TL harçtan peşin alınan 1.116,60 TL harcın (427,60 TL dava açılırken + 689,00 TL ıslah harcı olmak üzere ) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
7-)Davacı tarafça yapılan 195,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 488,40 TL ilk masraf (427,60 TL başvurma harcı + 60,80 TL vekalet harcı ) olmak üzere toplam 6.683,40 TL yargılama giderinin, davanın kabul red oranına göre hesaplanan 6.666,94 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-)Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendisine iadesine,
9-)S
uçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul red oranına göre hesaplanan 8,87 TL'sinin davacıdan, 3.591,13 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2025
Katip ...
Hakim ...