T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/30 Esas
KARAR NO: 2024/488
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 02/02/2021
KARAR TARİHİ: 11/07/2024
DAVA: Davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, Müvekkili şirket ile davalı ... A.Ş. ile müvekkilinin taahhüdü altında bulunan "... ili ... ilçesi ... Düzenlemesi İşi"'nin Pozitif İnşa Yapı San. Tic. A.Ş.'ye devri konusunda 05.08.2019 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında sözleşmenin imzalanmasını takiben müvekkili şirketin idare ile yaptığı sözleşmenin ve KİK payı karşılığı yaptığı her türlü masraf ve ödemelere karşılık olarak devir alan...Tic. A.Ş. Tarafından müvekkili şirkete 488.000,00 TL ödeyeceğini belirtildiğini ancak davalı taraf sözleşme kapsamında taahhüt edilen alacağı müvekkili şirkete ödemediğini bunun üzerine müvekkili şirketin 488.000,00 TL alacağını temerrüt tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek faizleriyle birlikte temini ve tahsili için 25.06.2020 tarihinde ...19. İcra Müdürlüğünün... Esas ayılı dosyası ile davalı - borçlu şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalılara tebliğ edildiğini ve davalı taraflarca borca itiraz edildiğini, müvekkili şirket olan ...Şti. İle davalı şirket olan ...Tic. A.Ş. Arasında düzenlenen ve T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı yetkililerince de imzalandığını , devir sözleşmesine göre müvekkili şirket ... Ltd. Şti. Taahhüdü altında bulunan devire konu ... ili ... ilçesiHükümet Konağı İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi 18.01.2019 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 7161 sayılı yasa şartları doğrultusunda davalı ...Tic. A.Ş. şirketine bütün, hak ve vecibeleriyle devir edildiğini, devir alan şirket olan davalı ...A.Ş., devir tarihinden sonra devre konu işle ilgili Kamu kurum ve kuruluşları ile diğer kişi ve kuruluşlarla olan her türlü iş ve işlemlerden kendilerinin sorumlu olacağını belirttiğini, müvekkili şirket ile davalı ... A.Ş. Arasında imzalanan sözleşmeyi takiben devir eden müvekkili şirketin idareyle yaptığı sözleşmenin ve KİK payı karşılığı yaptığı her türlü masraf ve ödemelere karşılık olarak devir alan şirket olan ...A.Ş.'nin dava dilekçesine ekli belirttikleri 488.000 TL ödeyeceğini, bu ödemelerin de 31.12.2019 vade tarihli çek şeklinde yapılacağının belirtildiğini, müvekkili şirket ile karşı taraf arasında belirtilen hususlarda sözleşme yapılmış olmasına rağmen davalılarca müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, icra takibine ait ödeme emri dosya borçluları olan ...Tic. A.Ş. İle ... Ltd. Şti. Tebliğ edildiğini, taraflarca borcun tamamına, faizlerine ve ödeme emrine itiraz edildiğini, takibin itiraz üzerine durdurulduğunu, yapılan arabuluculuk müracaatı üzerine de anlaşma sağlanamadığını, borçlu tarafından yapılan itirazın haksız olduğunu bu nedenle nedeniyle %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek Yargıtay 13 Hukuk Dairesi’nin 09.07.2002 tarihli 2002/7263 Esas 2002/8535 Karar nolu ilamına dava dilekçesinde atıfta bulunarak davalılar hakkında % 20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiğini beyan ederek davalıların ... 19. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takibinde yer alan borç miktarına yönelik haksız ve kötü niyetli yapılan borca itirazın iptaline ve takibin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bu miktar üzerinden asıl alacak, takipten önce işlemiş faiz ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işlemiş avans faiz ve diğer icra masrafları yönünden devamına ve davalıların itiraz ettiği borç için %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... Tic Ltd Şti vekilince mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde, İİK Md 50/1.maddesine atıf yaparak HMK’nın yetkiye ilişkin hükümleri yetkili icra müdürlüğününün belirlemede esas alınacağını ve genel yetkili icra müdürlüğünün HMK Md.6.maddesi gereğince davalı müvekkili şirketin yerleşim yeri icra müdürlükleri olan Kocaeli İcra Müdürlüklüğü olduğunu, müvekkili şirketin adresinin ‘...’ olduğunu, yerleşim yerinin de ... olduğunu, ... İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunu, davaya konu olayda müvekkili şirket ve davacı arasında para borcu doğuran bir sözleşme veya hukuki bir ilişki bulunmadığını, davacının HMK 10 ve TBK 89/1’e dayanarak kendi yerleşim yerinde takipte bulunamayacağını ve dava açamayacağını, genel yetkili icra müdürlüğünün HMK Md. 6 gereğince müvekkili şirketin yerleşim yeri icra müdürlükleri olan ... İcra Müdürlükleri ve Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirket ile davacı arasında para borcu doğuran bir sözleşme olduğunun kabul edilmediğini ancak para borcu olduğu düşünülse daha yetki itirazıyla birlikte borca da itiraz edildiğinden dolayı söz konusu takip alacaklının ikametgahında başlatılamayacağını, davacı ile diğer davalı şirket arasında imzalanan sözleşme gereği hem İstanbul hem de ... Mahkemelerinin yetkili kılındığını, bu nedenle yetki itirazlarının da bulunduğunu, aynı alacağa ilişkin olarak ... İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyasının mevcut olduğunu ve derdestlik itirazlarının bulunduğunu, davacı Acarkent şirketi, 31.12.2019 tarihli çeke ilişkin alacağını İstanbul Anadolu İcra Müdürlüklerinde ilamsız takip olarak başlattığını ve söz konusu boca ilişkin takibin derdest olduğunu, davacı alacaklı olduğunu iddia eden şirketle müvekkili şirketin herhangi bir ticari sözleşmesi bulunmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2001/8733 E. 2002/876 K. sayılı kararı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E:2004/12-260 – K:2004/249 – T: 05.05.2004 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.4.2014 tarihli, E:2013/19-1520 ve K:2014/524 sayılı kararlarında borcun esasına ilişkin bir itiraz bulunduğu için BK. 73’e (Yeni TBK’da Md. 89) göre yetki tayini yapılamayacağını, borcun esasına ilişkin itirazlarda sadece genel yetki uyarınca borçlunun ikametgahı icra dairelerinde takip yapılabileceğinin belirtildiğini, davalının alacaklının ikametgahı da yetkilidir şeklindeki temyiz talebini göz önünde bulundurmayarak kararı, borçlunun ikametgahında takip yapılmalıydı şekildeki temyiz nedeninin bulunduğu kararın onandığını, borcun esasının çekişmeli olması halinde, yetki artık, HUMK'nın 10. (Yeni HMK da Md.10) ve BK’nın 73ncü (Yeni TBK da Md.89) madde hükmüne göre belirlenemeyeceğini, yetki itirazıyla birlikte borcun esasına ilişkin bir itiraz da söz konusu olduğu için takip alacaklının ikametgahı icra müdürlüğünde yapılamayacağını, Yargıtay kararında ki gibi icra takibinde yetkinin yanında borcun esasına da itiraz etmiş olduklarından ve davacının alacağının konusunu teşkil eden temel bir hukuki ilişkiyi kabul etmemiş olduklarını ve bundan dolayı bu farazi hukuki ilişkinin varlığına dayanarak kendi ikametgahında icra takibi yapılmasında yasal olanak bulunmadığını,... 19. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde taraflarınca borca, yetkiye, faize, faiz oranına ve fer’ilerine itiraz edildiğini ve bu itiraz sonucu icra takibin durdurulduğunu, takip konusu borcun dayanağı belgelerin taraflarına tebliğ edilmediğini, taraflarınca kabul edilen bir borç olmadığını bu sebeple müvekkilinden icra inkar tazminatının talep edilemeyeceğini, müvekkili şirketin ‘...’ adresinde ikamet etmesi dolayısıyla yetki itirazlarının mevcut olduğunu ve söz konusu icra takibine karşı yapılan itirazlarının haklı sebeplere dayandığını, belirterek itirazın iptali davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...AŞ vekilince mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde, Davacı ...Ltd. Şti ile müvekkili şirket...Tic. A.Ş arasında kamu idaresince ihale edilen ve inşasını davacı şirket ve yetkilileri tarafından yapılacağı ... ili, .... İlçesi, ... Konağı İnşaat ile Alt Yapı ve Çevre Düzenlemesi işinin müvekkili şirkete devri konusunda anlaşmaya vardıklarını, 07.08.2019 tarihinde bir devir sözleşmesi imzalandığını, işin yapımının müvekkili şirkete bırakıldığını ve kamu idaresine ait bu işi gereği gibi yapılmaya başlandığını, müvekkili şirketin sözleşme ve protokol sonrası işlerini fen ve mühendislik esaslarına göre yapmakta iken diğer davalı şirket ...Ltd. Şti. yetkililerince telefonla arandığını ve kendilerine ait bir çek yaprağı ile ilgili icra takibi yapıldığını ve yine diğer bir çek yapraklarının piyasada sorulduğunu ve arkasında müvekkili şirketin cirosunun bulunduğunu ve yine müvekkili şirketin bu işlemden haberi olup olmadığının sorulduğunu, müvekkili şirket çalışanlarınca bu şirket yetkililerine bu konuda bir tasarruflarının bulunmadığını , ... firmasına bildirildikten sonra söz konusu çekin görüntüsünün gönderilmesini ... firmasından istenildiğini, ... firmasının çekin görüntüsünü müvekkili şirkete iletildiğini ve çek görüntüsünün incelendiğini müvekkili şirket adına sahte imza ve kaşe kullanılarak ciro işleminin yapıldığının tespit edildiğini, icra dosyasına konu çek incelendiğinde ise bilirkişi incelemesi neticesinde davacı şirketin kendi unvanını çizerek müvekkili şirket ...'nın unvanının yazıldığını ve devamında müvekkili şirketin sahte kaşesinin tatbik edildiğini ve müvekkili şirket yetkilisine ait olmayan bir imzanın tatbik edildiğinin görüleceğini, davacı tarafça asılsız iddialarla var olmayan bir borç ilişkisi ihdas edilmeye çalışıldığını, müvekkilinin davacıya böyle bir borcu bulunmadığını, davacının haksız kazanç elde etmek amacıyla müvekkili aleyhine, ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlattığını, TMK 6. Maddesine göre ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2012/4859 Esas, 2012/11244 Karar sayılı ilamına göre davada ispat külfeti davacı alacaklı olduğunu bu sebeple davacının davasını ispat etmesi gerektiğini, davacı dava dilekçesinde haksız ve hukuka aykırı olarak icra inkar tazminatında ve takibe konu icra dosyası ile faiz talebinde bulunduğunu, davacının talep etmiş olduğu alacaklar yargılamayı gerektirdiğini, davacı taraf dava konusu icra takibini kötü niyetle ikame ettiğini ve bu sebeple İKK 170/4 uyarınca, davalının kötü niyet tazminatından sorumlu tutulması gerektiğini, takibe konu çek üzerindeki imza ve kaşe müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını beyan ederek , icra takibine yapmış oldukları itirazın devamına, davacının itirazın iptali talebi ile %20 icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı aleyhine, alacağın %20'sinden az olmamak koşuluyla kötüniyet tazminatına ve %10'u oranında para cezasına hükmedilmesine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilerek yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, icra takibine konu alacağa yapılan itirazın iptali istemlidir.
Deliller ;...19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası , ... İcra Dairesine ait ...esas sayılı dosya, ... İli ... İlçesi Hükümet Konağı İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi Devir sözleşmesi , ticari defter ve belgeler, sicil kaydı, bilirkişi İncelemesi
Sicil kayıtları alınıp incelendiğinde, davacı ... Ltd Şti'nin münferit imza ile temsile yetkilisinin ve aynı zamanda ortağının ... olduğu, davalı ... Ltd Şti'nin ünvanının sırası ile ... Ltd Şti iken ...Ltd Şti olduğu daha sonra ... Ltd Şti olduğu görüldü.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı alacaklı tarafından ... İli, ... İlçesi, ... İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi Sözleşmesi gereği doğan alacak, çek ve diğer açıklaması ile 488.000,00 TL anapara tutarı, 35.095,89 TL işlemiş faiz (Ticari temerrüt faizi) olmak üzere toplam 523.095,89 TL üzerinden ...19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından davalılar aleyhine icra takibine girişilmiş olduğu, davalılardan ... A.Ş. Tarafından borca itiraz edildiği, diğer borçlu ... İnşaat tarafından ise hem borca hem de icra dairesinin yetkisine itiraz edilmekle işbu itirazın iptali davasının açıldığı ve ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esasına kaydının yapıldığı, mahkemesince ön inceleme duruşmasının yapıldığı 30/03/2022 tarihli celsesinde yetki ilk itirazının kabulü ile birlikte mahkememizin yetkili olduğundan bahisle verilen yetkisizlik kararı üzerine dosyanın taraflarca yargı yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi akabinde mahkememize gönderilmesi talebi bulunulduğundan mahkememizin işbu esasına kaydının yapılmış olduğu, icra dosyası ve işbu dosya kapsamı incelendiğinde asıl alacak olarak belirtilmiş olan 488.000,00 TL'nin dayanağının ...Şubesine ait, keşidecisi ... Şti. (yeni unvanı: ... Ltd. Şti.), seri numarası ..., keşide yeri ..., Keşide Tarihi 31.12.2019 olan çek olduğu görülmüştür.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Davalı ... Ltd. Şti.'nin icra dairesinin yetkisine yönelik yapmış olduğu itirazın incelemesinde;
Mahkememizce icra dosyası celp edilip incelendiğinde davalı borçlu - çek keşidecisi... Ltd. Şti. Tarafından borca itiraz ile birlikte icra dairesinin yetkisine de itiraz edilmiş olduğu görülmekle esasa girilmeden önce icra dairesinin yetkisine yönelik yapılmış olan itiraz öncelikli olarak değerlendirilmiş olup bu doğrultuda yerleşik içtihatlar uyarınca itirazın iptâli davasının görülebilmesi, geçerli bir icra takibinin varlığına bağlıdır. Ortada geçerli takip yoksa itirazın iptâli davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz halinde bu itiraz usulünce incelenip sonuçlandırılmadığı sürece geçerli bir takibin varlığından söz edilemez. O halde mahkemece, icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği gözetilerek eldeki dava da öncelikle bu itiraz incelenerek doğru bir şekilde karar verilmelidir. Hukuk Genel Kurulunun 06/04/2004 tarih, 2004/19-410 esas, 2004/471 karar sayılı ilamı da bu yöndedir.
İcra takiplerinde yetki hususu, 2004 sayılı İİK’nın 50. maddesi yollaması ile usul Kanunu hükümlerine göre yapılmaktadır.
İİK’nın 50. maddesi; "(Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir.
Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur.
İki icra mahkemesi arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur." düzenlemesini içermektedir.
HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. Aynı Kanunun 10.maddesine göre ise sözleşmeden doğan takiplerde, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkilidir. Bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Takip davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir.
İİK'nun 50. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken HMK'nun 7/1. maddesinin birinci cümlesine göre, borçlu birden fazla ise, bunlardan birinin yerleşim yerinde bulunan icra dairesinde takip yapılabilir. Bu durumda, diğer borçlular yetki itirazında bulunamazlar. Ancak, anılan hükmün uygulanabilmesi için, borçlulardan birinin yerleşim yeri icra dairesinde takip yapılması ve onun hakkındaki yetkinin kesinleşmiş olması gereklidir (Yargıtay 12. HD'nin 01.06.2017 tarihli, 2016/16563 E, 2017/8619 K. sayılı içtihadı).
Somut olay bakımından yapılan incelemede davacı alacaklının icra dairesinin yetkisine yönelik seçimlik hakkını borçlu ... A.Ş.'nin sicile kayıtlı olduğu adres uyarınca İstanbul Anadolu İcra Daireleri yönünde kullanmış olduğu, sözleşmenin tarafı olan diğer borçlu ... A.Ş. Tarafından 16.07.2020 tarihinde borca itiraz edildiği ancak yetki itirazında bulunulmadığı, zira işbu borçlunun şirket merkezinin ... olması sebebiyle icra dairesinin yetkili olduğu, HMK m.17 hükmü uyarınca icra dairesinin yetkisine yönelik olarak yetki itirazı ileri sürülmeyerek icra dairesinin yetkili kabul edilmiş olduğu, davalı borçlu ... Ltd. Şti. Tarafından ise borca ve yetkiye itiraz edilmiş olduğu 17.07.2020 tarihi itibari ile artık diğer borçlu bakımından kesinleşen bir yetkinin bulunması sebebiyle HMK m.7 hükmü uyarınca yetki itirazında bulunamayacağından davalı ...'un yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti.'nin mahkemenin yetkisine yönelik yapmış olduğu itirazın incelemesinde;
Davalı ... Vekili tarafından sunulmuş olan cevap dilekçesi içeriği incelendiğinde öncelikle icra dairelerinin yetkisine itiraz edildiği, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığının, sözleşmenin diğer davalı Pozitif ile davacı arasında yapıldığının ve ilgili sözleşmede yetki hükmü bulunduğundan bahsedildiği, bu hususa cevap dilekçelerinde "Somut olaya bakıldığında ortada müvekkilim şirket ve davacı arasında para borcu doğuran bir sözleşme veya hukuki bir ilişki bulunmamaktadır. Dolayısı ile de davacının HMK 10 ve TBK 89/1’e dayanarak kendi yerleşim yerinde takipte bulunamaz ve dava açamaz. Genel yetkili icra müdürlüğü HMK Md. 6 gereğince müvekkil şirketin yerleşim yeri icra müdürlükleri olan ... İcra Müdürlükleri ve Mahkemeleridir. Müvekkil ile davacı şirket arasında para borcu doğuran bir sözleşme olduğu kabul edilmemekle birlikte bir an için olduğu düşünülse dahi yetki itirazı ile birlikte borca da itiraz edildiğinden dolayı söz konusu takip alacaklının ikametgahında başlatılamayacaktır. Davacı ile diğer davalı şirket arasında imzalana sözleşme gereği hem İstanbul hem de Giresun Mahkemeleri yetkili kılınmıştır. Bu nedenle yetki itirazımız mevcuttur." şeklinde yer verilmiş olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nın 6/1. maddesinin "(1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bu yetki kuralı kesin olmadığından HMK'nın 19. maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesi; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz" hükmünü içermektedir. Yine, 116/1-a maddesinde Kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazını "ilk itiraz" olarak düzenlemektedir. 117/1. madde ise "İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez." hükmünü içermektedir.
Somut olay bakımından mahkememizce yapılan incelemede davacı ile davalı ... A.Ş. Arasında akdedilmiş olan sözleşmede her ne kadar ... ve ... Mahkemeleri yetkili kılınmış ise de HMK m.17 hükmü uyarınca belirlenen yetki anlaşması kesin yetki olmayıp taraflarca cevap dilekçesi ile birlikte usulüne uygun olarak yasal süresi içerisinde itiraz sunulması gerekmekte olup davalı ... A.Ş. Vekili tarafından icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itiraz edilmediği, bu kapsamda ... İcra Dairesinin ve ...Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkisinin kabul edildiği ve mahkemenin yetkili hale geldiği görülmüştür.
Davalı ... vekilinin yetki itirazının incelenmesinde ise cevap dilekçesi içeriğince öncelikle genel bir tabirle davalı müvekkilinin yerleşim yerinin ...olduğundan bahsedilmiş olduğu aynı zamanda davacı ile diğer davalı şirket arasında imzalana sözleşme gereği hem İstanbul hem de ... Mahkemeleri yetkili kılındığından bahisle yetki itirazlarının olduğu belirtilmiş ise de cevap dilekçesinde usulüne uygun olarak hangi yetkili mahkemenin seçildiğinin belirtilmemiş olduğu görülmüştür.
...13. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının 30/03/2022 tarihli celsesinde "Yetki itirazı yönünden soruldu:
Davalı .....Şti. vekili: yetki itirazımızı tekrar ediyoruz, dedi.
Davacı vekili: yetki itirazında bulunan sözleşmenin tarafı olmadığı gibi sözleşmenin tarafı olan diğer davalı tarafından yetki itirazı ileri sürülmemiştir, davalılardan birinin yerleşim yerinde dava açıldığı için mahkemenizin yetkili olduğunu düşünüyoruz, o nedenle yetki itirazının reddine karar verilsin dedi.
Davacı şirket ile davalı ...Şti. yönünden ... ile düzenlenmiş olan sözleşmenin 31. Maddesine göre İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair yetki şartının bulunduğu ve ayrıca davacı şirket, davalı Pozitif İnşa...Şti. ile arasında düzenlenen 05/08/2019 tarihli sözleşmenin 4. Maddesine göre İstanbul ve Giresun Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair yetki şartının bulunduğu anlaşılmakla bu yönden soruldu:
Davacı vekili: sözleşme ile ilgili tespite bir diyeceğimiz yoktur, ancak zapta geçen beyanımızı ve önceki beyanlarımızı tekrar ederiz, dedi.
Davalı ... Şti. vekili: sözleşmedeki tespite bir diyeceğimiz yoktur, yetki itirazımız zaten buna dayalıdır, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istiyoruz, tercihimizi bu şekilde yapıyoruz dedi." şeklinde beyanlar alınmış ise de cevap dilekçesi ile birlikte usulüne uygun olarak ileri sürülmeyen, davalı tarafça mahkeme tercihi yapılmayan yetki itirazının mahkemesince duruşmada sorularak tercihinin alınmış olduğu ve davacı tarafça bu hususun kabul edilmeyerek yetki itirazının reddine karar verilmesinin talep edilmiş olduğu anlaşılmakla eldeki davada usulüne uygun yapılmış mahkemenin yetkisine yönelik itirazdan bahsedilemeyeceğinden ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili hale geldiği kanaatine varılmış olup mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2022/4215 Esas, 2022/4969 Karar Sayılı, 21/03/2022 Tarihli "... Dosya kapsamında davalı vekili cevap dilekçesinde, ... veya ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirttiği, davalının usulüne uygun yetki itirazında bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın davanın ilk açıldığı yer olan ... Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir." şeklindeki ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 2023/2116 Esas, 2023/3539 Karar Sayılı, 25/12/2023 Tarihli "Taraflar arasında görülen davada, kesin yetki halinin sözkonusu olmadığı, kesin yetki halinin bulunmadığı hallerde yetkisizlik ilk itirazı üzerine verilen yetkisizlik kararı hatalı olsa dahi istinaf edilmeksizin kesinleşmesi durumunda, bu kararın, yetkisizlik kararı verilen mahkemeyi bağlayacağı, ancak bu neticenin doğabilmesi için usulüne uygun bir şekilde yetkisizlik itirazının ileri sürülmesi gerektiği," şeklindeki ilamı ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/4566 Esas, 2023/9379 Karar Sayılı, 23.10.2023 Tarihli ilamı uyarınca yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetkili mahkemeyi göstermezse, davanın açıldığı ilk mahkeme yetkili hâle geleceğinden mahkememizin yetkili olmadığı kabul edilerek aşağıdaki şekilde karşı yetkisizlik kararı vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın HMK madde 116/1-a , 19/2 , 19/4.hükümleri uyarınca davaya bakmaya mahkememizin yetkili olmaması nedeniyle usulden reddine,
2-Davaya bakmaya ...13 Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olması nedeniyle, mahkememizin yetkisizliğine,
3-Bu kararın taraflarca istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde daha önce ... 13 Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen yetkisizlik kararı da kesinleştiğinden , ... 13 Asliye Ticaret Mahkemesi ile Mahkememiz arasında oluşan yetki uyuşmazlığının çözümü ve yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın resen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37 Hukuk Dairesine gönderilmesine,
4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hususlarının yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.11/07/2024
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır