T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/350 Esas
KARAR NO : 2025/103
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/10/2028
KARAR TARİHİ : 17/02/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ... ile 1997 yılından beri çalışmakta olduklarını, davalının önce ihracat müdürü, sonrasında satış departmanına bağlı ihracat iş geliştirme müdürlüğü yaptığını ve mevcut müşterilerle 17 yıllık tanışıklığı ve operasyonel ve fiyat anlamında ihtiyaçlarına vakıf olması dolayısıyla müşterilerle olan işbirliklerin artırılması ve işbirliği yapılmayan müşterilere de düzenli yeni ticari işbirlikierin başlatılması ve bu taşımalar için taşeron departmanına destek olması ve 2017 tarihinden itibaren bu amaçlar doğrultusunda ihracat yapan Türk müşterilerle iş geliştirme müdürü olarak çalıştığını, davalının bilinçli bir şekilde, iş yerinin kendisi ile olan iş akdinin feshi için kötü niyetli olarak işyerinde bilinçli bir şekilde şirket çalışanlarına karşı agresif tavırlar içerisinde hakarete varan tavırlar sergilemiş ve işyerinin barışçıl ve çözümcül tavırlarına karşı kendi isteğiyle işyerinden ayrılmak istemişi bu isteği üzerine işyeri ile ilişiğinin 24.07.2018 tarihinde sona erdiğini, davalının iş yerindeki konumu ve çalışma süresi dikkate alındığında davacı şirketin bütün ticari sırlarına vakıf, müşterileri iyi tanıyan, fiyatlar, çalışma ve ihale tekliflerini gibi konulan bizzat yürüten ve tespit eden yönetici konumunda çalıştığını, davalı şahsın, işten ayrılmasından kısa bir süre sonra ... isimli rakip şirkette üst düzey yönetici olarak çalışmaya başladığı, davalının işe başladığı müşteriden öğrenilmiş ve davalıların ilk iş olarak davacı şirketin müşterilerini, yeni şirkete kazandırmak ve ayartmak için çalışmalara başladığı ve bu kapsamda davacı şirketin ticari fiyatları, kar marjları, ihale ve çalışma teklifleri, sözleşmeleri ve yurtdışı acente bağlantılarım, ücrellcndirmelerini gibi tüm bilgileri gayet iyi bildiğini ve işi almak adına ciddi haksız bir rekabet ve avantaj sağladığı, davalının, 12.07.2016 tarihli taahhütnamenin hem rekabet hükümlerini, hem de ticari sırların korunması yükümlülüklerini ayrı ayrı ihlal eder eylemler içerisinde bulunduğu, davalı şirketin, davalı yöneticiyi ayartarak yeni İş ve yeni müşteri bulmak peşinde olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili maddelerini ihlal ettiği, davalı işçinin Hür İradesiyle Rekabet Etmeme Taahhüdünde bulunmuş olduğu ve bu taahhütlerine Aykırı Hareket Ettiğinden Maddi tazminat Dışında Ayrıca Cezai Şart ödenmesi gerektiğinin, yukarıda arz ve izah ettikleri nedenlerle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalmak kaybıyla, davalıların, 12.07.2016 tarihli taahhütnamenin rekabet ve ticari sırları saklama taahhütlerine aykırı eylemleri nedeniyle 50.000TL cezai şart bedelinin ve davacının uğradığı maddi zararın tespiti ve haksız rekabetin önlenmesi/durdurulması ile şimdilik 40.000,00 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminatın İhlal tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP :
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Bu davanın iş sözleşmesinden kaynaklı olması sebebiyle mahkemenizin görev sınırlan içerisinde olmadığını ve görev yönünden davanın reddini talep ettiklerini, taraflar arasında imzalanan, davaya konu Rekabet Yasağı Sözleşmesi mevzuata aykırı bulunduğunu, davalının 02.06.1997 tarihinde şirkette çalışmaya başladığı ve iş sözleşmesinin 12.01.2014 yılında emeklilik nedeniyle son bulduğunu ama akabinde 24.07.2018 tarihine kadar çalıştığını ve davalının iş sözleşmesinin, davacı tarafından sonlandırıldığını, davacının, davalıya bundan sonra çalışmak istemediğini belirttiğini ve 24.07.2018 tarihinde 36.283,16 TL kıdem tazminatı ödeyerek işten çıkardığını ve davalının bakmakla yükümlü olduğu ailesi olması sebebiyle diğer davalı şirkette 06.09.2018 tarihinde çalışmaya başladığını, Sözleşmenin 1.maddesinde; " 5 yıl süreyle şirkette edindiği bilgi ve birikimleri bizzat ya da dolaylı yolla 3. Kişi ve kuruluşlar aracılığıyla kullanılmayacağı’ belirtilmiş olduğu, 11. maddesinde; Şirketin iştigal ve faaliyet alanında Kara ve Hava Nakliyesi, depolama, lojistik, gümrükleme ile nakliye ile nakliye ve lojistik hizmetlerine bağlı hizmetler de Türkiye, İngiltere, Fransa, İspanya hattında çalışan ..., transport gibi sayılı şirketlerle ve burada sınırlı olmamak kaydıyla aynı sektör ve aynı hatta faaliyet gösteren sair şirketlerin İstanbul, Kocaeli, Bursa yer alan işyerlerinde 2 yıl boyunca rekabet yapılmayacağının belirtildiği, Davalının, davacının hiçbir ticari sırlarını ifşa etmediği ve kullanmadığını, davacı firmanın hiçbir zararının olmadığını, davalının, davacı şirketin sır niteliğinde sayılabilecek tüm bilgisine sahip olmadığını, haksız rekabette bulunduğu yönünde somut bir delil sunulmadığını, davalının yalnızca aynı iş kolunda Faaliyet göstermesinin bir şirkette çalışmasının haksız rekabet anlamına gelmediğini, Yerleşik Yargıtay İçtihatlarına göre bu durumların irdelendiği, bu nedenle Rekabet Yasağı iddiasının gerçeğe uygun bulunmadığı, Davacı tarafın 50.000,00 TL cezai şart talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu ve ilgili taahhütname de " taahhütnameye aykırı davranılmadı durumunda işverene 25 brüt maaş karşılığı tutarında tazminat ödeyeceği..."'nin belirtildiği ve Borçlar Kanunu Madde 420 ile 4 Hizmet sözleşmelerinde işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir." Hükmünün düzenlendiğini, 50.000,00 TL cezai şartın kanun ve Yargıtay uygulamalarına aykırı olduğunu, sonuç olarak davanın Görev Yönünden Reddine, Kabul Edilmemesi Durumunda Davanın Esastan Reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir.
Davalı ... Nakliyat ve Lojistik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6. Maddesi; " Genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir" Hükmüne amir olup, Şirketin adresinin Küçükçekmece olduğu ve bu nedenle de Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ikame edilmesi gerekmekte iken, yetkisiz mahkemede ikame edilmiş olduğundan işbu davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddinin gerekmekte olduğunu, davalı şirketin Haksız Rekabet teşkil edecek bir eyleminin bulunmadığı, davacı taraf, TTK 55/b-2 ve 3 Maddelerinin ihlal edildiğini iteri sürmekte olduklarım, bunu mümkün olmadığını ve şartların oluşmadığını, İş Akdi devam ederken davacının çalışanına yarar sağlayarak yeni şirketinde, şirket lehine çıkar sağlamasının mümkün olmadığını, öncelikle TTK m,54 vd, Maddeleri ile yasaklanan eylem "Rekabet etmek" değil, "Rekabetin kötüye kullanılması" olduğunu, TTK M.55/b-2'de düzenlendiği şekilde iş akdi devam ederken davacının çalışanı ile temas kurmadığım ve ona herhangi bir yarar sağlamadığını, aksinin davacı tarafın ispatlaması zorunlu olduğu, çalışanlar aracılığıyla davacının herhangi bir iş sırrını ele geçirilmesi söz konusunun mümkün olmadığını, TTK Madde 55/b-3 uyarınca haksız rekabet eyleminin oluşması için ortada bir "iş sırrı"'nın olmasının gerektiğini, ancak, davacının ticari sır olarak iddia ettiği müşteri bilgileri açısından ortada bir iş sırrınrn söz konusu olmadığrnı, taşımacılık sektöründe tüm firmaların potansiyel müşteri olduklarını ve bunlarla ilgili bilgilerin sıradan bir İnternet araştırmasıyla ulaşılabilecek bilgiler olduğunu, davacı ile davalı şirketin iş yaptığı başkaca şirketlerin hizmetlerinin incelenmesi durumunda vermekte oldukları hizmetin ticari sır gerektirmeyecek olduğunun anlaşılacağını, kabul etmemekle birlikte bu iddiasının yazılı belgelerle ispatlamakla yükümlü olduğunu, Taşımacılık Sektöründe çalışan kişilerin iş akitleri sona erdikten sonra aynı sektörde çalışılmasının kaçınılmaz olduğunu, Davacının, Davalı şirketten kaynaklı bir zararının bulunmadığını aksinin davacı tarafından ispatının zorunlu olduğunu, Zarar görme ihtimalinin Kaksız Rekabet açısından yeterli olduğu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, Davacı ile Diğer Davalı çalışan arasındaki Rekabet Etmeme taahhüdünün Davalı Şirketin sorumlu Tutulması kabul edilemez olduğu, haksız davanın öncelikle usulden reddini ve herhalde esastan reddi ile yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dosya Mevcudu, Bilirkişi İncelemesi, Taraflar arasındaki Ticari Sır Bilgi Saklama ve Rekabet Yasağı Taahhütnamesi.
Mahkememizden verilen 18/01/2021 tarih ve 2018/879 Esas 2021/23 sayılı kararı, ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 28/03/2024 tarih ve 2021/... Esas 2024/ ... Karar sayılı ilamıyla KALDIRILMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapıldımıştır.
İlamda özetle; "Davacı, HMK'nın 190 ve TMK'nın 6.maddesine göre usulüne uygun delillerle davalı şirketin, davalı çalışanını ayartarak iş akdini sona erdirmeye sevk ettiği ve davacı şirketin iç sırlarını ve müşteri çevresini ele geçirerek kendi ticari faaliyeti için kullandığını kanıtlaması gerekmektedir. Dava dilekçesinde, davalı şirketin, davalı işçiyi ayartarak iş akdinin sonlandırıldığı, iş akdinin sonlanmasından sonra, davalı işçinin rekabet yasağı sözleşmesine aykırı şekilde davalı şirkette çalışmaya başladığı ve ayrılan işçinin davacı şirketteki konumundan faydalanılarak elde edilen davacı sırlarını, müşteri portföyünü, ihale ve pazarlama birimlerini dürüst rekabete aykırı şekilde kullanılarak davacının zarara uğratıldığı belirtilerek haksız rekabetin tahsisi ile maddi ve manevi tazminatın yanı sıra rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan kaynaklanan cezai şartın tahsili talep edilmiştir. Mahkemece iki ayrı talep bulunmasına rağmen haksız rekabet yönünden hiç bir inceleme yapılmamıştır. Dosyada bilirkişi raporunun herhangi bir mali incelemeyi içermeyen tamamen hukuki değerlendirme ile hazırlanmıştır. Oysa haksız rekabetin tespiti için, gerekirse davacıdan HMK'nın 31.maddesine göre açıklama alınarak somut olarak davacının hangi müşterisinin ayartıldığı veya hangi ticari sırrının kullanıldığı sorularak her iki tarafın ticari defterleri üzerinde bu iddianın araştırılması için konusunda mali müşavir bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılmalıdır. Ayrıca rekabet yasağına ilişkin talep bulunduğundan, bu talepten davalıların ayrı ayrı sorumlu olduğu belirtildiğinden her biri yönünden ayrı ayrı sorumluluk nedenleri değerlendirilmeli ve işçiye ödenen ücretlere ilişkin özlük dosyası getirtilmelidir. Tüm deliller toplandıktan sonra haksız rekabet bulunup bulunmadığı ile davalı işçinin rekabet yasağına aykırı davranıp davranılmadığı değerlendirilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde bir inceleme yapılmaksızın soyut olarak rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Mahkemece yapılan soyut değerlendirmeler bir kısmı, güncel Yargıtay kararlarına da uygun değildir. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2021/11-447 Esas ve 2023/179 Karar sayılı ilamı) ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. " hükmüne yer verilmiştir.
Mahkememizin 04/11/2024 tarihli duruşma tutanağı ara kararı ile; BAM kaldırma kararı 5. Sayfa son paragrafı gereği, davacının hangi müşterisinin / müşterilerinin davalılarca ayartıldığı veya davacıya ait hangi ticari sırrı, davalı ... ... tarafından kullanıldığına dair beyanda bulunduğunda, davalı ... ... in davacı şirkette çalışmaya başladığı tarihten dava tarihi olan 01/10/2018 tarihine kadar kendisine ödenen tüm ücretleri gösterir özlük dosyası suretini sunduğunda ve davalının karşı beyan süresi dolduğunda, davacı şirket ile davalı şirketin 2017 ve 2018 yıllarındaki ticari ilişkilerine dair BA ve BS formaları celp edildiğinde, davacı şirket ile davalı şirketin 2017 ve 2018 yılları ticari defter, kayıt ve belgelerini flash bellek / CD formatında sunmaları için verilen süre dolduğunda, dosyanın Mali Müşavir ve Haksız Rekabet Uzmanından ulaşan 2 kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile; 12/07/2016 tarihli taahhütnamede irdelenerek, uyuşmazlık noktaları, davalıların, davacıya karşı dava dilekçesinde iddia edilen hususlar kapsamında, müşteri ayartma ve haksız rekabette bulunup bulunmadıkları, bulunmuşlar ise haksız rekabetten kaynaklı davacının zararının ne kadar olduğu hususunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Mahkememiz dosyasına 16/01/2025 tarihli bilirkişi raporu ibraz edilmiştir.
Raporda özetle; " Tüm dosya kapsamı incelendiğinde;
Mali Yönden;
1-Davacı ... .... A.Ş.'nin Ticari Defter ve SGK kayıtlarına göre;
Davalı “... ...” in davacı firmada 02.06.1997 yılında başlayan iş akdinin 22.01.2014 tarihinde emeklilik nedeni ile sonlandığı, sonrasında 22.01.2014 tarihinde davalının tekrar işe girişinin yapıldığı ve bu iş akdininde işveren tarafından 28.07.2018 tarihinde işten çıkarma ile SGK bildirgesinde 03 kodla “Diğer Nedenler” olarak SGK'ya bildirilerek davalıyı işten çıkarıldığı ve ikale ile kıdem tazminatı ve kalan izin ücreti dahil Brüt 50.607,54 TL net 36.288,16 TL net tazminat ödendiği,
Davacının SGK'ya bildirdiği aylık hizmet dökümlerine göre Davacı firmada çalıştığı süre zarfında;
Davalının 2014 -2016 Yılları arasında 1120.48 meslek kodu ile “Diğer Üst Düzey Yönetici” çalıştığı, 2017-2018 Yıllarında ise 1223.01 meslek kodu ile “Yönetici-Araştırma ve Geliştirme Hizmetleri” olarak çalıştığı tespit edilmiştir.
2- Davalı ... ....LTD.ŞTİ.'nin SGK kayıtlarında :
Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan tek ve nihai ticari belgeler olan SGK ve ücret bordro bilgilerinden tespit edilenlere göre; davalı “... ...” in SGK işe giriş bildirgesinde tarihinde davalı firmaya 06.09.2018 rihinde 2423.12. meslek kodu ile “İş Geliştirme Uzmanı” olarak işe başladığı, sonrasında 19.03.2019 tarihinde istifa dilekçesi ile davalı ... firmasından işten ayrıldığı karşılıklı imzalanan ibraname ile davalı çalışana Asıl ücret 1.678,33 TL + AGİ Tutarı 191,88 TL den 371,48 TL Kesinti yapılarak toplamda 1.498,73 TL ödenerek işten çıkışının yapıldığı tespit edilmiştir.
Davacı firmanın davalı çalışanın hangi müşteri davalı ... firmasına yönlendirdiği, hangi şirketlerin sözleşmeleri iptal edilerek yönlendirildiği hususunda dosyaya ve bilirkişi incelemesine herhangi ticari defter kaydı bilgi belge sunmadığından bu yönde herhangi bir tespitte bulunulmamıştır.
Dava konusu uyuşmazlıktaki rekabet yasağı kaydının yer ve konu bakımından, oldukça geniş kapsamlı belirlendiği, böyle bir düzenlemenin işçinin ekonomik geleceğini de tehlikeye sokabilecek nitelikte olması gözetildiğinde rekabet yasağı kaydının geçerli olmadığı,
Haksız rekabet yönünden yapılan incelemeler neticesinde yukarıda gerekçeli olarak açıklandığı üzere davalıların iddia edilen hususlarda haksız rekabete yol açabilecek fiillerini tespit edilemediği ve bu sebeple herhangi bir haksız rekabet hal kanaatine ulaşılmış olup, nihai takdir Sayın Mahkemededir. " tespit ve görüşüne yer verilmiştir.
GEREKÇE :
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; Davalılardan ... ... 'in davacı ile imzaladığı Ticari Sır Bilgi Saklama ve Rekabet Yasağı Taahhütnamesi'ne aykırı davranması nedeni ile sözleşmede belirlenen cezai şart ve davacıya verdiği zararlar sebebi ile müştereken tazminat sorumluluğuna istinaden cezai şart, maddi ve manevi zararın davalılardan tahsili talepli davadır.
Mahkememizce dosya arasına alınan Taraflar arasındaki Ticari Sır Bilgi Saklama ve Rekabet Yasağı Taahhütnamesi, denetime ve hükme elverişli bilirkişi raporu ve tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Taraflar arasında akdedilen rekabet yasağı sözleşmesi firma ve il bakımından geniş kısıtlamalar içerdiği, Taşıma alanında müşteri çevresi ticari sır niteliğini haiz olmadığı, Tek taraflı olarak işçi aleyhine getirilen cezai şart içtihatlar dikkate alındığında geçerli olmayacağı, rekabet yasağı sözleşmesi mevcut haliyle geçerli dahi sayılsa ... şirketinin sayılan firmalar arasında yer almaması sebebiyle yasağa aykırılık teşkil etmeyeceği hususları anlaşıldığından davacının maddi, manevi alacak taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davanın Reddine,
2-Alınması gereken 615,40 TL red harcının, peşin alınan 1.707,75 TL 'den düşümü ile arta kalan 1.092,35 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/02/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır