T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/354 Esas
KARAR NO :2025/486
DAVA:Kooperatif Üyeliğinin Tespiti
DAVA TARİHİ:Fri Mar 10 00:00:00 TRT 2023
KARAR TARİHİ:14/07/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin ve davalı ...'ın babaları ..., davalı kooperatifin ... numaralı ortağı olduğunu, Müvekkillerinin murisi 08/03/1991 tarihinde vefat ettiğini, dolayısıyla kooperatif üyeliğinin de Türk Medeni Kanuna göre bu mirasçılara intikal ettiğini, Müvekkillerin anneleri 09-04-2022 tarihinde vefat ederek ..., ..., ..., ... ve ...'nin mirasçı olarak kaldığı .... Noterliği 27-04-2022 tarih, ... yevmiye numaralı mirasçılık belgesi ile tespit edildiğini, Müvekkillerinin anneleri öldükten sonra kendilerine intikal eden işbu kooperatif ortaklığı hakkında bilgi almak için 06-05-2022 tarihinde Kooperatife yazılı olarak başvuru yaptıklarını, Muris ...'ın ortaklık haklarının tüm mirasçılara geçmesi gerektiğini, Mirasçılardan birine yapılan intikal TMK.'na açıkça aykırı olduğunu, bunun yanında müvekkillerim ortaklığın devri için her hangi bir devir anlaşması yapmadıklarını, Mirasçılardan biri adına yapılan ortaklık kaydı tescili yolsuz ve hukuka aykırı olduğunu, Muris ...'ın 08-03-1991 tarihinde vefatından sonra ... nolu ortaklık haklarının oğlu ...'a devrinin ve bu devre ilişkin Kooperatif Yönetim Kurulunun 04-06-1992 tarih ve ... sayılı kararının iptalini, İşbu ortaklık haklarının mirasçılar adına tescilini ,İşbu Ortaklık hakkının dava sonuna kadar 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP :
Davalı ... Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava açılmadan evvel davacılar tarafından müvekkil Koop.'e yazılı başvuru yapıldığını, ...'ın Koop. üyeliğinin kime devredildiği hususunda bilgi talep edilmiş olup talep gereği müvekkil Koop. tarafından davacılar yazılı şekilde bilgilendirildiğini, 2005 yılından önceki karar defterleri Koop. bünyesinde mevcut olmadığı için devre ilişkin evraklar mevcut Koop. Yönetim kurulunun elinde bulunmadığını, huzurdaki davanın zamanaşımına uğradığını, Koop. mevcut yönetim kurulu 16.10.2010 tarihinde göreve geldiğini, Göreve geldiğinde Koop. ortaklık hazirun listesinde ... üye olarak kayıtlı olması sebebiyle üyelik iş ve işlemleri ... adına yapıldığını, belirterek davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretini karşı tarafa hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, söz konusu iptal talebinin dinlenilmesinin yasal dayanağı bulunmadığını, davacılar gerek yönetim kurulu kararı gerekse de dava tarihi itibarı ile ortaklık sıfatına haiz olmadıklarından dava açma haklarının bulunmadığını, babaları ...'ın 08.03.1991 tarihinde vefatından tam 32 yıl sonra müvekkile karşı yönelttikleri bu dava tamamı ile haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Söz konusu devrin usulüne uygun olmadığını iddia eden davacıların iddiaları soyut olduğunu, herhangi bir ispata da konu olmadığını belirterek davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Deliller; Dosya mevcudu, cevap dilekçeleri, müzekkere cevapları ve bilirkişi raporudur.
Mahkememizden verilen .../09/2023 tarih ve ... sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 28/03/2024 tarih ve 2024/191 Esas 2024/412 Karar sayılı kesin kararıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapıldı.
Mahkememizin 07/08/2024 tarihli tensip tutanağı ara kararı gereği; Ticaret Bakanlığı İstanbul Ticaret İl Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, müzekkere cevabı geldiğinde, dosyanın borçlar hukuku ve ticaret hukuk nitelikli hesaplama bilirkişisi akademisyen Doç. Dr. ...'ya tevdii ile, davalı ...' nin adresinde ve davalı kooperatifin Ticaret Bakanlığı İstanbul Ticaret İl Müdürlüğü nezdindeki kayıtları üzerinde HMK 218/1 ve 278/4 maddeleri gereği bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine, bilirkişi tarafından dosya üzerinde ve lüzum görmesi halinde yukarıda verilen yetki gereği yerinde inceleme yapılarak; Dava konusu davalı kooperatif yönetim kurulunun 04/06/1996 tarihli ve ... Sayılı kararının iptal koşullarının bulunup bulunmadığı davacıların iptal ve tescil taleplerinin yerinde olup olmadığı ve ....09.2023 tarihli ön inceleme duruşma zaptında belirtilen uyuşmazlık noktaları hakkında, denetime elverişli gerekçeli raporun düzenlenilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Mahkememiz dosyasına ....04.2025 tarihli bilirkişi raporu ibraz edilmiştir.
Raporda özetle;" Dosyaya alınan ve davalı genel kurulun 1990-1993 döneminde gerçekleştirilen genel kurul toplantı tutanakları ekinde bulunan hazır bulunanlar listeleri (HAZİRUN CETVELLERİ) incelendiğinde, murisin vefatı sonrasında yapılan genel kurul toplantısında isminin bulunduğu, ancak imzasının bulunmadığı, ardından yapılan toplantı tutanağı ekinde yer alan cetvellerde ise davalının adının bulunduğu ancak davalının yanında (TEMSİLCİ) açıklamasının yer aldığı anlaşılmaktadır.
Bu haliyle kooperatif ana sözleşmesinin ilgili 16. maddesinde de açıkça belirtildiği üzere, ortağın ölümü üzerine mirasçılar tarafından ortak bir temsilcinin bildirilmesi veya vefat eden ortağın ortaklıktan çıkartılması suretiyle işlem gerçekleştirilmesi yöntemlerinden ilkinin tercih edildiği ve davalının mirasçılar adına söz konusu şirket genel kurullarına davet edildiği kanaati oluşmaktadır. Bu yönde başvuru ve davalı kooperatif yönetim kuruluna tarafından alınan karara ulaşılması mümkün olmamakla birlikte hazirun cetvellerinde yer alan TEMSİLCİ açıklamasının, davalının kendi ad ve hesabına değil miras ortaklığını temsilen katıldığını göstermektedir.
Bu durumda kooperatif hissesi üzerinde elbirliği ortaklığının devam ettiği ve ortak sıfatının ortan muris durumunda olan ...’a ait olduğunun tespit edilmesinin uygun olacağı sonucuna varılmaktadır. Bu kişinin vefatı sebebiyle miras şirketinin söz konusu paya sahip olacağı ve haklarını kooperatif ana sözleşmesinin 16. Maddesine göre kullanmaları gerekeceği, Dava konusu davalı kooperatif hissesinin tarafların ortak murisi olan ...’a ait olacağı ve mirasçılarının ilgili kooperatif Ana Sözleşmesi 16. Maddesi hükmüne göre bir temsilci tayin etmek suretiyle ortak sıfatından kaynaklanan hak ve alacakları kullanabilecekleri " değerlendirme ve tespitleri yapılmıştır.
GEREKÇE :
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; ;Davacılar ile davalı ...'ın murisi ...'ın 08/03/1991 tarihinde vefatinden sonra davalı kooperatif haklarını davalı ...'a devredildiğine ilişkin kooperatif yönetim kurulunun 04/06/1996 tarihli ve ... Sayılı kararının iptali ile murisin kooperatifteki üyelik haklarının mirasçılar adına tescili talepli dava olup davalılar esasa ilişkin itirazlar ile birlikte hak düşürücü süre ve zaman aşımı itirazında bulunmuşlardır.
Mahkememiz .../09/2023 tarih ve ... sayılı kararı, ile zaman aşımı defi gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 28/03/2024 tarih ve 2024/191 Esas 2024/412 Karar sayılı,
"Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, 1163 sayılı yasanın 17. maddesinden hareketle çıkan veya çıkarılan ortakların kooperatife karşı 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde dava açması gerektiğinden bahisle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir. Oysa somut uyuşmazlıkta, çıkan veya çıkarılan bir ortağın talebi bulunmamakta, aksine üyeliğin tespiti talebi bulunmaktadır. Tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı davalarda olduğu üzere üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan, diğer anlatımla üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgisi bulunmayan uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez.(Yargıtay 23.Hukuk Dairesi 2016/1631 E-2017/4 K sayılı 16.01.2017 tarihli kararı, 2015/3254 E-2016/178 E sayılı 18.01.2016 tarihli kararı) Bu nedenle 1163 sayılı Yasa'nın 17. maddesine göre verilen zamanaşımından red kararı doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek, murisin birden fazla mirasçısı bulunduğu anlaşıldığından, davalılardan ...'ın davalı kooperatif tarafından üyeliğe kabulünün mirasçılar adına temsilci sıfatı ile mi kendi adına mı olduğunun belirlenmesi bakımından Kooperatifin tüm kayıtları ile ortaklık kayıt defteri dahil (her ne kadar davalı kooperatif 10/05/2023 tarihli uyap üzerinden gönderdiği dilekçesi ekinde ... nolu ortaklık kayıt defteri örneğini sunduğunu belirtmiş ise de dilekçe ekinde herhangi bir kayıt sunulmadığı görülmüştür.) ve Bakanlık İl Müdürlüğünde bulunan kayıt ve belgeler de getirtilmek suretiyle, davalı kooperatifin tüm kayıtları üzerinde gerekirse yerinde inceleme yapılarak konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınması ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 14. maddesi ve anasözleşmenin 16. Maddesi de birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir." gerekçeli kesin kararı ele mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
BAM kararı dikkate alınarak alınan denetime ve hükmü elverişli bilirkişi raporu ve dosya kapsamı gözetilerek; Davalı kooperatifin 1990-1993 döneminde gerçekleştirilen genel kurul toplantı tutanakları ekinde bulunan hazır bulunanlar listeleri (HAZİRUN CETVELLERİ) incelendiğinde, murisin vefatı sonrasında yapılan genel kurul toplantısında isminin bulunduğu, ancak imzasının bulunmadığı, ardından yapılan toplantı tutanağı ekinde yer alan cetvellerde ise davalının adının bulunduğu ancak davalının yanında (TEMSİLCİ) açıklamasının yer aldığı, bu haliyle kooperatif ana sözleşmesinin ilgili 16. maddesinde de açıkça belirtildiği üzere, ortağın ölümü üzerine mirasçılar tarafından ortak bir temsilcinin bildirilmesi veya vefat eden ortağın ortaklıktan çıkartılması suretiyle işlem gerçekleştirilmesi yöntemlerinden ilkinin tercih edildiği ve davalının mirasçılar adına söz konusu şirket genel kurullarına davet edildiği, bu yönde başvuru ve davalı kooperatif yönetim kuruluna tarafından alınan karara ulaşılması mümkün olmamakla birlikte hazirun cetvellerinde yer alan TEMSİLCİ açıklamasının, davalının kendi ad ve hesabına değil miras ortaklığını temsilen katıldığını gösterdiği, bu durumda kooperatif hissesi üzerinde elbirliği ortaklığının devam ettiği ve ortak sıfatının ortak muris durumunda olan ...’a ait olduğunun kabulü gerekeceği, Bu kişinin vefatı sebebiyle miras şirketinin söz konusu paya sahip olacağı ve haklarını kooperatif ana sözleşmesinin 16. Maddesine göre kullanmaları gerekeceği, dava konusu davalı kooperatif hissesinin tarafların ortak murisi olan ...’a ait olacağı ve mirasçılarının ilgili kooperatif Ana Sözleşmesi 16. Maddesi hükmüne göre bir temsilci tayin etmek suretiyle ortak sıfatından kaynaklanan hak ve alacakları kullanabilecekleri tespit edilmekle, davanın kabulü ile 08/03/1991 tarihinde vefat eden muris ...'a ait olan davalı ...ndeki ... Nolu ortaklık haklarının davalı ...'a devrine ilişkin davalı ... Yönetim Kurulu'nun 04/06/1992 tarih ve ... Sayılı kararının iptali ile murisin ortaklık haklarının mirasçıları adına tesciline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davanın kabulü ile 08/03/1991 tarihinde vefat eden muris ...'a ait olan davalı ...ndeki ... Nolu ortaklık haklarının davalı ...'a devrine ilişkin davalı ... Yönetim Kurulu'nun 04/06/1992 tarih ve ... Sayılı kararının iptali ile murisin ortaklık haklarının mirasçıları adına tesciline,
2-Davacılar vekille temsil olunmakla, kabul üzerinden hesaplanan karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine,
3-Alınması gerekli olan 615,40 TL karar ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile eksik kalan 435,50 TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile maliyeye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan (179,90 TL peşin harç + 205,50 ilk masraf + 13.000,00 TL bilirkişi ücreti + 460,00 TL posta masrafı ) toplam 13.845,40 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/07/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır