T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/36 Esas
KARAR NO:2025/879
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:01/09/2009
KARAR TARİHİ:15/12/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında mal alımı konusunda 3 adet sözleşme yapıldığını müvekilinin sözleşmeye istinaden soya fasulyesi, ham soya yağı ve rafine soya yağını ithal ederek teslime hazır hale getirdiğini, davalının malları teslim almaktan kaçındığını,bu konuda davalıya ihtarda çekildiğini,davalının bu malları almaması nedeniyle piyasa rayiçinden satmak zorunda kaldığını zira malların elde tutulması bozulma riski ve muhafaza ve depolama külfeti nedeniyle mümkün olmadığını, satış anına kadar muhafaza ve depolama masrafı yapıldığını beyanla fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak şartıyla 96.000-TL nin zararın doğum tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davayı kabul etmediklerini zira alıcını temerrüdünün oluşmadığını çünkü sözleşme teklifinin en geç sözleşmenin 6.8.2008 tarihinde imzalanması halinde geçerli olabileceğini, sözleşmenin süresinde imzalanmadığını buna rağmen müvekkilinin iyiniyetli olarak 63 ton malı aldığını, 06.10.2008 tarihinde mutabık kalındığı şeklinde şerh düşülmesine rağmen sözleşme süresinde imzalanmaması nedeniyle tarafların iradeleri ile tadil edildiğini, tarafların iradeleri ile sözleşmenin tadil edilmesi nedeniyle temerrüdün oluşmayacağını, bu haliyle sözleşmenin tadil nedeniyle kısmen yürürlüğe girdiğini, 15 metrik ton soya fasulyesi ile ilgili malın 1.6.2008-1.9.21008 tarihleri arasında çekileceğinin kararlaştırıldığını, davalının bu maldan çekmediği miktarın 1001 merik ton soya fasulyesi olduğunu bununda davacının deposunda bulunduğunu, bunun her zaman eder fiyatından satılabileceğini, bekletilen malın hangi tarihte hangi fiyattan satıldığı hususunun belirsiz olduğunu ispata muhtaç bulunduğunu, malın yerli mal olduğunu ve davacının iyiniyetli olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Deliller; Dosya mevcudu, cevap dilekçesi,
Mahkememizden verilen 21/12/2020 tarih ve 2018/... Esas sayılı 2020/... kararı Yargıtay'ın 11. Hukuk dairesinin 02/03/2023 tarihli ve 2021/5680 Esas 2023/1251 Karar sayılı ilamıyla BOZULMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
İlamda özetle;"davacı taraf dava ve ıslah dilekçesinde davalı tarafından teslim alınmayan alların üçüncü kişilere satılması sebebiyle oluşan zararının yanı sıra, malların muhafaza ve depolanması için yapılan masrafların da tahsilini talep etmiş, Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce onanmış, davalı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine Dairemizin 05.12.2017 tarihli ve 2016/12695 E., 2017/7750 K. sayılı kararı ile sadece malın rayiç bedelinin tespit şeklinin hatalı olduğundan bahisle bozulmuş, davalının sair karar düzeltme itirazlarının ise reddine karar verilmiştir. Bu itibarla Mahkemece malların muhafaza ve depolanması masrafları için verilen kabul kararının kesinleştiği ve davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu hususunun nazara alınmaması da doğru olmamış, hükmün açıklanan bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir. " hükmüne yer verilmiştir.
Mahkememizin 04/03/2024 tarihli duruşmasında; Bozma ilamında belirtilen emsal bedellerin araştırılması için müzekkere yazılacak merci, ürün, tarih ve sair hususlara ilişkin bilgileri ikmal olduğunda, dosyanın yeni görevlendirilecek bir mali müşavir bilirkişiye tevdii ile; Yargıtay bozma ilamı 4 nolu bendi gereği "dava konusu malların 3. Kişilere satış tarihleri itibari ile piyasa rayiç araştırması yapılarak (açık kaynaklar vs şekilde) yapılarak bu araştırma verileri raporda değerlendirilerek davacının gerçek zararının tespitine ilişkin gerekçeli ve denetime elverişli yeni bir raporun düzenlenilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Mahkememiz dosyasına 26/08/2024 tarihli bilirkişi raporu ibraz edilmiştir.
Raporda özetle;" Dava dosyasında tüm belgelerin kapsamı itibariyle yapılan incelemeler ışığında, her türlü hukuki ve nihai kararı Sayın Mahkeme'nize ait olmak üzere aşağıdaki neticelere ulaşılmıştır:
Yargıtay kararı ve Sayın Mahkemenin görevendirmesi kapsamında Açık kaynaklarda “ham soya yağı”, “soya fasulyesi” ve “rafine soya yağı” fiyatları hususunda internet ortamında araştırma yapılmak istendi; davaya konu 2009 /eylül ayı dönem fiyat arşivlerine rastlanmamış, Ticaret borsalarında ise (örneğin ... n ... Borsası A.Ş.,...ana Ticaret Borsası, ... Ticaret Borsası, ... Ticaret Borsası vb) internet sayfalarında soya fasulyesi ve rafine soya yağının güncel ton fiyatları yazılı olduğu görülmüş Ancak; Söz konusu ticaret borsalardaki güncel fiyatların belirlenme yöntemi ve şekli hususları, bu ticaret borsalarındaki güncel ton fiyatlarının dava dosyasındaki ürünlerin niteliği ve değerini yansıtıp yansıtmadığının Mali müşavir uzmanlık alanı dışında kaldığından değerlendirilemediğinden;
Dosyaya mevcut müzekkere ile gelen ham soya yağı, soya fasulyesi ve rafine soya yağı fiyatları hususunda dosyadaki hesaplama yapmaya imkan sunan tek ve nihai kaynaklar olan ... Sanayicileri Derneği Rayiç verileri ve Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Rayiç verilerine göre ayrı ayrı hesap yapıldığında;
* ... San. Derneği Rayiç verileri ile Toplamda 458.655.23 Usd (ZARAR) hesaplanacağı,
* Türkiye ... Sanayicileri Birliği Rayiç verileri ile ise Toplamda 8.281,57 Usd (KAR ) hesaplanacağı " görüş ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizin 21/10/2024 tarihli duruşmasında; İstanbul , ... , ..., ..., ..., ... ve ... Ticaret Borsalarına, taraf vekillerinin bildirecekleri kurum ve kuruluşlara da aynı şekilde emsal rayiş fiyat bilgileri için yazılan müzekkere cevapları geldiğinde, dosyanın aynı bilirkişiye tevdii ile, kurumlardan gelen her bir ürüne ilişkin rayiç fiyatların ortalamaları esas alınarak ve 26/08/2024 tarihli kök rapora karşı taraf vekillerinin yapmış oldukları itirazlarda irdelenerek EK RAPOR düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Mahkememiz dosyasına 02/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ibraz edilmiştir.
Ek raporda özetle;" Müzekkere ile dosyaya gelen rayiç fiyat bilgileri aşağıdaki gibidir.
1-...
24.10.2024 tarihli yazısında “İlgi yazınız ile ham soya yağı, soya fasulyesi ve rafine soya yağının 2009 yılı Mart ve Nisan ayı rayiç fiyat bilgilerini talep etmektesiniz. İstediğiniz tarihlerde Borsamızda oluşan fiyat bilgileri aşağıda ki gibidir. “ denilmiştir.
Mart 2009 USD Kuru 1,71 TL, Nisan 2019 1,61 TL üzerinden yapılan hesaplamaların detayı rapor ekindedir.
¸
2-... Ticaret Borsası
25.10.2024 tarihli yazısında “...Borsamızda belirtmiş olduğumuz tarihlerde ham soya yağı, soya fasülyesi ve rafine soya yağı gerçekleşmediğinden tespiti yapılamamıştır.” yazılı olduğu görülmüştür.
3-... Ticaret Borsası
05.11.2024 tarihli yazısında “ ilgili yazını ile talep etmiş olduğunuz tarihlerde soya yağı ve soya fasulyesi Borsamız işlem görmemiştir. İşlem görmediği için fiyat bilgisine ulaşılamamıştır." yazılı olduğu görülmüştür.
4-... Ticaret Borsası
23.10.2024 tarihli yazısında “İlgi yazınıza istinaden yapılan tetkikte, soya ürünlerinin ilgideki tarihlerde (Mart 2009 - Nisan 2009) Borsamızda işlem görmediğinden dolayı fiyat bilgisi verilememektedir..” yazılı olduğu görülmüştür.
5-... Ticaret Borsası
28.10.2024 tarihli yazısında “.. Kayıtlarımızda sadece Soya fasulyesinin fiyat bilgisi bulunmaktadır, diğer iki madde borsamızda işlem görmemektedir. Soya fasulyesi fiyat bilgisi ekte sunulmaktadır.” denildiği görülmüştür. Yazıda sadece soya fasulyesi ortalama fiyatı iletildiğinden hesaplamalara dahil edilmemiştir.
6- ... Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü
31.10.2024 tarihli yazısında “« İlgili yazınız gereği talep ettiğiniz ham soya yağı, soya fasülyesi, rafine soya yağı belirtilen tarihlerdeki rayiç fiyat bilgileri kayıtlarımızda bulunmamaktadır.” yazılı olduğu görülmüştür.
7- ... Sanayicileri Birliği
19.11.2024 tarihli yazısında “ Birliğimiz kayıtlarında, işlenniş soya ürünleri olan tam yapılı (full fat) soya, soya küspesi ve ham soya yapı fiyatları aylık olarak yer almaktadır. Fiyatlar kamu kurumları tarafından talep edilmesi nedeniyle bazı yem fabrikalarından sözlü olarak alınıp kaydedilmektedir. BU fiyatlar Türkiye geneli için hatmini olup, bölgelere ve satış koşulları ( vadeli, vadesiz, teslim yeri gibi ) göre değişiklik gösterebilmektedir.” yazılı olduğu görülmüştür.
Hesaplamalar Neticesi Ve Kanaat :
Dosya kapsamındaki bilgi belgeler ve müzekkere ile dosyaya gelen birlik ve borsaların yazılarındaki 2009 yılı Mart ve Nisan ayı rayiç fiyat bilgilerine göre hesap yapıldığında aşağıda tabloda özetlendiği ve rapor ekinde detay hesaplamasında görülebileceği üzere;
¸
Müzekkere ile dosyaya gelen 2009 yılı Mart ve Nisan ayları rayiç fiyatlarına göre dava konusu malları lere satışından doğan zararının;
... Sanayicileri Derneği verileri ile : - 458.655,23 USD (zarar)
... verileri ile : - 386.939,73 USD (zarar)
...Sanayicileri Birliği verileri ile :- 297.017,83 USD (zarar) Hesaplanacağı " görüş ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizin 24/02/2025 tarihli duruşmasında; Dosyanın yeni görevlendirilecek bir mali müşavir ve bir ziraat mühendisinden oluşan 2 kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile, Yargıtay bozma ilamı 4 nolu bendi gereği "dava konusu malların 3. Kişilere satış tarihleri itibari ile piyasa rayiç araştırmasına ilişkin yazılan müzekkerelere verilen cevaplar değerlendirilerek ayrıca resen varsa açık kaynaklardan da faydalanılarak bu araştırma verileri raporda değerlendirilerek davacının gerçek zararının tespitine ilişkin gerekçeli ve denetime elverişli yeni bir raporun düzenlenilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Mahkememiz dosyasına 03/07/2025 tarihli bilirkişi raporu ibraz edilmiştir.
Raporda özetle;" Davacı şirkete ait 2008 ve 2009 yılı ticari defterlerin Mülga 6762 TTK nun 70 maddesi hükümlerine göre yevmiye defteri kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, bu nedenle davacı şirkete ait 2008 ve 2009 Yılı ticari defterlerinin defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil etmediği tespit edilmiştir.
Rayiç değer değerler:
İlgili kurumlardan gelen yazılar ve yapılacak araştırmalar neticesinde 3. Kişilere satış tarihleri itibariyle rayiç bedel tespiti yapılması ;
Heyetimizce yapılan araştırmada Türk Ticaret Kanununa göre 10 yıllık saklama süresi geçtiğinden 2009 yılı emsal olabilecek şirketlere ait 3.kişilere satış faturasına ulaşılamamıştır. İnternet üzerinden yapılan araştırmalarda müzekkereye dava konusu tarihlerde satış işlemi bulunmadığı cevabını veren ... Ticaret Borsası internet sitesinde 2009 yılı yıllık bültenine ulaşılmış olup ayrıntıları https://www.adanatb.org.tr/wp-content/uploads/202'1/11/2009.pdif adresinde yer almaktadır.
... Ticaret Borsası internet sitesinden edinilen 2009 yılı yıllık bülteni ve ticaret borsalarından müzekkere edilen fiyatlar aşağıdaki tablolarda irdelenerek ortalama Rayiç Bedel hesap edilmiştir.
Gerekçeli Sonuç:
Yargıtay bozma ilamı 4 nolu bendi gereği "dava konusu malların 3. Kişilere satış tarihleri itibari ile piyasa rayiç araştırmasına ilişkin yazılan müzekkerelere verilen cevaplar değerlendirilerek ayrıca resen varsa açık kaynaklardan da faydalanılarak bu araştırma verileri raporda değerlendirilerek davacının gerçek zararının tespit edilmesi yönünde verilen görevlendirme çerçevesi neticesinde;
Davacı şirkete ait 2008 ve 2009 yılı ticari defterlerin Mülga 6762 TTK nun TO maddesi hükümlerine göre yevmiye defteri kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, bu nedenle davacı şirkete ait 2008 ve 2009 Yılı ticari defterlerinin defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil etmediği,
Taraflar arasındaki ihtilafın cari hesap ilişkisinden kaynaklanmadığı, Yüce Mahkemenizce tarafımıza verilen görevlendirmenin de ticari defter verileri ile ilgili olmadığı bu nedenlerle taraflara ait ticari defterlerin ayrıca irdelenmesine gerek olmadığı,
Dava dosyasına daha önce sunulan Taporlarda davacı şirket tarafından ithal edilen ürünlerin KDV dahil tutarının maliyet olarak belirlendiği, ancak KDV nin maliyet hesaplarına eklenmesinin Türk Vergi Mevzuatı gereği mümkün olmadığı gibi, Katma Değer Vergisinin Finansal verilerde maliyetlere eklenmemesi gerektiği belirlenen vakıada;
Piyasa rayiç araştırmasına ilişkin Yüce Mahkemenizce dosyaya aldırılan belgeler ve Teknik Bilirkişi tarafından yapılan araştırmalar sonucu oluşan ortalama rayiç bedelleri ile davacının ithal etti lere ilişkin maliyetleri arasındaki farkın davacı lehine veya aleyhine ne kadar gerçekleştiğinin tespit edilmesi gerektiği,
Raporumuzun 3. Nolu başlığında ayrıntıları açıklandığı üzere davacının ithal ettiği ürünlere ilişkin maliyetler ile ortalama rayiç bedeller arasında Ham Soya Yağı için 124.053,10-USD, Soya Fasulyesi için 147.356,00-USD, Rafine Soya Yağı için 15.263,89-USD fark olduğu ve davacının 286.672,99.-USD zarar ettiği " belirtilmiştir.
Mahkememizin 20/10/2025 tarihli duruşmasında; 03/07/2025 tarihli kök rapora yönelik taraf vekillerinin itirazları irdelenerek, ayrıca 01/09/2009 tarihli dava dilekçesi ile 96.000,00 TL zarar bedeli talebinde bulunulduğundan ve 06/08/2013 tarihli ıslah dilekçesi ile bu talep 384.744,80 TL arttırılarak 480.744,80 TL'ye yükseltildiğinden zarar hesabı da dava ve ıslah tarihindeki kur esas alınarak yatırmak suretiyle ek rapor düzenlenilmesi için aynı bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Mahkememiz dosyasına 22/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ibraz edilmiştir.
Ek raporda özetle;" Yargıtay bozma ilamı 4 nolu bendi gereği "dava konusu malların 3. Kişilere satış tarihleri itibari ile piyasa rayiç araştırmasına ilişkin yazılan müzekkerelere verilen cevaplar değerlendirilerek ayrıca resen varsa açık kaynaklardan da faydalanılarak bu araştırma verileri raporda değerlendirilerek davacının gerçek zararının tespit edilmesi yönünde verilen görevlendirme çerçevesi neticesinde;
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerde yapılan teknik incelemeler neticesinde tarafların kök rapora itirazlarının yersiz olduğu, kök raporda herhangi bir değişikliğe gidilmesini gerektirecek veri elde edilemediği,
Dava dosyasına daha önce sunulan raporlarda davacı şirket tarafından ithal edilen ürünlerin KDV dahil tutarının maliyet olarak belirlendiği, ancak KDV nin maliyet hesaplarına eklenmesinin Türk Vergi Mevzuatı gereği mümkün olmadığı gibi, Katma Değer Vergisinin Finansal verilerde maliyetlere eklenmemesi gerektiği belirlenen vakıada;
Piyasa rayiç araştırmasına ilişkin Yüce Mahkemenizce dosyaya aldırılan belgeler ve Teknik Bilirkişi tarafından yapılan araştırmalar sonucu oluşan ortalama rayiç bedelleri ile davacının ithal ettiği ürünlere ilişkin maliyetleri arasındaki farkın davacı lehine veya aleyhine ne kadar gerçekleştiğinin tespit edilmesi gerektiği,
Raporumuzun 3. Nolu başlığında ayrıntıları açıklandığı üzere davacının ithal ettiği ürünlere ilişkin maliyetler ile ortalama rayiç bedeller arasında Ham Soya Yağı için 124.053,10-USD, Soya Fasulyesi için 147.356,00-USD, Rafine Soya Yağı için 15.263,89-USD fark olduğu ve davacının 286.672,99.-USD zarar ettiği,
Dava tarihindeki 02.01.2009 tarihli TCMB efektif satış kur'u olan 1.5390 TL x 286.672,99 USD = 441.189,73 TL
Islah tarihindeki 06.08.2013 Tarihli TCMB efektif satış kur'u olan 1.9356 TL x 286.672,99 USD = 554.884,24.-TL olacağı " değerlendirme ve tespitleri yapılmıştır.
GEREKÇE :
Dava, davacı satıcı ile davalı alıcı arasında aktedilen Ham Soya Yağı,Soya Fasulyesi, Rafine Soya Yağı satım sözleşmesi nedeniyle davalı alıcının taahhüt ettiği ürünlerin bir kısmını teslim almaması nedeniyle davacı satıcının bu ürünleri piyasada daha düşük bedellerle satmak zorunda kalması nedeniyle oluşan zarar ve malların depoda muhafaza edilmesi nedeniyle ödemiş olduğu kira bedellerinin tazmini istemine ilişkindir.
Malların muhafaza ve depolanması için yapılan masraflara ilişkin davacı talebine ilişkin mahkememizce ilk verilen 11.09.2013 tarihli 2011/114 E, 2013/242 sayılı 1.792,97 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ili birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ilişkin karar, Yargıtayca onandığından, davalı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine Yargıtay 11.HD'nin 05.12.2017 tarihli ve 2016/12695 E., 2017/7750 K. sayılı kararı ile sadece malın rayiç bedelinin tespit şeklinin hatalı olduğundan bahisle bozulduğundan ve davalının sair karar düzeltme itirazlarının ise reddine karar verildiğinden, malların muhafaza ve depolanması masrafları için verilen ilk kabul kararının kesinleştiğinden bu hususta yeniden hüküm kurulmamıştır.Malların muhafaza ve depolanması için yapılan masraflara ilişkin davacı talebine ilişkin mahkememizce ilk verilen 11.09.2013 tarihli 2011/114 E, 2013/242 sayılı 1.792,97 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ili birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ilişkin karar, Yargıtayca onandığından, davalı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine Yargıtay 11.HD'nin 05.12.2017 tarihli ve 2016/12695 E., 2017/7750 K. sayılı kararı ile sadece malın rayiç bedelinin tespit şeklinin hatalı olduğundan bahisle bozulduğundan ve davalının sair karar düzeltme itirazlarının ise reddine karar verildiğinden, malların muhafaza ve depolanması masrafları için verilen ilk kabul kararı kesinleştiğinden bu hususta yeniden hüküm kurulmamıştır.
Davalı vekili alıcını temerrüdünün oluşmadığını çünkü sözleşme teklifinin en geç sözleşmenin 6.8.2008 tarihinde imzalanması halinde geçerli olabileceğini, sözleşmenin süresinde imzalanmadığını buna rağmen müvekkilinin iyiniyetli olarak 63 ton malı aldığını,6.10.2008 tarihinde mutabık kalındığı şeklinde şerh düşülmesine rağmen sözleşme süresinde imzalanmaması nedeniyle tarafların iradeleri ile tadil edildiğini, tarafların iradeleri ile sözleşmenin tadil edilmesi nedeniyle temerrüdün oluşmayacağını, bu haliyle sözleşmenin tadil nedeniyle kısmen yürürlüğe girdiğini,15000 M ton soya fasulyesi ile ilgili malın 1.6.2008-1.9.21008 tarihleri arasında çekileceğinin kararlaştırıldığını, davalının bu maldan çekmediği miktarın 1001 Mton soya fasulyesi olduğunu bununda davacının deposunda bulunduğunu, bunun her zaman eder fiyatından satılabileceğini, bekletilen malın hangi tarihte hangi fiyattan satıldığı hususunun belirsiz olduğunu ispata muhtaç bulunduğunu, malın yerli mal olduğunu ve davacının iyiniyetli olmadığını savunduğu görülmektedir. Taraflar arasında Ham Soya Yağı alım satımı, Soya Fasulyesi alım satımı, ve Rafine Soya Yağı alım satımı konusunda bir sözleşme yapıldığı gerek dosya kapsamı gerek davacı vekilinin beyanı ve davalı vekilinin tevilli beyanı ile sabittir. Davalı vekili bir kısım ürünleri teslim almadığını cevap dilekçesi ile örtülü olarak kabul ettiği anlaşılmaktadır. Davalı alıcı vekili sözleşmenin tadil edildiğini savunmaktadır. Öte yandan teslim alınmayan ürünlerin satışının ne zaman ve ne miktarda gerçekleştiğinin ispata muhtaç olduğunu savunmaktadır. Somut olayda dosyada bulunan sözleşmelere göre davacı ile davalı arasında ürünlerin alım ve satımı ile ilgili olarak sözleşmeler yapıldığı bilirkişilerin gerek dosya kapsamı ve gerek ticari defter ve kayıtlar ile dosyaya sunulu bulunan fatura ve belgelerden Ham soya yağı konusunda sözleşme ile kararlaştırılan 600 Mton üründen davalı alıcı tarafından 56,94 tonunun teslim alındığı, kalan 543,06 Tonun teslim alınmadığı, soya Fasulyesi satımı konusunda da taraflar arasında 18.2.2008 tarihinde sözleşme imzalandığını sözleşmeye göre 15.000 Mton soya fasulyesinin alıcının Hereke depolarında teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, alıcının sözleşme gereğince malı 1.6.2008 ila 1.9.2008 tarihleri arasında çekmeyi kabul ettiği, 15.000 M tonun 13.838,60 M tonunun teslim alındığı, ancak 1.161,40 Mtonunun teslim alınmadığı, yine rafine Soya yağı satımı ile ilgili taraflar arasında 1.8.2008 tarihli sözleşme imzalandığı sözleşmeye göre 77Mton soya fasulyesinin alıcının ... fabrikalarında teslim edilmesinin kararlaştırıldığı 77 Mtonun 49,68 tonunun teslim alındığı, 27,32 Mtonunun teslim alınmadığı, davacı şirketin teslim alınmayan ürünleri 23.02.2009 tarihli ihtarname ile teslime hazır olduğunu belirttiği, teslim yeri, miktarı ve zamanının bildirilmesini davalıdan talep ettiği, ancak davalının bu konuda bir bildirimde bulunmadığı, bu halde davacı satıcının elinde dilerse malı hakim kararı ile BK:91. Göre bir yere tevdi edebileceği gibi bunu yapmadığı BK:92 ve TTK:25 göre malı sattığı ancak bu malın bedelini tevdi ettiğine dair dosyada delil bulunmadığı, ancak taraflar arasındaki sözleşmenin satım sözleşmesi olduğu tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmeler olduğu, malı teslim almanın alıcı yönünden bir hak olduğu gibi aynı zamanda borçta olduğu, alıcınında malın bedelini ödeme yükümlülüğü bulunduğu, somut olayda malın bir kısmının teslim alınmadığı ve bedelininde ödenmediği, davacı davalıya çekmiş olduğu ihtarname ile açıkça ifa talebinde bulunmuş ve davalıya mehil vermiş olduğu, ihtarnamenin tebliğ ile 3.3.2009 tarihinde borçlu Beypi piliçin temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği, bu halde davacının BK:106 maddesindeki haklardan yararlanması ve uğramış olduğu zararları talep etme hakkı doğduğu, davacının alıcının teslim almaktan imtina etmesi nedeniyle bu malların piyasada satış rayicinden daha düşük bedellerle satımı nedeniyle davacının uğradığı zarardan davalının sorumlu olduğu, yabancı para birimi ile dava ve ıslah tarihindeki TL kurları esas alınarak düzenlenen denetime elverişli gerekçeli bilirkişi kök ve ek raporlarına göre,
Dava dosyasındaki bilgi belgeler ve dosyaya ibraz edilen raporlar birlikte değerlendirildiğinde; Davacı şirket tarafından ithal edilen ürünlerin KDV dahil tutarının maliyet olarak belirlendiği, ancak KDV nin maliyet hesaplarına eklenmesinin Türk Vergi Mevzuatı gereği mümkün olmadığı gibi, Katma Değer Vergisinin Finansal verilerde maliyetlere eklenmemesi gerektiği belirlenen vakıada; davacının ithal ettiği ürünlere ilişkin maliyetler ile ortalama rayiç bedeller arasında Ham Soya Yağı için 124.053,10-USD, Soya Fasulyesi için 147.356,00-USD, Rafine Soya Yağı için 15.263,89-USD fark olduğu ve davacının 286.672,99.-USD zarar ettiği, oluşan ortalama rayiç bedelleri ile davacının ithal ettiği ürünlere ilişkin maliyetleri arasındaki farkın davacı lehine veya aleyhine ne kadar gerçekleştiğinin tespit edilmesi gerektiği, 22.10.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunun 3. Nolu başlığında ayrıntıları açıklandığı ve listelendiği üzere, davacının ithal ettiği ürünlere ilişkin maliyetler ile ortalama rayiç bedeller arasında Ham Soya Yağı için 124.053,10-USD, Soya Fasulyesi için 147.356,00-USD, Rafine Soya Yağı için 15.263,89-USD fark olduğu ve davacının 286.672,99.-USD zarar ettiği, dava tarihindeki 02.01.2009 tarihli TCMB efektif satış kur'u olan 1.5390 TL x 286.672,99 USD = 441.189,73 TL Islah tarihindeki 06.08.2013 Tarihli TCMB efektif satış kur'u olan 1.9356 TL x 286.672,99 USD = 554.884,24.-TL olacağı " tespit edildiğinden bilirkişi tarafından tespit edilen zarar tutarları dava ve ıslah dilekçesinde talep edilen tutarlardan fazla olduğundan, davanın kabulü ile, 96.000 TL nin dava tarihi olan 01/09/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 384.744,80 TL nin ıslah tarihi olan 06/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davanın kabulü ile, 96.000 TL nin dava tarihi olan 01/09/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 384.744,80 TL nin ıslah tarihi olan 06/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 32.839,68 TL karar ve ilam harcından ( 1.296,00 TL peşin harç + 6.570,50 TL ıslah harcı olmak üzere) toplam 7.866,50 TL'nin düşümü ile eksik kalan 24.973,18 TL eksik harcın davacıdan tahsili ile maliyeye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 76.919,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan (1.296,00 TL peşin harç + 6.570,50 TL ıslah harcı + ilk masraf 18,10 TL + 7.000 TL bilirkişi ücreti + 412,50 TL posta masrafı olmak üzere) toplam 15.297,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan 8.000 TL bilirkişi ücreti ve 250,00 TL posta ücreti olmak üzere 8.250,00 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile Temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/12/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır