T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/422 Esas
KARAR NO:2025/644
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:19/07/2024
KARAR TARİHİ:01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... İç ve Dış Ticaret A.Ş. tarafından keşide edilmiş olan ... Bankası'na ait ... seri numaralı, 19.02.2024 tarihli ve 1.086.313,18-TL bedelli çekin yetkili hamili olduğunu, müvekkili şirketin çekin tahsili amacıyla bankaya ibraz ettiğini, bankada çek hakkında ödeme yasağı bulunduğunu öğrendiklerini, ödeme yasağının kaldırılması için talepte bulunduklarını, 05/04/2024 tarihinde çek hakkında ödeme yasağının kalktığını, müvekkili şirketin ödeme yasağının kaldırılmasına takiben yaklaşık 2,5 ay sonra çeki tahsil ettiklerini, davalının haksız fiilinden kaynaklı olarak ve geç tahsil edilmesinden dolayı 75.558,29 TL zarara uğradıklarını, zararlarının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından dosyaya sunulmuş bir cevap dilekçesinin bulunmadığı görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde; uyuşmazlığa konu çekin keşidecisinin dava dışı ... İç ve Dış Ticaret A.Ş., hamilinin davacı şirket olduğu, davalının çek iptali için açmış olduğu dava sebebiyle mahkemenin ihtiyati tedbir kararı verdiği, davacının keşide tarihi 19/02/2024 tarihli çeki 20/02/2024 tarihinde bankaya ibraz ettiği, bankanın .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında alınan tedbir kararına istinaden ödeme yapılmadığı şerhinin düşüldüğü, mahkeme tarafından konulan çek üzerindeki ihtiyati tedbirin 05/04/2024 tarihinde mahkemece bankaya yazılan müzekkere ile kaldırılmasının istendiği, davamıza konu çek yönünden dosyanın tefrik edilerek iligi mahkemenin... E. ... K. Sayılı dosyasına kaydedildiği ve bu dosyada yapılan yargılama sonucu verilen karar ile " Yapılan ilan ve bekleme süresi içinde dava konusu çek, dava dışı ... vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olup, bu haliyle yapılan değerlendirmede de davacı tarafın, çekin zayi olduğuna ilişkin beyanının yerinde olmadığı, çek ortaya çıktıktan sonra, çeki elinde bulunduran hamile karşı istirdat davası açması hususunda kendisine süre verilmesine rağmen, verilen süre içinde çek istirdadı davası da açmadığı anlaşılarak, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Şu halde; davacının hamili olduğu davaya konu çekin, davalı tarafça zayi olduğundan bahisle ödeme yasağı konulduğu ve ödemesinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulduğu, davalının söz konusu çekte hamil olduğuna dair cirosunun bulunmadığı, bilahare davalının kendisine mahkemece verilen süreye rağmen çekin istirdadı davası da açmadığı ve davalının açmış olduğu davanın reddine karar verildiği dikkate alınarak davacının çek üzerine konulan ihtiyati tedbir sebebiyle zararının oluştuğu kabul edilmelidir. (emsal mahiyette Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/15097 E., 2022/17340 K. Sayılı kararı)
Zarar miktarı yönünden mahkememizce yapılan değerlendirmede; mahkememizce ... Şubesine müzekkere yazılarak; davaya konu çekin 20/02/2024 tarihinde hesap bakiyesinin 40,00-TL olduğu bildirilmekle ve çekin dosyamız davacısı tarafından 15/04/2024 tarihinde tahsil edildiği de anlaşılmakla, çek bedeli olan 1.086,313,18-TL nin 19/02/2024-15/04/2024 tarihleri arasında hangi tarihte hesapta karşılığının bulunduğunun dosyamıza bildirilmesinin istenilmesine karar verilmiş ve 10/03/2025 tarihli yazı cevabı dosyaya kazandırılmıştır.
İlgili yazı cevabına göre; çek bedelinin 20/02/2024 tarihinde hesapta 40-TL karşılığının, akabinde en erken 23/02/2024 tarihinde karşılığının (1.086,313.18-TL) hesapta bulunduğu bildirilmiştir. Davacı davaya konu takipte her ne kadar 75.558,59-TL alacak için talepte bulunarak icra takibi başlatmış ise de; dosya kapsamı ve müzekkere cevaplarından davacının ilk olarak 20/02/2024 tarihinde çekin tahsili için bankaya ibrazda bulunduğu bu tarihte hesapta 40-TL karşılık bulunduğu bu hali ile davacının 40,00-TL için 20/02/2024 ve ödeme yasağının kaldırıldığı tarih olan 05/04/2024 tarihleri arası için 2,22-TL faiz alacağı oluştuğu, bakiye kalan 1.086.273,18-TL için ise hesapta karşılığın ilk olarak bulunduğu tarih olan 23/02/2024 tarih ile ödeme yasağının kalktığı tarih olan 05/04/2024 tarihi arasındaki dönem için ise 56.203,48-TL faiz talebinde bulunabileceği, belirtilen tarihler için belirtilen tutarlara ilşikni mahkememizce avans faizi üzerinden yapılan hesaplama sonucunda davacının 56.205,74-TL zararı bulunduğu kanaatine varıldığı, bu hususta hesaplama mahkememizce yapılabileceğinden usul ekonomisi gereğince bilirkişi raporu alınmadığı, bu tarihler arasındaki dönem için davacının belirtilen çek bedellerine tahsil edememesine davalının sebebiyet verdiği kanaatine varılmış, bu tarihler dışında çek bedelinin karşılığının hesapta bulunmadığı dönem olan 23/02/2024- 05/04/2024 tarihler arası dönemde (40-TL dışındaki tutara ilişkin) davacı ödeme yasağı bulunmasa idi dahi hesapta yeterli bakiye bulunmadığından alacağını tahsil edemeyeceğinden bu döneme ilişkin faizden davalının sorumlu tutulamayacağı , yine ödeme yasağının kalktığı tarih olan 05/04/2024 tarihi itibari ile hesapta karşılık bulunmasına ve ödeme yasağı da kalkmış olmasına yani davacının bedeli tahsil imkanı bulunmasına rağmen davacının bankaya 15/04/2024 tarihinde alacağını almak için başvurduğu dikkate alındığında bu döneme rastlayan yaklaşık 10 günlük süre yönünden de alacağın geç tahsil edilmesinde davalının kusuru bulunmadığından bu dönemler yönünden meydana gelen zarardan davalının sorumluluğunun bulunmadığı değerlendirilmiş açıklanan nedenlerle davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, alacak haksız fiile ilişkin olup likit ve belirlenebilir olmadığından, yargılama gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı isteminin de reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; davalının .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 56.205,74 TL asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen koşullarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin alacak likit olmadığından reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 3.839,41 TL harçtan peşin alınan 912,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.926,85 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
4-Davacı tarafından yatırılan 912,56 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 556,50 TL müzekkere ve tebligat gideri ile 488,40 TL ilk masraf (427,60 TL başvurma harcı + 60,80 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 1.044,90 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 777,27 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
8 -Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 922,06 TL'sinin davacıdan, 2.677,94 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/10/2025
Katip ...
E¸
Hakim ...
E¸