T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/434 Esas
KARAR NO :2025/197
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:25/07/2024
KARAR TARİHİ:19/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilen tedarikçi sözleşmesi ile taraflar arasında ticari ilişki kurulduğunu, söz konusu sözleşmede müvekkili şirketin tedarikçi sıfatıyla, davalı şirketin alıcı sıfatıyla yer aldığını, müvekkili şirketin sözleşme ile yüklendiği edimin, ürünlerin tedarikini, üretimini ve teslimini sözleşme şartlarına uygun olarak yerine getirmek olduğunu, alıcının ediminin ise sözleşmede belirtilen koşullarda sözleşmede belirtilen ödemeleri yapmak olduğunu, sözleşme hükümlerine uygun olarak siparişler ve tüm süreç alıcının belirlediği tedarikçi "canavar ekranı" üzerinden yürütülüp takip edildiğini, taraflar arasında süre gelen ilişkinin davalı tarafın yapması gereken ödemeleri yapmaması ve keşide edip teslim etmesi gereken çekleri teslim etmemesi üzerine sekteye uğradığını, vadesi gelmiş olmasına rağmen yapılmayan ödemeler ve teslim edilmeyen çekler nedeniyle ....Noterliğinin 10.01.2024 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edildiğini ve davalı tarafa tebliğ edildiğini, bu ihtarnamenin ardından davalı tarafça 12.01.2024 tarihinde 225.000,00.-TL ödeme yapıldığını ancak bu tarihten sonra başkaca bir ödeme yapılmadığı gibi, teslim edilmesi gereken çeklerin de teslim edilmediğini, bunun üzerine davalı taraf aleyhine ....İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takibine geçildiğini ve anılan takip davalı tarafın haksız ve yersiz itirazı üzerine durduğunu beyanla itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından .... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile toplam 270.755,46 TL asıl alacak miktarı üzerinden takip başlatıldığını fakat davacı tarafın dava dilekçesinin taraflarınca incelenmesinde harca esas değerin de bu rakam üzerinden baz alındığını ve itirazlarının işbu 270.755,46 TL üzerinden iptaline karar verilmesinin talep edildiğini, müvekkillerin dava dilekçesinde ve ödeme emrinde belirtildiği şekilde ve miktarda borçları bulunmadığını, takibe konu faturaların içeriğinden/dayanağından dolayı müvekkillerinin takip talebinde alacaklı olarak gözüken davacı tarafa hiçbir borcunun mevcut olmadığını, davacı tarafın alacağı ispat etmek zorunda olduğunu, takip dayanağının tarafların cari kayıtlarına ve ticari defterlerine işlenip işlenmediği belirlenmeksizin karar verilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, gerek icra dosyasına gerekse huzurdaki davaya davacının alacağını kanıtlar ve ispatlar nitelikte sunulan herhangi bir delil ve belge bulunmadığını, ayrıca tüm bunlara ek olarak, davacı şirket tarafından icra takibine konu edildiği belirtilen sözleşme ve mutabakat metni üzerinde müvekkili şirket yetkilisine ait geçerli bir imza bulunmadığını, bu sebeple imzaya da itiraz ettiklerini beyanla davanın tümden reddini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 08/01/2025 havale tarihli dilekçesi ile taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince dosyadan feragat ettiklerini beyan etmişlerdir.
Davalı vekilince sunulan 09/01/2025 havale tarihli dilekçe ile huzurdaki davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini ve feragat nedeniyle vekalet ücreti ve herhangi bir yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış olup aynı yasanın 309. maddesinde feragat ve kabul beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, hüküm ifade etmesinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığı, feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olarak yapılması gerektiği ve hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. Yine aynı yasanın maddesinde de feragat ve kabulün kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı hüküm altına alınmıştır.
Dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 08/01/2025 tarihli dilekçe ile huzurdaki davadan feragat edildiğinin bildirildiği, davalı vekili tarafından sunulan 18/03/2025 tarihli dilekçe ile feragat nedeniyle tarafları lehine kötüniyet tazminatı, vekalet ücreti ve herhangi bir yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını bildirilmiştir.
Dosyanın yapılan incelemesinde; davacı vekilinin feragatinin usulüne uygun olduğu anlaşılmış ve feragat nedeniyle Harçlar Kanununun "Davadan feragat, davayı kabul veya sulh" başlıklı 22. Maddesinin "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa,karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.
" şeklindeki düzenlemesi uyarınca hesaplama yapılarak davacı vekilinin feragat ettiği bildirildiğinden, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, davalı tarafların yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını bildirdiği görülmekle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davalının kötüniyet tazminatı talebinin de bulunmadığı dikkate alınarak koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı istemi de reddedilmiş , hazine bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücreti ise davadan feragat eden davacı üzerinde bırakılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2- Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 410,27-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 2.859,78 TL'nin yatıran tarafa iadesine,
4- Davalı tarafça yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
6- Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. . 19/03/2025
Katip ...
Hakim ...