T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/46 Esas
KARAR NO :2025/155
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:19/01/2024
KARAR TARİHİ:05/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kendisine ait olan spor salonunda havanlandırmanın bozulması üzerine davalıya ulaştığını ve aralarında havalındarma tamiri ve yenilenmesi hususunda 27/03/2023 tarihinde 42.000,00 TL'ye anlaşmaya vardıklarını, davalı 10.000,00 TL ödeme karşılığında işe başlayabileceğini söylediğini, müvekkilinin davalının banka hesabına bu ödemeyi yaptığını, davalının ara ara olmak üzere müvekkilinden ödemeler aldığını, davalının işi tamamlaması gerektiği yerde havalandırmayı söktüğünü, parçaları dağıtarak bozduğunu, müvekkilini büyük zarara uğrattığını, müvekkilinin salonunda havalandırma bulunmadığı için bir sürü üyenin kaydını sildirdiğini, müvekkilinin büyük zarara uğradığını, kalan 15.000,00 TL için müvekkilinin davalı adına .... İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinin olmadığı görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava itirazın iptali istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Mahkememizce davalının tacir kaydının bulunup bulunmadığının sorulması için vergi dairesine, esnaf ve sanatkarlar odasına ve ticaret sicil müdürlüğüne müzekkereler yazılmış, müzekkere cevapları celbedilmiştir.
Somut olayda, mahkememizce yazılan müzekkerelere verilen cevaplar incelendiğinde; ... Vergi Dairesinin 27/11/2024 tarihli yazı cevabında;davalı ...'ın Potansiyel Vergi Numarası ( tacir / esnaf kaydı bulunmadığı) bulunmakta olup, herhangi bir Ticari faaliyetine rastlanmadığı, 22/11/2024 tarihli Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğince dosyamıza verilen müzekkere cevabında; davalı ...'ın esnaf kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, ...Ticarit Sicil Müdürlüğü yazı cevabında davalının gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunamadığının bildirildiği, ayrıca vergi dairesi yazı cevabından davacının da şahsı adına vergi mükellefiyet kaydına rastlanılmadığının, yine ticaret sicil müdürlüğü yazı cevabından Gerçek ve tüzel kişi tacirlerin ticaret unvanlarının tasnifinden meydana gelen sicil fihristimizde davacı yapılan incelemede yazınızda kimlik bilgisi verilen ...'in gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunamadığının bildirildiği görülmüştür.
Dosyamız ile emsal mahiyetteki Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2016/4738 E., 2016/7060 K. Sayılı kararında "Somut olayda, davacı vekili, müvekkilinin sondaj malzemeleri sattığını, davalının 15/08/2011 ve 10/08/2011 tarihli faturalarda belirtilen malzemeleri müvekkilden satın aldığı halde, bedelini ödemediğini ileri sürerek, fatura bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ... Vergi Dairesinin 10/03/2015 tarihli ve ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 30/04/2015 tarihli cevabî yazılarında davalının mükellefiyet kaydının bulunmadığı ancak davalının ... Vergi Dairesinin potansiyel mükellefi olduğunun belirtildiği görülmüştür. Bu durumda, davalının tacir olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Dosya arasında mevcut müzekkere cevapları ve emsal mahiyetteki Yargıtay ilamı da dikkate alındığında, huzurdaki davada tarafların tacir olmadığı, huzurdaki davada mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3-HMK. Madde 20 uyarınca işbu kararın miktar itibariyle verildiği anda kesin olması sebebiyle gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,
4-Dosyanın gönderilmesi için süresi içerisinde taraflarca mahkememize başvurulmaz ise HMK. Madde 20 uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA karar verileceğinin ihtarına
5-HMK'nın 20.maddesi gereğince yasal süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2025
Katip ...
Hakim ...