T.C.
İSTANBUL
ESAS NO : 2024/474 Esas
KARAR NO : 2024/887
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/08/2024
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki ile müvekkili şirket tarafından faaliyet konusu kapsamında anlaşmalı olduğu sektörlerde müşterilerine tahsis ettiği kartlara para yüklemesi yaparak ek hak, avantaj ve ayrıcalıklar tanıyarak hizmet sunulduğunu, bu nedenle davalının, şirket kayıtlarında tanımlı müşterilerden olduğunu, hizmet ve fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini, taraflar arasında imzalanan Multınet Kurumsal Hizmetler Çerçeve Sözleşmesi'nin Çerçeve Sözleşme'nın Süresi, Sona Ermesi Ve Feshi başlıklı 3. Maddesinin 1. Fıkrası gereğince davalı tarafın sözleşmeye aykırı hareket ederek sözleşmeyi süresinden önce ve sebepsiz şekilde feshettiğini, davalının müvekkiline 18.488,20 TL borçlu olduğunu, davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2023/... E. Sayılı icra takibi başlatıldığını, 18.488,20 TL tutarlı icra takibinde davalı tarafından borcun tamamına itiraz edildiğini beyanla haksız itirazın iptalini ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat gönderilmesine rağmen dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava itirazın iptali istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Mahkememizce davalının tacir kaydının bulunup bulunmadığının sorulması için vergi dairesine ve ticaret sicil müdürlüğüne müzekkereler yazılmış, müzekkere cevapları celbedilmiştir.
Somut olayda, mahkememizce yazılan müzekkerelere verilen cevaplar incelendiğinde; ... Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından verilen yazı cevabı ile davalının, dava dışı ... Ltd. Şti. Ne 21/12/2011 tarihinde ortak olarak giriş yaptığı ve 13/06/2022 tarahinde paylarını devrederek ortaklıktan çıktığı, başka bir kayda rastlanmadığının bildirildiği, ... Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından müzekkeremize verilen cevapta, davalının gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olarak kaydının bulunduğunun bildirildiği görülmüştür.
Ticaret Mahkemelerinin görevi TTK'nın 5.maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1.bendinde; "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir.
Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup, öğretide benimsenen görüşe göre de ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar için tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken, nispi ticari davalarda dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığı kriter olarak kabul edilmiştir.
Ticari işletme, TTK'nın 11/1.maddesindeki tanıma göre; esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Esnaf işletmesi ile ticari işletme arasındaki sınırın ise Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak kararname ile belirleneceği hükme bağlanmıştır. Görüleceği üzere ticari işletmenin unsurları; esnaf işletmesi için öngörülen sınırın üzerinde bir gelir sağlamayı hedef tutan faaliyet, devamlılık ve bağımsızlık olarak düzenlenmiştir. Buradaki faaliyet iktisadi faaliyet olup, amacı gelir elde etmektir. Kanunda ticari işletme için herhangi bir miktarda gelir değil, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşar düzeyde gelir sağlama amacı aranmıştır.
Bu düzenlemeler ve açıklamalar karşısında gelir vergisinden muaf olanlar ile basit (gerçek) usulde vergilendirilenler, başka hiçbir koşul aranmadan esnaf sayılacaktır; zira bu kişilerin kazançları kendilerine tacir niteliğini kazandırmayacak seviyededir ( Arkan, Sabih, Ticari İşletme Hukuk, 24. Bası, 2018 Ankara, s. 27 vd.). Bu durumda, somut olaya gelince, davalının gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olduğu ve 213 sayılı VUK 177.Maddesinde belirtilen sınırı aşmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Emsal mahiyette Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. H.D. 2022/1238 E., 2023/57 K. Sayılı ilamı)
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
HÜKÜM:
1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3-HMK. Madde 20 uyarınca işbu kararın miktar itibariyle verildiği anda kesin olması sebebiyle gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,
4-Dosyanın gönderilmesi için süresi içerisinde taraflarca mahkememize başvurulmaz ise HMK. Madde 20 uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA karar verileceğinin ihtarına
5-HMK'nın 20.maddesi gereğince yasal süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸