T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/492 Esas
KARAR NO :2025/612
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:23/08/2024
KARAR TARİHİ:24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketi tarafından işletilen ... otoyollardan davalının 03/08/2023 tarihinde kusurlu şekilde geçerek otomatik bariyere fiziksel hasara sebebiyet verdiğini, davalının hasar kontrolünü beklemeksizin yoluna devam ettiğini, kaza tespit tutanağının tutulduğunu, bu yüzden .... İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, sıfır üretilen bir bariyerin maliyetinin 5.781,96 TL olduğunu, ilaveten bariyerin yerine montajı ve işçilik ücretinin de eklendiğini, davalının icra takibine yaptığı itirazın kötüniyetli olduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığın belirterek, davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalıya ait olan ... plakalı araç olmak üzere diğer taşınır ve taşınmaz malları ile banka hesaplarına ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki ve zamanaşımı itirazları bulunduğunu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacının iddiasının ispata muhtaç olduğunu, ispat yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, herhangi bir ödeme belgesinin sunulmadığını, davanın müvekkili sigortacısı olan ... Sigortaya ihbarını talep ettiklerini belirterek davanın reddini, davacının kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 29/08/2024 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 11/12/2024 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca davalı vekilinin cevap dilekçesinde belirttiği ihbar talebinin kabulüne karar verilmiş ve ... Sigorta Anonim Şirketine davanın ihbar edildiği, ilgili tebligatın yapıldığı görüldü.
Mahkememiz dosyasının 11/12/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 28/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Yukarıda açıklandığı üzere:
1-Dava konusu olayda davalı şirkete ait ... plakalı aracın firari sürücüsünün % 100 oranında asli kusurlu olduğu,
2-Davacı şirketin davalıdan talep edebileceği toplam maddi zararının KDV dahil 7.755,97 TL olduğu,
3-Davacı şirketin talep edebileceği işlemiş faiz miktarının 826,79 TL olduğu, " şeklinde görüş ve kanatinde bulunulduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava, davalıya ait aracın davacının işletmekte olduğu otoyol gişelerine hasar vermesi suretiyle oluşan hasar bedelinin davalıdan tahsili istemiyle başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir.
Yargılama esnasında ilgili bilgi belgeler celbedilmiş, akabinde dosyanın 1 makine mühendisi bilirkişine tevdi ile; bilirkişiden takdiri mahkemeye ait olmak üzere davalıya ait aracın davacının işletmesini yaptığı otoyoldan kusurlu bir geçişinin olup olmadığı, kusurlu olarak geçmiş ise bu geçiş sebebiyle gişeye zarar verip vermediği, davalıya ait araç gişeye zarar vermiş ise meydana gelen zararın tamir bedelinin, hasarın onarım bedelinin hasarın meydana geldiği tarihteki piyasa koşullarında ne kadar olabileceği, davacının davalıdan ne kadar alacak isteminde bulunabileceği hususlarında tüm dosya kapsamı itibariyle rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş ve 29/04/2025 tarihli bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmıştır. İlgili raporda " Dava konusu olayda davalı şirkete ait ... plakalı aracın kimliği belirsiz sürücüsü, yönetimindeki aracıyla davacı şirkete ait otoyol gişelerinden geçişi sırasında yavaşlayıp kapalı olan bariyerin açılmasını beklemesi gerekirken bu kurala uymamış, mevcut aşırı hızıyla frensiz şekilde kapalı bariyere yaklaşmış ve bariyerin aracı algılamasına fırsat vermeden, yatay konumdaki bariyere aşırı hızıyla çarpmıştır. Bu nedenle davalı şirkete ait ... plakalı aracın firari sürücüsü olayda % 100 oranında tamamen kusurludur. Davacı şirkete ait bariyerin tamamen otomatik olarak çalıştığı, üzerinde mesafe sensörü olduğu, yaklaşan araçları otomatik algılayarak harekete geçtiği ve açılıp kapandığı, bu tür bariyerlerin tüm dünyada aynı şekilde çalıştığı ve bariyerin davalının normal hızla yavaşlaması sırasında açılacağı dikkate alındığında, davacı şirkete kusur yüklenmesi mümkün değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklandığı üzere:
Dava konusu olayda davalı şirkete ait ... plakalı aracın firari sürücüsünün % 100 oranında asli kusurlu olduğu,
Davacı şirketin davalıdan talep edebileceği toplam maddi zararının KDV dahil 7.755,97 TL olduğu,
Davacı şirketin talep edebileceği işlemiş faiz miktarının 826,79 TL olduğu," şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Hüküm kurmaya ve denetime elverişli olan bilirkişi raporu uyarınca davacının gişesinde meydana gelen hasardan kaynaklı olarak KDV dahil 7.755,97 TL onarım bedelini (asıl alacak) ve 826,79-TL işlemiş faiz alacağının davalıdan talep edebileceği bildirilmiş, davacı tarafça takipte talep edilen asıl alacak ile bilirkişi tespitinin uyuştuğu görüldüğünden bu miktar asıl alacak için talep kabul edilmiş, itirazın iptaline konu talep edilen asıl alacak tutarının haksız fiilden kaynaklanmış olması sebebi ile davacının kaza tarihinden itibaren davalıdan faiz talebinde bulunabileceği işlemiş faiz yönünden ise talepten fazlaya karar verilemeyeceğinden davacının ödeme emrinde talep ettiği tutar dikkate alınmış açıklanan nederlerle davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda dava konusu alacak miktarı haksız fiile ilişkin olup alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş, davacı davasında haklı olup kötüniyet tazminatının koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı istemi reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; .... İcra Dairesi 2023/... Esas sayılı dosyasına davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin 7.755,97-TL asıl alacak ve 762,02 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.517,99-TL bedel üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi uygulanmasına,
2-Haksız fiilden kaynaklı uyuşmazlık bilirkişi incelemeli yargılamayı gerektirdiğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3- Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
4 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
5- Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 8.517,99 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafça yapılan 652,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 488,40 TL ilk masraf (427,60 TL başvurma harcı + 60,80 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 5.140,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
9 - Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, hazır bulunanların (e duruşma ile) yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2025
Katip ...
Hakim ...