T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/50 Esas
KARAR NO:2025/280
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:22/01/2024
KARAR TARİHİ:22/04/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket araç kiralama işi ile iştigal etmekte olup, ... plakalı aracın sahibi olduğunu, dava dışı ... Tic. Ve San. A.Ş.'ne ait ... plakalı araç, %100 kusuru ile müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak müvekkilinin aracında kazanç kaybı zararı meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, 02/12/2019 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyası kapsamında uğranılan zararın tazmini dava dışı ... ve davalı...'dan talep edilmiştir. Davalı... tarafından söz konusu icra takibine süresi içerisinde itiraz edilmiş ise de dava dışı şirket tarafından 09/12/2021 tarihinde tebliğ edilmiş olan ödeme emrine süresi içerisinde cevap vermediğini ve icra takibi dava dışı şirket adına kesinleştiğini, akabinde dava dışı şirket tarafından ilgili icra dosyası kapsamında borç ödemesi gerçekleştiğini, dava dışı şirket tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası kapsamında ödemiş olduğu paranın istirdadı adına müvekkili aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı istirdat davası ikame edildiğini, söz konusu davada 06/12/2017 tarihli trafik kazası esnasında işleten sıfatının işbu davanın davalısı olan ...Hiz. A.Ş.'ye devredilmiş olmasından bahisle kabulüne karar verildiğini, 09/03/2023 tarihinde ilgili icra dosyasına toplamda 6.790,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin 06/12/2017 tarihli trafik kazasından kaynaklanan kazanç kaybı zararından, işleten sıfatına haiz olması nedeni ile davalı ... Elektrik'in sorumlu olduğunu, davalı sürücü... da haksız fiili neticesinde sorumlu olup müvekkili şirketin zararını gidermek ile yükümlü olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik kısmi alacak olarak açtığımız 1.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 09/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
Davalı ...Hizmetleri Anonim Şirketi vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davaya konu edilen taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin dava konusu kazada kusurunun bulunduğu şeklinde beyan ve iddianın kabulü mümkün olmadığını, aracın ne kadar süre ile onarımda kaldığı belirli olmadığını, davacı söz konusu iddiasını kanıtlayabilecek herhangi bir delili sayın mahkemenize sunmadığını, ayrıca davacı kaç günlük bir iş durduğu vs gibi konuları da somutlaştırmadığını, davacının söz konusu iddiasını da kesinlikle kabul etmediklerini, davacı tarafın bu olayı zenginleşme aracı olarak kullanmasının önüne geçilmesi gerektiğini, uzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
Davalı...'ya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazası sebebiyle istirdat talebi üzerine dava dışı 3. Kişiye iade edilen bedelin davalı uzun süreli kiralayandan tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda; davacı ... A.Ş 'ye ait, olay günü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... Tic. Ve San. A.Ş.'ye ait , olay günü davalı sürücü...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında 06.12.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracının tamir süresindeki çalışamamasından kaynaklı kazanç kaybı talebiyle davacı tarafından ... plakalı aracın maliki ... Tic. Ve San. A.Ş. Aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından 125,00 TL ekspertiz fatura alacağı, 2.850,00 TL iş durması- kazanç kaybı bedeli, 517,28 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.492,28 TL üzerinden takip başlatılmış olduğu, işbu takipte araç maliki olan ... Tic. Ve San. A.Ş. tarafından kapak hesabı ile birlikte 20.10.2021 tarihinde 4.945,67 TL ödeme yapılarak icra dosyasının tahsilat ile birlikte kapatıldığı, akabinde malik ... Tic. Ve San. A.Ş. Tarafından işbu dosyanın davacısı aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından işleten sıfatlarının bulunmaması sebebiyle haciz baskısı altında .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına icra tehdidi altında ödenen bedelin iadesi - istirdadı istemiyle açılan davada yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi akabinde ilgili dosyanın davacısı ... Tic. Ve San. A.Ş. Tarafından işbu dosyanın davacısı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasından icra takibine girişilmesi üzerine davacı tarafından ödenen toplam 6.790,00 TL'nin HMK m.109 hükmü uyarınca şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalı işleten ve araç sürücüsünden ödeme tarihi olan 09.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir.
2918 sayılı KTK 3 maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek öğretide, gerekse Yargıtay uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda, getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır (Bknz: Yargıtay 17 Hukuk Dairesinin 2020/8228 Esas, 2021/190 Karar sayılı ilamı).
Somut olay bakımından yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca inceleme yapıldığında aracın kaza tarihini de kapsar şekilde dava dışı araç maliki tarafından davalıya uzun süreli olarak kiraya verilmiş olduğu, bu kapsamda .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından araç malikinin işleten sıfatının ortadan kalktığından bahisle sorumlu tutulamayacağına karar verilmiş olduğu görülmekle meydana gelen kaza sebebiyle davalı uzun süreli kiralama sebebiyle işleten sıfatı bulunan ... Enerji ve araç sürücünün meydana gelen kazadaki sorumlulukları oranında davacıya karşı sorumlu olacakları kanaatine varılmıştır.
Yargılama esnasında alınan bilirkişi raporu kapsamında;
Olayda davalı sürücü... %100 (Yüzde yüz ) nispetinde kusurludur.
Olayda sürücü ...’ın bir kusur payı yoktur.
Dava konusu ... plaka sayılı ,... ... ... ... marka ,2017 model aracın dava konusu kaza neticesinde sağ ön kapı ,sağ arka kapı ,sağ arka çamurluk üzerinde kaporta ve boya işlemleri yapılmıştır.Bu onarım süresi 5 gündür. Dava konusu aracın günlük kira bedeli kaza tarihinde 600 TL/gün olup toplam kazanç kaybı ise 5 gün x 600TL/gün =3000 TL tutarındadır.
Dava konusu ... plaka sayılı ,... ... ... ... marka ,2017 model aracın uzun süreli kiralanması halinde dava konusu aracın günlük kira bedeli kaza tarihinde 500 TL/gün olup toplam kazanç kaybı ise 5 gün x 500TL/gün ,=2500 TL tutarındadır
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Alınan işbu rapor akabinde davacı vekili tarafından 04.02.2025 tarihinde sunulan ıslah dilekçesi ile birlikte "1.000,00 TL kısmi alacak olarak talep edilen dava değerinin toplamda 5.790 TL ıslah yoluyla artırılarak, neticeden 6.790 TL'nin ödeme tarihi olan 09/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile müvekkile ödenmesi" isteminde bulunmuş olduğu görülmüştür.
Davacının talep etmiş olduğu 6.790 TL alacağın içeriği incelendiğinde ; 125,00 TL ekspertiz fatura alacağı, 2.850,00 TL iş durması- kazanç kaybı bedeli, 517,28 TL (.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki takip öncesi işlemiş faiz) , takip sonrası takibin ferileri ile birlikte dava dışı ... Tic. Ve San. A.Ş. Tarafından ödenen toplam 4.945,67 TL, bu bedelin asıl alacak olarak kabulü ile birlikte 47,56 TL takip öncesi işlemiş faiz (.... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasındaki takip öncesi işlemiş faiz) olmak üzere davacı tarafından takibin ferileri de dahil olmak üzere yapılan toplam 6.790 TL 'lik ödemeden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Trafik kazalarından doğan tazminat davalarına ilişkin zamanaşımı süresi 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesinde özel olarak düzenlenmiş olup maddenin birinci fıkrasına göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar". Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise "Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" şeklindeki düzenlemeye yer veren kanun koyucu tarafından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 72. Maddesine koşut bir hüküm öngörülmüştür.
TBK'nın 72. Maddesinin "(1) Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır." şeklindeki düzenlemesi ve anılan diğer düzenlemeler birlikte incelendiğinde somut olay bakımından yapılan incelemede .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından 23.01.2023 tarihinde verilen kararın HMK m.341 hükmü uyarınca verildiği anda kesin olması sebebiyle işbu karar tarihi itibari ile davacının davalının işleten sıfatını öğrendiği kabul edilmiş ve bu kapsamda davanın 22.01.2024 tarihinde açılmış olduğu hususu da göz önününde bulundurulduğunda davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı kanaatine varılmıştır.
Davalı işleten ve araç sürücü kaza sebebiyle meydana gelen davacının hasarından sorumlu ise de somut olayda olduğu gibi davacının dava dışı kişi ile aralarında görülen yargılama sebebiyle ödemiş olduğu icra vekalet ücretinden, takibin ferilerinden sorumlu tutulması mümkün olmayıp bu kapsamda gerçek zarar miktarı olan 2.500,00 TL kazanç kaybı bedelini ve ödemiş olduğu ekspertiz ücretini davalılardan talep edebileceği kanaatine varılmıştır. Bu kapsamda davacının davasının 2.500,00 +125,00 = 2.625,00 TL üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 2.625,00-TL'nin 09/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-Davacının fazlaya dair isteminin reddine,
2-Alınması gerekli olan 615,40-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 427,60-TL ile ıslah harcı olarak alınan 100,00-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 87,80-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 527,60-TL harcın (peşin harç + ıslah harcı) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 488,40-TL (başvurma, vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 745,00-TL olmak üzere toplam: 1.233,40-TL yargılama giderinin %38,7 kabul - ret oranı üzerinden hesaplanan 477,33-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 2.625,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı ...Hizmetleri Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 2.625,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.200,00-TL'nin %38,7 kabul - ret oranı üzerinden hesaplanan 1.238,40-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, kalan 1.961,60-TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır