T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/157 Esas
KARAR NO : 2025/162
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/03/2025
KARAR TARİHİ : 05/03/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket kiracısı bulunduğu Emekyemez Mah. ...Cad. No:.. Beyoğlu/İSTANBUL adresinde bulunan iş hanı niteliğindeki taşınmazın satışı konusunda mülk sahibi ... ile anlaştığını, müvekkili şirket işbu anlaşmanın resmiyete kavuşması anına kadar anlaşmanın sağlandığına kanıt olması ve daha sonra satış bedelinden düşülmesi adına kapora bedeli olarak ...'ın banka hesabına 04/05/2023 tarihinde 1.025.000,00-TL EFT ödemesi gerçekleştirdiğini, müvekkilinin kapora vermesine rağmen davalının taşınmazı 10/08/2024 tarihinde ...'a satarak müvekkili ile olan anlaşmasına halel getirdiğini, kapora bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalı tarafından müvekkili şirkete iadesinin gerektiğini, ancak davalı tarafın kapora bedelini müvekkiline iade etmediğini, bedelin tahsiline ilişkin İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Dosyası üzerinden takip başlatıldığını, başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edilerek takibin durduğunu, davalı tarafından yapılan itirazın iptalini ve takibin devamına, davalı hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taşınmaz satışı kapsamında davacı tarafından davalı malike ödenen kapora bedelinin iadesi amacıyla başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Emekyemez Mah. ... Cad. No:.. Beyoğlu/İSTANBUL adresinde bulunan tapuda ... Mah. ...Ada ... Parsel Beyoğlu/İSTANBUL şeklinde kayıtlı taşınmazın satımı konusunda davalı tapu malikine ödenen 1.025.000,00-TL kapora bedelinin taşınmazının satışının gerçekleşmemiş olması sebebiyle sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesi istemiyle davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası kapsamında başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu haksız tüm itirazlarının iptali ile icra takibin devamına karar verilmesi, ayrıca davalının söz konusu itirazı kötü niyetle gerçekleştirdiği sabit olduğundan hakkında alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır:
a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b) Yargı yolunun caiz olması.
c) Mahkemenin görevli olması.
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e) Dava takip yetkisine sahip olunması.
f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."
Şeklindeki düzenlemesi uyarınca dava şartlarına ilişkin re'sen yapılacak olan kontrol işbu maddede yer alan sıralamaya göre yapılması gerektiğinden mahkememizce öncelikle görev hususu irdelenecektir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır. Bu maddeye göre “her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları”, “ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri” ve “tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan davalar" ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması; ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması ya da açılan davanın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Davanın açılması akabinde mahkememizce yapılan kontrolde davalının vergi dairesi nezdinde güncel bir kaydının yer almadığı, en son kayıtlarını 2010 yılında kapatmış olduğu, İstanbul Ticaret Odasının internet sitesi üzerinden Ticaret Sicil gazetesinden yapılan sorgulamada davalının gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı, ortağı olduğu tüzel kişi şirketler bulunmakta ve bu şirketlerin kayıtları dava dilekçesi ekinde mahkememize ibraz edilmekte ise de şirket ortağı olunması bir kişiye gerçek kişi tacir vasfını kazandırmayacağından, somut olayda mutlak ticari davadan bahsedilemeyeceğinden ve davacının yapmış olduğu ödemenin tapu kayıtları incelendiğinde davalı malike yapılmış olması, davalının ortağı olduğu dava dışı şirketlere yapılmamış olması sebebiyle mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette bulunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2022/2484 Esas, 2023/805 Karar Sayılı, 16/03/2023 Tarihli ilamı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2018/2285 Esas, 2018/1347 Karar Sayılı, 16/10/2018 Tarihli "Taraflar arasındaki uyuşmazlık kapora bedelinin iadesi talebine ilişkindir. Bu nedenle dava mutlak ticari dava niteliği taşımamaktadır. Davacı şirket tacir olmakla beraber, davalının tacir sıfatı bulunmamaktadır. Bu nedenle, davanın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili nispi ticari dava olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Somut davada ticari dava tanımına uygun, davalının da tacir olduğu iddia ve ispat edilmediğinden, davada her iki tarafın tacir olması ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olması koşulu oluşmamıştır. O halde; mahkemenin göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden red kararı ile, görevli Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği görevsizlik kararı usule ve hukuka uygundur." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3-HMK. Madde 20 uyarınca istinafa tabi olan işbu davada süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,
4-Dosyanın gönderilmesi için süresi içerisinde başvurulmaz ise HMK. Madde 20 uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA karar verileceğinin ihtarına (ihtar edildi)
5-HMK'nın 20.maddesi gereğince yasal süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına,
6-Davacının ihtiyati haciz talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine.
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.05/03/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.