T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/576 Esas
KARAR NO :2025/613
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:30/09/2024
KARAR TARİHİ:24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin antrepoculuk sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı borçluya gemi yapımında kullanılan yaklaşık 370 ton çelik sacın ardiyesi ve vinç hizmeti sağladığını, davalı borçlunun müvekkili şirketin deposunda bulunan malları teslim aldığını, iş bu ticari ilişki çerçevesinde düzenlenen fatura borcunun davalı tarafça uzun süre ödenmediğini, müvekkili şirketin ilk etapta iyiniyet kapsamında icra takibini başlatmadığını, ancak davalının uzun bir süre 1.165.000,00 TL'lik borcunu ödemediğini, bu yüzden .... İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, icra takibinin başlatılması ve icra evrakının davalıya tebliğinden sonra davalının 04/10/2023 tarihinde takip çıkışı kadar olan 1.165.000,00 TL'lik meblağı ödediğini, ancak davalının icra harç ve takip giderlerinden kurtulmak adına 06/10/2024 tarihinde borcu bulunmadığından icra takibine itiraz ettiğini, davalının mallarını 3. Kişilere devretme riski bulunduğunu, bu yüzden davalının menkul ve gayrimenkul mallarıyla 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, arabuluculuğa başvurulduğunu anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, ihtiyati tedbir taleplerinin öncelikle teminatsız olarak kabulünü, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesine beyan edilen 1.165.000,00 TL bedelin tam ve eksiksiz bir şekilde davacının hesabına yatırıldığını, davacının beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin icra dosyası, vekalet ücreti ve takip masraflarından sorumlu tutulmasının mümkün olmayacağını, müvekkilinin borcu bulunmadığından davacının ihtiyati tedbir talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen ... şubesinin 2023 yılında kapatıldığını, tüzel kişiliğinin bulunmadığını, taraf ve dava ehliyetine sahip olmadığından davanın reddinin gerektiğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasının 01/10/2024 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 25/04/2025 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 13/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Davacı şirketin, davalı şirkete ait cari hesap ekstresi ve içeriği fatura örneklerini takip dayanağı olarak icra dosyasına sunduğu, davalı adına düzenlenen faturalar eşliğinde icra dosyasına sunulan hesap ekstresine göre; davacı şirketin davalı şirketten 20.09.2023 tarihinden itibaren 1.165.000,00.-TL cari hesap alacağının olduğu,
... Gayrimenkul Ortaklığı Limited Şirketi tarafından davalı şirket aleyhine 28.09.2023 takip tarihinde .... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı dosyası ile 1.165.000,00.-TL cari hesap alacağı, takip tarihinden itibaren cari hesap alacağına işleyecek (Yıllık TTK.1530. Madde) Temerrüt Faizi ile birlikte tahsil edilmesi talebi ile takip başlatıldığı, ... Gayrimenkul Ortaklığı Limited Şirketi vekili tarafından İcra dairesine 29.09.2023 tarihinde şirket bilgilerinin güncellenmesi yönünde dilekçe sunularak unvanın ... LOJİSTİK HİZMETLERİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ olarak değiştirilmesinin talep edildiği, İcra Müdürlüğü tarafından 16.10.2014 tarih, 8674 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 403 sayfasında ilam edilmiş davacı şirketin yeni unvanına göre 09.10.2023 tarihinde davacı şirkete ait unvanın düzeltildiği,
Davalı Vekili tarafından 06.10.2023 tarihinde İcra dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde: Müvekkil şirket ile alacaklı ... LOJ. HİZ. TİC. LİMİTED ŞİRKETİ ... ŞUBESİ arasında mutabık kalınmış yazılı ve/veya sözlü hiçbir anlaşma olmadığı gibi müvekkil şirketin alacaklıya herhangi bir borcu da bulunmamaktadır. Bu sebeple alacaklı tarafça başlatılan icra takibine, takip konusu alacağa, faize ve diğer tüm ferilerine itiraz ediyoruz. Yönünde takibe itiraz edildiği ve durduğu,
Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan 04.10.2023 tarih, ... numaralı ... Bankası dekontuna göre davalı şirketin davacı şirkete 1.165.000,00.-TL cari hesap borcunun aslını ödediği, ancak davacı vekili tarafından icra dosyasına harici ödemenin bildirilmediği,
Davalı tarafça takipten sonra davadan önce takip konusu alacağın takip çıkış miktarının ödendiği anlaşılmakla dava tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı varsa ne miktarda alacaklı olduğu ve alacağın takipteki hangi kalemlere ilişkin olduğu hususlarında değerlendirme yapılması yönünde verilen görevlendirme çerçevesine göre;
Dava ve Hesap Tarihi: 30.09.2024
Dosya Hesabı
1.165.000,00-TL Takipte Kesinleşen Miktar
26.445,50.-TL Harici Tahsil Harcı Miktarı (942,27)
269,85.-TL Başvuru Harcı
158.120,00.-TL Vekalet Ücreti tam
2.250,21.-TL Temerrüt Faizi TTK 1530
86.80.-TL Masraf
+―――――――――――――――――――
1.352.172.36.-TL Yekun Alacak
1.165.000,00.-TL 04.10.2023 Tarihli harici ödeme
- ―――――――――――――――――――
187.172,36.-TL 04.10.2023 tarihli Bakiye borç Miktarı
72.313.91.-TL 04.10.2023-30.09.2024 arası TTK 1530 Temerrüt Faizi
+―――――――――――――――――――
259,486,27.-TL 30.09.2024 Tarihli Borç Miktarı" şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; ödenmemiş fatura alacakları nedeniyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra müdürlüğünün 2023/... E. Sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemi ve davalı tarafça takipten sonra davadan önce yapılan ödeme dikkate alındığında davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde; , davalı borçluya gemi yapımında kullanılan yaklaşık 370 ton çelik sacın ardiyesi ve vinç hizmeti sağladığını, davalı borçlunun müvekkili şirketin deposunda bulunan malları teslim aldığını, iş bu ticari ilişki çerçevesinde düzenlenen 1.165.000,00 TL'lik fatura borcunun davalı tarafça uzun süre ödenmediğini, bu yüzden .... İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, icra takibinin başlatılması ve icra evrakının davalıya tebliğinden sonra davalının 04/10/2023 tarihinde takip çıkışı kadar olan 1.165.000,00 TL'lik meblağı ödediğini, ancak davalının icra harç ve takip giderlerinden kurtulmak adına 06/10/2024 tarihinde borcu bulunmadığından icra takibine itiraz ettiğini beyan etmiş itirazın iptalini ve takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davaya cevap dilekçesinde; dava dilekçesine beyan edilen 1.165.000,00 TL bedelin tam ve eksiksiz bir şekilde davacının hesabına yatırıldığını, davacının beyanlarının gerçeği yansıtmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce ilgili icra dosyasının uyap sistemi üzerinden yapılan incelemesinde; ödeme emrinde alacaklının ... ... Loj.hiz.tic. Limited Şirketi ... Şubesi , vergi numarasının ... olarak göründüğü, borçlusunun ... olduğu takip çıkış tutarının 1.165.000,00-TL olduğu, takibin 28/09/2023 tarihinde başlatıldığı, alacaklı vekili tarafından dosyaya gönderilen 29/09/2023 tarihli talep dilekçesi ile " Alacaklı müvekkil şirketin ticari unvanının “... Lojistik Hizmetleri ve Ticaret Ltd. Şti” olarak UYAP üzerinde güncellenmesini, vekaleten talep ederiz." şeklinde beyanda bulunulduğu, takibin dayanağı olarak uyap sistemine eklenen faturalar incelendiğinde de faturalarda " ... Lojistik Hizm. Ve Tic. Ltd. Şti." nin taraf olarak göründüğü anlaşılmıştır.
Davalı taraf davaya cevap dilekçesinde; Dava konusu icra dosyasında alacaklı tarafından düzenlenen takip talebinde alacaklının ... ... Loj.hiz.tic. Limited Şirketi ... Şubesi olduğunu, buna göre UYAP kayıtlarında değil, takip talebinde ve ödeme emrinde de alacaklı şirket unvanının "... ... Loj.hiz.tic. Limited Şirketi ... Şubesi" Olarak Düzenlendiğini , davacının dava dilekçesinde beyan ettiği 1.165.000,00 TL nin davalı tarafından tam ve eksiksiz bir şekilde ... Lojistik Hizmetleri unvanlı şirketin banka hesabına ödendiğini beyan etmiş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkememizce ticaret sicil kayıtları celbedilmiş, dosya arasına gönderilen 05/05/2025 tarihli yazı cevabında " Yazınız eki ödeme emrinde belirtilen vergi numarası (... ) ile bilgisayar kayıtlarımızdaki vergi numarası aynı olduğu anlaşılan ...-0 ticaret sicili numarasında kayıtlı ...ne ve ...-0 ticaret sicili numarasında kayıtlı ... .... ŞUBESİ'ne ait olduğu anlaşılmıştır." şeklinde cevap verildiği görülmüştür.
Müzekkere cevabı doğrultusunda yapılan incelemede; takipte alacaklı olarak gösterilen şirket ile dosyamız davacısı şirketin ünvanları farklı olsa da aynı vergi numarasına sahip olduklarının görüldüğü,16 Ekim 2014 tarihli 403 sayfa no.lu ticaret sicil gazetesi kaydına göre ... ...Ticaret Limited Şirketinin ünvanının ... Lojistik Hizmetleri ve Ticaret Limited Şirketi olarak değiştirildiği tespit edilmiştir.
Dosyamız ile emsal mahiyette bulunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2022/1447 Esas 2025/263 Karar sayılı kararında " Davalı, davacının aktif husumetinin bulunmadığını ileri sürmüş ise de, Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre davacı şirketin 14/12/2020 tarihinde ünvan değişikliğine gittiği ve faturadaki şirket ile davacının aynı kişi olduğu anlaşılmakla davalının bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. " şeklinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi 2018/3565 Esas 2019/549 Karar sayılı kararında " davacı şirketin taraf ehliyeti olmadığından bahisle davanın husumetten reddine karar verilmiş ise de HMK 31.maddesi uyarınca hakimin davayı aydınlatma ödevi hükmü nazara alındığında mahkemece bu şirketlerin nitelik değiştirip değiştirmediğinin taraflara sorularak, gerektiğinde şirketlerin nitelik değiştirip değiştirmediğinin Ticaret Sicil Gazetesi Ve İstanbul Ticaret Odası kayıtlarından araştırılarak ünvan değişikliğinin kesin olarak belirlendikten sonra hüküm kurulması gerekirken aksi düşüncelerle aktif husumet yokluğundan davanın reddedilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Gerek emsal mahiyetteki istinaf ilamları gerekse dosya arasındaki ticaret sicil kayıtları ve bilgi belgeler incelendiğinde; takip talebinde her ne kadar davacı şirketin ünvanı farklı görünse de vergi numarasının aynı olduğu, takibin dayanağı olarak eklenen belgelerde de şirket ünvanının doğru şekilde gösterildiği, bu hali ile davalının takipte yer alan borçluyu tespit edebilecek durumda olduğu kanaatine varıldığından davalının bu yöndeki itirazına itibar edilmemiş ve davanın esastan incelenmesine geçilmiştir.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrol ile davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ilgili yazı cevapları celbedilmiş, mahkememiz 25/04/2025 tarihli öninceleme duruşmasında dosyanın; davalı tarafça takipten sonra davadan önce takip konusu alacağın takip çıkış miktarının ödendiği anlaşılmakla dava tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı varsa ne miktarda alacaklı olduğu ve alacağın takipteki hangi kalemlere ilişkin olduğu hususlarında değerlendirme yapılmasının istenilmesine karar verilmiş ve 13/05/2025 tarihli bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmıştır. İlgili raporda " Dava ve Hesap Tarihi: 30.09.2024
Dosya Hesabı
1.165.000,00.-TL Takipte Kesinleşen Miktar
26.445,50.-TL Harici Tahsil Harcı Miktarı (%2,27)
269,85.-TL Başvuru Harcı
158.120,00.-TL Vekalet Ücreti tam
2.250,21.-TL Temerrüt Faizi TTK 1530
+ 86,80.-TL Masraf
1.352.172,36.-TL Yekun Alacak
- 1.165.000,00.-TL 04.10.2023 Tarihli harici ödeme
187.172,36.-TL 04.10.2023 tarihli Bakiye borç Miktarı
+72.313,91.-TL 04.10.2023-30.09.2024 arası TTK 1530 Temerrüt Faizi
259.486,27.-TL 30.09.2024 Tarihli Borç Miktarı " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Öncelikle belirtilmelidir ki, itirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır.
Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamış iken, itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira, itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre, gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacaktır. Bunun gibi, takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da, ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukuki yararın mevcut olmayacağı kuşkusuzdur.
Sonuç itibariyle; icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması halinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla, takipten sonra, ancak dava açılmadan önce yapılmış olan ödemeler yönünden dava açılmasında, davacı tarafın hukuki yararı bulunmamaktadır.
Nitekim aynı ilke, Hukuk Genel Kurulunun 12.11.2003 gün ve E:2003/19-589, K:2003/645 sayılı ve E:2011/19-532,K:2011/640 sayılı ilamında da benimsenmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 100. Maddesinde " Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise , kısmen yapığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. " şeklinde düzenleme yaptığı görülmüştür. Davalı tarafından her ne kadar aşamalarda davalı tarafından huzurdaki dava açılmadan evvel asıl alacak tutarının ödendiği huzurdaki davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığı beyan edilmiş ise de , davalı tarafından ilgili icra dosyasında takibe geçildikten sonra ödeme yapılıp icra takibinin başlatılması ile temerrüt gerçekleşmiş olacağından ve davacı tarafça da yapılan ödemenin asıl alacağa mahsuben yapıldığına dair açık bir kabul bulunmadığından davalı tarafından huzurdaki dava açılmadan önce , takip tarihinden sonra yapılan ödemenin TBK 100.madde uyarınca değerlendirilmesi gerekeceği kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı hepbirlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafından takipten önce herhangi bir ödeme yapılmış değildir. Davalı tarafından takipten sonra dava tarihinden önce ise 04/10/2023 tarihinde 1.165.000,00-TL lik ödeme yapılmıştır. Söz konusu ödemenin BKnun 100 mad uyarınca öncelikle faiz ve ferilerinden düşüm yapılması gerekmektedir. Takip tarihi ile ödeme tarihi dikkate alındığında ve bu tarihe kadar mevcut bulunan işlemiş faizler, icra yargılama giderleri ve bu doğrultuda hazırlanan bilirkişi raporu göz önünde tutulduğunda, söz konusu ödemenin mahsubu neticesinde davacının 187.172,36-TL asıl alacağının varlığını koruduğu anlaşılmış açıklanan nedenlerle davacının davasının bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmiş, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada kısmi ödeme tarihine kadar faiz hesabı yapılıp, yapılan ödeme önce faiz ve masraflara mahsup edildiğinden mahkememizce kalan bakiye alacağa kısmi ödeme tarihinden tahsil tarihine kadar faiz işletilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının dava tarihi itibari ile 187.172,36-TL tutarında asıl alacağının devam ettiği anlaşıldığından ve alacak faturaya dayanıp likit ve belirlenebilir olduğundan bu miktarın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, reddedilen kısım yönünden davacının kötüniyetli takip başlattığı sabit olmadığından ve koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatına ilişkin isteminin reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının .... İcra Müdürlüğünün 2023/... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın 187.172,36-TL asıl alacak yönünden iptali ile; takibin bu tutara 04/10/2023 tarihinden itibaren işletilecek takip talebinde gösterilen faizi ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Hüküm altına alınan 187.172,36 TL alacağın %20 si oranında 37.434,47 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 12.785,74 TL harçtan peşin alınan 3.196,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.588,79 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
4- Davacı tarafından yatırılan 3.196,95 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30,04 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
7- Davacı tarafça yapılan 127,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti ile 488,40 TL ilk masraf (427,60 TL başvurma harcı + 60,80 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 5.115,40 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 5.114,58 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8- Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
9 - Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 0,50 TL'sinin davacıdan, 3.119,50 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸