T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/104 Esas
KARAR NO :2025/389
DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:09/02/2023
KARAR TARİHİ:28/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirket ile 05/11/2019 tarihinde 126.500,00 Euro bedelli sözleşme imzaladığını, sözleşme gereğince müvekkili şirketin yazılım kurumu öncesinde çalışmalarını tamamladığını, ancak davalı şirketin geliştirme müdürünün yazılımın bir parçası olan uçak çevrim yönetimi modülünün kullanımının ... Anonim Şirketi tarafından askıya alındığını ve söz konusu yazılım kurulumuna dair kararın 2021 yılı sonunda verileceğinin bildirildiğini, sözleşmenin bu doğrultuda revize edilmesinin talep edildiğini, davalının bu talebine istinaden 05/03/2021 tarihinde ek protokol revize edildiğini, 126.500,00 Euro'luk alacağın 50.000,00 Eurosunun müvekkili şirkete ödendiğini, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında ki yükümlülüklerini yerine getirdiğini söz konusu kullanımı hazır hale getirdiğini, davalı şirket elektronik posta yoluyla 76.500,00 Euro'luk fatura tanzim edileceğinin bildirildiğini, faturanın ödenmediğini, üstüne 05/10/2022 tarihinde keşide edilen ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, bu ihtarnamenin üzerine davalı şirkete 12/10/2022 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, davalının fatura bedelini ödemediği gibi haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini belirterek 76.500,00 Euroluk alacaklarının şimdilik 100,00 Euro'luk kısmının 12/10/2022 tarihinde gönderilen ihtarnamede belirtilen 5 günlük sürenin hitabından itibaren işleyecek en yüksek orandaki temerrüt faizi ile birlikte, davalı tarafından haksız fesih nedeniyle uğranılan zararın ise şimdilik 100,00 Euroluk kısmının davalı tarafça sözleşmenin feshedildiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek orandaki faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafça dosyaya sunulan bir cevap dilekçesinin olmadığı görüldü.
Mahkememiz dosyasının 24/04/2024 tarihli celsesinin 4 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 05/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" A) Mali inceleme Bakımından;
Davacı şirkete ait 2020-2021-2022 takvim yılı kanuni defterlerinin; HMK'nun 222/2 maddesi hükümlerine göre delil teşkil ettiği,
Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; dava tarihinde davacının davalıdan herhangi bir cari hesap alacağının olmadığı,
Davalı şirkete ait 2020-2021-2022 takvim yılı kanuni defterlerinin; HMK'nun 222/2 maddesi hükümlerine göre delil teşkil ettiği,
Davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre dava tarihinde davalının davacıya herhangi bir cari hesap borcunun olmadığı,
B. Teknik İnceleme Bakımından:
Dava konusu olaya test yazılım demosunun kurulduğu ama hiç bir zaman canlı kullanıma geçilmediği, bu yazılım projesi ile ilgili geçici ve kesin kabul yapılmadığı için projenin hiçbir zaman canlı kullanıma geçmediği,
Bu gibi durumlarda sözleşmeye bağlı olarak lisans, bakım ve destek geliştirme bedelleri doktrinde ve uygulamada sözleşmeye bağlı olarak ödendiği,
C. Borçlar Hukuku Yönünden:
... ... A.Ş. tarafından ...'nin kullanıma alınma kararı verilmediği ve yazılımın kullanılmadığı tespit edildiğinden koşulun gerçekleşmediği ve davalı yanın 76.500 Euro ödeme borcunun doğmadığı, bu borcun hükümsüzleştiği, Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde, davacı yanın 76.500 Euronun 20.10.2022 (.... Noterliği'nin 12.10.2022 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesinin tebliği + 5 gün) tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabında ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsilini talep edebileceği, ancak taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının 100 Euronun 20.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabında ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsilini talep edebileceği
.... Noterliği'nin 05.11.2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile, davalı yanın olağan fesih hakkına başvurduğunu beyan ettiğinin, bununla birlikte fesih bildirimine dair sebeplere de yer verdiklerinin görüldüğü,
... tarafından Turnaround Management Komponentinin kullanıma alınmamasının borç ilişkisinin temelinin çökmesine ve artık devamının taraflardan beklenmeyecek ölçüde değişikliğe uğramasına neden olup olmadığının, diğer bir ifade ile, sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığının ve/veya kullanılan olağan fesih hakkının, hakkın kötüye kullanılması teşkil edip etmeyeceğinin nihai takdirinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu,
Sayın Mahkemece, davalı yanın fesih beyanının haksız olduğu ve olağan fesih beyanının hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiğinin takdir edilmesi ihtimalinde, davacının müspet zararını talep edebileceği,
Sayın Mahkemece davalı yanın fesih beyanının haklı olduğu veya olağan fesih beyanının hakkın kötüye kullanılması teşkil etmediğinin takdir edilmesi ihtimalinde ise, davacı yanın tazminat talep hakkı bulunmadığı,
Dosya kapsamında bu hesabı yapmaya yarar verilerin tamamı bulunmadığından ve kar mahrumiyeti hesabı Borçlar Hukuku Nitelikli Hesaplamalar uzmanlık alanına girmediğinden davacının talep hakkı bulunması ihtimalinde talep edebileceği kar mahrumiyeti tazminatı hesabının yapılamadığı, yönündeki kanaatimizi saygı ile arz ederiz." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 02/10/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 09/12/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" ... Havayolları IT biriminin risk görmesi sebebiyle bu projeye devam etmemiş olmasının kuvvetle muhtemel ve sektörel teamüllere uygun olduğu,
... ... A.Ş.nin 22.01.2024 t.li müzekkere cevabında, yazılımın kullanılmamasına demo sunumundan sonra ... ... A.Ş.nin karar verdiği, bu nedenle de, dava konusu uyuşmazlık bakımından TBK. m. 175/1 hükmünün şartlarının oluşmadığı,
Olağan fesih hakkının kullanıldığı durumlarda fesih beyanında bulunanın herhangi bir haklı sebebe dayanma zorunluluğu bulunmadığı, Heyetimizce teknik yönden yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde, davacı yanca geliştirilen yazılımın ... ... A.Ş. tarafından kullanılmama kararı alınmasının ardından kullanılan olağan fesih hakkında davalı şirketin haklı menfaati olduğu görüşüne varıldığı; bu nedenle de, davalı şirketçe fesih hakkının kötüye kullanılmadığı; bu nedenle de davacının davacı yanın tazminat talep hakkı bulunmadığı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; taraflar arasında yapılan yazılım ve hizmet tedarik sözleşmesi ve ek protokol kapsamında bakiye hizmet bedelinden şimdilik 100 euro alacağın ve sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan müspet zarardan şimdilik 100 euronun davalıdan tahsili istemine ilişkin olup; uyuşmazlık sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedilip edilmediği, davacının alacağının bulunup bulunmadığı ve varsa miktarının tespiti noktasındadır.
Davacı dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı şirket ile 05/11/2019 tarihinde 126.500,00 Euro bedelli sözleşme imzaladığını, sözleşme gereğince müvekkili şirketin yazılım kurumu öncesinde çalışmalarını tamamladığını, ancak davalı şirketin geliştirme müdürünün yazılımın bir parçası olan uçak çevrim yönetimi modülünün kullanımının ... Anonim Şirketi tarafından askıya alındığını ve söz konusu yazılım kurulumuna dair kararın 2021 yılı sonunda verileceğinin bildirildiğini, sözleşmenin bu doğrultuda revize edilmesinin talep edildiğini, davalının bu talebine istinaden 05/03/2021 tarihinde ek protokol revize edildiğini, 126.500,00 Euro'luk alacağın 50.000,00 Eurosunun müvekkili şirkete ödendiğini, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında ki yükümlülüklerini yerine getirdiğini söz konusu kullanımı hazır hale getirdiğini, davalı şirket elektronik posta yoluyla 76.500,00 Euro'luk fatura tanzim edileceğinin bildirildiğini, faturanın ödenmediğini, üstüne 05/10/2022 tarihinde keşide edilen ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, bu ihtarnamenin üzerine davalı şirkete 12/10/2022 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, davalının fatura bedelini ödemediği gibi haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini belirterek 76.500,00 Euroluk alacaklarının şimdilik 100,00 Euro'luk kısmının 12/10/2022 tarihinde gönderilen ihtarnamede belirtilen 5 günlük sürenin hitabından itibaren işleyecek en yüksek orandaki temerrüt faizi ile birlikte, davalı tarafından haksız fesih nedeniyle uğranılan zararın ise şimdilik 100,00 Euroluk kısmının davalı tarafça sözleşmenin feshedildiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek orandaki faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafça dosyaya sunulan cevap dilekçesinin olmadığı görüldü.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ... ... Aş'ye müzekkere yazılarak davalı ... AŞ ile yapılan 23/07/2019 tarihli Yazılım ve hizmet tedariki özel şartlar sözleşmesi kapsamında yazılımın bir parçası olan uçak çevrim yönetimi modülü (turnaround management komponent) kullanımının askıya alınıp alınmadığı ve askıya alındıysa yeniden kullanıma alınıp alınmadığının bildirilerek ilgili evrakların gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiş, taraflara defter ve belgelerini sunmak için süre ve imkan tanınmış akabinde dosyanın ; 1 yazılım mühendisi (mümkünse havacılık , taşıma ve lojistik alanında uzman), 1 borçlar hukuku alanında uzman ve 1 mali müşavir bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile; öninceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları hususunda rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş, bilirkişi kök raporu ve ek raporu dosyaya kazandırılmıştır.
Dosya kapsamında hazırlanan 05/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda; " 1. Dava konusu olaya test yazılım demosunun kurulduğu ama hiç bir zaman canlı kullanıma geçilmediği, bu yazılım projesi ile ilgili geçici ve kesin kabul yapılmadığı için projenin hiçbir zaman canlı kullanıma geçmediği,
2. Bu gibi durumlarda sözleşmeye bağlı olarak lisans, bakım ve destek geliştirme bedelleri doktrinde ve uygulamada sözleşmeye bağlı olarak ödendiği,
...1. ... ... A.Ş. tarafından ...’nin kullanıma alınma kararı verilmediği ve yazılımın kullanılmadığı tespit edildiğinden koşulun gerçekleşmediği ve davalı yanın 76.500 Euro ödeme borcunun doğmadığı, bu borcun hükümsüzleştiği, Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde, davacı yanın 76.500 Euronun 20.10.2022 (.... Noterliği’nin 12.10.2022 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesinin tebliği + 5 gün) tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabında ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsilini talep edebileceği, ancak taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının 100 Euronun 20.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabında ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsilini talep edebileceği..." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Kök raporun dosyaya sunulmasının akabinde tarafların itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 09/12/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda " • ... ... ... biriminin risk görmesi sebebiyle bu projeye devam etmemiş olmasının kuvvetle muhtemel ve sektörel teamüllere uygun olduğu,
• ... ... A.Ş.nin 22.01.2024 t.li müzekkere cevabında, yazılımın kullanılmamasına demo sunumundan sonra ... ... A.Ş.nin karar verdiği, bu nedenle de, dava konusu uyuşmazlık bakımından TBK. m. 175/1 hükmünün şartlarının oluşmadığı,
• Olağan fesih hakkının kullanıldığı durumlarda fesih beyanında bulunanın herhangi bir haklı sebebe dayanma zorunluluğu bulunmadığı, Heyetimizce teknik yönden yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde, davacı yanca geliştirilen yazılımın ... ... A.Ş. tarafından kullanılmama kararı alınmasının ardından kullanılan olağan fesih hakkında davalı şirketin haklı menfaati olduğu görüşüne varıldığı; bu nedenle de, davalı şirketçe fesih hakkının kötüye kullanılmadığı; bu nedenle de davacının davacı yanın tazminat talep hakkı bulunmadığı " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Dava dışı ... ... A.Ş. Tarafından dosyamıza verilen müzekkere cevabı ile; " Sayın İlgili,
... Ltd. Şti tarafından şirketimize bir demo sunumu yapılmış ancak şirketimizce söz konusu yazılımın kullanılmamasına karar verilmiş ve kullanıma alınmamıştır. Akabinde (23 Temmuz 2019 tarihli sözleşmeye ek) 20.06.2023 tarihli ek protokol ile aynı amaca hizmet eden ve ... Teknoloji bilişim A.Ş. tarafından geliştirilen uçak çevrim yönetimi (turnaround management component) hizmete alınmıştır. " şeklinde cevap verildiği görülmüştür.
Davacı dava dilekçesinde; taraflar arasında 05.11.2019 tarihinde 126.500 EUR bedelli olarak Yazılım ve Hizmet Tedariki Sözleşmesi’ni ("Sözleşme") akdedildiğini, Sözleşme tahtında davacı Şirketin yazılım geliştirme çalışmalarını başladığını ve söz konusu yazılımın kurulum öncesi çalışmalarını tamamladığını, Ancak Davalı Şirket tarafından yazılımın bir parçası olan uçak çevrim yönetimi modülünün (turnaround management komponent) kullanımının ... A.Ş. tarafından askıya alındığı ve söz konusu yazılımın kurulumuna dair kararın 2021 yılı sonunda verileceğinin bildirildiğini, sözleşme’nin bu doğrultuda revize edildiğini, 05.03.2021 tarihli ek protokol ile revize edilen sözleşme ile , 126.500 EUR’luk alacağın 50.000 EUR’luk kısmı davacı Şirket’e ödenerek, 76.500 EUR’luk kısmının ödenmesinin Özel Şartlar Sözleşmesi kapsamında ... A.Ş. tarafından uçak çevrim yönetimi modülünün (turnaround management komponent) kullanıma alınması kararına bırakıldığını, davalı tarafça ise sözleşmenin haksız feshedildiğini iddia etmiş ve bakiye alacak ile zararının tazminini istemiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakıldığında; davacının talebine konu bakiye alacak bedelinin ödenmesinin taraflar arasındaki Özel Şartlar Sözleşmesi kapsamında ... A.Ş. tarafından uçak çevrim yönetimi modülünün (turnaround management komponent) kullanıma alınması kararına bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Türk Borçlar Kanunu’nun 170 ile 176. maddeleri arasında koşula bağlı borçlar hükme bağlanmıştır.
Koşul gelecekte gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belirsiz olan olaydır. Taraflar bir sözleşmenin sonuçlarını doğurmasını veya ortadan kalkmasını gelecekteki belirsiz bir olayın gerçekleşmesine bağlayabilirler. Sonuçların doğması veya ortadan kalkması gelecekteki belirsiz bir olayın gerçekleşmesine bağlı borca, “koşula (şarta) bağlı borç” denir. Hukuki işlemin sonuç doğurması veya sonuçlarının ortadan kalkması, gerçekleşmesine bağlı “gelecekteki olay”a da koşul adı verilir.
Koşul kavramı iki şekilde ortaya çıkabilir. Bunlardan birincisi geciktirici koşuldur. İkincisi ise, bozucu koşuldur. Geciktirici koşula bağlı sözleşmelerde, sözleşme kurulmuştur ve taraflarını bağlar; bunula birlikte hükümlerini ancak koşul gerçekleşince doğurur. Diğer bir ifade ile, taraflar koymuş oldukları kayıtla hukuki işlemin sonuç doğurmasını, gelecekte gerçekleşmesi şüpheli bir olguya bağlamışlarsa geciktirici koşul söz konusu olur. Bu bakımdan geciktirici koşul hukuki işlemin sonuç doğurup doğurmayacağını (hukuki etkisini) askıya alır.
Dava konusu uyuşmazlıkta da, taraflar 05.03.2021 t.li Ek Protokol’ün 3. maddesi ile, davalının 76.500 Euro ödeme borcunun varlığı, “... ... A.Ş. tarafından ...’nin kullanıma alınma kararı verilmesine” bağlanmıştır. Davalının 76.500 Euro ödeme taahhüdündeki şart, ... ... A.Ş. tarafından ...’nin kullanıma alınma kararı verilmesidir. 05.03.2021 t.li Ek Protokol imzalandığı esnada ... ... A.Ş. tarafından ...’nin kullanıma alıp almayacağı belirli değildir. Bu nedenle, tarafların 76.500 Euro ödeme taahhüdünü geciktirici koşula bağladıkları söylenebilecektir.
TBK. m. 175/1’e göre; “Taraflardan biri, koşulun gerçekleşmesine dürüstlük kurallarına aykırı olarak engel olursa, koşul gerçekleşmiş sayılır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Dosya arasında mevcut dava dışı ... ... A.Ş.nin 22.01.2024 t.li müzekkere cevabında, “… ... Ltd. Şti. tarafından şirketimize bir demo sunumu yapılmış ancak şirketimizce söz konusu yazılımın kullanılmamasına karar verilmiş ve kullanıma alınmamıştır. Akabinde (23 Temmuz 2019 tarihli sözleşmeye ek) 20.06.2023 tarihli ek protokol ile aynı amaca hizmet eden ve ... ... A.Ş. tarafından geliştirilen uçak çevrim yönetimi hizmete alınmıştır” şeklinde beyanda bulunulduğu görülmüştür. Müzekkere cevabı içeriğinden davacının hazırlamış olduğu yazılımın kullanılmamasına demo sunumundan sonra ... ... A.Ş. Tarafından karar verilmiştir. Bu nedenle de, dava konusu uyuşmazlık bakımından TBK. m. 175/1 hükmünün uygulanma olanağı bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle geciktirici koşulun gerçekleşmediği ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre bakiye bedelin ödenmesi bu koşulun gerçekleşmesine bağlandığından davalının bakiye bedeli ödeme yükümlülüğü bulunmadığı, yine sözleşmenin davalı tarafça feshinin de haklı nedene dayandığı bu nedenle davacının sözleşmenin feshinden kaynaklı olarak tazminat da talep edemeyeceği kanaatine varılmış, açıklanan nedenlerle davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı dilekçesi içeriğinden davanın kısmi dava olarak açıldığı ve davacının dava değerinin 200 Euro (dava tarihindeki tevzi formundan 4.056,00-TL olarak) olarak belirtildiği ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu belirtilmiştir. Dava dilekçesi içeriğinden ise bakiye alacak miktarının 76.500 Euro olduğunun belirtildiğinin görüldüğü, emsal mahiyetteki Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2025/503 E., 2025/494 K. Sayılı ilamında " Kısmi veya belirsiz alacak davalarında, kanun yolu sınırının alacağın tamamına bakılarak belirlenmesi gereklidir." şeklinde değerlendirme yapıldığı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2022/7166 E., 2022/9351 K. Sayılı kararında da aynı hususlara işaret edildiği görülmekle kararın kesin nitelikte olmadığı değerlendirilmiş açıklanan nedenlerle istinaf yasa yolu açık olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davanın REDDİNE,
2-) Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
3-) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 4.056,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-) Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-) Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
6-) Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, davacı vekilinin (e duruşma ile) ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/05/2025
Katip ...
E
Hakim ...
E