T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/59 Esas
KARAR NO: 2024/464
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/01/2024
KARAR TARİHİ: 02/07/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eczacılık faaliyetinde bulunduğu ve davalı taraf ile aralarında mevcut olan ticari ilişki kapsamında muhtelif malların satışı ve tesliminin yapıldığını, davalının müvekkilinden aldığı ürünlerin bedelini vadesi geçmiş olmasına rağmen ödemediğini, müvekkili şirket tarafından ... İcra Müdürlüğü’nün 2022/... E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek; itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde de görüleceği üzere müvekkilinin adresi ... ... Mah. .../1 Sok. No:1 .../... olup huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, yetkili mahkeme, müvekkilinin adresinin bağlı bulunduğu ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili ile davacı şirket arasında huzurdaki davaya ve takibe konu edilen faturalara, irsaliyelere, cari hesap ekstresine vs. belgelere dayalı hiçbir ticari ilişki, mal veya hizmet alım satımı olmadığını, huzurdaki davaya ve takibe konu edilen faturalar müvekkiline hiçbir zaman tebliğ edilmediğini, huzurdaki davaya ve takibe konu faturaların muhteviyatında yer alan ilaçlar, müvekkilinin eczanesine girmediğini ve müvekkilinin eczanesi tarafından teslim alınmadığını ve satılmadığını, müvekkilinin bu ilaçlardan hiçbir şekilde haberi olmadığını bu nedenle haksız davanın reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, faturalardan kaynaklı başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı ecza deposu tarafından davalı eczacıya satılmış olan ürünlerin karşılığının ödenmemesi sebebiyle davalı aleyhine ... İcra Dairesi 2022/... E. Sayılı sayılı dosyası ile icra takibine girişmiş olduğu, davalının icra takibine yapmış olduğu itiraz akabinde takibin durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür.
Mahkememizce yargılama esnasında dilekçeler teatisinin tamamlanması için davalıya çıkartılan tebligatın şeklen usulüne uygun olduğu görülerek yargılama yapılmaya başlanmış ise de ilk celseden önce davalı adına sunulan vekalet akabinde davalı vekili tarafından cevap dilekçesinin sunulmuş olduğu ve tebligatın usulsüz olarak yapıldığı iddiasında bulunulmuş olduğundan öncelikle ön sorun olarak usulsüz tebligat olup olmadığı hususu incelenmiştir.
Tebligat Kanununun Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat başlığını taşıyan 16. Maddesinin "(1) Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır." şeklindeki düzenlemesi uyarınca tebliğ mazbatasında ismi yer alan Nihat'ın davalı ile aynı konutta ikamet edip etmediği, hizmetçisi olup olmadığı hususu kolluk vasıtası ile araştırılmış olup ... Merkezi tarafından düzenlenen araştırma tutanağında tebliğ mazbatasında yer alan Nihat ismindeki şahsın Nihat Karan olduğu, davalının 81 dairenin bulunduğu bir sitede yaşadığı ve Nihat Karan'ın sitenin bahçıvanı olduğunun tespit edilmiş olduğunu mahkememize bildirdiği, nitekim ... İlçe Nüfus Müdürlüğüne yazılan müzekkereye "İlgili yazınızda ... Anonim Şirketi ile ... arasında mahkemenizde görülmekte olan İtirazın İptali ( Ticari Satımdan Kaynaklanan ) davası nedeniyle "... ... Mah. .../l Sk. No:1 .../..."adresinde ikamet eden kişilerin kimler oldukları sorulmuş ise de; yapılan kontrollerde bu adresin bina iç kapı numarası olmaması sebebiyle adres kaydı yapılabilecek bir konumda olmadığı anlaşılmıştır. Yazımız ekindeki ekran görüntüsünde görüleceği üzere "... ... Mah. ... gibi | rakamının yanında harflerin olduğu bina dış kapı numaraları bulunmaktadır ve bu bina dış kapı numaralarının bina iç kapı numaraları vardır ve ... Sitesine aittir. Yazınızda belirtilen No:1 bina dış kapı numarasının bina iç kapı numarası olmadığı için kimse kayıtlı değildir." şeklinde verilen cevabi yazı da incelendiğinde davalıya yapılan tebligatın hem açık adres yetersizliğinden hem de tebliğ yapılan şahsın 81 dairelik sitenin bahçıvanı olması sebebiyle davalının daimi çalışanı kabul edilemeyeceğinden usulsüz olduğu kanaatine varılmakla mahkememizin 02.07.2024 tarihli celsesinde kurulan ara kararlar uyarınca TK m.32 hükmü uyarınca davalının cevap dilekçesinin süresi içerisinde ibraz edildiğinin kabulüne karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davalının süresi içerisinde sunduğu kabul edilen cevap dilekçesinde mahkememizin yetkisine yönelik itirazda bulunmuş olması sebebiyle yetki ilk itirazı öncelikli olarak incelenmesi gerekmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesi; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz" hükmünü içermektedir. Yine, 116/1-a maddesinde Kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazını "ilk itiraz" olarak düzenlemektedir. 117/1. madde ise "İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez." hükmünü içermektedir. Bu sebeple mahkemenin yetkisinin kesin olarak belirlenmediği hallerde HMK'nın 19. maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez.
6100 Sayılı HMK'nın 6/1. maddesinin "(1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca açılacak olan davalarda genel yetkili mahkeme belirlenmiş olup para borçlarının ifa yeri bakımından ise TBK m.89 hükmü uygulanmakta olup bu hükme göre Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceğinden alacaklının yerleşim yeri mahkemesi de para borçlarına ilişkin davalarda seçimlik yetkili mahkeme olmaktadır.
HMK 17.maddesi “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” hükmünü haizdir.
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer (Bknz. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2022/124 Esas, 2022/905 Karar Sayılı, 29/04/2022 Tarihli İlamı).
Somut olay bakımından dosyaya ibraz edilen taraflar arasında yazılı bir satış sözleşmesinin ve bu kapsamda HMK m.17 hükmü uyarınca yetki sözleşmesinin olmadığı anlaşılmış olmakla genel yetki kuralları uyarınca yetkili mahkemenin belirlenmesinin yapılması gerekmekte olup TBK m.89 hükmü uyarınca davacı alacaklının yerleşim yeri adresi para alacakları bakımından seçenekli olarak yetkili kabul edilmekte olup dosyaya sunulmuş olan faturalar, arabuculuculuk tutanağındaki adres ve davacı şirketin merkez adresi üzerinden yapılan kontrolde adresinin "... MAH. ... SK. NO: ... /İSTANBUL" olduğu, Bağcılar ilçesinin Bakırköy Adliyesinin yargı çevresi içerisinde olduğu, davacının davasını yetkili mahkemede açmamış olduğu, seçimlik davalıya geçmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2020/... Esas, 2022/... Karar Sayılı, 23/03/2022 Tarihli "... İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmemesi o yerdeki mahkemeyi itirazın iptali yönünden yetkili hale getirmez. Dolayısıyla davalı borçlu açılan itiazın iptali davasında mahkemenin yetkisine itiraz edebilir. "şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davalının icra dairesinin yetkisine itiraz etmemiş olması mahkememizi yetkili hale getirmeyeceğinden davalının süresi içerisinde yapmış olduğu yetki ilk itirazının kabulüne karar verilmekle aşağıdaki şekilde yetkisizlik kararı vermek gerekmiş olup 08.07.2021 tarihli ve 31535 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış olan Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun, yeni kurulan (Alanya, Aydın, Balıkesir, Diyarbakır, Manisa, Muğla, ... ve Tekirdağ) asliye ticaret mahkemeleri ile mevcut bulunan (Adana, Ankara, Ankara Batı, Antalya, Bakırköy, Bursa, Denizli, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Gebze, İskenderun, İstanbul, İstanbul Anadolu, İzmir, Karşıyaka, Kayseri, Kocaeli, Konya, Mersin, Samsun, Şanlıurfa ve Trabzon) asliye ticaret mahkemelerinin yargı çevrelerinin belirlenmesine ilişkin 07.07.2021 tarihli ve 608 sayılı kararı incelendiğinde "... Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin ... ilinin mülki sınırları," olarak belirlenmiş olması sebebiyle ... Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili olduğundan aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davalının yetki ilk itirazının Kabulü ile; davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin yetkili olmaması nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olması nedeniyle mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
3-HMK. Madde 20 uyarınca istinafa tabi olan işbu davada süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,
4-Dosyanın gönderilmesi için süresi içerisinde başvurulmaz ise HMK. Madde 20 uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA karar verileceğinin ihtarına (ihtar edildi)
5-HMK'nın 20.maddesi gereğince yasal süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.