T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/598 Esas
KARAR NO :2025/685
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:09/10/2024
KARAR TARİHİ:14/10/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Sigorta A.Ş. nezdinde düzenlenen ... numaralı sigorta poliçesi ile sigortalanan ... Nak. Loj. Oto. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ye ait, olay anında ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, sürücü ... idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu sigortalı araçta/kazaya karışan diğer araçlarda/3. kişilerde sigorta kapsamında karşılanması gereken zararlar meydana geldiğini, kaza nedeniyle hak sahipleri tarafından müvekkili şirkete yapılan tazminat talepli başvuru neticesinde şirket nezdinde ...-1 numaralı hasar dosyası açıldığını, müvekkili şirket, oluşan hasar sebebiyle, sigortalısı adına 35.903,38 -TL sigorta tazminatı ödediğini, ... plakalı sigortalı araç sürücüsü ...'in 1,36 promil alkollü olduğu polis memurlarınca yapılan testle tespit edildiğini, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsü ...'in yüksek derecede alkollü olması nedeniyle güvenli sürüş yeteğini kaybettiğini, sürücülerden beklenen dikkat ve özeni gösteremediğini, sevk ve idare hatası yaparak direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve kazanın gerçekleşmesinde tam ve asli kusurlu olduğu tespit edildiğini, zarar gören 3. kişiye/kişilere tazminat ödeyerek poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getiren müvekkili şirket, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.b maddesi ve KTK hükümleri uyarınca ödediği tazminatı, sigorta sözleşmesinin karşı tarafı olan davalıya rücu etme hakkına sahip olduğunu, davalının rücu tutarını ödememesi üzerine 25.04.2023 tarihinde.... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosya ile takip başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu beyanla icra takibine yapılan itirazın iptalini, davalı aleyhine yüzde %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalıların dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır.
Dosya arasına celp edilmiş olan .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/... Esas sayılı dosyalarından mahkemece kurulan ara karar kapsamında davalı bakımından 22.12.2022 tarihinden itibaren başlamak üzere 3 aylık süre ile geçici mühlet kararı verildiği, akabinde 22.03.2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 2 ay süre ile geçici mühletin uzatılmasına karar verildiği, kesin mühlete karar verilmeden davalının konkordato talebinin reddine karar verildiği, dosyanın istinaf incelemesinde olduğunun mahkememize bildirilmiş olduğu görüldü.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı 3. Kişiye ödenen tazminat bedelinin davalı kendi sigortalısından rücuen tahsili istemiyle davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda; davacı şirket nezdinde sigortalanan davalı ... Nak. Loj. Oto. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ye ait, olay anında ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı sürücü ...'un idaresindeki ... plakalı araç arasında 11.12.2022 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde karşı tarafın talebi üzerine açılan ...-1 numaralı hasar dosyasından davacının sigortalısı adına ... plakalı aracın onarım masrafları için ödemiş olduğu 35.903,38 -TL Sigorta tazminatının, sigortalı araç sürücüsü ...'in 1,36 promil alkollü olması sebebiyle davalıdan rücuen tahsili amacıyla 35.903,38 -TL asıl alacak, 824,79 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 36.728,17 TL üzerinden başlatılmış olan.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlunun yapmış olduğu itirazının iptaline ve takibin devamına; davalı borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesi istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2 maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın " B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde sigorta şirketinin sigortalısına karşı rücuen tahsilat istemi il başvurabileceği haller düzenlenmiş olup bu maddeye göre; "(2) Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasınısağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekliel konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibizorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde," denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.
Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin, "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97. maddesinde, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, "alkollü içki almış olarak kandaki alkol miktarına göre araç sürme yasağı kenar başlığı altında; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları açıklanmıştır.
Hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığını ispat yükü, 6762 sayılı TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.
Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne aksi halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir (YHGK 23.10,2002 gün ve 2002/11-768-840, YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212, YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18, YHGK 14.12.2005 gün 2005/11-624-713 sayılı ilamları).
Yargılama esnasında celp edilmiş olan tüm deliller bir bütün olarak değerlendirilmek sureti ile dosyanın 1 trafik kazaları alanında uzman makine mühendisi, 1 Nöroloji uzmanı ve 1 trafik sigortaları alanında uzman bilirkişisinden oluşan 3 kişilik heyete tevdine karar verilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından hazırlanılarak mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle;
... plakalı aracın sürücüsü ...'in olayda % 100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu,
... plaka sayılı aracın sürücüsü ...'un atfı kabil kusurunun olmadığı,
... plaka sayılı araçta ortaya çıkan hasarın kaza ile uyumlu olduğu, onarım bedelinin 35.903,38 TL olarak kabul edilebilir olduğu,
... 1.36 promil alkol ile yasal sınırı 2.5 kat aşmış, güvenli sürüş yeteneğini kaybetmiştir. Kazada tam ve asli kusurlu olduğundan, kazanın oluşumuna etki edecek, yol, hava durumu v.s gibi başkaca bir sebep de olmadığından, kazanın münhasıran alkol etkisinde olduğu,
... plaka sayılı aracın sürücüsü dava dışı ...'in kazanın meydana gelmesinde %100 oranında ASLİ ve TAM KUSURLU olması sebebiyle, araç maliki davalı ...Dış Tic. Ltd. Şti.'nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bağlı yönetmelikler gereği dava dışı ...'ın mülkiyetinde bulunan ... plaka sayılı araçta kaza sonucunda meydana gelen zarardan sürücünün kusuru nispetinde %100 oranındaki kısmından araç maliki ve işleticisi olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu,
Davacı ... A.Ş. tarafından sigortacı sıfatı ile ... plaka sayılı aracın maliki, davalı ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin hukuki sorumluluklarının teminat altına alınması maksadıyla 30.08.2022 başlangıç 30.08.2023 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin tanzim edildiği,
Gerçekleşen zararın, davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortacı sıfatı ile ... plaka sayılı aracın maliki, davalı ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'in hukuki sorumluluklarının teminat altına alınması maksadıyla 30.08.2022 başlangıç 30.08.2023 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde tanzim edilen, ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi hükümleri gereğince, poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla teminat kapsamında olduğu,
Davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından dosyada mübrez ödeme makbuzları ile 35.903,38-TL tutarında ana para tazminat ödemesinin araca yedek parça sağlayan ve onarımı gerçekleştiren firmalara yapıldığı,
Alkollü araç kullanımı sebebiyle oluşan zararların Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliğinin B4/e maddesi gereğince sigortalıya rücu sebepleri kapsamında değerlendirildiği,
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı hak sahibine yapılan ödeme tarihi, rücu borçlusu davalının temerrüt tarihidir. Başka bir ifade ile rücuen tazminat davalarında, ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekecektir (Yargıtay 17 HD, 2016/11439 E- 2019/9363 K sayılı ilamı). Bu sebeple somut olay bakımından yapılan incelemede alınan işbu hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor uyarınca davacının dava dışı 3. Kişiye ödemiş olduğu 35.903,38-TL'yi davalı sigortalısından talep edebileceği, takipten önce 06/02/2023 tarihinde yapılan ödeme tarihi ile takip tarihi arasında geçen sürede işlemiş faiz talebinde bulunabileceği, tarafların tacir olmaları sebebiyle talep edilen avans faizi üzerinden hesaplama uyarınca 824,79 TL talebin yerinde olduğu görülmekle davalının yapmış olduğu itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacı tarafın, davalıdan rücuen tazminat talep ettiği, davacının rücu şartlarının bulunup bulunmadığı ve kapsamı ile zararın miktarının belirlenmesi, yargılama kapsamında bilirkişi incelemesiyle mümkün olduğundan, talep edilen tazminat miktarının likit (muayyen, belirli) olmadığı ve icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ ile; davalının.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,
2-Davacının davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine,
3-Alınması gerekli olan 2.508,90 TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 443,59-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 2.065,31-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 931,99-TL (başvurma, peşin harç ve vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 774,50-TL, bilirkişi ücreti 15.000,00-TL olmak üzere toplam: 16.706,49-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır