T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/640 Esas
KARAR NO :2025/578
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:25/10/2024
KARAR TARİHİ:17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'in 28/12/2023 tarihinde ...'e ait ... plakalı araç ile seyir halindeyken telefonla oynadığı esnada davacıya ait ... plakalı araca çarparak hasara uğramasına sebebiyet verdiğini, müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar tamirinin davacının kasko sigortacısından karşılandığını, kaza sebebiyle araçta değer kaybının oluştuğunu, müvekkilinin aracın tamir süreci boyunca aracını kullanamadığını, davalı ... şirketine değer kaybının ödenmesi için başvurulduğunu fakat taleplerinin reddedildiğini, müvekkilinde bir kusur bulunmadığını, müvekkilinin kasko sigortacısı tarafından 107.500,00 TL değer kaybı ücreti ödendiğini, oluşan değer kaybının daha fazla olduğunu, araçta 412.236,17 TL onarım yapıldığını, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, şimdilik 50,00 TL araç değer kaybı ücretinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte tüm davalılardan ( davalı sigorta şirketinin poliçede sorumlu olduğu tutarı aşmamak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsilini, şimdilik 50,00 TL araç mahrumiyet ücretini kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte araç sahibi ve şoförden müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın taleplerinin karşılandığını, hasar rücu ödemesinin 28/05/2024 tarihinde 292.236,17 TL olarak ... Sigorta Anonim Şirketine ödendiğini, değer kaybı ödemesinin de 25/10/2024 tarihinde 107.500,00 TL olarak davacı vekili Av. ...'a ödendiğini, müvekkili şirketin başkaca sorumluluğunun kalmadığını, müvekkili sigorta şirketine başvuru zorunluluğunun eksik yerine getirildiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazada atfa kabil bir kusurunun olmadığını, aracın daha önceki kazalarının kontrol edilmesi gerektiğini, aracın değer kaybı hususunda değişim ve onarık görmüş olan plastik parçaların hesaba katılmasının hukuka aykırı olduğunu, ZMMS poliçe limitlerinin tüketilmiş olması gerektiğini, davacının faiz talebinin reddinin gerektiğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; mahkememizin görevli olmadığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının talepleri haklı olduğu kabul edilse dahi zarar miktarının hesaplanması gerektiğini, dosyada teknik inceleme yapılması gerektiğini, davacının somut bir veri ve belge sunmadan araç mahrumiyet talebinde bulunması talebinin davanın dayanaksız olduğunun göstergesi olduğunu belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasının 29/01/2025 tarihli celsesinin 5 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 21/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Kusur Yönünden
1) ... plaka sayılı aracın davalı sürücüsünün ASLİ ve TAM KUSURLU olduğu,
2) ... plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsünün bulunmadığı atfı kabil bir kusur bulunmadığı,
3) Davaya konu aracın Değer Kaybı tutarının 315.000,00 TL. olduğu,
4) Davacının aracından mahrumiyeti nedeniyle maddi zararının 72.782,66 TL olduğu,
Sigorta Mevzuatı Yönünden
4) Davalı şirketten İMM teminatı ile sigortalı olan ... plakalı aracın %100 kusurlu olması nedeniyle davacıya ait ... plakalı aracın değer kaybı zararının 315.000,00 tutarından yine davalı sigorta şirketi tarafından İMM teminatından ödenen 107.500,00 TL tenzil edildiğinde bakiye değer kaybı zararının 207.500,00 TL olduğu ve davalı sigorta şirketinden tanzim edilen Kasko İMM poliçesinin teminat kapsamında olduğu, davalıların bakiye değer kaybı zararından müştereken müteselsilen sorumlu olduğu
Araç mahrumiyet bedeli yönünden ise, aracın işletilememesinden doğan kazanç kayıpları gibi yansıma zararlar KZMMS teminatı dışındadır. KZMMS Genel Şartları'nın A.6/k maddesinde "Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat talepleri"nin KZMMS teminatı dışında olduğu belirtilmiş olduğundan söz konusu talep, davalı sigorta şirketinin poliçe teminatı kapsamında olmadığı,.." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Davacı vekilinin 29/05/2025 tarihli dava değerinin arttırılması talepli dilekçesi ile 50,00 TL değer kaybı zararı taleplerini 207.450,00 TL arttırarak toplamda 207.500,00 TL'nin kaza tarihi olan 28/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiklerini, 50,00 TL araç mahrum taleplerinin ise 72.732,66 TL arttırarak toplamda 72.782,66 TL'nin kaza tarihi olan 28/12/2023 tarihinden itibaren avans faiz ile birlikte ...'ten müştereken ve müteselsilen talep ettiklerini beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; davacı ve davalı arasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle; davacının aracında meydana gelen değer kaybı tazminatı ve aracın kullanılamamasından kaynaklı araç mahrumiyet bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış ilgili müzekkere cevapları celbedilmiş, akabinde dosyanın 1 trafik kazaları- değer kaybı alanında uzman makine mühendisi bilirkişisi ve 1 trafik sigortaları alanında uzman sigorta bilirkişisine tevdi ile ; bilirkişilerden takdiri mahkemeye ait olmak üzere dava konusu kazaya karışan tarafların kusur oranlarının belirlenerek, davacının ... plakalı aracında kaza sonrasında meydana gelen hasarın kapsamı, onarım bedelinin ne kadar olabileceği, aracın hasarlı ve hasarsız olan halinin karşılaştırılması sureti ile markası, yaşı, cinsi vs özellikleri de göz önünde bulundurularak hesaplanacak olan 2. El piyasa rayiç değeri ile birlikte yargıtay'ın yerleşik içtihatları ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca yapılacak hesaplama uyarınca davacının aracında kaza tarihi itibariyle değer kaybının olup olmadığı, değer kaybının oluşması ihtimalinde ne kadar olduğu, aracın pert olup olmadığı, aracın tamirde kaldığı süreç içerisinde davacının talep araç mahrumiyet bedeli / kazanç kaybı talep edip edemeyeceği, edebilecek ise emsal araç kiralama fiyatları da göz önünde bulundurulduğunda ne kadar talep edebileceği, davacının aracının varsa önceki tarihlerde geçirmiş olduğu kazalar, sigorta tahkim dosyası kapsamında hazırlanan dosyalar davalı ve dava dışı sigorta şirketi tarafından yapılmış olan ödemeler da göz önünde bulundurularak ayrıca davacının davalı sigortaya başvuru koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarının incelenerek ve değerlendirilerek dava dilekçesinde talep edilmiş olan değer kaybı bedeli ve kazanç kaybı/ araç mahrumiyeti bedeli bakımından hesap yapılmasının istenilmesine karar verilmiş ve 22/04/2025 tarihli bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmıştır.
İlgili raporda " Kusur Yönünden
1) ... plaka sayılı aracın davalı sürücüsünün ASLİ ve TAM KUSURLU olduğu,
2) ... plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsünün atfı kabil bir kusur bulunmadığı,
3) Davaya konu aracın Değer Kaybı tutarının 315.000,00 TL. olduğu,
4) Davacının aracından mahrumiyeti nedeniyle maddi zararının 72.782,66 TL olduğu,
Sigorta Mevzuatı Yönünden
4) Davalı şirketten İMM teminatı ile sigortalı olan ... plakalı aracın % 100 kusurlu olması nedeniyle davacıya ait ... plakalı aracın değer kaybı zararının 315.000,00 tutarından yine davalı sigorta şirketi tarafından İMM teminatından ödenen 107.500,00 TL tenzil edildiğinde bakiye değer kaybı zararının 207.500,00 TL olduğu ve davalı sigorta şirketinden tanzim edilen Kasko İMM poliçesinin teminat kapsamında olduğu, davalıların bakiye değer kaybı zararından müştereken müteselsilen sorumlu olduğu
Araç mahrumiyet bedeli yönünden ise, aracın işletilememesinden doğan kazanç kayıpları gibi yansıma zararlar KZMMS teminatı dışındadır. KZMMS Genel Şartları'nın A.6/k maddesinde "Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat talepleri"nin KZMMS teminatı dışında olduğu belirtilmiş olduğundan söz konusu talep, davalı sigorta şirketinin poliçe teminatı kapsamında olmadığı " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde alınan hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu uyarınca davacının aracında meydana gelen hasar neticesindeki değer kaybı bedelinin 315.000 TL olduğu, davalı sigorta tarafından dava açılmadan önce davacıya yapılan ödemenin yeterli olmadığı, davacının bakiye 207.500,00-TL değer kaybı zararının bulunduğu ve kazaya karışan karşı araç sürücüsünün ZMMS poliçesi kapsamındaki poliçe limitinin tüketilmiş olduğu anlaşıldığından davalı sigortanın poliçe teminat limitleri çerçevesinde meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, diğer davalıların da araç maliki ve araç sürücüsü olmaları nedeniyle zararı karşılamakla yükümlü oldukları anlaşılmakla davacının bakiye değer kaybı alacağının tüm davalılardan müşterek müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Faiz talebi yönünden yapılan değerlendirmede; mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/4875 Esas, 2020/720 Karar Sayılı, 04/02/2020 Tarihli "... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davalı sigortanın kısmi ödeme tarihi olan 25/10/2024 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek sigorta yönünden bu tarihten itibaren, diğer davalılar yönünden ise zarar kaza tarihinde gerçekleştiğinden kaza tarihinden itibaren ve kazaya karışan davacıya ait aracın hususi araç olması sebebiyle de yasal faizi işletilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davacının diğer davalılara yönelik araç mahrumiyet bedeli talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise dosya kapsamında alınan hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu uyarınca davacının 72.782,66-TL araç mahrumiyet zararın bulunduğu, meydana gelen zarardan araç sürücüsü ve işleteninin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmış ve açıklanan nedenlerle davacının bu alacak kalemine ilişkin talebinin de kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KABULÜ ile;
1-) 28/12/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı bakiye 207.500-TL değer kaybı bedelinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den 25/10/2024 tarihinden; diğer davalılar ...' ten ise 28/12/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-) 28/12/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı 72.782,66-TL araç mahrumiyet bedelinin 28/12/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...' ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
3-) Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 19.146,11 TL harçtan peşin alınan 5.327,60 TL harcın ( 427,60 TL dava açılırken + 4.900,00 TL ıslah harcı olmak üzere ) mahsubu ile bakiye 13.818,51 TL harcın (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin işbu bedelin 8.846,73-TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına.
4-) Davacı tarafından yatırılan 5.327,60 TL harcın ( 427,60 TL dava açılırken + 4.900,00 TL ıslah harcı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 44.845,23 TL vekalet ücretinin (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin işbu bedelin 33.200,00-TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-) Davacı tarafça yapılan 527,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 488,40 TL ilk masraf (427,60 TL başvurma harcı + 60,80 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 10.015,40 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-) Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
8-) Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.800,00TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2025
Katip
Hakim
E¸