T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/652 Esas
KARAR NO:2025/279
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:01/11/2024
KARAR TARİHİ:22/04/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında uzun yıllardır devam eden ticari ilişki olduğunu ve taraflar arasında oto alım satımı yapıldığını, araç alım satımında faturaların günlük düzenlendiğini, ancak ödemelerin her daim işlemlerden sonra yapıldığını, karşılıklı olarak pek çok araç alım satımının bu şekilde yapıldığını, 04/08/2023 tarihinde ... 9.Noterliğinde ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesine konu araç alım satımının yapıldığını, aynı gün akşamında da müvekkili şirket tarafından davalı adına fatura düzenlendiğini, ancak davalı şirket tarafından araç satışına ait ödemenin yapılmadığını, davalı taraf ile görüşüldüğünde ödeme yapmayacaklarını, borçlarının olmadığını, ibraz edildiklerine dair ellerinde bir de anlaşma olduğunu beyan ettiklerini, bunun üzerine müvekkili tarafından fatura alacağının tahsili için .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edilerek takibin durduğunu, haksız itiraz iptali ile takibin devamını ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu araç satışına konu fatura bedeli müvekkili tarafından davacı şirket adına işlem yapmaya yetkili Hasan ... ...'e ödendiğini, ödemeye ilişkin Hasan ... ...'in parayı teslim aldığına dair yazılı beyanı ve imzası da araç satış sözleşmesinde yer aldığını, her ne kadar davacı tarafından sunulan araç satış sözleşmesinde bu husus yer almasa da; ... 9. Noterliği'nden (Yevmiye No: ...) düzenlenen araç satış sözleşmesinde paranın şirket yetkilisi Nihan tarafından vekaletname ile yetkilendirilen Hasan ... ... tarafından elden alındığının görüleceğini, söz konusu şirketin tek yetkilisi olabileceği gibi birden çok yetkilisi de olabileceğini, ayrıca ibranameyi imzalayan şirket yetkilisi ... ile müvekkili arasında önceden beri devam eden ticari ilişki söz konusu olduğunu, bu husus davacı yan tarafından da belirtildiğini, burada müvekkilinin iyi niyetli olduğunun kabulü gerekmekle beraber eğer ki bir sorumluluk mevcut ise bu da ... üzerinde olacağını, keza müvekkili, şirket devrinden haberdar olmasa dahi ... şirketi devreden kişi olup; şirket yetkilisi gibi davranmışsa da bu husus müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, düzenlenen ibraname vasıtasıyla müvekkili şirket, davacı ile arasında herhangi bir borçlarının ve alacaklarının kalmadığı konusunda ibralaştıklarını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taraflar arasında gerçekleştirilmiş olan araç satışından kaynaklı davacı tarafından davalı aleyhine tahakkuk ettirilmiş olan fatura bedelinin davalıdan tahsili istemiyle davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasında 4 Ağustos 2023 tarihinde 1.170.000,00 TL bedel ile ... plakalı aracın satış işleminin yapıldığı ve aynı gün davacı tarafından davalı aleyhine KDV dahil toplam 1.170.085,00-TL bedelinde fatura düzenlendiği, söz konusu fatura bedelinin davalı tarafından ödenmediğinden bahisle davalı aleyhine .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden takibe girişildiği, davalının itirazı üzerine takibin durması sebebiyle işbu itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyalarına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Davacı şirketin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde şirket yetkilisi ve ortağı olan ...'ın şirkette bulunan tüm hisselerini ...'a satış yolu ile devrettiği ve bunun akabinde davacı şirketin tek ortaklı bir şirket haline geldiği, bu hususun Ticaret Sicil Gazetesinin 13 Mart 2023 tarihli sayısında ilan edilmiş olduğu görülmüştür.
Davacı vekili tarafından her ne kadar tarafların ticari defterlerinin incelenmesi talep edilmiş ise de dosyaya davacı tarafından ibraz edilmiş olan satış sözleşmesi ile davalının cevap dilekçesi ekinde ibraz etmiş olduğu satış sözleşmesi arasında fark bulunması sebebiyle ... 9. Noterliği'ne müzekkere yazılarak ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesinin aslı dosyamız arasına celp edilerek incelendiğinde satış sözleşmesinde satıcı olarak davacıyı vekalet ile temsilen Hasan ... ..., davalıyı temsilen ... tarafından satış işleminin gerçekleştirildiği, ve davacı satıcı şirketin temsilcisi- vekili tarafından noter evrakının üzerine el yazısı ile "Paramı elden teslim aldım" yazısının yazılmış olduğu, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde ibraz edilen belgede ise bu kısmın yer almadığı, vekilin imzasının farklı bir yerde olduğu gibi noter başkatibinin de imzasının bulunduğu görülmekle mahkememizce noterden aslı celp edilen evrak esas alınmış olup bu kapsamda davacı tarafça açıkça HMK m. 204/1 hükmünün "İlamlar ile düzenleme şeklindeki noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılırlar." şeklindeki düzenlemesi uyarınca noter evrakının sahteliği iddiasına dayanılmamış olması hususu da göz önünde bulundurulduğunda davalı tarafça söz konusu araç satışından kaynaklanan bedelin davacının temsilcisine elden ödenmiş olduğu, bu sebeple davacının davalıdan alacak isteminde bulunamayacağı kanaatine varılmış olup bu kapsamda yargılamanın makul sürede bitirilmesi ve gereksiz yargılama masrafına sebep olunmaması adına usul ekonomisi ilkesi uyarınca tarafların delil olarak dayanmış oldukları sulh ve ibra protokolünün imza tarihi itibari ile söz konusu ibralaşmanın usulüne uygun olup olmadığının tartışılmasına ve tarafların defterlerinin incelenmesine gerek görülmeksizin davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalının kötüniyet tazminatı talebinin değerlendirilmesinde ise ; İİK m. 67/2 hükmü uyarınca kötüniyet tazminatı, itirazın iptali davası reddedilince alacaklının takibinde haksız ve kötüniyetli görülmesi durumunda borçlunun istemi üzerine alacaklı aleyhine hükmedilen tazminattır. Kötüniyeti ispat yükü borçludadır, zira TMK m.2 hükmü uyarınca iyiniyetin varlığı asıldır. Yapılan kontrolde davacının davasının reddine karar verilmiş ise de davalı aleyhine başlatılan takipte davalı tarafından davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamamış olması nedeni ile davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Davalının davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebinin REDDİNE,
3-Alınması gerekli olan 615,40-TL karar ilam harcının başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 29.805,38-TL harcından mahsubu ile artan 29.189,98-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,
5-Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 251.983,11-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır