T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/666 Esas
KARAR NO 2025/289
DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:07/11/2024
KARAR TARİHİ:25/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı yanın, 12.04.2021 tarihinden iş akdini istifa etmek suretiyle sona erdirdiği 11.03.2024 tarihine kadar müvekkili şirkette "... İç Satış Temsilcisi" olarak çalışmaya başladığını ve en son "... İthalat Fiyatlandırma Uzmanı" olarak çalıştığını, davalının istifa dilekçesinde sektöre ara vermek istediğini ifade ettiğini, davalı yanın, müvekkili şirketten sektöre ara vermek istediğini belirterek istifa ettikten hemen sonra müvekkili şirket ile aynı faaliyet kolunda çalışan ve rakip bir firma olan "..." unvanı altındaki firmanın Türkiye ofisinde çalışmaya başladığını ve bu durumu sosyal medya hesaplarında paylaştığını, akabinde davalı yanın, müvekkil şirketin müşterilerine, rakip bir firmada çalışmaya başladığını söylediğini ve ilgili rakip firmaya ait teklifleri müvekkili şirket müşterilerine sunduğunun tespit edildiğini beyanla müvekkili şirket müşterilerini yeni işe başladığı şirkette çalışmak üzere yönlendirmesinin açıkça rekabet hükümlerine aykırılık içerdiğinden cezai şarta hükmedilmesini ve davasının kabulünü talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan tarafından, davalı müvekkilinin 11.03.2024 tarihinde iş akdini istifa etmek suretiyle sona erdirdiğini hatta istifa dilekçesinde sektöre ara vermek istediği için istifa ettiği hususlarını belirtilmişse de müvekkilinin işten ayrılmasındaki nedenlerden birinin performans primlerinin elden ödenmesi olduğunu, müvekkiline 04.03.2022 ve 24.03.2023 tarihlerinde elden performans primi ödendiğini, müvekkilinin sonradan kendisine elden ödenen bu paraların İşveren tarafından SGK ve Vergi İdaresine bildirilmediğini dolayısı ile SGK Primi ve Vergilerinin eksik ödenmiş olduğunu öğrendiğini ve bu uygulamalara tevessül eden işyerinde çalışmaya devam etmek istemediğini, ancak davacı tarafın daha önce çok sayıda çalışanına dava açtığını duyduğu için de nizalı bir şekilde ayrılmak istemediğini, rekabet yasağının ve aykırılık hali için öngörülen cezai şartın bir çok açıdan geçersiz olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava, işçinin rekabet yasağına aykırı davrandığı iddiasına dayalı cezai şart alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanağı 6098 sayılı TBK'nın 444-447. maddeleri arasında yer almaktadır.
25/10/2017 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5/1-a maddesine göre, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklara iş mahkemelerinde bakılır.
7036 sayılı yasa, 6102 sayılı TTK' dan sonra yürürlüğe girmiş ve TTK'nın 4/1-c maddesindeki düzenlemeyi zımnen değiştirmiştir. Özel nitelikte olan ve daha sonra yürürlüğe giren 7036 sayılı yasada, iş sözleşmesinin devamı veya sona ermesinden sonra açılan davalar ayırımı yapılmamış, aksine iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden doğan her türlü uyuşmazlığın iş mahkemelerinde görüleceği belirtilmiştir.
Somut olayda; davacı iş yerinde iş akdi ile satış temsilcisi olarak çalışan davalının 11/03/2024 tarihinde işyerinden ayrılması üzerine davacı şirket ile aynı faaliyet kolunda çalışan rakip firmanın ofisinde çalışmaya başladığını, davalının söz konusu davranışının taraflar arasındaki rekabet yasağı anlaşmasına aykırı olduğunu beyan etmiş ve cezai şart tazminatı isteminde bulunmuştur.
Dosyamız ile emsal mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
32. Hukuk Dairesi
2024/1987 E., 2024/1605 K. Sayılı kararında " Dava; iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra davalının rekabet yasağına aykırı davrandığı iddiasına dayalı cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkin alacak talepli davadır.
..Uyuşmazlığın kaynağı iş sözleşmesi olduğundan Türk Borçlar Kanununun 444 ve devamı maddelerine dayalı olarak İş Kanunu kapsamında işçi sayılan kişinin, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali nedeniyle açılan cezai şartın tahsiline ilişkin davalarda iş mahkemeleri görevlidir. Yargıtay’ca konunun yeniden değerlendirildiğinde, yukarıda belirtilen açıklamalar uyarınca görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğu belirlendiğinden önceki kararlardan dönülmüştür.
Sonuç olarak, somut olayda davacı işveren ile davalı işçi arasında rekabet yasağına ilişkin düzenlenmiş olan sözleşme maddesi uyarınca tarafların talep edebilecekleri cezai şart ve tazminata ilişkin davaların görülme yeri iş mahkemeleri olduğundan Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi hatalıdır." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Buna göre 7036 Sayılı yasadan önce iş aktinin devamı sırasında rekabet yasağının ihlali nedeniyle açılan davalarda; 5521 sayılı yasa uyarınca iş aktinden kaynaklanan dava olması nedeniyle iş mahkemeleri görevli olduğu gibi 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 25/10/2017 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra açılan eldeki davada da anılan yasanın 5/1-a maddesine göre görevli mahkeme İş Mahkemesi olduğundan, yukarıda yer verilen emsal mahkeme içtihadı yine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 2023/1020 E., 2024/1297 K. Sayılı emsal içtihadı da dikkate alınarak mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya İstanbul İş Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3-HMK. Madde 20 uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,
4-Dosyanın gönderilmesi için süresi içerisinde başvurulmaz ise HMK. Madde 20 uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA karar verileceğinin ihtarına
5-HMK 20.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına,
Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/04/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸